Hay ne demek? | Hay anlamı nedir? | Hay

Hay anlamı nedir?

Hay ne demek?

Hay anlamı nedir?

Hay | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hay

Türkçe Sözlük

(e.). Teessüf ve azarlama gösterir ve ekseriya küfür ve bedduâ sözlerinin başında kullanılır: Hay budala! Hay Allah bu hırsızın cezasını versin. Hay hay = 1. Öyle ya, şüphesiz, elbette: Hayhay biz de geliriz. 2. Ferah ferah, vızır vızır, kolay kolay: Bu yolda iki araba yan yana hayhay geçer. Hayhuy (hây hûy) = Gürültü, patırtı, düşüncesiz hareket: Hayhuy ile gençliğini geçirdi, malını yedi. Haydan gelen huya gider = Doğrulukla kazanılmayan mal yok olur,

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nap. pile of cloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hedge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A net set around the haunt of an animal, especially of a rabbit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To lay snares for rabbits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Grass cut and cured for fodder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cut and cure grass for hay. grass mowed and cured for use as fodder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

what a.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grass mowed and cured for use as fodder. a term in fencing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Product such as alfalfa and certain grasses which are cut, baled and fed to animals. ) A lively round dance popular in the 16th-century.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dry forage. there is; there are.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Entire hergbage of forage plants, sometimes including seed of grasses and legumes, that is harvested and dried for feed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) saman, kuru ot, biçilip kurutulmuş ot; (f.) kurutmak için ot yetiştirmek; otu biçip kurutmak; otla beslemek; ot ekmek .hay fever saman nezlesi. hit the hay ABD, argo. yatmak. It ain't hay. ABD, argo. Az para değil. Make hay while the sun

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Canlı, diri. 2.Allah’ın sıfatlarından. - “abd” takısı alarak kullanılır. “Abdülhay”.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Ab-ı hayat v.s. (bk.) Ab.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Daima diri olan, ebedi hayat sahibi, her şeye gücü yeten Cenab-ı Allah’ın kulu. -(bkz.el-Hay). Allah’ın isimlerinden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water of life bengisu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) – Hayatın gözü, hayat pınarı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A). Hayattan kurtulmuş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بهایم] dört ayaklı hayvanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F.) Sağ, diri, hayatta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaramaz, haylaz, hayta.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [برحيات] hayatta olan, sağ. berhayât bulunmak yaşamak, hayatta olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Hayasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Hayasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Nihâyetsiz, sonsuz, tükenmez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی حيا] utanmaz, hayasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی حيات] cansız, yaşamayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی نهایه] sonsuz, bitmez tükenmez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quite. very. a lot. a good few. some. tons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A. z = edat, el = harf-i tarif, hayr = iyilik). İyilikle, iyiliğe, hayırlısiyle: Allah muvaffak-ı bi’l-hayr eyleye

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bohemian life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Küçük deniz. 2.Mısır’ın kuzeybatısında bir şehir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Küçük deniz, göl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

working life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski, şiir Çin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domestic animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domestic animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Mucidi olan Alman fizikçisinin (Fahrenheit) adını taşıyan termometre. Fahrenhayt termometrelerinde donma derecesi + 32, kaynama derecesi de + 212’dir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fahrenheit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Fahrenheit scale. fahrenheit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FAL-i HAYR) (i. F. A.) Hayır falı, iyiye yorulan şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

night-life. night life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Mutlu, huzurlu bir hayat. 2.Gül gibi güzel hayat.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Yumurta. 2. Husye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Utanma, sıkılma. Ar. hacâlet, mahcûbiyyet, Fars. şerm: Hazret-i Osman bin Affân sahabe arasında hayâsı ile tanınmıştı. 2. Nâmus, edeb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

testicle erbezi. testicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

testicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيا] utanma, haya, ar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) l. Utanma, sıkılma. 2.Ar, namus, edep. 3.Allah korkusu ile günahtan kaçınma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (haydud’un cem’i olmak üzere kullanılmış ise de evvelâ haydud kelimesi Arapça olmadığından böyle bir çokluk olamaz ve bu kelime Arapça olmadığı için o dile mahsus olan (ha) ile yazılmayıp (hı) ile yazılması lâzımdır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAYAL) (i. A.) (c. hayâlât). 1. Bir şahıs veya şeyin insanın aklında canlanan şekli: Hayali bir dem aklımdan çıkmıyor. 2. Asıl ve hakikati olmaksızın canlandırılan, görüldüğü sanılan şey: Hayal görmek, hayal gibi gözün önünden geçmek. 3. Gölge gibi az ve karışık surette görünen veya hatıra gelen şey: Hayal gibi görünüyor, hayal meyal görüyorum, hayal gibi aklıma geliyor. 4. Bir şey veya şahsın suya, ayna vesaireye akseden şekli: Suda kendi hayalini görmüş. 5. Kuruntu (bu mânâsıyle tahayyül demek daha uygundur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yukarıdaki kelimenin aynı). Perde arkasında ve ışık önünde deri veya mukavvadan resimler oynatarak gölgelerini seyrettirmekten ibaret oyun ki en mühim şahsı olan «karagöz» ismiyle de tanınır. Hayal oynatmak. Hayâl-i fener = Fr. lanterne magique denilen ve resimler gösteren fener. mec. Çok zayıf insan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pink elephant. imagination. reflection. day dream. vision. fantasy. fancy. castles in spain. castles in the air. bubble. delusion. dream. illusion. illusiveness. phantasy. pipe dream. reverie. shadow. simulacrum. specter. spectre. waking dream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daydream. dream. fancy. fantasy. illusion. image. reflection. reverie. romance. vision. imagination. spectre. phantom. pipe dream. idea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daydream. image. imagined thing. imagination. reflection. ghost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيال] hayal, düş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.İnsanın kafasında canlandırdığı şey. 2.Bir olay veya eşyanın zihinde kalan izi. 3.Gerçekte olmadığı halde görüldüğü sanılan şey, görüntü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fantasy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fancy. imagination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imagination. imaginative power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disappointment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letdown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disappointment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

let down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Belli belirsiz, ancak seçilebilir bir halde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vaguely. indistinctly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hayal kurma

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fener.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hayale tapan, hayal peşinde koşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. hayâl’in c.). Hayaller. (bk.) Hayâl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيالات] hayaller, düşler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayal denilen gölge oyunu oynatan adam, karagözcü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fanciful. imaginative. wool gathering. woolgathering. day-dreamer. visionary. stargazer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daydreamer. dreamy. romantic. visionary. dreamer. fanciful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dreamer. unrealistic. visionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayalde canlandırarak, tahayyül ederek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيالا] hayali olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aslı olmadığı halde gözün önünde görüldüğü sanılan şekil: Hayâlet gördü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phantom. ghost. phantom. apparition. shadow. phantasm. shade. specter. spectre. spirit. spook. sprite. wraith. shades.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparition. ghost. phantom. shade. shadow. spectre. spook. phantasm. specter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparition. ghost. phantom. specter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيالت] hayalet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hayâliyye). Vehim ve hayâle ait. Hayal denilen gölge oyununu oynatan adam, hayalci, karagözcü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chimerical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imaginary. fantastic. utopian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fantastic. imaginary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خيالی] hayalî, hayal ürünü. 2.Karagöz oynatan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - 1.Hayal niteliğinde ya da hayal ürünü olan. 2.Kanuni Sultan Süleyman devrinin büyük şairlerinden biri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fictitious export. fictitious exports. export of a dummy company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dreamy. fanciful. escapist. imaginative. notional. quixotic. romantic. vaporous. day dreamer. dreamer. visionary. stargazer. illusionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visionary. given to imagination. daydreamer. dreamer. dreamy. fanciful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inclined to fantasize. living in a dream world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خيال پرست] hayalci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Utanmaz, arsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graceless. immodest. indecent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Utanmazlık, arsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effrontery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kasaba ve köy evlerinde üstü kapalı, bir, iki veya üç tarafı açık sofa. 2. Avlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAYAT) (i. A.). Dirilik, canlılık, sağlık, yaşayış, Fars. zindegî, ömür: Hayatında, hayatı müddetince, hayat ve mematı bir. Ab-ı hayat = (bk.) Ab. Hayât-ı câvidâni = Ebedî ömür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living. life. living. vita. existence. experience. heart's-blood. race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living. life. vita. existence. experience. heart's-blood. race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات] yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yaşayan, diri. 2.Canlılarda doğumdan ölüme kadar geçen süre. 3.Yaşama, yaşayış.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man who enjoys life. man of the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life companion. yokemate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lively. vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated. lively. full of beans. live. perky. rambunctious. vivacious. vivid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

struggle for life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kiss of life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standard of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living standard. standard of living. life standard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

way of life. life pattern / style.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hayat = dirilik, Fars. bahşîden = bağışlamak). Ömrü arttıran, pek ferah verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.A. F.) Hayat arttıran.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات جنسيه] cinsel yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات دینيه] dinsel yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات روز مره] gündelik yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حيات بخش] hayat veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Hayat artıran.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Yaşatan, yaşamaya zorlayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hayatiyye). Yaşayış ve ömre ait. c. Hayâtiyyûn = Felsefede rûhiyyûn ile uzviyyûn meslekleri arasında bir meslek ki, hayatı hususî bir varlık olarak ele alırlar. Fr. vitalistes.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital. pertaining to life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital. pertaining to life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حياتی] hayatla ilgili, yaşamsal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Dirilik, canlılık. 2.Büyük önem taşıyan. 3.Hayata, yaşayışa ait, hayatla ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

( HAYATİYYAT) (i. A c.). Biyoloji, Fr biologie

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Canlılık, yaşama belirtisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حياتيات] biyoloji, yaşambilim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exist. survive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hayvân). Hayvanlar, (bk.) Hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free. for nothing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sucker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Mahrum ve me’yûs olma, mahrumluk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ot yığını, tınaz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hay huy ile hayvanları yürütmek, yürütmeye çabalamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Akıncı, çapulcu, yağmacı, haydut.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). 1. Sürüp akın etmek, hay huy diye bağırarak hücum etmek. 2. Sürüyü gütmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Asıl mânâsı arslan olup Hazret-i Ali’ye lakap olmuştur. Pek cesur ve kahraman mânâsına da gelir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Arslan, esed, gazanfer, şir. 2.Cesur, yiğit adam. 3.Hz.Ali’nin lakabı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazret-i Ali’ye (veya arslana) yakışır bir cesaretle: Bir savlet-i hayderâne ile hücum etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dervişlerin giydikleri kolsuz ve omuzbaşlarında üçgen şeklinde birer parçası olan bir çeşit kısa elbise ki, hırkanın altına giyilerek ebdestlik yerini tutardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.) (hay ile di’den mürekkep). 1. Tenbih, teşvik ve acele ettirmek için kullanılır: Haydi gidelim, haydi iş başına! Çokluğu söylenince «haydin» denir: Haydin çocuklar! Haydin şimdi. 2. Peki, olsun: Haydi onu kabûl edelim, haydi sizin dediğiniz olsun. Haydi haydi = Ferah ferah, kolay kolay, vızır vızır: O yüz kilo kaldırır, seksen kiloyu haydi haydi (bk.) Hadi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurry up. all right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

now then !.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Haydi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Haydi artık. (bk.) Hadisene.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(Macarca>A.) [حيدود] eşkiya, haydut, yolkesen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (c. hayâdîd tamamen yanlıştır) (Türkçe haydamaktan veya Macarca hayduk’dan). Dağ hırsızı, yol kesici, eşkiya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brigand. bandit. gangster. filibuster. footpad. hoodlum. mobster. mugger. outlaw. little perisher. plugugly. robber. thug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bandit. outlaw. rascal. rogue. thug. brigand. robber. naughty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bandit. brigand. robber. road agent. filibuster. footpad. freebooter. raider. ruffian. stick- up man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dağ hırsızlığı, yol kesicilik, Ar. şekavet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highjacking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brigandage. banditry. thuggery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to engage in banditry. to misbehave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خایه] yumurta, haya.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ağızda çiğneyen, çiğneyici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). Haksızlık, yazık, heyhât! Eyvâh!

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيف] yazık, vah vah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. F.). Yazık, vah, eyvah! (ki) edatiyle de kullanılır: Hayfâ ki o kadar emeği boşa gitti, hiç istifade edemedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Haifa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yaba, diren .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Baş üstüne, pekâlâ, olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certainly. sure. of course.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by all means ! certainly ! yes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Gürültü, muhtelif kimselerin bir anda konuşmasından meydana ses kalabalığı. 2. Neticesiz çabalama: Onun yaşayışı bir hayhuy içinde geçti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Çiğnenmiş. 2. Küçük çocuklara verilen çiğnenmiş yemeğe benzeterek başkaları tarafından çok söylenmiş (söz ve tabir): Birtakım hâyîde teşbihler kullanıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Esef etmek, acinmak, üzülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lament. to regret. bewail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Şaşkın, hayrette. 2.Sevgiden dolayı şaşkına dönmüş.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) harman yapma .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAYR) (i. A ). 1 .İyilik: Hayır işlemek, hayrı dokunmak. 2. Fayda: Hayır görmemek, hayır kalmamak, hayır yok. Hayırdır inşallah = 1. Bir rüyayı iyiye yormak için kullanılır. 2. Şaşkınlık ve merak veren hâdiseler karşısında söylenir. Hayrola = Ne var, ne oluyor? Merak edildiğini anlatır mânâsına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Yok, değil, olmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

no. nope. nay. no. good. charity. agape. auspiciousness. benefaction. beneficence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefaction. nay. no. weal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charity. philantropy. benefaction. gift to charity. nay. no. nope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خير] iyilik, hayır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: HâYR-HAH) (i. F., Ar. hayr = iyilik, Fars. hâsten = istemek) (c. hayr-hâhân). Birinin veya herkesin iyiliğini isteyen ve herkesi iyi görmeyi seven: Hayırhah adamdır, sizin hayırhâhınızdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خيرخواه] iyiliksever.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goodwill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine «hayrını gör» diyerek bir satışa karar vermek, bitirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. iyi, yararlı, faydalı. Ar. nâfî: Hayırlı iş. 2. Mübarek, mes’ut, uğurlu: Hayırlı olsun! 3. Kendisine ve başkalarına menfaati dokunan: Hayırlı evlât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good. auspicious. beneficial. beneficent. fortunate. propitious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auspicious. fortunate. good. advantageous. happy. beneficial. favourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beneficial. good. advantageous. useful. auspicious. promising. favourable. favorable. propitious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). İyilik ve yardım etmesini seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charitable. beneficent. philanthropic. benevolent. philanthropical. philanthropist. benefactor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor. beneficent. benevolent. charitable. philanthropist. philanthropic. philanthrophist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charitable. benevolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence. charity. philanthropy. philanthropy charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charity. benevolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kimseye hayrı ve iyiliği dokunmayan. 2. Hayır görmeyen, hiçbir işte muvaffak olamayıp istifade etmeyen: Hayırsız adam. 3. Hayrı görülmeyen; anasına, babasına faydası olmayan: Hayırsız evlât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good-for nothing useless. good for nothing. useless. worthless. unfaithful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good for nothing. useless. unfaithful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfaithfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ayıt): Mineçiçeğigiller familyasından; batı ve güney Anadolu’da yetişen bir ağaçtır. Haziran - Temmuz aylarında mor renkli çiçekler açar. Dalları ve yapraklarında, uçucu ve sabit yağ, tanen, sineol, şekerleri kristalize maddeler ve bir glikozit vardır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısını ve ishali keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hayz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. hayz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scream. outcry. shout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Haykırmak eylemi veya tarzı. 2. Haykırma sesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclamation. squeal. cry. shout. scream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cry. shout. holler. shouting. whoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. clamour. shriek. yell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bağırmak, hay huy diyerek ses çıkarmak, gürültü etmek: Bu herif ne haykırıyor?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shout. bawl. cry. cry out. shout out. burst out. burst in. call to. ejaculate. exclaim. roar. rumble. rumble out. scream. spit. whoop. yell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cry. exclaim. shriek. whine. yell. to cry out. shout. scream. to cry. to shout. to scream. to exclaim. to shriek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cry out. to shout. to scream. to protest loudly. bawl. exclaim. holler. squeal. whoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bağırtmak, hay huy diye bağırmaya sevketmek veya sebebiyet vermek: Şu çocuğu haykırtmayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb scream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. huyûl). 1. At. 2. Süvari takımı. 3. mec. Gürûh, takım. Serhayl = Reis, sergerde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خيل] yılkı, at sürüsü. 2.zümre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hay huy diyerek gürültü ile sürmek: . Hayvanları hayladılar. Haylamak = Ehemmiyet vermemek, mühimsememek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(d ). Hay huy ile ömrünü geçiren, işsiz ve serseri (adam). Hayırsız, tenbel: Bu çocuk pek haylaz oldu, haylaz alıştı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idle. lazy. do-nothing. good-for-nothing. naughty. abandoned. shiftless. rapscallion. scamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naughty. scallywag. idle. lazy. idler. loafer. scamp. scalawag. vagabond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unruly. lazy. idle. idler. loafer. gadabout. good- for-nothing. ill- doer. laggard. mischievous. ne'er do well. no- good. no-work. profligate. rip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn into a nuisance. to make mischief. to get lazy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), işsizlik, tenbellik, hayırsızlık, serserilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buggery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

troublemaking. laziness. idleness. devilry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make mischief. to loaf. dally. to lie down on the job. lollygag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Ar. hayl kelimesine nisbet y’si eklenerek yapılmış olması muhtemeldir). Çok, fazla, birçok: Hayli zaman geçti. Hayli kaleler zaptetti. Hayli kitaplar yazdı. Hayliden hayli = Çok fazla, pek çok.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goodish. quite. many. much. very. a good deal. fairly. pretty. a lot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

many. much. very. a good deal. quite. respectable. well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خيلی] çok, fazla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çokça, epeyce.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) otluk, samanlık .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Araya girme: Bâzı mâniler haylûlet etti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tırpancı, harmancı, ot kurutan kimse; argo. nakavt, nakavt eden kuvvetli darbe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Başıboş hayvanları haylayıp salıverdikleri çayırlık yer. mec. Haymana mandası = İri ve tenbel adam. Haymana ovası = Ankara vilâyetinde geniş bir ova, Haymana.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without hearth or home.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hıyem, hıyâm). Çadır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيمه] çadır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Çadır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çadırlar kurulmuş yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hayme = çadır, Fars. nişesten = oturmak). Çadırda oturan, göçebe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خيمه گاه] çadır kurulan yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خيمه نشين] göçebe, çadırda yaşayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çadırda oturuş, göçebelik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ahırın üst katında kuru ot saklamaya mahsus yer; burada saklanan saman yığını .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hayır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خير] iyilik, hayır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) İyi, faydalı, hayırlı, yarar. Hayru’l-Vera: Halkın, alemin hayırlısı, Hz.Muhammed. Hayru’l-Beşer: İnsanların hayırlısı, Hz.Muhammed.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hayr = iyilik, Fars. endîşîden = Düşünmek). İyilik düşünen. Bed-endîş mukabili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Birinin veya herkesin iyiliğini arzu edene mahsus: Hayrhâhâne fikirler, hayr-hâhâne öğütler. Hayırhahlıkla, birinin veya herkesin iyiliğini isteyerek: Ben size hayr-hâhâne söylüyorum. (bk.) Hayırhah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Hayırhahlık, herkesin iyiliğini isteme, (bk.) Hayırhah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İnsanların en hayırlısı; Hz. Muhammed.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayırlı evlâd, birinin yerine, ona lâyık olarak geçen.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ot taşımak için arabaya eklenen kalas; ahırdaki samanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Büyük bir duyguyla kendinden geçmiş. 2. Şaşakalmış, şaşkın, hayrette kalan, Ar. mütehayyir. Hayran olmak = Şaşakalmak, çok beğenmek. Hayran hayran bakakalmak = Şaşkın şaşkın bakıp durmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lover. admirer. fan. devotee. enthusiast. follower. hanger-on. idolater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admirer. booster. devotee. enamoured. fan. follower. nut. lover. filled with admiration. potty about sb/sth. bewildered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fan. overcome with admiration. admirer. idolater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حيران] şaşkın. 2.hayran, tutkun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Şaşmış, şaşa kalmış, şaşırmış. 2.Çok tutkun. 3.Aşırı derecede sevgi duyan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be overcome with admiration. to admire. to be tranced by. wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaşkınlık, çok beğenme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admiration. adoration. enthusiasm. love. compliment. reverence. wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admiration. craze. predilection. worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admiration. appreciation. adoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAYRAT) (i. A. c.) (m. hayret dilimizde kullanılmamıştır). Sevap için yapılan şeyler, vakıf işleri, hayır müesseseleri, câml, medrese, köprü ve çeşme gibi, toplumun işine yarayacak te’sisler: Filânın hayrâtı çoktur, çok hayrat bırakmıştır. Halk dilinde müfret gibi de kullanılır: Bir hayrat yaptı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pious deed. charitable act. fountain. school building or other structure erected as a pious act.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sevap kazanmak için yapılan hayırlı işler, iyilikl(Erkek İsmi) 2.Sevap için kurulan müessese.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin hayırlı eylediği mübarek kıldığı insan. -Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خيراندیش] iyi düşünceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayranlık, şaşakalma: Hayrette kalmak, hayrete dalmak = Şaşakalmak, mütehayyir olmak. Hayrette bırakmak = Herkesin hayrette kalmasına sebep olmak, hayret sebebi olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astonishment. wonder. amazement. bewilderment. wonderment. consternation. gape. maze. nonplus. surprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bewilderment. gosh. wonder. amazement. astonishment. surprise. wow!. gosh!. how surprising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amazement. astonishment. suprise. how amazing. consternation. cor. hey. maze. puzzle. puzzlement. quandary. wonder. wonderment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيرت] şaşkınlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Şaşma, şaşırma, şaşakalmış, ne yapacağını bilmeme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be astound / astonished / suprised at. jolt. marvel. wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astounding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hayret = şaşma, Fars. bahşîden = bağışlamak). Hayret veren, şaşırtan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Ar. hayret = şaşkınlık, Fars. efzâyîden = arttırmak). Hayreti arttıran, Osm. bâis-i hayret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hayret = şaşkınlık, Fars. engîhten = koparmak). Hayret veren, şaşırtan, Osm. bâis-i hayret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F, Ar. hayret = şaşkınlık, Fars. zeden = vurmak) (c. hayret-zedegân). Hayrete düşmüş, şaşakalmış, Ar. mütehayyir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حيرت بخش] hayret verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flabbergast. puzzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حيرت کار] hayret eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حيرت زده] şaşkın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hayriyye). İyiliğe, uğur ve saadete ait: Tanzimât-ı Hayriyye, Şirket-i Hayriyye.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hayırla, iyilikle ilgili, uğur ve kutluluğa ait.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) açıkta duran ot yığını, tınaz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) saman arabasıyle yapılan kır gezintisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Hayri).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah’ın hayırlı ettiği.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın hayırlı ettiği erkek.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kadınların hayırlısı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.), itibar (yalnız «min» edatıyle beraber Arapça terkiplerde bulunur): Min hayselmecmû = Bütünü itibariyle, toptan, hepsi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) saman tohumu; ABD, (k.dili) kaba köylü veya çiftçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAYSİYYET) (i. A.). Değer, itibar, kadir, şeref: Haysiyetini muhafaza etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honor. honour. pride. dignity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pride. self-respect. personal dignity. honour. honor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-respect. personal dignity. amour propre. self-esteem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şeref, onur, itibar, değ(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discipline committee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değer, kadir ve itibar sahibi, muhterem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dignified. self-respecting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-respecting. proud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değer, kadir ve itibârı olmayan, itibarsız: Pek haysiyetsiz bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undignified. dishonourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacking in self-respect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of self-respect. corruption blood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيثيت] şeref, onur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) büyük ot yığını, tınaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. anatomi). Burun deliğinin yukarısı, derin yeri, geniz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İplik, tire. (anatomi) Bitkilerdeki tel şeklinde organik madde, lif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Urgan, ip, çadır ipi. 2. Kazık; çadır kazığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (daha doğrusu: hayda). 1. Haydut, Asî, şakî. 2. Serkeş ve haylaz adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hood. punk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik) (mü. haytiyye). Tel şeklinde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hayvanât, hayavân). 1. Canlı şey, insanla beraber her canlı: Kara hayvanı, deniz hayvanı. Hayvân-ı nâtık = Konuşan hayvan, insan. Hayvânât-ı ehliyye = Evcil, sahipli ve işe yarar hayvanlar. 2. İnsan olmayan idrâksiz canlı yaratık: O, insan değil hayvandır. İnsanın hayvandan farkı akıl ve idrâkidir. 3. Yük kaldıran ve araba çeken ve binilen hayvan, beygir, katır, merkep vesaire. Hayvanlara yem vermek, hayvanları çayıra çıkarmak. 4. mec. Akılsız ve idrâksiz insan, ahmak: Hayvan mısın? (bu mânâ ile sıfat gibi kullanılır): Hayvan herif. Hayvln-ı nebâtî = Sünger gibi yarı hayvan yarı bitki olan bir sınıf canlılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Dirlik, sağlık, hayat, Fars. zindegî: Ab-ı hayvân = Ab-ı hayat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal. beast. brute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal. beast. brute. churl. pest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal. beast. brute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حيوان] canlı. 2.hayvan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whelp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get. young animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal feed. animal feeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hayvân). Hayvanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zoo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zoological gardens. zoo. zoological garden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvan gibi, hayvan ca bir halde, akılsızlıkla, idrâksiz: Hayvanca oturuş, hayvanca muamele ediyor. Hayvancasına = Hayvan gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestial. brutal. bestially. rudely. stupidly. brutally. brutishly. brute. brutish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

like an animal. beastly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kasaplık hayvanlar veya hizmet hayvanları yetiştirme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stock-breeding. cattle-dealing. stockbreeding. breeding. cattle dealing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stockbreeding. cattle-dealing. animal husbandry. cattle breeding. livestock production. livestock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hayvâniyye). Hayvana ait. Umumiyet üzere, canlılara veya akıl ve idrâkten mahrum olan hayvanlara ait: Hiss-i hayvânî, mevâdd-ı hayvâniyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal. brute. brutish. animal-like. bestial. sensual. carnal. huge. great. enormous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal like. brutal. brutish. sensual. carnal. animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيوانی] hayvansal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيوانيه] hayvana özgü, hayvansal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Hayvanlık, canlı hal ve sıfatı. 2. Akıl ve idrâke ve insanlığa ait olmayıp, insanın hayvanlardan olması sıfatiyle olan hâl: Bu adamın hayvâniyyeti galip; şehvet, hayvâniyyet icaplarındandır.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kış mevsimi yaklaştıkça, hava soğur, günler kısalır, yapraklar renk değiştirir ve yere düşerler, kar toprağın üzerini kaplar. İnsanlar sıcak alışveriş merkezlerinde ihtiyaçlarını alıp, sıcak arabalarında, sıcak evlerine gelirler. Üzerlerine kazaklar, hırkalar giyerler. İyi de, tabiatta doğal ortamda yaşayan hayvanlar kışı nasıl geçirir, hiç düşündünüz mü?

Bir kısmı daha ılıman yerlere göçeler. Bu konuda kuşlar ve balıklar avantajlıdır. Bazıları kendilerini kışa adapte ederler, daha kalın yeni tüyler çıkarırlar. Hatta bazı tavşan türlerinde karda saklanabilmek için tüyler beyazlaşır. Bazıları yiyeceklerini önceden depoladıkları bir sığınak bulurlar. Bazıları da toprakta derin tüneller açarlar ama bazıları için de kış mevsimini uyuyarak geçirmekten başka çare yoktur.

Genellikle ayıların kış uykusuna yattıkları bilinir ama bu doğru değildir. Gerçi ayılar kışın mağaralarda uzun uzun uyurlar ama bu kış uykusu değildir. Daha doğrusu kış uykusu bir çeşit uyku değildir. Normal canlılarda uyanıkken ve uyku halindeyken, vücut ısısında ve metabolizmanın çalışmasında ciddi bir fark yoktur. Oysa kış uykusu, hayvanların hayat ile ölümü ayıran çizgiye kadar gelmeleri şeklinde tanımlanabilir.

Bazı hayvanların kış uykusuna yatmalarının iki sebebi vardır: Havanın çok soğuması ve yiyecek bulma güçlüğü. Soğuk havada yaşayabilmek için hayvanların daha çok enerjiye ihtiyaç duymalarına rağmen karlı kış günlerinde yiyecek bulma imkanı azalır. Kış uykusu bu zor mevsimde hayvanın enerji ihtiyacını azaltır, enerji tasarrufu sağlar.

Kış uykusu bildiğimiz şekilde uymak değildir. Buna bilim dilinde ‘’hibernasyon’’ diyorlar. Vücut ısısının ortam sıcaklığına düştüğü bu durumu birçok balık türünde, kurbağalarda, sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde görebiliyoruz.

Hakiki anlamda kış uykusuna yatan bir hayvanı (hibernatör) gördüğünüde, ölmüş olduğunu sanabilirsiniz. Vücut ısıları sıfır dereceye kadar düşebilir. Bir dakika içinde sadece brkaç kez nefes alırlar, kalp atış hızı o kadar düşüktür ki, hissedilmez bile. Havalar ısındığında ise vücudun normal düzene geçmesi sadece birkaç saat alır.

Kış uykusuna yatan hayvanlar, uyku süresince kendi vücutlarındaki yağı tükettikleri gibi ara ara uyanarak bulundukları yere yazdan stok ettikleri yiyeceği yiyenler de vardır.

Kış uykusu sırasında hayvanlar vücut ağarlıklarının yüzde kırkına yakınını kaybederler. Bu kaybın yüzde doksanına periyodik olarak uyanmalardaki ısı üretimi ve enerji kaybı sebep olurken geri kalan yüzde on kayıp ise uyku sırasında olur. Kış uyksu kış boyunca sürmez. Hayvanlar havaların soğumaya başlaması ile birkaç günlük bir uyku periyoduna girerler. Kış mevsiminin şartları ağırlaştıkça bu periyotlar uzar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). Hayvan hâline gelme. mec. Çok kabalaşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become bestial. brutal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvan hal ve sıfatı. idrâksizlik, akılsızlık: Hayvanlığın lüzumu yok.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestiality. animalism. brutishness. brutality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animalism. brutishness. bestiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave like a turd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal lover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) kuru ot balyalarını bağlamakta kullanılan tel; (s.), (k.dili) ayarsız, bozuk; deli, çatlak. go haywire (k.dili.) sapıtmak, delirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hayye) (c. ihyâ). Diri, zinde, canlı, hayatta olan. Allah’ın sıfatlarındandır: Cenâb-ı Hayy.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حی] diri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (bazı Arabca duâ tâbirlerinde kullanılan fiil). Yaşatsın! Hayya-k-Allah = Allah seni yaşatsın! Allah ömürler versin!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hayyâ.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Çadırcı. 2.İran’ın meşhur şairlerinden Ömer Hayyam,

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayta ten imüb.). Dikişçi, terzi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خياط] terzi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hayyât). Yılan, Fars. mâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيه] yılan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Diri olarak, canlı, öldürmeksizin, meyyiten’jn zıddı: Haydutların bir hayyen ve diğerleri meyyiten tutuldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خير] çok iyilik eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mevki, yer, teraf, meydan: Hayyiz-i husûle gelmek = Gerçekleşmek, olmak, (anatomi): Hayyiz-i müselles = Göğsü içten iki eşit olmayan kısma ayıran zar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kadınlarda her ay görülen hal ki, rahimden kan akmasını icab ettirir, Adet, aybaşı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيض] regl, aybaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Kolera denilen salgın hastalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halk dilinde hezaren denilen bir cins sıcak iklim kamışı ki, sandalye vs. yapılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nihâyete kadar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [الی نهایه] sonuna kadar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Farklı cinslerin birleşerek ortaya bir yavru çıkarmalarına biyolojik bir engel vardır. Bunun birincisi spermin yumurtayı bulabilmesidir. Spermler gözleri olmamalarına, takip edecekleri güzergahı gösteren bir sistem de bulunmamasına rağmen şaşırmadan yollarını bulurlar. En önde giden de yumurtaya ilk ulaşan olarak içine girer. İşte burada tabiatın koyduğu bir sınırlama vardır. İnsan spermi sadece insan yumurtasını tanır ve birleşme işlemini sadece onunla yapar.

İkinci sebep, iki farklı cinsin DNA’larının birbirlerine uymamasıdır. Aynı cinste dişi ve erkeğin DNA’ları, bir fermuarı kapattığınızda dişler nasıl karşılıklı olarak birbirlerine geçerlerse, o şekilde uyumlu olarak birleşirler. İnsanlarda 23 çift kromozom vardır. Örneğin 15 veya daha farklı sayıda kromozoma sahip bir hayvanı döllediğinde, meydana gelen orantısızlıktan, ortaya çıkacak hücre anormal bir yapıda olur ve gelişimine bile başlayamaz.

Şempanze ile insanın genetik yapıları yüzde 99 aynı olduğuna ve teorilere göre milyonlarca yıl evvelki ataları aynı olduğuna göre onlar arasında bir uyumun sağlanması gerekmez mi?

Bilim insanlarına göre bu yüzde 99 benzerlik sadece proteinlerin mukayesesinden ortaya çıkıyor, yoksa DNA dizilişinin uyumu anlamına gelmiyor. İnsan sağlığı için DNA haritasını çıkarmada son aşamaya gelinmiştir ama tüm bu bilgiler, tekrar insan sağlığı için tıp alanında kullanılacaktır. Yani ileride mitolojide olduğu gibi insan başlı, hayvan vücutlu veya tersi yaratıklar ortalarda dolaşmayacaklardır. Buna en azından ahlaki bakımdan toplumun baskısı müsaade etmeyecektir.

Madem iki ayrı cinsin birleşmesinden yavru olmuyor, o halde at ile eşek birleşince nasıl katır doğabiliyor? Bir kere bu istisnai bir durum ve at ile eşeğin DNA yapıları insan ve diğer hayvanlar arasındakilere kıyasla birbirlerine çok yakın. Bunda bile sonuç üreme açısından sağlıklı olamıyor.

Katırın annesi at, babası eşektir. Katırlar erkek veya dişi olabilirler ama doğuştan kısırdırlar, üreyemezler. Çok ender de olsa bazı dişi katırların doğum yaptıkları görülmüştür ama erkekleri kesinlikle kısırdır. Bu nedenle katır elde etmek için her seferinde ata ve eşeğe ihtiyaç vardır.

Katırlar kuvvetli, dayanıklı ve kanaaatkardırlar. Biraz huysuz ve inatçı olmalarının nedeni bu özel durumları olabilir. Aslında uygun ortam bulduklarında erkek at (aygır) ile dişi eşek de birleşiyor. Bu ilişkiden doğan çocuklara ‘Bardo’ (veya ester) deniliyor. Bunlar öbürleri kadar dayanıklı olmadıklarından daha seyrek yetiştiriliyorlar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F., |Aj = devedikeni, hâyîden = çiğnemek). Boş sözler söyleyen, saçmalayan, hezeyân eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ژاژخای] boşboğaz, zevzek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the condition of being alive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draft animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poultry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poultry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bütün memelilerin vücutlarının ısı derecesi 35-38 derece aralığındadır. Uçabilenlerde bu birkaç derece daha yüksektir. İnsan ısıya karşı çok hassastır. Hava sıcaklığı 30 derece olunca denize girer de, beş derece üzerine palto giyer. Oysa hayvanların giysileri yoktur. Köpekler eksi 40 derecede kutuplarda kızak çeker, buzlu sularda balıklar çırılçıplak yüzerler.

Aslında ısıdan etkilenmek sadece insana mahsus değildir. Güneşin bulut arkasına girmesi ile havadaki iki derecelik ısı düşüşü uçan sineği zor yürür hale getirebilir. Öğlen güneşinde zıp zıp zıplayan çekirge, sabah serinliğinde hareketleri ağırlaştığından çok rahat yakalanabilir.

Kendi vücut ısısından çok daha düşük ısı koşullarında yaşayabilmek için canlıların iki silahı vardır. Biri vücut ısılarını ayarlamaları, diğeri de kürk denilen vücut örtüleridir. Kutup bölgesinde yaşayan bir canlı, tropik bölge de yaşayana nazaran on kat daha fazla ısı meydana getirmek veya vücut örtüsü on kat daha fazla koruyucu olmak zorundadır.

Çok soğuk iklimlerde yaşayan hayvanların yaşam nedenleri araştırılırken hep kürkleri üzerinde durulmuştur. Halbuki burada yaşayan hayvanların kürkleri ile ılımann bölgelerde yaşayan hemcinslerinin kürkleri arasında çok ciddi bir fark yoktur. Üstelik domuzlar hiç kürkleri olmamasına rağmen deri altı yağ tabakaları sayesinde vücut ısılarından 20 derece daha düşük ısı ortamlarından hiç etkilenmezler.

Zaten dünyamızda üzeri tamamen kürkle kaplı hiçbir hayvan yoktur. Çoğunun ayak ve burun gibi kısımları görevlerini yapabilmek için açıkta bırakılmıştır. Ancak buralarda vücuda sıcak kan ileten atar damarlar kılcal damarlar vasıtası ile deriye daha yakın olan toplar damarları ısıtırlar. Bu sayede buzun üstünde yürüyen bu tür hayvanların ayakları üşümez. Ama bu da, hayvanın tüm vücudunun üşümeden bu soğuk ortamda nasıl yaşayabildiğini açıklayamaz.

Kutuplarda, buzlu sularda yaşayan balıkların, sıfır ve sıfır altı derecedeki ortamda donmamalarının sırrının, bu balıkların derilerindeki buz kristallerinin donma derecesini düşüren bir protein olduğu tespit edilmiş, hatta genetik mühendisleri laboratuar ortamında bu proteini üreten geni yaratmayı başarmışlardır.

Bilim insanları bu örnekten yararlanarak, meyve ağaçlarını dondan, uçak kanatlarını ve yolları buzdan kurtarabileceklerini düşündüler ama henüz geniş çaplı üretimi zor görülmektedir. Ne yazık ki, sıcak kanlı hayvanların kendilerini çok soğuk ortama nasıl adapte ettiklerinin sırrı hala tam çözülmüş değil.


Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قوهء مخيله] hayal gücü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bu işte hayır yokl

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayırsız, uğursuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high life. fat living. luxurious life. luxury life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high life. fat living. luxurious life. luxury life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mâ = bağlama edatı, lâ = menfilik edatı, nihâye = son). Sonsuz, nihayetsiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مادامالحيات] ömür boyu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. fıkh). Bölünmesi mümkün olmayan bir şeyi sırayla kullanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayâl» den imef.) (mü. muhayyele). Hayal olunmuş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخيل] hayal edilen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) Hayal olunmuş şeyler: Muhayyelâta tâbî olmamalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayr» dan imef.) 1. istediğini seçmekte veya bir şeyi kabûl edip etmemekte serbest olan: İkiye ayırıp istediğini almakta kendisini muhayyer bıraktim; ben size doğrusunu söyledim, kabûl edip etmemekte muhayyersiniz. 2. Beğenilmediği takdirde geri alınmak şartiyle satılan: Ben, bunu muhayyer aldım, geri gönderebiliriz; o adam muhayyer mal satmıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde bir basit makam. Hüseynî makamının inici şeklidir. Dügâh (IS) perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

returnable (merchandise. on approval. on trial. on appro approval. on approbation. consignation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) Türk musikisinde tiz sekizlideki lâ perdesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde kürdî dörtlüsü ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde şimdi kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayâl» den). Tahayyül eden, hayal kuran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayal etme, hayalde canlandırma kabiliyeti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخيله] hayal gücü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محيرالعقول] akıllara durgunluk veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayâl» den if.) (mü. mütehayyile). Kuruntu, kuran, hayalle meşgul. Kuvve-i mütehayyile = Kuruntu ve hayal gücü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «hayret» ten İf.) (mü. mütehayyire). Şaşmış, şaşırmış, hayrete uğramış, ne yapacağını bilmeyen. Hâmse-I mütehayyire = Eskilerce bilinen beş gezegen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayz» dan if.) (mü. mütehayyize) (c. müteheyyizîn) (Fars. c. mütehayyizân). Haysiyet ve itibar sahibi, ehemmiyetli: Mütehayyizân-ı memleket.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متحير] şaşkın, şaşırmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) - Yeni hayat, yeni yaşam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(NİHAYET), NİHAYE (i. A.) (c. nihâyât). 1. Son, bitim, uç, Akıbet: Bu işin nihayeti ne olacak? 2. Son derece: O kadar yaramazlık etti ki, sabrım nihayete vardı. Ilâ-nihâye = Son dereceye kadar. Nihâyetü’l-emr = Akıbet. Nihayet bulmak = Bitmek, tükenmek. Bî-nihâye = Bitmez, tükenmez, sonsuz, pâyânsız. Nihâyetü’n-nihâye = En son derece.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

finally. at last. at the end. after all. eventually. lastly. in the upshot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

close. finally. end son. at last. at long last. in the end. in the long run. at length sonunda. after all / at last.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conclusion. end. finish. termination. outcome. result. at last. in the end. expiration. finally. lastly. at length. limit. in the long run. terminus. upshot. yet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نهایت] son.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Son. Sonunda. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sona ermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sonsuz, sonu gelmez, bitmez, tükenmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbounded. unfailing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İrak’ta, Kufe’ye yakın bir mevki.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Kurtulma, necat. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Renklerin insanlar üzerindeki etkisi hiç de yabana atılır cinsten değil. Her ne kadar ‘zevkler ve renkler tartışılmaz’dense de uzmanların elde ettikleri dikkat çekici sonuçların bu tartışmanın yapılmasında gecikildiğini açıkça gösteriyor.

Renkler, kendi dilleriyle karşınızdakine, muhattabınıza sizin karakterinizi sizden önce anlatıyor. İşte renklerin yadsınamaz etkisini farkeden batılı şirketler, bunu iş hayatında sıklıkla kullanmaya başlamış ve çok da başarılı olmuşlar.

Hayatımızı şekillendiren, bizi kimi zaman neşeli, kimi zaman da düşünceli yapan renkler ve marifetleri saymakla bitmez. İşte renklerin dünyası, şirketlerin bunu nasıl kullandıkları ve bizle nasıl olnadıkları:

KAHVERENGİ

Kansas Üniversitesi Sanat Müzesi’nde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar; duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alan dolaşmış ve müzeyi çok daha kısa sürede terketmişler.

Dikkat ederseniz dünyadaki fast-food restaurantlarının hepsinin sandalyeleri ve masaları kahverengi, duvar boyaları ise kahverengi-şampanya-pembe karışımıdır. Hiçbir fast-foodcunun duvarını beyaz göremezsiniz. Burger King, Kentucky Fried Chicken ve benzer fast-foodlar yıllardır bilinçli olarak tüm duvarlarını baştan aşağıya kahverengi ağaç kaplama yaparlar.

KIRMIZI

Kırmızı, iştah açar. Dünyadaki ünlü gıda firmalarının hepsinin logosunun kırmızı olduğunu hayretle farkedeceksiniz; Coca Cola, Pizza Hut, McDonald’s, Ülker, Burger King. Bu listeyi binlere çıkarabilirsiniz.

Kırmızı tansiyonu yükseltir ve kan akışını hızlandırır. ‘Peki boğalar niye kırmızı renge saldırıyor?’cevabı ise ilginç; maymunların dışında, araştırılan hayvanların hemen hepsi siyah-beyaz görmektedir. Yani boğalar da renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırırlar.

YEİİL

Yeşil, güven verir. O yüzden bankaların logolarında en çok tercih ettikleri iki renkten biridir. Yatak odası için de rahatlatıcı bir renktir. Batı’da büyük otellerin mutfaklarında duvar renginin, aşçıların yeniliklerini arttırmak için yeşile boyandığı söylenir.

Hastaneler de logo ve iç dizaynlarında yeşili tercih eder. Çünkü rahatlatıcı ve sakinleştiricidir. Tabiatı en çok hatırlatan renktir. Yeşil alanlarda insanların daha az mide ağrısı çektikleri tespit edilmiş. Sakız paketlerinde ve sebze satılan yerlerde de yeşil en çok tercih edilen renktir.

SİYAH

Siyah, gücü ve tutkuyu temsil eder. Hırsın da bir ifadesidir. Bizde ve Batı’da siyah, matemi simgelerken Japonya’da mutluluğun simgesidir. Fonda kullanıldığında karamsarlığı çağrıştırır. Işığı yok eder. Konsantrasyonu en çok getiren renktir. Einstein’in konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odaya girip ve bu şekilde düşündüğü söylenir.

MAVİ

Freud, maviyi sakin diye niteler. Faber Birren ise tansiyonu düşürdüğünü söyler. Araplar ise mavi taşların kanın akışını yavaşlattığına inanırlar. Nazar boncuğu o yüzden mavi taşlıdır.

Sakinleştirici bir renktir, Batı’da bu etkisi yüzünden intiharları azaltmak için köprü korkuluklarını maviye boyarlar. Mavi ve özellikle lacivert kozmik bir renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği çağrıştırır. Uluslararası toplantılarda tüm devlet başkanları lacivert takım elbise giyerler.

Dünyadaki firmaların yarısından fazlası logolarında maviyi kullanırlar. Aynı şekilde Bill Clinton, büyük jüriye ifade vermesinden önce mavi kravat takarak, altın bronz karışımı bir şekil ve rengi kullandığını hatırlayın. Daha çok altını ve parayı çağrıştırır çünkü.

MOR

Mor, nevrotik duyguları açığa çıkardığı, insanları bilinçaltında korkuttuğu tespit edilen bir renk.

PEMBE

Pembe giyenlere, hizmetlerinden dolayı ödeme yaparken kendimizi daha rahat hissettiğimizi tespit etmişler. İngiltere’de Boots ve Marks and Spencer mağazalarında tüm tezgahtarların pembe gömlek giydiği bilinir.

SARI

Sarı, geçiciliğin ve dikkati çekiciliğin ifadesidir. O yüzden tüm dünyada taksiler sarıdır. Dikkat çeksin ve geçici olduğu bilinsin diye.

Araba kiralama firmaları logolarında hep sarıyı kullanırlar. ‘Ürün geçici, lütfen geri getirin’ demek istiyorlar. O yüzden dünyada hiçbir banka ambleminde bildiğimiz sarıyı kullanmaz. (Portakal ve bronz ya da bakır kimi zaman yer alabilir) Paranın geçici değil, kalıcı olmasını isterler. Türkiye’de sarıyı logosunda baskın bir renk olarak kullanan tek banka, devlet bankası Vakıfbank’tır.

BEYAZ

Beyaz, istikrarı, devamlılığı ve temizliği simgeler. Bu yüzden üzerinde fazla şaibeler olanların, beyaz ağırlıklı kıyafetleri seçmelerinde yarar var. Beyaz elbiseler, sizin temiz olduğunuz imajını verir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., k.dili kayarak dans figüru yapmak; sallanarak yürümek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaşmaya değer, şaşılacak, hayret edilecek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). 1. Bir atlı bölüğünün veya bir kervanın başı, ileri geçeni, reisi. 2. mec. Baş, reis.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (leh.) hafif gezinti arabası, brıçka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social life. community / social life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayâl» den mas.) (c. tahayyülât). Hayâl etme, tasavvur etme, asılsız bir şeye zihinde vücut verme, hayâle dalma, kuruntu: İnsan taheyyülâta dalınca gerçeği göremez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idea. notion. fancy. imagination. fancy imgeleme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imagining. imagination. fantasizing. daydreaming. apprehension. visualisation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tahayyül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayret» ten masdar) (c. tahayyürât). Hayran olma, hayrette kalma, şaşa kalma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «havz»den masdar). (aslı: tahavvüz). Yer tutma, bir yeri olma, saygı ve itibara erişme: O adam ettiği iyiliklerle memleketinde tahayyüz etmiştir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخيل] hayal etme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hayal etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخيلات] hayal etmeler, hayale dalışlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخيلی] hayalî.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحير] hayranlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hayran kalmak, şaşakalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tahiyye). (bk.) Tahiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yazık, eyvah.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [واحيفا] yazıklar olsun, eyvahlar olsun, vah vah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wild animal. wild animal / beast. wild beast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذی حيات] canlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by