Hikmet-şinas ne demek? | Hikmet-şinas anlamı nedir? | Hikmet-şinas

Hikmet-şinas anlamı nedir?

Hikmet-şinas ne demek?

Hikmet-şinas anlamı nedir?

Hikmet-şinas | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hikmet sinas

Türkçe Sözlük

(I. F.). Hikmet ve felsefe bilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yıldızlardan hüküm çıkarmak iddiasında bulunan müneccim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [اخترشناس] yıldızbilimci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. dakika = nükte, F. şinâhten = tanımak). İnce işleri ve nükteleri anlayan, bir işin incelikleriyle uğraşabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hâkim, bilge, akıllı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mücevherden anlayan, cevahirci, kuyumcu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Haddini bilmez, kendini bilmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Haddini bilmezcesine.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حدناشناس] haddini bilmez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hak, Fars. şinâhten = tanımak). Doğruyu, adalet ve insafı tanıyan ve teslim eden, hakka riayet eden, uyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Adil bir şekilde, hakka riayet ederek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hakşinaslık, doğruyu tanıma; hakka riayet etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hakikati, doğruyu, gerçeği tanıyan, bilen, seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hakikati, gerçeği, doğruyu tanıyana yakışacak surette.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حق شناس] haktanır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حق شناسی] haktanırlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hakşinâs olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fair play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hallucination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mental delusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. hâtır, Fars. şinâhten = tanımak). Hatıra riayet eden, kimsenin hatırını kırmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hatıra riayet ederek, kimsenin hatırını kırmaksızın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hatıra riayet etme, kimsenin gönlünü kırmama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerate. courteous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خاطرشناس] hatırbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hatır gözetme, hatır bilme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خاورشناس] doğubilimci, oryantalist, müsteşrik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Astronomi bilgini.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [هيئت شناس] astronom.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hikem). Hakîmlik, hakîm adamın hâli, olgun akıl ve yüksek bilgi: Lokman’ın hikmeti. 2. Felsefe ilmi ve dalları: Hikmet-i ilâhiyye, hikmet-i tabîiyye, hikmet-i riyâziyye, hikmet-i ameliyye. 3. Gizli sır, ne olduğu anlaşılmaz sebep ve gerçek: Bunda bir hikmet vardır, Tanrı’nın hikmeti. 4. Gerçek ve ahlâka ait kısa söz, Ar. mesel: Hazret-i Süleymân’ın hikmetleri. Garip şeyi Acaip! Bunda bir sır var: Hikmet! Hikmet-i hükümet = Hükümet icraatının gerçek sebebi ki, sathî bakışta farkına varılamaz. Hikmet-i tabiiye = Fizik, Fr. physique.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reason. wisdom. the divine wisdom. mystery. profundity. profoundness. gnome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wisdom bilgelik. philosophy felsefe. hidden cause. aphorism. saying vecize. wisdom. philosophy. inner meaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wisdom. philosophy. real meaning. purpose. point. mystery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حکمت] bilgelik. 2.sebep.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Hakimlik, feylesofluk. 2.Sebeb, gizli, Allah’ın hikmeti. 3.Felsefe. 4.Ahlaki söz, öğüt verici, kısa öz, öğretici söz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. hikmet, Fars. Amîhten = karışmak). Hikmetle karışık, hakîmâne: Hikmet-Amîz sözler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). 1. Hikmet öğreten. 2. Bilge.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hikmet satan, hikmetli bir söz söylediğini sanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Hikmet ve felsefe bilen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حکمت شناس] hakîm, felsefeci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ancak Allah’ın bileceği iş. 2.Allah’ın hikmeti.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خداشناس] tanrıtanır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). 1. Hukuk ilmini bilen. 2. Vefâlı insan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حقوق شناس] hukukçu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciative of merit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدرشناس] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadir, değer bilirlik, Ar. vefâ, Fars. kadr-şinâsî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) değerbilirlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr., Ar. kadr = değer, Fars. şinâhten = tanımak). Değerli adamları tanıyan, seven, tutan: Pek kadrşinâs bir zattır, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Değerli adamları tanıma, takdir etme, değerlerini anlama: Türkler kadirşinastırlar. Kadir bilme, kadir tanıma: Ibrâz-ı kadr-şinâsi ederek = Kadir bilirlik göstererek, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدرشناس] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.) (c. kaanûnşinâsân). Kanun tanıyan, bilen, hukukçu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. c.) (m. kanûn-şinâs). Kanunu tanıyanlar, bilenler, hukukçular.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (kâr = iş, şinâhten = tanımak). İş bilir, işten anlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کارشناس] uzman, işten anlayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. kıymet = değer, Fars. şinâhten = tanımak). Kıymet anlayan, takdire muktedir, kıymetli ve kıymetsiz şeyleri birbirinden ayırabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir hikmete, sebebe dayanarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜSİKİY-ŞİNAS) (i. A. F.). Musiki tanıyan, bilen, müzisyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [موسيقی شناس] müzisyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bilmeyen, tanımayan. Nimet nâ-şinâs = İyilik bilmeyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناشناس] yabancı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Nimeti tanıyan, bilen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Şinâhten fiilinden imas. olup birleşik sıfat teşkilinde bulunur) 1. Bilen, anlayan, tanıyan, haber ve bilgisi olan. Ahter-şinâs = Müneccim. Tirîh-şinâs ~ Tarihçi. Mûsikî-şinâs = Müzisyen. 2. Riâyet eden, uyan, bakan. Hâtır-şinâs = Hatır sayan, terbiyeli. Hukuk-şinâs = Hukuka riayet eden, hukukçu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شناس] tanıyan. 2.bilen. 3.sayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Anlayan, tanıyan, bilen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Tanımaya mensup, tanımakla ilgili, tamyıcı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Tanımaya, anlamaya özgü, tanımak, bilmekle ilgili. 2.Tanzimat döneminin ünlü şairi ve gazetecisi.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تاریخ شناس] tarihçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وظيفه شناس] görevine düşkün.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by