Havalı Fren ne demek? | Havalı Fren anlamı nedir? | Havalı Fren

Havalı Fren anlamı nedir?

Havalı Fren ne demek?

Havalı Fren anlamı nedir?

Havalı Fren | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: havali fren

Türkçe - İngilizce Sözlük

pneumatic brake. air / pneumatic brake. air brake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Fr. Franc’dan). Bu kelime Ortaçağ’da teşekkül ederek, o sıralarda Franklar’ın ve bilhassa Charlemagne’ ın hükmü altında bulunanlara ve zamanla genişleyerek bütün Avrupalı lar’a dendi. Frenk, Avrupalı, hasseten Fransız, tâife-i efrenc. (tıp) DS-ül-efrenc: = Firengi hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [افرنج] Batılı, Avrupalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. efrenciyye). Frenkler’e yani Avrupalılar’a mensup ve ait: Tarih-i efrencî, elsine-i efrenciye = Avrupa tarihi, Milâdî tarih, Avrupa dilleri, (tıp) Frengi hastalığına ait: lllet-i efrenciyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Süs. mec. Şan, debdebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hand brake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parking brake. hand brake. emergency brake. manually operated brake. side brake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Başkent: Cayenne.

Nüfus: 117.000.

Yüzölçümü: 86.504 km2.

Komşuları: Güneyde ve Doğuda Brezilya, Batıda Surinam, Kuzeyde Atlas Okyanusu.

Önemli Şehirleri: Cayenne, Saint-Laurent-du-Maroni.

Din: Katolik %87, Protestan %3.9, Dindışı %3.5.

Dil: Fransızca.

Yönetim Biçimi: Denizaşırı il.

Tarih: Bölge 1500 yıllarında İspanyollar tarafından bulunmuş, ilk yerleşim merkezi de 1604’te Fransızlar tarafından kurulmuştur. Sırasıyla Hollanda, İngiltere ve Portekiz denetimine girdikten sonra 1817’de bir Fransız sömürgesi haline gelmiştir. Çoğunlukla Fransızca konuşan halk 1848’den bu yana Fransız yurttaşları olarak kabul edilmektedir. 1970’ten sonra Fransız Guyanası Fransız meclisinde 2 üye tarafından temsil edilmeye başlandı.


Ülke by

Ülke

Başkent: Papeete.

Nüfus: 197.000.

Yüzölçümü: 4000 km2.

Komşuları: Büyük Okyanus’un Güneyinde Adalar Grubu.

Önemli Şehirleri: Papeete.

Din: Protestan %46.6, Katolik %39.4, Diğer %15.

Dil: Fransızca.

Yönetim Biçimi: Deniz Aşırı Toprak.

Tarih: Büyük Okyanus’un güneyinde 105 adadan meydana gelen bir ada grubu. Adaların çoğu 1767’de denizci Samuel Wallis tarafından bulunmuştur, ama 1 yıl sonra Fransız Louis de Bouganville bölge üstünde hak iddia etmiştir. 1850’den önce adaların çoğu Fransız himayesine girmiş, 1880’lerde de bütün grup bir Fransız sömürgesi haline getirilmiştir. 1946’dan bu yana bölge halkı tam Fransız yurttaşı sayılmakta ve ulusal meclise iki temsilci göndermektedir.


Ülke by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir nakil vasıtasının veya hareket eden herhangi bir Aletin, cismin hızını kesmeye ve durdurmaya yarayan mekanizma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brake. break. curb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brake. curb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stranger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brake. check.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking distance. length of brake path. stopping distance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). Fransa'ya, Fransızlara veya Fransızcaya ait; (i). Fransızlar; Fransızca. French chalk terzi tebeşiri. French curve (müh). eğri çizmede kullanılan plastik şekil. French doors çift kanatlı camlı kapı. French dressing sirke ve çiçek yağından

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). Fransızlaştırmak; Fransızlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). coşkun, çok heyecanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FİRENGİ) (i. F.). t. Avrupalılar’a ait veya mahsus: Raks-ı Frengi. 2. Bir tenasül uzvu hastalığı ki, vaktinde tedavi görmezse öldürücü olmaktan başka, nesilden nesle geçer; bize Avrupa’dan veya Avrupa’ya da Amerika’dan geçmiştir: Frengiye tutulmak, frengisi olmak. 3. Gayet kuvvetli ince ip. 4. Kilidin bir kısmı, (denizcilik) Frengi locası = Denizden fırtına ile içeriye giren veya gemi yıkanırken biriken suyun çıkması için bordaya açılan delikler. Frengi lombarı = Yine bu maksatla açılan ufak lombarlar, delikler. Frengi morulası = Frengi deliklerini tıkamaya yarayan tıpalar.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir. Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. Mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar. Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir. Penisilin tedavisi ile iyi sonuç alınır. Aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Saparna, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 50 gram saparna konur. 20 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syphilis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syphilis. the pox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syphilis. pox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Firengî Fer’.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Frengi hastalığına tutulmuş, frengisi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Frenkler’in memleketi, Frenkler’le meskûn yer, Avrupa: Frengistan’a seyahat etti. Bu mânâda eskiden Fransa için kullanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fransızca: franc’ın Arapça’laşmışı: efrenc). Avrupalı. Frenkarpası = Sütlaç ve çorba yapılan kabuksuz arpa. Fransızca: orge perli. Frenküzümü = Şurubu yapılan ufak taneli meşhur bir cins meyve. Frenkincirl = Kaktüs denilen bitkinin bir çeşidi ki, meyve de verir. Frenk patlıcanı = Vaktiyle domatese verilen isim. Frenk patı = Fransızca «reine marguirite» denilen bir çeşit pat, çiçek. Frenk sicimi = Avrupa’dan gelen iyi bükülmüş bir sicim. Frenk gömleği = Kolalı gömlek (Avrupa’dan gelme daha birçok şeylere bu isme izafetle yapılmış mürekkep isimler verilmiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly pear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chervil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blackcurrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

redcurrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Frenk tarz ve usûlünde veya dilinde olan: Frenkçe kıyafet, dil, yazı, şarkı. Frenkler’in tarz ve usûlü veya dilinde: Frenkçe söylemek, yazmak, oynamak, giyinmek. Frenkçe öğrenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Firenkçîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Atlasçiçeğigillerden, yaprakları etli yayvan ve dikenli bir bitki ve bunun meyvesi (opuntia ficus india). Buna firavun inciri veya Hint inciri de denir.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(chervil): Maydanozgillerden ıtırlı bir bitkidir. Birçok çeşidi vardır. Kullanıldığı yerler: İdrar ve aybaşı kanı söktürür. Basur memelerinin verdiği şikayetleri giderir. Suyuyla kirpiklere kompress yapılırsa, uzamalarını sağlar.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Turpgillerden, bir süs bitkisi cinsi (hesperis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taşkırangillerden bir çalı ve bunun kırmızı ve mayhoş meyvesi (ribes rubrum).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(ribes rubrum): Taşkırangillerden; bir çalıdır. Yemişi uzun salkım şeklinde olup, taneler, ufak ve kırmızıdır. Tadı mayhoştur. 150 kadar türü vardır. Daha çok şurubu yapılarak kullanılır. İçeriğinde organik asitler vardır. Kullanıldığı yerler: İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İdrar söktürür, vücuda rahatlık verir. Böbreklerdeki taşların düşürülmesine yardımcı olur. Karında toplanan suyu söker. Karaciğer şişliğini giderir. Sarılığı giderir. Romatizma ve mafsal kireçlenmelerinde de faydalıdır. Sindirim yollarındaki iltihapları temizler. Şurubu, çok besleyicidir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(f. Fr. T.). 1. Fren yapmak. 2. mec. Bir gidişin, bir hareketin aşırılığını önlemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brake. to brake. to restrain. to bridle. to curb. to choke sth back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to brake. to moderate. to check. to hold in bounds. to put a check on sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kafatasının biçimine bakarak insanın karakterini belirtme bilgisi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (Lat). (çoğ. nums, na) (anat). bir organın hareketini sınırlayan gışa kıvrımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). çılgınlık, cinnet,coşkunluk, taşkınlık; (f). çıldırtmak, kudurtmak. frenzied (s). çıIgın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tren katarlarında vagon frenlerinden mesul olan memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. iyi hava alan, havadar: Pek havalı bir yer, bir evdir. 2. Bir türlü havası olan: Güzel, sıcak, soğuk havalı yer. 3. Derece ve perdesi olan: Havalı, nişan, çalgı, harfler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Etraf, civar, çepeçevre olan yerler: Bu havâlîde hiç yağmur yağmadı. O havâlînin ahalisi pek çalışkan olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airy. showy. stylish. dashing. flash. flatulent. hot-air. jaunty. la-di-da. la-di-dah. nifty. nobby. ostentatious. pneumatic. posh. rakish. swagger. swanky. swell. swish. tonish. show-off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airy. flamboyant. pneumatic. posh. showy. swanky. breezy. attractive. eye-catching. flashy. stuck-up. pneumatically actuated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airy. well-ventilated. attractive. eye-catching. pneumatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neighborhood. vicinity. envircns. suburbs. regions. districts. neighbourhood. environs. district.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neighbourhood. vicinity. environ. district. region. vicinage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حوالی] yöre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

power assisted steering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air servo-assisted steering gear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pneumatic brake. air / pneumatic brake. air brake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. feragat, kendini feda etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir akıl hastalığı, erken bunama, Osm. ateh-i kable’l-miAd.

Türkçe Sözlük by