Haza ne demek? | Haza anlamı nedir? | Haza

Haza anlamı nedir?

Haza ne demek?

Haza anlamı nedir?

Haza | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: haza

Türkçe Sözlük

(i ). Bu, şu (bâzı Arapça tâbirlerde geçer): Lihâzâ = Bunun için. Mahâzâ = Bununla beraber. Fîyevmenâ hâzâ = Bugünkü günde. İlâ yevminâ hâzâ = Bugüne kadar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Düşünülecek nokta.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (z.), (i.) rasgele, gelişigüzel; (i.) şans, rastlantı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hazîne). Hazineler. (bk.) Hazine.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خزائن] hazineler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Maharet, fen ve sanatta geniş bilgi, olgunluk, tecrübe: Filân doktorun hazâkati söyleniyor. Başlıca doktorlar hakkında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kuruyup dökülen ağaç yaprakları.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güz mevsimi, sonbahar, Ar. harîf. mec. Sararıp solma vakti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autumn. fall güz. sonbahar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the official of a synagogue who conducts the liturgical part of the service and sings or chants the prayers intended to be performed as solos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خزان] güz, sonbahar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sonbahar, güz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güz mevsimini görmüş, sararıp solmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. F.). Hazan, sonhabar yüzlü, sararmış, soluk yüzlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sonbahar görünüşlü. mec. Hüzün verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazâna erişmiş, solup sararmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( F.). Güz mevsimine Ait, güz ile ilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazan (sonbahar) görmüş, sararıp solmuş yer, güz bahçesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (huzûr’dan Ar. fiil. Yalnız şu tâbirde geçer): Mâhazar = Hazır bulunan şey, hazır ve elde ne varsa, ne bulunduysa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hızar, hezar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hızar ve hezar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caspian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

khazar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حضر] güvenlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Sabit meskeni olanların oturdukları memleket. 2.Barış ve güven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılabilir.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) baht, şans, tehlike, riziko; tenis kortunun servis atılan tarafı; eski bir çeşit zar oyunu; bilardo oyununda bir vuruş; golf oyununda mânia; (f.) tehlikeye atmak, şansa bırakmak; cüret göstermek. hazard a guess tahmin etmek, kafadan atmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) tehlikeli, rizikolu; şansa bağlı. hazardously (z.) tehlikeli olarak. hazardousness (i.) tehlike, riziko .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Hazır olma, yakınında bulunma («gıybet» zıddı) (kelime, bugün Arapça’da «medeniyet» mânâsında kullanılmaktadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (II = edat: için, hâzâ = işaret ismi: bu). Bunun için.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mâ = bağ, hazar = «huzûr» dan geçmiş zaman). Hazır olan, hazır her ne bulunduysa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Böyle olmakla beraber, böyle ise de.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماحضر] hazırda olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «huzûr» dan) (c. muhâzarât). 1. Edebiyat ve tarihe ait fıkra, hikâye ve latife. 2. (c.) ilim, fen, tarih ve edebiyata ait hatırda tutulan ve yeri geldikçe söylenen bilgi: O adamın muhâzarâtı çoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Iahz»dan masdar) (c. mülâhazât). 1. Dikkatle bakma. 2. İyice düşünme: Bu işi iyi mülâhaza ettiniz mi? İşi mülâhaza etmeden konuşmamalı. Mülâhazasiyle = Fikriyle, fikrine dayanarak, düşünerek: Yağmur yağar mülâhazasiyle muşambayı giydim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observation. considered though. consideration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapacağını veya söyleyeceğini etrafıyla düşünmeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşüncesizlik, tedbirsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Mülâhazalar, düşünceler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considered thoughts. observations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blank space (on a printed form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وقس علی هذا] bununla kıyasla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by