Hint ne demek? | Hint anlamı nedir? | Hint

Hint anlamı nedir?

Hint ne demek?

Hint anlamı nedir?

Hint | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hint

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhesus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indian. india.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To bring to mind by a slight mention or remote allusion; to suggest in an indirect manner; as, to hint a suspicion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make an indirect reference, suggestion, or allusion; to allude vaguely to something.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A remote allusion; slight mention; intimation; insinuation; a suggestion or reminder, without a full declaration or explanation; also, an occasion or motive. a slight indication an indirect suggestion; 'not a breath of scandal ever touched her' drop a hin

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

India.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an indirect suggestion; 'not a breath of scandal ever touched her'. a slight indication. a slight but appreciable addition; 'this dish could use a touch of garlic'. a just detectable amount; 'he speaks French with a trace of an accent'. an indication of p

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The hardest of several possible ways to do a proof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usually refers to a delayed attempt to assist the learner in obtaining the acceptable or correct response by supplying additional information or calling attention to certain parts of the information the learner already has. A declaration by the 1st or 2nd

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In dynamic addressing, an address that a node will test for uniqueness first The hint is either the last successful address the node used previously or a particular address that is specific to a particular model of device.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

VARCHAR2 Text of the hint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Did you find what you were looking for? You can also try the A-Z list, quick links, search, site help or send us feedback on how to make this a better website.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). ima, üstü kapalı söz, zımnen işaret; (f). ima etmek, çıtlatmak. hint at hissettirmek, üstü kapalı söylemek, dokundurmak, ima etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). basma, perdelik kreton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,( ABD)., (k.dili). adi, iyi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Sadece Hindistan’a değil, kuzey Afrika ülkelerine, özellikle Fas’a gidenlerin en çok ilgisini çeken şeylerden biri de yılan oynatıcılarıdır. Yılan oynatıcısının yılanının sepetinden çıkartıp oynatmasının, onu bir tür hipnotize etmesinin, flütünden (aslında flüt benzeri bir çalgıdan) çıkardığı seslerle bir alakası yoktur.

Çünkü kobra yılanı bir taş gibi sağırdır. İşitme organı ve buna bağlı sinirleri yoktur. Sesleri duyması mümkün değildir. O sadece yerden, yani topraktan gelen titreşimleri hissedebilir. Yılanlar titreşimlere karşı çok hassastırlar.

Aslında yılanın sepetinden çıkıp, dikelip aldığı pozisyon saldırı pozisyonudur. Kobra gövdesinin ön bölümünü havaya diker ve boynunu yassıltarak genişletir. Bu hareketi boyun kaburgalarını birbirlerinden ayırarak sağlar.

Yılan oynatıcısı elindeki flütü sağa sola sallayarak yılanın baktığı hedefin yerini sürekli değiştirir. Yılan flüte doğru kafasını oynattıkça bu, seyircilere sanki yılan dans ediyormuş izlenimini verir. Aslında yılanın sallanması fiziksel bir olaydır. Onu vücudunun üst kısmını yerden yükseltebilmek için yapar. Sallanmayı kestiği an yere düşer.

Kobra yılanları türünün hepsi bir değildir. Yılan oynatıcıları genellikle gördükleri her şeye anında saldıran Kral Kobrası’nı tercih etmezler. Bunlar aynı zamanda dünyanın en büyük zehirli yılanlarıdırlar. Boyları 5 metreyi geçer zaten en kuytu yerlerde yaşarlar ve diğer kobraların aksine insandan kaçarlar.

Yılan oynatıcılarının tercihleri daha sakin olan ve yemeyi gözünün kesmediği büyüklükteki objelere saldırmayan Asya Kobrası’dır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tamarind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nopal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly pear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rattan palm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indian hemp. cannabis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mango.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turmeric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sütleğengillerden bir ağacın tohumlarından çıkarılan yağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castor oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castor oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Buğday, kımıh, gendüm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hindi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. AL). Arka ülke, bir limanın merkezi durumunda bulunduğu çevre: İzmir’in geniş bir hinterlandı vardır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hinterlant, iç bölge, arka bölge; büyük şehirden uzak yerler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Hindistanlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indian. hindu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an Indian. of India.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Macarca). Koçi çeşidinden yaylı araba, karoçe.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Çok yiğit, kahraman, şahin gibi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Şinto dini, Japonların ulusal dini. Shintoism (i.) Şinto dini, Shintoist (i.) Şinto dinine inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by