Her şeye Gücü Yeten ne demek? | Her şeye Gücü Yeten anlamı nedir? | Her şeye Gücü Yeten

Her şeye Gücü Yeten anlamı nedir?

Her şeye Gücü Yeten ne demek?

Her şeye Gücü Yeten anlamı nedir?

Her şeye Gücü Yeten | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: seye gucu yeten

Türkçe - İngilizce Sözlük

omnipotent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

omnipotent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Ödünç olarak, geri verilmek üzere: Bu kitabı filandan Ariyeten aldım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as a loan. for temporary use.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

h p.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horse power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). Saniyede 75 kilogrammetrelik iş yapan bir motorun gücü: Bir beygirgücü 0,736 kilovata eşittir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brainpower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brain drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Mahkeme-i bidâyet marifetiyle ve ilk def’a olarak: Bu davâ bidâyeten görülüp hükmolunduktan sonra istînâf olunmuştur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Mahkeme-i bidâyet marifetiyle ve ilk def’a olarak: Bu davâ bidâyeten görülüp hükmolunduktan sonra istînâf olunmuştur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the strength of one's fists.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnsana pek fazla sıkıntı veren. Boğulacak hale getiren: Boğucu bir hava.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airless. close. heavy. muggy. suffocating. stifling. sultry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suffocating. stifling. heavy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Deniz suyu devinimlerinin oluşturduğu gücün enerji üretiminde kullanılabileceği, potansiyel yenilenebilir enerji kaynağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (ses taklidi). Kulak tırmalayıcı sesi ifade eder: Kuyunun çıkrığı gacır gucur dönüyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Bilginin yalnız görgü ve denemelerden çıktığını ileri süren doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Karakış, erbain (eski kelime). 2. Bez tarağı arkasında ağız açan iplikten tarak: Gücü deyneği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hearness. leaf. reed. weaving reed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consuming power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuvvetsiz, zayıf, gevşek. Gücük ay — Şubat ayı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gizli, saklı olarak, gizlice.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خشيت انگيز] korku salan, korkunç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fantasy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fancy. imagination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imagination. imaginative power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Armağan suretiyle, pişkeş olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

omnipotent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

omnipotent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

credulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Lutuf ve keremle, lütfen: Inâyeten bu ricamı kabul buyrun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

task force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labour force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لا یتناهی] sonsuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

positivism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flatterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flatterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sayarak, hürmet ve itibar ederek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ölülere ücretle ağlayan erkek veya kadın.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Seyahat, gezi. 2.Gölgenin güneşle beraber dönmesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Akma, cereyan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سيلان] akış, akma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kompakt tasarımın yanı sıra özel montaj çerçevesi, hoparlörlerin, ekstra delik açılmasına gerek olmaksızın bir çok popüler araba markasının mevcut hoparlör yerlerine doğrudan takılabilmesine olanak tanımaktadır.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تبعية] uyarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hammer and tongs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. 2.Süresi dolan, günü gelen. 3.Tüm canlılar, herkes. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Kabiliyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ability. accomplishments. accomplishment. parts. aptitude. aptness. artistry. bent. caliber. calibre. capability. capacity. competence. competency. disposition. dower. dowry. efficiency. facility. faculty. fitness. flair. gift. hand. instinct. power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ability. artistry. bent. capability. capacity. competence. dexterity. facility. faculty. gift. knack. power. touch. to content. aptitude. talent. acumen. flair. bent kabiliyet. kapasite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capability. adequacy. aptitude. capacity. competence. faculty. fitness. flair. genius. ordinary ability. power. predispostion. talent. timber. turn. vocation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

able. capable. clever. competent. fit. gifted. handsome. inclined. intelligent. practised. promising. skilful. skilled. skillful. strong. talented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

able. adept. capable. competent. crack. gifted. good. great. talented. skilful. skillful. apt. adept kabiliyetli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brilliant. facultative. intelligent. to be a man of parts. ready.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hopeless. incapable. incompetent. inept. untalented. inept kabiliyetsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ungainly. incapable. ineffective. poorly gifted. unendowed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inability. incompetence. incapacity kabiliyetsizlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inaptitude. lack of ability. lack of authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun erkek.

İsimler ve Anlamları by