Hazan-dide ne demek? | Hazan-dide anlamı nedir? | Hazan-dide

Hazan-dide anlamı nedir?

Hazan-dide ne demek?

Hazan-dide anlamı nedir?

Hazan-dide | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hazan dide

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güz mevsimini görmüş, sararıp solmuş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عدیده] birçok.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateş görmüş, ateşten geçmiş, mec. Büyük ıztırap ve tecrübe geçirmiş adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yağmur görmüş, mec. Görmüş, geçirmiş. Gürk-i bârândîde = Eski kurt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [بلادیده] belaya uğramış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جدیده] yeni.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Cefâ görmüş, cefâ çekmiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفادیده] üzülmüş, cefa çekmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (cihân = dünya, dîden = görmek). Çok yaşamış, çok görmüş ve gezmiş olan, mec. tecrübeli insan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جخان دیده] görmüş geçirmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Dünyayı gezip görmüş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. dîde-gân). Göz, Ar. ayn, Fars. çeşm. Nûr-ı dîde = Gözün nûru. Dîde-i eşk = Göz yaşı döken göz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Görmüş (sıfat terkibi teşkiline girer): Cihin-dîde = Dünyayı görmüş, çok gezmiş veya yaşamış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیده] görmüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیده] göz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Göz. 2.Gözcü. 3.Gözbebeği. 4.Gözucu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Bekçi, muhafız, kolcu. 2. Nöbet bekleyen, karakol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. c.) (m. dîde). Görmüşler. LOtf-dide-gân = Lutuf görmüşler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bekçilik, muhafızlık, kolculuk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیدگان] gözler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gözüm.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دزدیده] çalıntı, çalınmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ازمنهء جدیده] yeni çağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. gam = keder, F. dîden = Görmek). Keder görmüş, bir dert ve kedere uğramış. Ar. mağmûm, mükedder.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گندیده] kokuşmuş, kötü kokmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dönmüş, dolaşmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hasar = ziyan, Fars. dîden = görmek). Ziyan görmüş, zarara uğramış, Ar. mutazarrır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خساردیده] hasarlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güz mevsimi, sonbahar, Ar. harîf. mec. Sararıp solma vakti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autumn. fall güz. sonbahar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the official of a synagogue who conducts the liturgical part of the service and sings or chants the prayers intended to be performed as solos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خزان] güz, sonbahar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sonbahar, güz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güz mevsimini görmüş, sararıp solmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. F.). Hazan, sonhabar yüzlü, sararmış, soluk yüzlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sonbahar görünüşlü. mec. Hüzün verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazâna erişmiş, solup sararmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( F.). Güz mevsimine Ait, güz ile ilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazan (sonbahar) görmüş, sararıp solmuş yer, güz bahçesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Kocamış, ihtiyarlamış, zayıflamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. ihsan = iyilik, Fars. dîde = görmüş) (c. ihsân-dîdegân). Birinin lutuf ve ihsanını görmüş, nimetine nail olmuş olan, minnettar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (kim.) iyodür, iyodür asidinin tuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (kâr = iş, dîden = görmek). İş görmüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kâr-dîde olma, iş görmüşlük.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - İş bilir, uyanık, tecrübeli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [لطف دیده] iyilik görmüş, lütuf görmüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Rızkı bol, nasibi açık, bahtiyar.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مدیده] uzun. 2.çekilmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Medid).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. fizik). Şiddetlendirici. (bk.) Müşeddid.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beğenilmeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NA-DİDE) (I. F.). 1. Görülmemiş, görülmedik, emsali, misli olmayan. 2. Pek seyrek ve kıymetli: Nâdtde bir elmas.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rare. precious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rare and precious. never seen before.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Görülmemiş görülmedik. Pek seyrek bulunan, çok değerli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beğenilmiş, makbûl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پسندیده] beğenilmiş, makbul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (sâl = yıl, dide = görmüş). Yıl (lar) görmüş, çok yaşlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سال دیده] yaşlı. 2.deneyimli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. savâb = hak, Fars. dîden = görmek). Doğru ve hak görülmüş, öyle hükmolunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Musibet, büyük sıkıntı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

already.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

already. this very moment. right now.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., sitem = zulüm, dîden = görmek) (c. Sitem-didegân). Haksızlık görmüş, Ar. mazlûm, mağdûr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ست دیده] zulme uğramış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تهدیدا] gözdağı vererek tehdit ederek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. umûr-dîdegân). İş görmüş, tecrübeli, görmüş geçirmiş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Vedid).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ضرردیده] zarar gören.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by