Hıra ne demek? | Hıra anlamı nedir? | Hıra

Hıra anlamı nedir?

Hıra ne demek?

Hıra anlamı nedir?

Hıra | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hira

Türkçe Sözlük

(i.). Zayıf, cılız.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kulağı yarık dişi deve veya koyun. Hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi olduğu zaman hayvanın kulağı kesilerek belirtilirdi. - Kur’an-ı Kerim, bu adetleri kaldırmıştır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çabuk yürüyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Can tırmalayıcı, can kopancı, can-rübâ, cân-sipâr, cânistân vs. (bk.) Can.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heartbreaking. bitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fear-rending. horrible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جان خراش] yürek paralayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dil = yürek, hırâşîden = tırmalamak). Yüreği tırmalayan, çok feci.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل خراش] yürek parçalayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «hırâmîden» fiilinden imas.). Sallanma, salınarak naz ve edâ ile yürüme: Hırâm etmek. Hoş-hırâm = Naz ve edâ ile salınarak yürümesi güzel ve hoş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. herem). Herem). Heremler, piramidler. (bk.) Herem (ehrâm gibi).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Salınma, salınarak edalı yürüme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Salınarak naz ve edâ ile yürüyen. Hıramende olmak, hırâmân olmak = Bu suretle yürümek: Hırâmân hırâman = Salına salına.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خرامان] salınan. 2.salınarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hırâmân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F «hırâşîden» den imas. olup sıfat terkibi teşkiline girer). Tırmalayan, kaşıyan: Dil-hırâş = Yürek tırmalayan, kalbi inciten. Hâtır-hırâş = Hatır tırmalayan, vesvese veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Korku, korkma, ürkme: Havf ve hirâs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هراس] korku.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Korkak, ürkek. Hirâsân hirâsân = Korka korka, ürkerek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Saklama, bekleme, koruma, Ar. hıfz, muhafaza: Yolların hirâseti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. inhirâfât). 1. Dönme, sapma, doğru yoldan çıkma, bir tarafa sapma: Doğru yoldan inhiraf etmemeli. 2. Değişme, bozulma, fesat. 3. Kırıklık. İbrenin inhirâfı (fizik) = Pusula iğnesinin sapması. Rahim inhirâfı (tıp) = Rahmin çarpılması, bir tarafa meyli. Mermi inhirâfı (askerlik) = Ateşli silâhların mermilerinin hedef çizgisinden sapması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deflection. deviation. declination. decline. deflect. departure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انحراف] sapma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dönülmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Maharetle, ustalıkla: Mâhlrâne bir şekilde konuştu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متبحرانه] derinlemesine.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Büyülercesine, büyüler gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Nazlı, sallanan selvi. 2. Nazlı nazlı, salınarak yürüyen sevgili.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرو خرامان] salınarak yürüyen sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تطهيرات] temizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by