Heat ne demek? | Heat anlamı nedir? | Heat

Heat anlamı nedir?

Heat ne demek?

Heat anlamı nedir?

Heat | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: heat

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). Isıtmak, ısınmak; kızdırmak, kızmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sıcaklık, hararet, ısı, sıcak, vücut ısısı; hiddet, öfke, gazap, kızgınlık; şehvet galeyanı, azma (hayvanlarda); tav, bir kere kızdırılma; yarışta koşu nöbeti; (A.B.D)., argo baskının artması; polis tarafından yapılan işkence; baskın. heat condu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(-ing). -tre (i). amfiteatr, amfiteatr Seklinde herhangi bir şey; spor sahası, arena.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bravia Theatre Sync, Ev Sineması ayarlarını kontrol etmenin yeni yoludur. HDMI™ bağlantıları ve bir uzaktan kumanda kullanılarak, sistemi oluşturan çeşitli birimler arasında sinyaller gönderilebilir. BRAVIA Theatre Sync her türlü karmaşıklığı ortadan kaldırır; bu sayede, filmin keyfini çıkarmaya konsantre olabilirsiniz. Tek bir tuşa dokunmanızla ses cihazı ve TV açılır, doğru girişler seçilir ve Blu-ray Disc™ veya DVD oynatıcı çalışır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kara buğday, esmer buğday, sert buğday, karabaş, Arap darısı, bot. Fagopyrum esculentum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hile, dolandırıcılık, aldatma; oyun, dalavere; (huk). hile ile mal alma; dolandırıcı, hilekâr kimse; slang üç kâğıtçı; sahte bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hile yapmak, dalavere yapmak, oyun çevirmek; aldatmak; dolandırıcılık etmek; (ABD)., (argo). ihanet etmek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.),(huk.) mirasçısız ölen kimsenin emlâkinin devlete geçişi, bu şekilde intikal eden mülk, mahlul mülk. by way ofescheat mahlulen, mirasçısı olmayan bir kimseden hukumete kalarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (huk.) zor alımına çarptırmak müsadere etmek, zeamet sahibine vermek; devlete kalmak, mahlul olmak. escheator (i.) mahlul mallar memuru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hararetli, öfkeli, kanı beynine sıçramış. heatedly (z). hararetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ısıtıcı şey, soba, ocak, radya tör; bir şeyi ısıtan işçi; ABD, argo tabanca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kır, çalılık, fundalık; funda, süpürge çalısı, süpürgeotu, (bot). Erica black heath kara süpürgeotu, (bot). Erica cinerea. one,s native heath bir kimsenin anayurdu. tree heath süpürge ağacı, (bot). Erica arborea. heathy (s). fundalı, fundalıklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. heathen, hea thens) (s). putperest kimse; dinsiz kimse; (s). dinsiz, barbar, kâfir. heathendom (i). putperestler ülkesi, putperestlik âlemi. heathenism (i). putperestlik, dinsizlik. heathenish (s). dinsiz, putperestlere yakışır; barbar gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). putperest yapmak veya olmak, dinsizleştirmek, dinsizleşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). süpürgeotuna benzer bir çalı, (bot). Calluna vulgaris; koyu kırmızı renk. bell heather kara süpurgeotu, (bot). Erica cinerea. heathery (s). süpürgeotu gibi, süpürgeotuyla kaplı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ısıtıcı; kızıştırıcı, tahrik edici; (i). Isıtma sistemi, ısıtma. heating coil (elek). rezistans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güve yemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) atbalığı, (zool.) Siluris glanis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kılıf, kın; (biyol.) mahfaza, zarf; düz ve dar elbise. sheath knife kınlı büyük bıçak, kama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) kınına veya kılıfına koymak, kın tedarik etmek; içine doğru çekmek; bakır levha ile kaplamak (gemi teknesi). sheathe the sword kılıcı kınına sokmak, barış yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kılıfına sokma; kılıf; kaplama; kaplamalık malzeme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. fazla ısıtmak; ısıtıp sabit olmayan bir hale getirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(İng.) tre (i.) tiyatro; tiyatro binası; amfiteatr, amfi; olay yeri, alan, meydan, sahne.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tiyatro meraklısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ortası arena şeklindeki tribünlü tiyatro.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, uzaktan kumandanızın yalnızca bir düğmesine basarak aynı anda Sony TV’nizi ve Sony ev sinema sisteminizi açmanıza izin verir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) tiyatroya ait, temsili, gösteriş kabilinden, yapmacık, sahte; (i.), (çoğ.) amatörler tarafından oynanılan piyesler. theatrical makeup sahne makyajı. theatricalism (i.) gösteriş için fazla heyecanlı davranma. theatrically (z.) sahnede imiş gi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) piyesi sahneye koyma; dramatik etki yapma sanatı; sahte heyecan gösterisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kınından çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. buğday; buğday fidanı. wheat beetle buğday biti. wheat belt buğday yetiştiren mıntıka. wheat rust buğdaypası. wheat'en s. buğdaydan yapılmış, buğdaya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuyrukkakan, zool. Oenanthe oenanthe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by