Hey ne demek? | Hey anlamı nedir? | Hey

Hey anlamı nedir?

Hey ne demek?

Hey anlamı nedir?

Hey | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hey

Türkçe Sözlük

(e.). 1. Şikâyet ve hasret gibi sözlere mahsustur: Hey felek, hey gençlik günleri, hey ne güzel kitaplardı! 2.. Tenbih ve ihtar beyan eder: Hey bana bak. Hey çocuklar. Behey, be hey: Sabırsızlıkla azarlama beyan eder: A, Ayâ, heyâ: Behey adam, be hey cahil. Hey gidi = Takdir, şaşma ve hasret beyan eder: Hey gidi mal. Hey gidi kiraz hey. Hey medet = Eyvah, yazık. Hey hey = 1. Hay huy. 2. Sevinç nârası: Güveyiyi hey heylerle götürdüler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hello. here. hey. look here. see.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

High.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An exclamation of joy, surprise, or encouragement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A cry to set dogs on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

look here ! Hey ! Hey you. would / do you mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

) A lively round dance popular in the 16th-century.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Placed at the beginning or end of phrases for emphasis, as in, 'Hey, how 'bout dem Packers?' or 'Hows about dem Packers, Hey!'. placed at the beginning or end of phrases for emphasis, as in, 'Hey, how 'bout dem Packers?' or 'Hows about dem Packers, Hey!'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem Haydi ! A ! (teşvik, sevinç veya hayret ünlemi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.) (be hey). Hey, ey, be. (Ekseriya hiddet ve infial makamında kullanılır): Behey adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cenâh»tan). İki kanat, iki yan. Zü-l-cenâheyn = 1. Dünyâsı da, Ahireti de iyi olan. mec. İki tarafa yaranmasını bilen, ikiyüzlü.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ünlü bir Arap kabilesidir. Kızıldeniz-Vadi’l-Kura arasında yaşamaktadırlar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Türk musikisinde belirli bir programla konser icra eden hânende ve sâzendelerden mürekkep topluluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitration committee. arbitration committee / commission / board. arbitration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. heykel). Heykeller. (bk.) Heykel.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هياکل] heykeller.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.) (aslı: Eyyâm ola, yahut: Hey yâ mevlâ). Tayfaların gemi demirini alırlarken veya kürek çekerlerken ve bunu taklid ederek ağır bir şeyi çeken her sınıf işçinin bir ağızdan söyledikleri bir tâbirdir. Heyamola ile = Zorla, pek büyük güçlükle: Okulun sınıflarını heyamola ile atladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Korkunç, korku verici. 2. Pek utangaç.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Korkunç, korku veren. 2.Çok utangaç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Eşya koymaya mahsus ve hayvanın eğer kayışına geçirilecek surette iki taraflı meşin veya kıl vesaireden küçük hurç, çifte torba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saddlebag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saddlebag. saddle bag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saddlebag. shoulder bag made of thick cloth. carpetbag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omuzunda heybesi olan. Heybeliada = istanbul’daki adaların büyüklük ve nüfus bakımından ikincisi (Yunanca Halki’den).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Korku ve saygı duygusu uyandıracak hal ve durum, mehâbet: Arslanın heybeti çoktur. 2. Mühim ve büyük bir adamın görünmesinden hasıl olan korku ve saygı duygusu: Heybetinden dili tutuldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majesty. awe and dread. grandeur. majesty mehabet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandeur. majesty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İnsanlarda korku ile birlikte saygı uyandıran görünüş. 2.Karizma, doğal etkileyiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Görenlere korku ve saygı duygusu verecek şekilde görünüşü olan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

august. grand. imposing. proud. solemn. majestic. stately. sublime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grand. imposing. majestic. awesome. awe-inspiring. dread. gallant. heroic. monumental. redoubtable. solemn. tremendous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kavga, harb, cenk, savaş, dövüş. Meydân-ı heycâ = Savaş yeri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). zindelik devresi, en enerjik çağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HEYECAN) (i. A.), iç telâşı ve hareketi. Coşma, coşkunluk. Bir sözden heyecana geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excitement. emotion. sensation. enthusiasm. ardor. ardour. agitation. affect. fever. the shivers. tension. thrill. stir. animation. bang. commotion. dither. drama. exaltation. ferment. fermentation. fire. flap. flurry. flush. flutter. furor. furore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitation. animation. ardour. emotion. excitement. feeling. ferment. fever. flurry. fluster. flutter. jitters. kick. scene. spirit. state. stew. stir. storm. thrill. tumult. turn. the jitters. enthusiasm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotion. excitement. enthusiasm. agitation. ardour. bang. to take one'breath away. dither. electricity. fever. flame of enthusiasm. flurry. hoopla. perturbation. rage. thrill. tizzy. tumult. twitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ هيجان] coşku. 2.heyecan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Heyecan vermek, heyecana düşürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excite. electrify. stir up. stir. thrill. turn on. warm up. work up. carry away. exalt. ferment. flush. hot up. impassion. inebriate. key up. spike. sweep away. sweep off. tickle up. transport. unsettle. wind up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrify. excite. ferment. fire. send. thrill. titillate. warm. windfall. to excite. to thrill. to turn sb on. to titillate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb to get excited / enthusiastic / upset. to arouse sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Heyecan duymak, heyecana gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loose countenance. get excited. be excited. thrill. be hyped up. flush. fluster. hot up. stir. take on. work oneself up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferment. thrill. to get excited. to be moved. to get carried away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get excited. to be enthusiastic. to be upset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çabuk heyecan gösteren. 2. Heyecan veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excited. agitated. dramatic. exciting. thrilling. hot. aglow. agog. crazed. declamatory. emotional. excitable. febrile. feverish. glowing. gone. gripping. heated. hectic. het up. impassioned. inspired. nail biting. rhapsodic. rhapsodical. spirited. s.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ablaze. breathtaking. excited. exciting. feverish. heady. heated. hectic. het up. impassioned. intense. jumpy. lyrical. nervous. sensational. stirring. timorous. tremulous. uptight. thrilling. excitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exciting. excitable. lively. excited. thrilled. thrilling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Heyecanı olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stolid. unexcited. unexciting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. unexcited. unexciting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Toprak kayması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landslide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landslide. slide. landslip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landslide. avalanche. slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هيلان] toprak kayması, heyelan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

committee. mission. commission. group. board. college. corps. deputation. panel. posse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. college. commission. committee. corps. retinue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commission. committee. group. delegation. board. form. shape. council. staff. deputation. party. round table. body board. battery. astronomy. system. corps. coterie. posse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. hey’et

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هيئت اجتماعيه] toplum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هيئت مجموعه] genel, tüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هيئت معلمين] öğretmenler kurulu

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e: A.). Ölmüş, kaybedilmiş bir şeye duyulan hasret için söylenir, yazık, haniya, nerde: Heyhât... Gençlik günleri geçti I

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هيهات] yazık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bu kelime «heyheyleri üstünde, heyheyleri tutmak» gibi bazı deyimlerde «sinir buhranı» mânâsında geçer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. heyâkil). 1. Büyük bina, anıt, Abide, tapınak, puthâne. 2. (Türkçe) Taş, mermer, tunç, ağaç vs.’den insan, hayvan vs. şekli, Ar. sanem. Fransızca: statue (Arapça’da olmayan bu ikinci mânâ ile kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statuary. sculptural. statue. sculp. sculpt. image. effigy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract. sculpture. statue. statue yontu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crucifixion. iconoclast. image. sculpture. statue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ هيکل] heykel. 2.gövde.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sculpture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Heykel yapan san’atkâr. Fransızca: sculpteur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sculptor. sculptor yontucu. heykelci.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sculptor. artist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [هيکل تراش] heykelci, heykeltıraş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Heykel yapma san’atı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sculpture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bogey. apparition. spook. bogy. spectre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bogy. specter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ هيولا] ana madde. 2.zihinde tasarlanmış varlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Yunanca’dan ki, o dilde madde demektir). 1. Eski filozoflara göre ilk madde ve hayal Alemi. 2. mec. Var sayılamıyacak kadar zayıf veya ehemmiyetsiz şahıs veya şey. 3. Ürkütücü, belli belirsiz karaltı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hayal veya ilk madde Alemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. heyûlâiyye). Heyûlâya ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هيزم] odun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hey’et). Hey’ etler, topluluklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hey’et.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hey’At). 1. Şekil, suret, biçim, görünüş: Bu binanın, bahçenin, hayvanın hey’eti çok hoşuma gidiyor. 2. Duruş, durum, vaziyet: Bu salonu başka bir hey’ete koymalı. 3. Kıyafet: Hâkim, esnaf hey’etinde bir adem. 4. Hal, keyfiyet: Bu hey’etiyle kabûl etmek. 5. Topluluk teşkil eden kişilerin hepsi: Hey’et meclisi. 6. ilm-i hey’et, Fr. astronomi: Hey’et bilmek, okumak. Ehl-I hey’et = Astronomi bilen. Hey’et-i asliyye = Aslındaki şekil ve suret. Hey’etle = Hep birden, toplu olarak: Biz dairece, hey’etle muayeneye gittik. Hey’ et-i mecmûa — Bir şeyin toptan olan hal ve sureti. Teferruat veya parçalarına bakılmaksızın bütününün gösterdiği hal ve manzara: Bu bahçenin her tarafı güzel düzelmiş ise de hey’et-i mecmûasında bir güzellik yoktur. Hey’etiyle = Olduğu gibi, değiştirilmeksizin (Arapça terkiplerde «hey’ e» suretinde de kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ هيئت] ekip. 2.dış görünüş. 3.kurul. 4.topluluk. 5.astronomi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Astronomi bilgini.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [هيئت شناس] astronom.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) İcrâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

village council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advisory council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cins Arap atı: KOheylan bir kısrağı vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purebred arab horse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Heykel gibi, İri ve güzel yapılı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Birini korkudan koruyan. Allah’ın isimlerinden. -”Abd” takısı almadan kullanılmaz. Abdulmüheymin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A. «hey’et» den imef.). Hazırlanmış, tedarik olunmuş: Yolculuğa müheyyâdır; harekete müheyyâ bulunmak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Hazır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hey’et» den İf.) (mü. müheyyie). 1. Hazılayan. 2. (tıp). İstidat ve kabiliyet veren, bir hastalığa istidat kazandıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. A. «heyecân» dan İf.) (mü. müheyyice). Heyecan veren: Müheyyic şiirler okudular.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (if. suretinde müştehiyât şekli galattır). Arzu olunan, şehvet veren şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «heyecân» dan if.) (mü. müteheyyice). Heyecana gelmiş, coşkun.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهيا] hazır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهيج] heyecan verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tes). «iki ihtiyar» Hz. Ebû-Bekr ile Hz. Ömer.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Arkadaş, dost. Rasulullah’ın azatlısının adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gökyüzünün güney yönlerinde pek parlak bir yıldız ki Yemen’den daha iyi göründüğü için «Süheyl-i Yemânî» deriz. Fr. Canopus.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sema’nın güney yarımküresinde bulunan sefineyi Nuh burcundaki parlak ve büyük yıldızın adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yumuşak huylu kadın.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yumuşak, iyi huylu kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board of examiners / examination. inspectional staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «heyecân» dan). Heyecana gelme, coşma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تهيج] heyecanlanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam. onlar .They say it's going to rain Yağacak diyorlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Türkiye’nin ilk heykeli 10 metre uzunluğundaki Osman Gazi büstüdür. Bu büst 1914-1918 arasında Sivas Valisi Muammer Bey’in girişimiyle Hafik-Zara yolu üzerinde yapılmıştır. Gericiler heykeli protesto ederek törene katılanları „Taş Dikenler’ olarak adlandırmışlardır. İlginç olan, açılış törenini devrin müftüsünün yapmış olmasıdır. Bu heykel 1937’de yine Sivas Valisi Nazmi Toker tarafından kaldırılmıştır.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kesilmiş sütün suyu. whey' faced s .benzi uçuk, rengi atmış, saz benizli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). Ey! Hey! Ve hey! Sevinç, mânâsında kullanılır: Ne şarkılar, yâ hey!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zehr» den) (botanik). Küçük çiçek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Küçük çiçek, çiçekcik. 2.Banet Suad kasidesinin sahibi olan Ka’b’ın kendisi gibi şair olan babası.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İki taraflı, iki yüzlü, iki suretle de kullanılabilir.

Türkçe Sözlük by