Hiç Mi Hiç ne demek? | Hiç Mi Hiç anlamı nedir? | Hiç Mi Hiç

Hiç Mi Hiç anlamı nedir?

Hiç Mi Hiç ne demek?

Hiç Mi Hiç anlamı nedir?

Hiç Mi Hiç | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hic hic

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. devil a bit. for toffee toffy taffy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). zıt tedavi usulüne ait. al,lopath, allop'athist (i). bu usulü uygulayan doktor. allopathically (z). bu usule göre. allop'athy (i). zıt tedavi usulü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s), anarşiye ait; kanun tanımayan anarchist (i). anarşist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). başkalarını da kendi gibi farzeden. automorphism (i). başkalarını da kendisi gibi farzetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (tıb). sebepsiz gibi görünen hastalıga ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Baküs'e veya Baküs ayinlerine ait; (k).(h). şen, neşeli, keyif ehli; sarhoş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Behcet’den). Şen, güzel; güleryüzlü adam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بهيج] güleryüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şen, güzel, güler-yüzlü adam. Kur’an-ı Kerim’de adı geçen kelimelerdendir. - (bkz.Hac, ayet 5).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) 1. Şen, güzel; güleryüzlü kadın. 2. Kadın adı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Şen, güzel, güleryüzlü kadın. (bkz.Behiç).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bibliyografyaya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hayat hikayesine ait, biyografiyle ilgili biographically z. bir kimsenin hayatıyla ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Soyut sanatta, geometrik biçimlerden çok bitki ya da hayvan biçimlerini anımsatan eğrisel dış çizgilerle oluşturulmuş biçimler. En tipik örnekleri Arp’ın resimlerinde görülür.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hariritacllığa ait; kartografik, haritacıllkla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). şık, modaya uygun; (i). şıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Şikago şehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). , (f). hile, oyun, şike; (f). hile yapmak, aldatmak, şike yapmak. chicanery (i). hile, şike.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). civciv, piliç; çocuk, yavru; (A.B.D.). , (argo). genç kız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kuzey Amerika'ya mahsus bir cins baştankara. (zool). Parus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s)., (f). piliç, tavuk; tavuk veya diğer kümes hayvanlannın eti; (k.dili). toy kimse; (A.B.D.)., (argo). genç kız; (s)., (A.B.D.)., (argo). korkak, ödlek; (f)., (A.B.D.)., (argo)., out (ile) korkudan çekinmek. chicken feed (argo). bozuk para,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). nohut, (bot). Cicer arietinum roasted chickpea leblebi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kuş otu, sıçankulağı, (bot). Cerastium arvense.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hindiba, frenk salatası, güneğik, (bot). Cichorium intybus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). yumurta piçi gibi bir dalgıç kuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). eski Yunanistan'daki Delfi'yle ilgili; Delfi mabedinin gaipten haber veren kâhinine ait; muğlak, meçhul, anlaşılmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). iki şekilde görülebilen veya gözüken, iki şekilli. dimorphism (i). aynı bitki ve hayvan üzerindeki iki değişik şekil; aynı maddenin iki değişik şekilde kristalleşmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (A.B.D.)., k.dili şey, asıl ismi bilinmeyen veya hatırlanmayan bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (fizyol.) en çok sinirleri ve beyin kısmı gelişmiş olan .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. taş devrinin en eski zamanlarına ait, eolitik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i) ahlâka uygun, ahlâki; (i.) ahlâk ilmi, ahlak sistemi. ethics (i.) ahlâk ilmi, ahlakiyat. ethical (s.) ahlaki, ahlâka ait, seciyeye ait, törel. ethically (z.) ahlâk prensiplerine uygun olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bazen, bazı kere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Piyasa musikisinde Hümâyûn makamında olan bazı parçalara yanlış olarak verilen ad.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeryüzü ile ilgili, jeomorfik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çeneye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) Got'lara ait, Gotik; kaba, vahşi; Gotik yazıya ait; (i.) Got dili, Gotça; (mim.) Gotik tarzı; (matb.) Gotik yazı. Gothicism (i.) Gotik mimarisi; kabalık, barbarlık. Gothicize (f.) Gotik tarza uydurmak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) resim veya yazıya ait; tam tasvir olunmuş, canlı; yazıya uygun; şekillere ait, şekli, çizgili. graphic arts (güz.) (san.) grafik sanatlar. graphically (z.) canlılıkla; resimle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) grafikle matematik ve mühendislik problemleri çözme metodu .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (biyol). anormal şekil ve bünyeli; (zool). başkalaşımın değişik evrelerinde farklı şekillere giren. heteromorphism (i). farkll şekillere girme özelliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: HİÇ) (i. F.). 1. Yok olan veya yok denilecek kadar az olan, Ar. mâdûm, mefkud: O adam benim nazarımda hiçtir. 2. Yokluk, Ar. adem: Hiçten gelme, hiçe saymak, hiçten iyidir. Büsbütün, asla, kat’A: O hiç bilmez, hiç kazanmadı. Hiç görmedim. Hiç olmazsa: Hiç değilse, Ar. akallî, lâ-akal, bâri. Hiçbir = Bir şeyin birer birer inkârı: Hiçbir iş göremedim. Hiçbir tacirin teşebbüs edeceği iş değildir. O malların hiçbiri işe yaramaz. Hiçbir zaman, hiçbir vakit = Asla, Ar. ebeden: Onu hiçbir vakit kabûl etmem. Sizin dediğiniz hiçbir zaman olmıyacaktır. Hiçbir şey = Asla: Hiçbir şey söylemedi. Hiçbir şey vermedi, olmadı. Hiç kimse = Hiçbir adam: Hiç kimse gelmedi. Hiç kimseyi incitmemeli. Hiçten = 1. Asıl ve nesli meçhul, sonradan görme: Hiçten bir adam. 2. Zahmetsiz kazanılmış: Hiçten bir paradır. Hiçten bir eve sahip oldu. Hiçe saymak = Saymamak, ehemmiyet vermemek. Sualde «hiç görmediniz mi?» gibi menfi cümlede ve ona benzeterek müsbet cümlede kullanılıp «vaktin birinde» ve «kazâra, tesadüfen» gibi bir mânâ ifade eder: O adamı hiç gördünüz mü? Hiç ava gittiğiniz var mıdır?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. no. zero. whatsoever. nary. whatever. any. none. never. ever. far from. by any means. least of all. nothing. not a whit. at all. not a dreg. not an iota. not in the least. ne'er. nix. no whit. not at all. nothing. null. zero. none. naught. nough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هيچ] hiç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anybody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anybody. nobody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nobody. no one. anybody anyone. none.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. devil a bit. for toffee toffy taffy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for no reason at all. at least. from a trifle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hiciv.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هجا] yerme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Perde, örtü, engel, hâil. 2. Utanma, mahcubiyet (anatomi). Hicib-ı haciz = Göğüs ile karın arasındaki zar, diyafram: Hicâb-ı meşîmî = Cenini içine alan zar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حجاب] perde. 2.utanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Utanma, sıkılma. 2.Perde, ikişeyi birbirinden ayırmaya yarayan perde.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kapıcılık; perdecilik. 2. Mâbeyncilik, saray memurluğu. 3. Ortaçağ İslâm devletlerinde vezirlik. 4. Kâbe perdeciliği.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Hicab).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hicâb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bashfulness. shame. embarassment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

U S WEST''s dedicated transport service designed to send large volumes of voice and/or data at 1 544 megabits per second or higher. high capacity circuit. Bell service that uses DS1 digital facilities to provide communications channels to BOC customers at

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Perdeli, örtülmüş. Ar. mestûr. 2. Namuslu, iffetli, ismetli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. musiki). Türk musikisinin 13 basit makamından biri. Dügâh (lâ) perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Arabistan yarımadasının Kızıldeniz boyunca ve Asîr ile Urdun arasında uzanan Arap ülkesi ki, Mekke ile Medine buradadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the hejaz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hedjaz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حجاز] Arabistan’da Hicaz bölgesi. 2.hicaz makamı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde biribirine çok benzeyen, hepsi hicâz dörtlüsü veya beşlisi ile yapılan 4 basit makama (Hicâz, Zengûle, Uzzâl ve Hümâyûn) verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde basit makamlar teşkiline yarıyan altı çeşit beşlinin altıncısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde basit makamlar teşkiline yarayan altı çeşit dörtlünün altıncısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki) Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) RAhatfezâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan mürekkep makamlardan biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hümâyûn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) RAhatfezâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zengûle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zİrgüle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. musiki). Türk musikisinde az kullanılmış bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hicâziyye). 1. Hicaz’a ait olan. 2. Hicazlı Arap. 3. Hicâz makamının şimdi kullanılmıyan diğer adı. (bk.) Hicâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. musiki). Türk musikisinde rast (sol) perdesinde kalan ve Zengûle’nin şeddi olan bir şed makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde bûselik beşi isiyle kalan mürekkep makamlardan biri. Az kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kürdî’li Hicâzkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. no.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

no. not even one.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neither. none of them. none. no one. neither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neither. none.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

none.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir kere hac etme, bir defa hacca gitme. Hiccst-ül-vedâ = Peygamberimizin son, yani ölümünden birkaç ay önce yaptığı hacc-ı şerif. Zu’l-hicce (zilhicce) = Hac mevsiminin yapıldığı ay ki, hicrî takvimin son ayıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nihilist nihilist. nihilistic nihilist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). hıçkırık; (f). hıçkırmak. the hiccups hıçkırık tutması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HİCV) (i. A.) (hecv şekli yanlıştır). Birini aşağılamak ve kınamak maksadıyle yazılan şiir: Hicvetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satire. lampoon. travesty. irony. diatribe. pamphlet. squib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lampoon. satire. squib. a satirizing. lampooning. lampoon yergi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lampoon. satire. satirical attack. diatribe. squib. travesty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هجو] yergi, taşlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). burada yatıyor, burada gömülüdür (mezar kitabesi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (k).dili taşralı, kaba köylü. hick town taşrada alelade küçük şehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هيچکس] hiç kimse.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (A.B.D)., (k).dili alet, tertibat; sivilce; (mak). boru bükme aleti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ağlarken boğaz tıkanırmış gibi göğüsten gelip zor çıkan ıztıraplı ses: Hıçkırıkla ağlamak. 2. Acele yemek veya söylemek gibi bazı hallerde mideden gelen ve bazen hayli devam eden bir çeşit elde olmayan geğirme: Hıçkırık tuttu.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Solunum kasları ve özellikle diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde singultus denir. Nedenleri çeşitlidir. Basit hıçkırıklar; çoğunlukla mide gazı, sıcak ve baharatlı yemekler, sinir bozukluğundan kaynaklanır. Ayrıca; bazı kalp, karaciğer, bağırsak ve pankreas hastalıkları, zatülcenp veya zatürreede de görülebilir. Basit hıçkırıklarda aşağıdaki reçeteler uygulanır. 3 saatten fazla süren hıçkırıklarda, doktora başvurmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Karbonat, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı suya 1 kahve kaşığı karbonat konur. Eritilip bir kerede içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiccup. sob. hiccough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiccup. sob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boğaz tıkanacak süreçte ve derinden iç çekerek ağlama: Hıçkırması işitiliyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiccup. to hiccup. to sob. hiccough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hiccup. to sob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Boğaz tıkanarak ve derinden iç çekerek ağlamak: Hıçkırıp duruyordu. Hıçkıra hıçkıra ağladı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerika'da bulunan bir ceviz ağacı, (bot). Carya; bu ağacın tahtası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. nonentity. zero.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. utter insignificance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. void. utter insignificance. poverty. nihilism. nonentity. vacuity. zero.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ayrılık. 2. Sayıklama. (bk.) Hecr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هجر] ayrılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ayrılık acısı. 2. Unutulmaz acı, tesir, dokunma: O söz bana hicran oldu. Yüreğimde hicran vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

separation. bitterness of heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ هجران] ayrılık. 2.ayrılık acısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Ayrılık. 2.Unutulmaz acı, ked(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ülkesini bırakarak başka bir yere ğltme, göçme: Çerkeslerin çoğu Osmanlı ülkelerine hicret ettiler. 2. Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye göçmesi ki, 622 Milâdî yılına rastlar ve İslâm takviminin başlangıcıdır: Peygamberin Hicreti, Hicret’ten önce, Hicret’ten sonra (bu mânâsiyle H büyük yazılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hegira.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emigration. the Hegira. immigration. transmigration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هجرت] göç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Bir memleketten, başka bir memlekete göç ediş. 2.Rasulullah’ın Mekke’den Medine’ye göç etmesi, takvim başlangıcı olan Miladi 622 yılında vuku bulmuştur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to migrate. emigrate. immigrate. transmigrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hicriyye). Hicret’e ait. Hicrî tarih = Peygamberimizin hicretinden (622 Milâdî) başlayan İslâm takvimi, sene-i hicriyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pertaining to the hegira. of the hegira.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pertaining to the Hegira. of the Hegira.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mohammedan calendar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

muslim calendar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sönmez).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Değersiz: Ne hiçten adam olduğu anlaşıldı. 2. Hiç yoktan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worthless. for no good reason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هجو] yergi, taşlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Biri hakkında hiciv yazmak veya söylemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to satirize. to lampoon. burlesque. lash. travesty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hicviye). Hiciv denilen aşağılayıcı ve kınayıcı şiire ait: Asâr-ı hicviyye = Hiciv eserleri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. hicviyye.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hicviyye). Hiciv şiirleri ve bunları toplayan şiir dergisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. (c. hicviyyât). Hiciv tarzında yazılmış şiir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هجویه] taşlama, hicivle ilgili şiir veya düzyazı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yılmaz).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hiyerogliflere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hiyeroglif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sinir iletilerinin beynin bütünü tarafından algılandığı kuramı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. T. musiki). Eskiden ilâht okuyan koronun başı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (kim.), (biyol.) eşbiçimli, izomorf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. musiki). Türk musikisinde bir perde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.)

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. taşa ait: tıb. mesane taşına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., fiz. sıvı ile billur arasında bir halde olan; adale ve kemikleri çok gelişmiş (insan).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başkalaşan, başkalaşım geçiren. metamorphism i. başkalaşım, başkalaşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. tek yapılı; şekli değişmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

fırtınaa kırlangıcı, zool. Procellaria pelagica.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «behcet» ten if.). Memnun, sevinçli.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sevinçli, sevinmiş, memnun, mesrur, şad. (bkz.Behçet, Şadan).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. antro. ikinci taş devrine ait, neolitik, cilâlı taş çağına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Akciğerlerimiz kaburgalarımızın içinde birer torba gibi dururlar. Nefes aldığımızda bu torbalar içerlerine alabildikleri kadar hava alarak şişerler. Göğsümüzü karnımızdan ayıran ve akciğerlerimizin altına bitişik büyük bir kas olan diyafram, büzüşerek ciğerlerimizin genişlemesini sağlar, nefes almamıza yardımcı olur.

Süratli yemek yenildiğinde, yutkunma neticesinde yemek ile birlikte bir miktar da hava alınır. Hıçkırık, yiyeceğin yüzeyine yapışarak sindirim sistemine giren bu havayı atmak için sistemin gösterdiği bir tepkidir. Diyafram süratle büzüşerek, çok ani ve hızlı nefes almamızı sağlar. Bu arada boğazımızın üst tarafında, ses tellerimizin bulunduğu kısımda bir kapanma olur ve buradan geçen hava bir an bloke edilir. Bu da ‘hıck’ şeklinde bir sesin çıkmasına neden olur.

Midedeki bir olayla diyaframın ilişkisi, bu iki organdaki sinirlerin birbirine çok yakın hatta iç içe geçmiş olmalarındandır. Bu nedenle en çok yemekten sonra hıçkırırız. Sindirim işlemi bittikten sonra hıçkırık olmaz. Hıçkırığı önlemek için çok çeşitli öneriler vardır.

Baş aşağı durmak, yavaş yavaş su içmek, kolları yukarıda tutmak, nefesi tutmak, ileride bir noktaya bakarak derin nefes almak, buzlu su içmek, nefesi tutarak üç kere yutkunmak, nane yutmak, parmağı kulağa bastırarak su içmek ve korkutmak gibi.

Bunlardan korkutarak insanı şok etmek, dolayısıyla sinir sistemini etkilemek, derin nefes alarak diyaframın mideyi itmesini sağlamak ve de kandaki düşük karbondioksit seviyesinin hıçkırığın oluşumunu hızlandırdığı bilindiğinden nefesi tutmak en mantıklı önlemlerdir.

Aslında ise bu önlemlerin hiçbirine gerek yoktur. Hıçkırıklar yaklaşık 5 saniyede bir olur ve genellikle bir dakikadan fazla sürmezler. Siz önlemlerle uğraşırken, o zaten kendi kendine kesilir. Hıçkırığı kesmek için kabul edilen genel görüş hiçbir önlemin hıçkırığı kesmediğidir. Ancak aylarca süren istisnai durumlarda, muhakkak tıbbi müdahale gerekir, hatta bu durumlarda sinirler üzerinde operasyon yapılması bile gündeme gelebilir.

Çok miktarda biber yemek gibi kimyasal yanmaların, enfeksiyonların ve ülser gibi hastalıkların da hıçkırığı meydana getirebilecekleri ileri sürülüyor. Hıçkırık süresince bir şey yememekte ve içmemekte fayda vardır, çünkü bu sırada tekrar fazla hava alınabilir.

Hıçkırığı önlemek için en iyisi yemeği yavaş yiyin, çok miktarda yemeyin, yemek yerken karbonatlı içki içmeyin, yemeğe konsantre olun, çok konuşmayın ve gülmeyin. Yemeğe saygınız ne kadar artarsa, hıçkırık o kadar azalır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Akciğerlerimiz kaburgalarımızın içinde birer torba gibi dururlar. Nefes aldığımızda bu torbalar içerlerine alabildikleri kadar hava alarak şişerler. Göğsümüzü karnımızdan ayıran ve akciğerlerimizin altına bitişik büyük bir kas olan diyafram, büzüşerek ciğerlerimizin genişlemesini sağlar, nefes almamıza yardımcı olur.

Süratli yemek yenildiğinde, yutkunma neticesinde yemek ile birlikte bir miktar da hava alınır. Hıçkırık, yiyeceğin yüzeyine yapışarak sindirim sistemine giren bu havayı atmak için sistemin gösterdiği bir tepkidir. Diyafram süratle büzüşerek, çok ani ve hızlı nefes almamızı sağlar. Bu arada boğazımızın üst tarafında, ses tellerimizin bulunduğu kısımda bir kapanma olur ve buradan geçen hava bir an bloke edilir. Bu da “hıck” şeklinde bir sesin çıkmasına neden olur.

Midedeki bir olayla diyaframın ilişkisi, bu iki organdaki sinirlerin birbirine çok yakın hatta iç içe geçmiş olmalarındandır. Bu nedenle en çok yemekten sonra hıçkırırız. Sindirim işlemi bittikten sonra hıçkırık olmaz. Hıçkırığı önlemek için çok çeşitli öneriler vardır. Baş aşağı durmak, yavaş yavaş su içmek, kolları yukarıda tutmak, nefesi tutmak, ileride bir noktaya bakarak derin nefes almak, buzlu su içmek, nefesi tutarak üç kere yutkunmak, nane yutmak, parmağı kulağa bastırarak su içmek ve korkutmak gibi.

Bunlardan korkutarak insanı şok etmek, dolayısıyla sinir sistemini etkilemek, derin nefes almak ve de kandaki düşük karbondioksit seviyesinin hıçkırığın oluşumunu hızlandırdığı bilindiğinden nefesi tutmak en mantıklı önlemlerdir.

Aslında ise bu önlemlerin hiçbirine gerek yoktur. Hıçkırıklar yaklaşık beş saniyede bir olur ve genellikle bir dakikadan fazla sürmezler. Siz önlemlerle uğraşırken, o zaten kendi kendine kesilir. Hıçkırığı kesmek için kabul edilen genel görüş hiçbir önlemin hıçkırığı kesmediğidir. Ancak aylarca süren istisnai durumlarda, muhakkak tıbbi müdahale gerekir, hatta bu durumlarda sinirler üzerinde operasyon yapılması bile gündeme gelebilir.

Çok miktarda biber yemek gibi kimyasal yanmaların, enfeksiyonların ve ülser gibi hastalıkların da hıçkırığı meydana getirebilecekeleri ileri sürülüyor. Hıçkırık süresince bir şey yememekte ve içmemekte fayda vardır, çünkü bu sırada tekrar fazla hava alınabilir.

Hıçkırığı önlemek için en iyisi yemeği yavaş yiyin, çok miktarda yemeyin, yemek yerken karbonatlı içki içmeyin, yemeğe konsantre olun, çok konuşmayın ve gülmeyin. Yemeğe saygınız ne kadar artarsa, hıçkırık o kadar azalır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) (musiki). Türk musikisinde orta sekizlideki bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. televizyon alıcı tübü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. taş devrine ait, yontma taş devrine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. felsefeye ait; felsefi, filozofça; akıllıca, sakin, düşünceli. philosophically z. filozofça, düşünerek. take (it) philosophically umursamamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. değişik şekilleri olabilen veya değişik safhalardan geçen. polymorphism i. değişik şekilleri olma; değişik safhalardan geçme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. ilkel bir yapısı veya karakteri olan. pro'tomorph i. en ilkel veya en basit biçim veya yapı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. insan ruhuna ait, ruhi; zihni; uzaduyumla ilgili; akli melekelere ait; i. aşırı duyu sahibi kimse; ispritizmada medyum. psychically z. ruhen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Epir kralı Pyrrhus'a ait. Pyrrhic victory büyük kayıplarla kazanılan başarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

real. genuine. true.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

real. genuine. authentic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Midillili ünlü şair Safo'ya ait; i. bu tarzda yazılmış şiir. Sapphic vice sevicilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Dış yüzden, üstünkörü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سنهء هجریه] hicrî yıl.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., astr. Büyük köpek yıldızına aitç Sothic year eski Mısır hesabına göre 365 gün 6 saatlik güneş yılı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s,. min. ispat taşma benzer, ispatik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. mideye ait; midevi, mideye yarayan; i. mideyi kuvvetlendirici ilâç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. telgrafla ilgili veya telgraf makinalarına ait; çok kısa .telegraphically z .telgrafla .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., z. kalın; kalınlığındaki; sık, çok; koyu; kesif; ahmak, kalın kafalı; dil tutulur gibi telaffuz olunan, anlaşılmaz; boğuk, kısık; k.dili. sıkı, samimi; ing., k.dili. aşırı; i. kalınlık; bir şeyin en yoğun yeri veya zamanı; z. kalınca; sık; ko

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kalınlaştırmak, koyulaştırmak; bulandırmak; sıklaştırmak; şiddet lendirmek; kalınlaşmak, koyulaşmak; bu lanıklaşmak; sıklaşmak; çoğalmak; yoğunlaşmak; yoğunlaştırmak. thickening i. kalınlaştırma, kalınlaşma; koyulaştuma, koyulaşma; koyulaştırıcı şey;

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sık çalılık veya ağaçlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kalın kafalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tıknaz; sık dikilmiş (bitkiler).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vurdumduymaz, duygusuz, yüzü pek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Doğada büyük boyutlu topografik değişiklikler yaparak yapıtlar oluşturmaya yönelen sanat dalı. Topografik sanatçılar, genellikle inşaat makineleri kullanarak yapay yeryüzü şekilleri yaratmaya çalışırlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. topografyaya ait, topografik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. besinsel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vaslta, araç, taşıt; ecza. vasıta, vehikül. vehicular s. taşıtlara ait; taşıt olarak kullanılan; vasıta olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam., s. hangi, hangisi, hangisini; olan, bulunan. which see bakınız. Choose that which is good iyisini seç. This is the book of which I spoke Bahsettiğim kitap bu. Which is right? Hangisi doğrudur (iki şıktan) ? Which cake do you want? Hangi pastayı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam., s. biri veya diğeri; s. hangisi olursa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arabî takvimin on ikinci ve son ayı (asJı: zü’l-hicce).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. bir birine benzer yarımlara bölünebilir.zygomorphism i. birbirine benzer yarımlara bölünebilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by