Hercayi, Her-cai ne demek? | Hercayi, Her-cai anlamı nedir? | Hercayi, Her-cai

Hercayi, Her-cai anlamı nedir?

Hercayi, Her-cai ne demek?

Hercayi, Her-cai anlamı nedir?

Hercayi, Her-cai | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hercayi cai

Türkçe Sözlük

(i. F ). Her yerde bulunur, kendine mahsus yeri olmayan, serseri, derbeder, maymun iştahlı, fikir ve zevk değiştiren: Hercâyî menekşe — Bir cins menekşe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عجائب] tuhaf, ilginç, acaip.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. acîbe). (bk.) Acîbe. (Müfred gibi)’ acip, garip, tuhaf, şaşacak: Acâip iş; acâip adam; garip şey: Acâip, öyle mi dedi? (bk.) Acayip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). İlk çağ’ın 7 hârikası. 7 şaşılacak şey. 1. Mısır’ ın ehramları. 2. Bâbil’in asma bahçeleri. 3. Zeus’un heykeli. 4. Rodos heykeli. 5. Efes’ te Artemis mâbedi. 6. Bodrum (Halikarnas)da Mosoleos’un türbesi. 7. İskenderiye deniz feneri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). 1. Acâyip şeyler. 2. Anormal varatılmış mahlûklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Acebü’l acâib» den galat). Pek acayip, pek garip, çok tuhaf ve gülünç: acelacâib bir kıyafet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «câl» den) (mü. câile). Yapan, eden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). cayman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kabil, Adem ile Havva'nın kardeş katili olan ilk oğulları; katil. raise Cain ABD, argo karışıklık çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). Cenozoic.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kayık, sandal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kahire.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ask). cephane sandığı, cephane arabası; sualtı temel islerinde kullanllan sandık; batan gemileri yüzdürmek için kullanılan duba. caisson disease (bak). bends.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). alçak, zelil adam; (s). bayağı, aşağılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cevâz» dan). 1. İşlemesinde beis olmayan, icrası emir veya nehy olunmayıp cevaz verilen, müsaadeli, ruhsatlı: Özür halinde niyetle namaz kılmak câizdir. 2. Mümkün, kabil: Câizdir ki bugün gelsin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

religiously permissible. proper. right. acceptable. allowable. legitimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جائز] uygun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Geç(Erkek İsmi) 2.Caiz, İslam’ın mumaleta taalluk eden 5 ahkamından biridir. 3.İşlenmesi, yapılması “müsaade alınabilir” anlamında olup, şeran yasaklanmayan her fiili içerir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cevâz» dan) (c. cevâtz). Takdim olunan bir şiire veya diğer bir sanat eserine karşılık verilen hediye para veya başka şey: Osmanlılar şairlere pek büyük câizeler verirlerdi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جائزه] ödül.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Armağan, hediye. 2.Yol yiyeceği, azık. 3.Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çalıhorozu, (zool). Tetrao urogallus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kokain cocainism (i)., (tıb). kokain kullanma alışkanlığı, kokain iptilâsı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconstant. unsettled. fickle. capricious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconstant. fickle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ هرجائی] şıpsevdi. 2.kararsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pansy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multicoloured violet. pansy. viola.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconstancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(viola tricolor): Sarı, mor, mavi çiçekleri olan bir çeşit menekşedir. Boyu 20 cm kadardır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. İdraryollarındaki iltihapları giderir. Cilt hastalıkları ve özellikle egzamada faydalıdır. Öksürüğü keser. Damar sertliği ve sarılıkta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. hercâî.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Her yerde bulunur, kendine mahsus yeri olmayan, serseri, derbeder, maymun iştahlı, fikir ve zevk değiştiren: Hercâyî menekşe — Bir cins menekşe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «câd» dan if.) (mü. mütecâide) (paleontoloji). Kıvrak, kıvırcık. Mütecâidü’ş-şaâr = Kıvırcık saçlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. necîb). Necîbler, soylular. Necâibü’l-Kur’Art = Kur’an’ ın ihlâs ve En’Am sûreleri gibi en seçilmiş parçaları.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) Iokal anestezi için kullanılan ve enjeksiyonla verilen bir ilâç, novokain.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ecza. prokain.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İsteyen, rica eden, yalvaran. Allah’a yalvaran. As-hab’ın kullandığı isimlerdendir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. vecîbe). Vecîbeler. (bk.) Vecîbe.

Türkçe Sözlük by