Hod Igen | Hod Igen ne demek? | Hod Igen anlamı nedir?

Hod igen | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hod igen

Türkçe - İngilizce Sözlük

Antibiotic. a research method by which investigators systematically observe people while joining in their routine activities.

Türkçe - İngilizce Sözlük

This abbreviation stands for the Latin phrase 'anno domini' It designates a year since the hypothetical birth year of Christ This is a common western method of citing historical dates Dates prior to the birth of Christ are designated with the abbreviation

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrocious. banal. base. cheap. coarse. common. contemptible. despicable. dirty. low. mean. measly. monstrous. poor. scurvy. shabby. shoddy. sordid. stale. tacky. tawdry. vile. vulgar. worthless. low-down. ordinary. customary. usual. cheapjack. third-rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük

reasonable. rational. rationalistic. rationalist. level-headed. level. orthodox. rationalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cousin and son-in-law of Muhammad; one of orthodox caliphs; focus for Shi'is. the name given to the Marshall amplifiers that came after the plexi's and had aluminum front panels.

Türkçe - İngilizce Sözlük

accustomed. customary. frequent. habitual. ordinary. orthodox. routine. usual.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Amplitude Modulation A method of broadcasting radio signals.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Amplitude modulation; a method of broadcasting in which the desired audio or video signal modulates the amplitude of a 'carrier' signal Analog Information that is reproduced using a continuously varying electronic signal.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Amplitude modulation A method of operation for transmitting signals by radio waves, used in medium wave broadcasting.

Türkçe - İngilizce Sözlük

workman. worker. laborer. labourer. coolie. hobo. hodman. peon.

Ülke

(The United States of America) Coğrafi Verileri

Konum: Kuzey Amerika’da, Kuzey Atlas Okyanusu ve Kuzey Pasifik Okyanusu kıyısında, Kanada ile Meksika arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 38 00 Kuzey enlemi, 97 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Kuzey Amerika.

Yüzölçümü: 9,631,420 km².

Sınırları: toplam: 12,248 km.

Sınır komşuları: Kanada 8,893 km (2,477 km Alaska dahil) Küba 29 km, Meksika 3,326 km.

Sahil şeridi: 19,924 km.

İklimi: Çoğunlukla ılıman, Hawaii ve Florida’da tropikal, Alaska’da arktik, Mississippi Nehri kıyısında yarı bozkır, güneybatıda çorak iklim görülür.

Arazi yapısı: Geniş merkez ovası, batıda dağlar, doğuda tepelikler ve alçak dağlar, Alaska’da engebeli dağlar ve geniş nehir vadileri, Hawaii’de engebeli, volkanik arazi.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Death Valley -86 m.

en yüksek noktası: McKinley Dağı 6,194 m.

Doğal kaynakları: Kömür, bakır, kurşun, molibden, fosfat, uranyum, boksit, altın, demir, cıva, nikel, potas, gümüş, tungsten, çinko, petrol, doğal gaz, kereste.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %18.

daimi ekinler: %0.

Otlaklar: %25.

Ormanlık arazi: %30.

Diğer: %27 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 223,850 km² (2005 verileri).

Doğal afetler: Volkanlar, depremler, kasırgalar, toprak kaymaları, tsunami.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 298,444,215 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.91 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 3.18 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 6.43 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 77.85 yıl.

Erkeklerde: 75.02 yıl.

Kadınlarda: 80.82 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 2.09 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.6 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 950,000 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 14,000 (2003 verileri).

Ulus: Amerikalı.

Nüfusun etnik dağılımı: beyaz %81.7, zenci %12.9, Asyalı %4.2, Kızılderili %1, Hawai ve diğer Pasifik Ada yerlileri %0.2 (2003).

Din: Protestan %52, Roma Katolikleri %24, Musevi %1, diğer %12, inançsız %10 (2002).

Diller: İngilizce, İspanyolca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99.

erkekler: %99.

kadınlar: %99 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi adı: Amerika Birleşik Devletleri.

kısaltma: US yada USA (ing.), ABD (tr).

ingilizce: United States.

Yönetim biçimi: Federal Cumhuriyet.

Başkent: Washington, DC.

İdari bölümler: 50 eyalet ve 1 bölge; Alabama, Alaska, Arizona, Arkansas, California, Colorado, Connecticut, Delaware, Kolombiya, Florida, Georgia, Hawaii, Idaho, Illinois, Indiana, Iowa, Kansas, Kentucky, Louisiana, Maine, Maryland, Massachusetts, Michigan, Minnesota, Mississippi, Missouri, Montana, Nebraska, Nevada, New Hampshire, New Jersey, New Mexico, New York, Kuzey Carolina, Kuzey Dakota, Ohio, Oklahoma, Oregon, Pennsylvania, Rhode Adası, Güney Carolina, Güney Dakota, Tennessee, Texas, Utah, Ve

Türkçe - İngilizce Sözlük

The traditional method of modulating radio signals so that they can carry information AM and FM are the two most common methods of analog modulation Is a Circuit-Switched system that divides geographic areas into small areas called cells A cellular tower

Türkçe - İngilizce Sözlük

Is the traditional method of telecommunications A transmission method employing a continuous electrical signal that varies in amplitude or frequency in response to changes in sound impressed on a transducer in the sending device.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method that uses variations in frequency to carry signals Analog means 'analagous' or 'copy of' Analog technology transmits voice signals in the form of electrical signals whose frequency and amplitude are proportional to the vibrations in the voice Tra

Türkçe - İngilizce Sözlük

back. porter's saddle. hod.

Türkçe - İngilizce Sözlük

back carrier. backpad. backrest. porter's saddle. hod.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Address Resolution Protocol A dynamic method of discovering the MAC address of a device on the network A device sends an ARP request out with the IP address of the machine it is looking for The machine with that IP address answers, sending its MAC address

Türkçe - İngilizce Sözlük

A system of rules serving to facilitate the performance of certain actions; a system of principles and rules for attaining a desired end; method of doing well some special work; often contradistinguished from science or speculative principles; as, the art

Türkçe - İngilizce Sözlük

left. waste. residual. anymore. no longer. no more. at that. dregs. leftover. scraps. waste. discard. spoils. rest. dreg. dross. effluent. fag-end. hog-wash. refuse. remainder. remnant. residual. residue. shoddy. tag end.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çirişotu, (bot). Asphodelus.

Türkçe - İngilizce Sözlük

holy spring of orthodox greeks.

Türkçe - İngilizce Sözlük

casual labourer. wage earner. wageworker. wage slave. part-timer. daysman. oddman. workman. timeworker. hack. farm hand. floater. hodman. runabout. day labourer. jobbing man. jobber. jack. hired man. utilityman. dayman. occasional hand.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerikan hanımeli, açalya, (bot). Rhododendron.

Ülke

(The Bahamas) Coğrafi Verileri

Konum: Karayipler’de Kuzey Atlas Okyanusunda adalar grubu Florida eyaletinin güneydoğu kıyısı açıklarında Küba ve Hispaniola`nın kuzeyinde yer alır.

Coğrafi konumu: 24 15 Kuzey enlemi 76 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Orta Amerika ve Karayipler.

Yüzölçümü: toplam: 13940 km².

Kara: 10070 km².

Su: 3870 km².

Sınırları: 0 km.

Sahil şeridi: 3542 km.

İklim: İki mevsimli yumuşak astropik iklimi büyük ölçüde Stream Körfezi Akıntısı ile Atlas Okyanusu meltemlerinin etkisi altındadır. Kasırga mevsimi Temmuz ortalarından kasım ortalarına kadar sürer.

Arazi yapısı: Bahamalar güney ve batısındaki karalardan derin kanallarla ayrılan bir denizaltı yükseltisinin su üstüne çıkmış uzantılarından oluşur. Adaların kıyıları mercan kayalıklarıyla çevrilidir.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Alvernia dağı 63 m.

Doğal kaynakları: tuz kereste tarıma elverişli topraklar.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %1.

Otlaklar: %0.

Ormanlık arazi: %32.

Diğer: %67 (2005 verileri).

Doğal afetler: Tropikal kasırgalar su baskınlarına neden olarak zarar vermektedir.

Nüfus Bilgileri

NüfuSu: 303770 (2006).

Yaş yapısı: 0-14 yaş: %27.5 (erkek 41799; kadın 41733).

15-64 yaş: %66.1 (erkek 98847; kadın 102074).

65 yaş ve üzeri: %6.4 (erkek 7891; kadın 11426) (2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.64 (2006 verileri).

Mülteci oranı: -2.17 mülteci/1000 nüfus (2006 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.02 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1 erkek/kadın.

15-64 yaşlarında: 0.97 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.69 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 0.96 erkek/kadın (2006 verileri).

Bebek ölüm oranı: 24.68 ölüm/1000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 65.6 yıl.

Erkeklerde: 62.24 yıl.

Kadınlarda: 69.03 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 2.18 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %3 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan insan sayısı: 5600 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 200 (2003 verileri).

Ulus: Bahama.

Nüfusun etnik dağılımı: Siyah ırk %85 beyaz ırk %12 Asyalılar ve Hispaniola’lılar.

Din: Baptistler %32 Anglikanlar %20 Roma Katolikleri %19 Methodistler %6 diğer %23.

Dil: İngilizce(resmi) Creole (hem Avrupa hem de Asya soyundan gelen kişilerin konuştuğu dil).

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler.

Toplam nüfus: %95.6.

Erkek: %94.7.

Kadın: %96.5 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Bahama.

ingilizce: Bahamas The.

Yönetim Biçimi: meşruti monarşi.

Başkent: Nassau.

İdari bölümler: 21 bölge; Acklins ve Crooked Adaları Bimini Cat Adaları Exuma Freeport Fresh Creek Governor›s Limanı Green Turtle Cay Harbour Adası High Rock Inagua Kemps Bay Long Adası Marsh Limanı Mayaguana New Providence Nicholls Şehri ve Berry Adaları Ragged Adası Rock Sound Sandy Burunu San Salvador ve Rum Cay.

Bağımsızlık günü: 10 Temmuz 1973.

Milli bayram: Kur

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Burmese method of armed and unarmed combat composed of karate-like striking a kicking, judo-like throws, stick fighting, swordplay, and knife and spear fighting.

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is a method of addressing Data Memory Since enhanced devices have 8-bits for direct addressing, instructions can address up to 256 bytes To allow more data memory to be present on a device, data memory is partitioned into contiguous banks of 256 byte

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Karayipler’de Atlas Okyanusu`nun batısında Rüzgarüstü Adalarının 160 km doğusunda Venezuela`nın 435 km kuzeybatısında yer alır.

Coğrafi konumu: 13 10 Kuzey enlemi 59 32 Batı boylamı.

Harita konumu: Orta Amerika ve Karayipler.

Yüzölçümü: toplam: 431 km².

Kara: 431 km².

Su: 0 km².

Sınır komşuları: 0 km.

Sahil şeridi: 97 km.

İklimi: Tropik iklimin egemen olduğu adada kuru (Aralık-Mayıs) ve yağışlı (Haziran-Kasım) geçen iki mevsim görülür. Antiller kasırga alanın güney sınırındaki yer alan ülkede daha önceki yıllarda kasırgalar büyük yıkımlara yol açmıştır.

Arazi yapısı: Ada tortul kayaçları kaplayan ve kalınlığı 90 m`ye ulaşan mercan birikintilerinden oluşmuştur. En yüksek noktası olan Hillaby dağının bulunduğu kuzey kesimi dışında genellikle alçak ve düzdür. Yüzey suları oldukça azdır; az sayıdaki doğal su kaynakları kireçtaşı yataklarında toplanan yeraltı sularıyla beslenir.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Hillaby Dağı 336 m.

Doğal kaynakları: Petrol doğal gaz balık.

Arazi kullanımı: işlenebilir toprak arazi: %37.21.

Sürekli ekinler: %2.33.

Otlaklar: %5.

Ormanlık arazi: %12.

Diğer: %43.46 (2005 verileri).

Doğal afetler: Antiller kasırga alanının güney sınırındaki yer alan ülkede daha önceki yıllarda kasırgalar büyük yıkımlara yol açmıştır. Ayrıca periyodik heyelanlar gözlemlenmektedir.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 279912 (Temmuz 2006 verileri).

Yaş yapısı: 0-14 yaş: %20.1 (erkek 28160; kadın 28039).

15-64 yaş: %71.1 (erkek 97755; kadın 101223).

65 yaş ve üzeri: %8.8 (erkek 9508; kadın 15227) (2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.37 (2006 verileri).

Mülteci oranı: -0.31 mülteci/1000 nüfus (2006 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.01 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1 erkek/kadın.

15-64 yaş: 0.97 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.62 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 0.94 erkek/kadın (2006 verileri).

Bebek ölüm oranı: 11.77 ölüm/1000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 72.79 yıl.

Erkek: 70.79 yıl.

Kadın: 74.82 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.65 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %1.5 (2003 verileri).

HIV/AIDS - taşıyan insan sayısı: 2500 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 200 (2003 verileri).

Ulus: Barbadoslu yada Bajan (halk arasında).

Nüfusun etnik dağılımı: Siyah ırk %90 beyaz ırk %4 diğer %6.

Dinler: Protestan %67 (Anglikan %40 Pentekostal %8 Methodist %7 diğer %12) Roma Katolikleri %4 inançsız %17 diğer %12.

Dil: İngilizce.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler.

Toplam nüfus: %99.7.

Erkek: %99.7.

Kadın: %99.7 (2002 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Barbados.

Yönetim biçimi: Meşruti Monarşi.

Başkent: Bridgetown.

İdari bölmeler: 11 bölge; Christ Church (İsa Kilisesi) Saint Andrew Saint George Saint James Saint John Saint Joseph Saint Lucy Saint Michael Saint Peter Saint Philip Saint Thomas.

Bağımsız

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Başı yağmurdan muhafazaya mahsus, yağmurluğa bağlı veya ayrı örtü, kukulete: Kaput, muşamba başlığı. 2. Harbde başı ok ve kılıçtan muhafazaya mahsus siper, tulga, miğfer, hod. 3. Direk başı, tepelik. 4. Atın başını ve ensesini muhafazaya mahsus kılıf.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of applying dye to cloth which is covered in part with a dye resistant, removable substance such as wax After dying, the wax is removed, and the design appears in the original color against the newly colored background The cloth itself.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Originated in Java; a method of dyeing textiles Wax is applied to sections of material which are to remain uncolored; the dyes do not penetrate wax Once dyed, the wax can be removed by various methods, one of which is boiling Repeated waxing and dyeing re

Türkçe - İngilizce Sözlük

A non-directional geometric type design with an East Indian influence The background has a tie-dyed appearance The word itself refers to a method of dyeing designs on cloth by coating with removable wax the parts not to be dyed. an Indonesian method of pr

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Malay word, it refers to a method of creating designs by laying downwax on the parts of the surface not to be dyed. a traditional dyeing process in which portions of cloth are coated with wax and therefore resist the dye Batik fabrics are characterised

Türkçe - İngilizce Sözlük

This fabric is dyed over wax resist in simple patterns. is a method of dyeing fabric by covering parts of the cloth with a wax design The cloth is dipped into cool vegetable dye which dyes the uncovered cloth, but does not melt the wax When the design is

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of dyeing cloth which involves the use of removable wax to repel the dye on parts of the design, where dye is not desired Batik originated in Indonesia.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of producing printed effects by resist- dying, developed in Java A design is drawn on both sides of a cloth and the parts not to be colored by the first dye are covered with molten wax, which on solidification resists dyeing The cloth is crushed

Türkçe - İngilizce Sözlük

An Indonesian method by which fabric is printed by coating with wax the parts of the textile that are not to be dyed; also, a patterned fabric created by such method. a dyed fabric; a removable wax is used where the dye is not wanted. dye with wax; 'Indon

Türkçe - İngilizce Sözlük

common. banal. ordinary. coarse. vulgar. camp. cheap. no class. coarse-grained. common as dirt. commonplace. corrupt. dastardly. goodish. inferior. lewd. little. low camp. low class. menial. plebeian. prosaic. run-off-the-mill. shoddy. tawdry. quite.

Türkçe - İngilizce Sözlük

banal. coarse. common. low. mean. menial. poor. shoddy. vulgar. ordinary. plain. quite. simply. just. entirely.

Türkçe Sözlük

(F.) (be: datif edatı hod: kendi). Kendisine, hod be-hod.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Beğenmek, iyi bulmak, kabûl ve takdir etmek, Osm. pesend eylemek: Bu çiçeğin kokusunu beğenmedim. Yazısını çok beğendiler. 2. Seçmek, intihap etmek, hoşa gideni ayırıp almak: Sürüye girin de istediğiniz kadar koyun beğenin. Bir mağazada çorap beğeniyordu. 3. Tenezzül etmek, saymak: Adam beğenmiyor, kimseyi beğenmez. Kendini beğenmiş: Fars. Hod-pesend, Ar. mağrur.

Türkçe Sözlük

(i.). Hep kendisinden bahseden, kendisini öven, hodpesent.

Türkçe Sözlük

(i.). Kendini beğenen, kendini düşünen, hodkâm, hodbîn.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Method for measuring the surface area of catalysts and other high area materials using adsorption of nitrogen gas Named for Brunauer, Emmett, and Teller, who developed the method. between.

Türkçe - İngilizce Sözlük

format. form. manner. shape. way. well-proportioned form. conformation. cut. fashion. figure. make. method. model. stripe. turn. turn of phrase.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilik balığı, zool. Rhodeus amarus.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hodan, bot. Borago officinalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). katot, negatif elektrot. cathode ray katot şuası.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An abbreviation of conditioned emotional response. is the Cumulated Energy Requirement, a measure for the total amount of energy resources needed to deliver a product or a service In GEMIS, a new methodology is implemented for the calculation of the CER -

Türkçe - İngilizce Sözlük

rut. track. path. way era. traject. trajectory. rota. orbit. trend. method. line.

Türkçe Sözlük

(i.). Boş şeylerle öğünen. Fars. hod-pesend.

Finansal Terim

(Multiple Price Continuous Auction Method)

Çok fiyat yöntemi; bir menkul değer için verilen alım satım emirlerinin fiyat ve zaman önceliği kurallarına uygun olarak teker teker karşılaştırılması sonucunda oluşan fiyatlarla alım satım işleminin gerçekleştirilmesidir.

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedraggled. desultory. diffuse. disconnected. disorderly. haphazard. loose. messy. scrubby. scruffy. slipshod. sloppy. slovenly. sporadic. tatty. untidy. windswept.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Black belt rank, from shodan through judan White belt ranks are called kyu ranks.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Black belt rank There are ten stations of Dan, as follows:Shodan - 1st dan Nidan - 2nd dan Sandan - 3rd dan Yondan - 4th dan Godan - 5th dan Rokudan - 6th dan Nanadan - 7th dan Hachidan - 8th dan Kudan - 9th dan Judan -10th dan. Black belt rank Example: S

Türkçe - İngilizce Sözlük

Social science data are the raw material out of which social and economic statistics are produced Social science data originate from social research methodologies or administrative records, while statistics are produced from data Data are the information

Türkçe - İngilizce Sözlük

worthless. valueless. cheap. insignificant. of no worth. no-account. nonvalent. non-valent. two-bit. trashy. despicable. footling. inferior. jerkwater. measly. milk-and-water. niggardly. nugatory. paltry. pitiable. punk. rubbishy. shoddy. tinpot. tri.

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenly. untidy. fugitive. slipshod. unkempt. vagabond.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başkaları için yaşamak, başkalarının iyiliği için fedakârlıkta bulunan kimse; karşılığı hod-bin.

Türkçe - İngilizce Sözlük

careless. inattentive. heedless. unaware. freewheeling. inadvertent. incurious. lax. listless. mindless. regardless. remiss. slipshod. unheedful. unheeding. unobservant. unregardful. unseeing. unwary.

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. careless. feckless. inadvertent. inattentive. lax. mindless. negligent. remiss. scatty. slack. slipshod. thoughtless. unguarded. unthinking. heedless.

Türkçe - İngilizce Sözlük

true. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

true. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming

Türkçe - İngilizce Sözlük

accuracy. honesty. truth. uprightness. straightness. candour. correctitude. correctness. exactitude. exactness. fairness. fidelity. integrity. justness. orthodoxy. precision. probity. rightfulness. validity. veracity. verity. virtue.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To put on; to dress in; to invest one's self with. a European river in southwestern Russia; flows into the Sea of Azov Celtic goddess; mother of Gwydion and Arianrhod; corresponds to Irish Danu a Spanish title of respect for a gentleman or nobleman the he

Türkçe - İngilizce Sözlük

Celtic goddess; mother of Gwydion and Arianrhod; corresponds to Irish Danu. a European river in southwestern Russia; flows into the Sea of Azov. put clothing on one's body; 'What should I wear today?'; 'He put on his best suit for the wedding'; 'The princ

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yenebilen bir çeşit kırmızımsı kahverengi deniz yosunu, (bot.) Rhodymenia palmata.

Türkçe - İngilizce Sözlük

order. regularity. regulation. formation. arrangement. coordination. harmony. system. orderliness. array. contexture. convention. cosmos. disposal. disposition. get-up. layout. make-up. method. regime. right. scheme. trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrangement. method. order. regularity. sequence. setup. trick. trickery. trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük

line up. arrange. collocate. compose. construct. coordinate. dispose. do. do out. draw. draw up. engineer. execute. forge. form. frame. get up. give. grade. lay out. methodize. mount. order. organize. promote. put up. regularize. regulate. scheme. se.

Türkçe - İngilizce Sözlük

orderly. in order. systematic. systematical. regular. neat. tidy. harmonious. in good trim. clean-cut. coordinate. dainty. equal. even. methodical. ordered. organized. right. settled. snug. stated. steady.

Türkçe - İngilizce Sözlük

elegant. methodical. neat. ordered. orderly. regular. shipshape. steady. straight. together. trim. uniform. tidy. well-arranged. systematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük

geared. regular. in order. orderly. systematic. uniform. organized. planned. balanced. harmonic. set. equipped. symmetric. symetrical. tactic. tactical. coordinate. crisp. even. methodical. just so. stated. steady. straight. tidy.

Türkçe - İngilizce Sözlük

bumpy. discordant. discursive. dishevelled. disorderly. erratic. fitful. irregular. messy. odd. slipshod. slovenly. spasmodic. turbid. turbulent. uneven. untidy. wildcat.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Generic name for software that assists in the design of electronic circuits. Generic name for all methods of entering and processing digital and analog designs for further processing, simulation and implementation.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Electronic Data Interchange Usually refers to the automated and electronic method of ordering products via computers. - this happens when organisations, or departments within them, share information electronically across organisational boundaries This can

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bencillik, egoizm, hodbinlik hodkâmlık, yalnız kendi öz varlığını düşünme ve sevme; kendini beğenmişlik; (fels). yalnız kişisel bilincin bilindiğini iddia eden doktrin; kişisel çıkarların ahlâkın esası olduğunu öne süren görüş, davranışların doğr

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kendinden çok bahsetme, egotizm, kendini beğenmişlik, övünme; hodbinlik, bencillik. egotist (i). kendinden çok bahseden övüngen kimse; bencil kimse. egotistical (s). kendini beğenen; bencil. egotistically (z). kendini överek; bencillikle.

Türkçe Sözlük

(i. A. enâ = ben, zamir, birinci şahıs). Benlik, gurur, hodbinlik, egoistlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Coffee made by forcing steam through coffee grounds rather than the traditional boiling water method The word is often misspelled as expresso.

Türkçe - İngilizce Sözlük

ALTERNATE MODE CAMPAIGN - Use of multiple pieces or methods as a marketing effort to promote awareness of all alternate modes of travel Electronic methods must be documented.

Türkçe - İngilizce Sözlük

different. differential. discrepant. discrete. dissimilar. distinct. divergent. unorthodox. variant. various.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To set in order; to arrange, or lay away, esp. as papers in a methodical manner for preservation and reverence; to place on file; to insert in its proper place in an arranged body of papers.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A modifier indicating 1 that the value associated with a name, once assigned, cannot be changed, or 2 that a method cannot be overridden in a subclass, or 3 that a class cannot be extended. the championship final of an event in which the fastest eight swi

Türkçe - İngilizce Sözlük

A JavaTM programming language keyword You define an entity once and cannot change it or derive from it later More specifically: a final class cannot be subclassed, a final method cannot be overridden and a final variable cannot change from its initialized

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Java reserved word which serves as a modifier for classes , methods, and variables A final class cannot be used to derive a new class A final method cannot be overridden A final variable is a constant.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The final keyword is a modifier that may be applied to classes, methods, and variables It has a similar, but not identical meaning in each case When final is applied to a class, it means that the class may never be subclassed java lang System is an exampl

Türkçe - İngilizce Sözlük

Java keyword indicating that a variable, method or class cannot be further defined or overridden or subclassed.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Grade assigned at the end of a course to indicate the degree to which a learner has met the learning outcomes of the course. keyword that may be applied to classes, methods, and data which will prevent it from being extended, overriden, or changed, respec

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Java programming language keyword You define an entity once and cannot change it or derive from it later More specifically: a final class cannot be subclassed, a final method cannot be overridden and a final variable cannot change from its initialized v

Türkçe - İngilizce Sözlük

The final keyword is a modifier that may be applied to classes, methods, and variables It has a similar, but not identical, meaning in each case When final is applied to a class, it means that the class may never be subclassed java lang System is an examp

Türkçe - İngilizce Sözlük

A modifier that prevents subclass definition, makes variables constant, and prevents a subclass from overriding a method. noref, nohrehf.

Türkçe - İngilizce Sözlük

VARCHAR2 Indicates whether the method is final or not. exam that comes at the end of each semester.

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde fodulluk). Kibir, gurur, serkeşlik, hodbinlik, egoistlik, (bk.) Fodul.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Established method of expression or practice; fixed way of proceeding; conventional or stated scheme; formula; as, a form of prayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The arrangement, manner or method used to convey the content, such as free verse, ballad, haiku, etc In other words, the 'way-it-is-said ' Sidelight: Form provides a 'pattern' for the poem, but is usually most effective when it is the least obvious Sideli

Türkçe - İngilizce Sözlük

To format media is to prepare the media for use with a particular file system When you format media, you overwrite any existing information on the media. The system used for storing a file on disk Different programs use different methods of recording iden

Türkçe Sözlük

(i. F. fürûhten fiilinden imas.). Satan, Osm. bey’ eden: Mey-fürûş = Şarap satan. Hod-fürüş = Egoist (kelime mânâsı: kendini satan). Mâlûmat-fürûş = Bilgili görünmek isteyen, malûmat satan.

Türkçe - İngilizce Sözlük

current. living. operative. orthodox. sound. valid.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usual; common, on most occasions; as, his general habit or method.

Türkçe - İngilizce Sözlük

the secret state police in Nazi Germany; known for its terrorist methods.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The secret police of the Nazi regime associated with terror and force TOP. the secret state police in Nazi Germany; known for its terrorist methods.

Türkçe Sözlük

(i.). Sazan familyasından bir balık (rhodeus amarus).

Türkçe - İngilizce Sözlük

Danish physician and bacteriologist who developed a method of staining bacteria to distinguish among them a metric unit of weight equal to one thousandth of a kilogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Danish physician and bacteriologist who developed a method of staining bacteria to distinguish among them. a unit of weight in the metric system An ounce equals 28 grams In some meal plans for people with diabetes, the suggested amounts of food are given

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the club you hold, and the way you hold it. a/ The method of holding a sword b/ The part of a sword situated between the guard and the pommel 3/ The technician responsible for handling set and lighting equipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The crew member who adjusts scenery, flags lights and often operates the camera cranes and dollies. the method and style of holding the broom. 1 the handle of a golf club 2 the holding, or method of holding, a golf club Example: Don't let your grips get s

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the hilt held by the user. 1 the handle of a golf club 2 the method of holding a golf club Example: 'Don't let your grips get so worn that they become slippery 2 The most widely used grip is called the overlapping grip.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hodançiçeği, (bot.) Lithospermum.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Batı Avrupa’da, İngiliz kanalında adalar, Fransa’nın kuzeybatında yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 49 28 Kuzey enlemi, 2 35 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 78 km².

Kara sınırları: 0 km.

Sahil şeridi: 50 km.

İklimi: Ilımandır. Kışları yumuşak, yazları serindir. Senenin yarısı hava bulutludur.

Arazi yapısı: Güneybatıda genellikle alçak tepeler yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m.

en yüksek noktası: Sark 114 m.

Doğal kaynakları: İşlenebilir arazi.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 65,409 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.26 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 3.82 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 4.65 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 80.42 yıl.

Erkeklerde: 77.41 yıl.

Kadınlarda: 83.53 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.39 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

Ulus: Guernseyli.

Nüfusun etnik dağılımı: İngiliz ve Norman - Fransız kökenliler.

Din: Anglikan, Roma Katolikleri, Presbiteryan, Baptist, Methodist.

Diller: İngilizce, Fransızca, Norman - Fransız lehçeleri.

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Guernsey Bölgesi.

kısa şekli : Guernsey.

Bağımsızlık durumu: İngiliz Krallığına bağlıdır.

Başkent: Saint Peter Port.

Bağımsızlık günü: yok (İngiltere’ye bağlıdır).

Milli bayram: Liberasyon Günü, 9 Mayıs (1945).

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: yok.

Ekonomik Göstergeler

Ekonomiye genel bakış: Finansal hizmetler - bankacılık, fon yönetimi, sigortacılık vb. Kanal Adaları ekonomik gelirinin yaklaşık %55’ni oluşturur.

GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 2.742 milyar $ (2005 verileri).

GSYİH - reel büyüme: %3 (2005 verileri).

GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %3.

Endüstri: %10.

Hizmet: %87 (2001).

Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %3.4 (2006 verileri).

İş gücü: 31,470 (Mart 2006).

İşsizlik oranı: %0.9 (2006 verileri).

Endüstri: Turizm, bankacılık.

Tarım ürünleri: Domates, sera çiçekleri, tatlı biber, patlıcan, meyveler, büyükbaş hayvanlar.

İthalat ürünleri: Domates, çiçek ve yeşil bitkiler, tatlı biber, patlıcan, diğer sebzeler.

İhracat ortakları: İngiltere.

İthalat ürünleri: Kömür, benzin, petrol, makine ve parçalar.

İthalat ortakları: İngiltere.

Para birimi: İngiliz Poundu (GBP); Guernsey pound.

Para birimi kodu: GBP.

Mali yıl: Takvim yılı.

İletişim Bilgileri

Kullanılan telefon hatları: 55,100 (2004).

Radyo yayın istasyonları: AM 1, FM 1, kısa dalga 0 (1998).

Televizyon yayını yapan istasyonlar: 1 (1997).

Internet kısaltması:.gg.

Internet kullanıcıları: 36,000 (2005).

Ulaşım ve Taşımacılık

Demiryolları: 0 km.

Su yolları: yok.

Limanları: Saint Peter Port, Saint Sampson.

Hava alanları: 2 (2006 verileri).

Şifalı Bitki

(alkanna tinctoria): Hodangiller familyasından; Akdeniz bölgesinde yetişen bir bitkidir. Çiçekleri mavidir. Köklerinin iç tarafı sarı, öz kısmı ise kırmızımtırak renktedir. Kökünden boya elde edilir. Kullanıldığı yerler: Ağrıları giderir. Bağırsak hastalıklarında faydalıdır.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method for connecting heterogeneous supercomputers with IBM mainframes.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tarihsel, tarihi, tarihe geçmiş; önemli, mühim. historic character tarihi şahsiyet. historic method tarihsel yöntem. historic moment dönüm noktası, tarihi an.

Türkçe - İngilizce Sözlük

master. teacher. preceptor. hodja.

Türkçe - İngilizce Sözlük

hodja. teacher öğretmen. teacher. muslim teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük

professor. teacher. hodja. muslim preacher. preceptor.

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank and duties of a hodja. teaching.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendi: Hod-be-hod = Kendi kendisine, kimseye danışmadan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خود] kendi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sırtta tuğla veya harç taşımaya mahsus uzun saplı bir çeşit tekne; sobanın yannıda bulundurulan kömür kovası.

Şifalı Bitki

(borage): Hodangiller familyasından mavi beyaz çiçekli bir bitkidir. Hekimlikte çiçekleri ve kökü kullanılır. İçeriğinde müsilaj ve madeni tuzlar vardır. Kullanıldığı yerler: Öksürüğü keser, balgam söktürür. İdrar zorluğunu giderir.

Türkçe Sözlük

(i.). Kaba, bön, hâzikane muamele bilmez, acemî ve gabî: Taşradan geldiğinde pek hödük ve gab! idi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hiddetli, kan beynine sıçramaya hazır. hotch pot, hotchpotch bak. hodgepodge.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The protocol, or method, used in communicating data from one computer to another across the Internet It is simply a delivery method Each computer on the network, both private and public, is allocated a unique address in much the same manner as an address

Türkçe - İngilizce Sözlük

the largest city and former capital of Turkey; rebuilt on the site of ancient Byzantium by Constantine I in the fourth century; renamed Constantinople by Constantine who made it the capital of the Byzantine Empire; now the seat of the Eastern Orthodox Chu

Ülke

Coğrafi verileri

Konum: Orta Avrupa›da, Fransa›nın doğusunda, İtalya›nın kuzeyinde yer alır.

Coğrafi konumu: 47 00 Kuzey enlemi, 8 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 41,290 km².

Sınırları: toplam: 1,852 km.

sınır komşuları: Avusturya 164 km, Fransa 573 km, İtalya 740 km, Liechtenstein 41 km, Almanya 334 km.

Sahil şeridi: 0 km(kara ile çevrili).

İklimi: Ilıman.

Arazi yapısı: Çoğunlukla dağlıktır, tepelikli merkez platosu, ovalar, büyük göller yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Maggiore Gölü 195 m.

en yüksek noktası: Dufourspitze 4,634 m.

Doğal kaynakları: Hidro enerji, kereste, tuz.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %10.

daimi ekinler: %0.58.

Diğer: %89.51 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 250 km²(2003 verileri).

Doğal afetler: Çığ, toprak kayması.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 7,523,934 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.43 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 3.12 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 4.34 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 80.51 yıl.

Erkeklerde: 77.69 yıl.

Kadınlarda: 83.48 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.43 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.4 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 13,000 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (2003 verileri).

Ulus: İsviçreli.

Nüfusun etnik dağılımı: Alman %65, Fransız %18, İtalyan %10, Romen %1, diğer %6.

Din: Roma Katolikleri %41.8, Protestant %35.3, Orthodoks %1.8, diğer Hıristiyanlar %0.4, Müslüman %4.3, diğer %1, belirlenmemiş %4.3, inançsın %11.1 (2000).

Diller: Almanca %63.7, Fransızca %19.2, İtalyanca %7.6, Romence %0.6, diğer %8.9.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: İsviçre Konfederasyonu.

kısa şekli : İsviçre.

Yerel tam adı: Schweizerische Eidgenossenschaft (Almanca), Confederation Suisse (Fransızca), Confederazione Svizzera (İtalyanca).

yerel kısa şekli: Schweiz (Almanca), Suisse (Fransızca), Svizzera (İtalyanca).

ingilizce: Switzerland.

Yönetim biçimi: Parlamenter Federal Cumhuriyet.

Başkent: Bern.

İdari bölümler: 26 bölge; Aargau, Ausser-Rhoden, Basel-Landschaft, Basel-Stadt, Bern, Fribourg, Geneve, Glarus, Graubunden, Inner-Rhoden, Jura, Luzern, Neuchatel, Nidwalden, Obwalden, Sankt Gallen, Schaffhausen, Schwyz, Solothurn, Thurgau, Ticino, Uri, Valais, Vaud, Zug, Zurich.

Bağımsızlık günü: 1 Ağustos 1291 (İsviçre Konfederasyonu kuruluşu).

Milli bayram: İsviçre Konfederasyonu kuruluşu, 1 Ağustos (1291).

Anayasa: 29 May 1874.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AsDB (Asya Kalkınma Bankası), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Orta

Türkçe - İngilizce Sözlük

careless. slipshod. sloppy. touch and go.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Batı Avrupa’da, Fransa’nın kuzeyinde yer alan ada.

Coğrafi konumu: 49 15 Kuzey enlemi, 2 10 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 116 km².

Sınırları: 0 km.

Sahil şeridi: 70 km.

İklimi: Ilıman iklim; Kışlar fazla sert olmaz, yazları serin geçer.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m.

en yüksek noktası: 143 m.

Doğal kaynakları: İşlenebilir arazi.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 91,084 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.28 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 2.74 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 5.16 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 79.38 yıl.

Erkeklerde: 76.89 yıl.

Kadınlarda: 82.05 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.58 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

Nüfusun etnik dağılımı: Jersey %51.1, İngiliz %34.8, İrlandalı, Fransız ve diğer %6.6, Portekiz/Mederli %6.4, diğer %1.1 (2001).

Din: Anglikan, Roma Katolikleri, Baptist, Methodist, Presbyterian.

Diller: İngilizce (resmi), Portekice ve diğer.

Yönetimi

Ülke adı: Jersey.

Bağımsızlık durumu: İngiliz Kraliyetine bağlıdır.

Başkent: Saint Helier.

İdari bölümler: yok (İngiliz Kraliyetine bağlıdır.).

Bağımsızlık günü: yok (İngiliz Kraliyetine bağlıdır.).

Milli bayram: Liberasyon Günü, 9 Mayıs (1945).

Ekonomik Göstergeler

GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 3.6 milyar $ (2003 verileri).

GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %5.

Endüstri: %2.

Hizmet: %93 (1996).

Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %5.3 (2004).

İş gücü: 52,790 (2004).

İşsizlik oranı: %0.9 (2004 verileri).

Endüstri: Turizm, bankacılık, finans, süt ürünleri.

Tarım ürünleri: Patates, karnabahar, domates, sığır eti, süt ürünleri.

İhracat ürünleri: Hafif endüstri ve elektrik malzemeleri, gıda maddeleri, tekstil.

İhracat ortakları: İngiliz Kraliyeti.

İthalat ürünleri: Makine ve taşıt araçları, sanayi malları, gıda maddeleri, mineral yakıtlar, kimyasallar.

İthalat ortakları: İngiliz Kraliyeti.

Para birimi: İngiliz Poundu (GBP); Jersey poundu.

Para birimi kodu: GBP.

Mali yıl: 1 Nisan - 31 Mart.

İletişim Bilgileri

Kullanılan telefon hatları: 73,900 (2001).

Radyo yayın istasyonları: AM -, FM 1, kısa dalga 0 (1998).

Televizyon yayını yapan istasyonlar: 1 (1997).

Internet kısaltması:.je.

Ulaşım ve Taşımacılık

Demiryolları: 0 km.

Karayolları: 577 km.

Su yolları: yok.

Limanları: Gorey, Saint Aubin, Saint Helier.

Havalimanları: 1 (2006).

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gentle way ' A Japanese art of self-defense and a sport with Olympic recognition Judo is a method of turning an opponent's strength and overcoming by skill rather than sheer strength. 'Gentle way' A Japanese art of self-defense and a sport with Olympic r

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. basis. method. pedestal. system. rule. regulation. buttocks. rump. bottom. bed. base plate. bedplate. stand. ground work. bedding. fundamental. foundation plate. block. mount. scole. support. axion. principle. technique. formality. formula.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheap. third-class. cheap and nasty. coarse. hand-me-down. inferior. offgrade. ornery. punk. ropy. shoddy. sleazy. third-rate. of poor quality. cheap-jack.

Türkçe - İngilizce Sözlük

amateurish. cheap. junk. poor. shoddy. tacky. of poor quality. third-rate. cheapjack.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of quality. shoddiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük

snatch-and-run thief. purse-snatcher. one who makes big profits out of shoddy work.

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a snatch-and-run thief. purse-snatching. making big profits out of shoddy work.

Türkçe - İngilizce Sözlük

empty hand. 'Empty hand' or 'China hand ' An unarmed method of combat in which all parts of the anatomy are used to punch, strike, kick or block. 'Empty hand' or 'China hand ' An unarmed method of combat in which all parts of the anatomy are used to punch

Türkçe - İngilizce Sözlük

Empty or open hand. karate. is a sport based on a method developed in Japan of defending oneself without the use of weapons by striking sensitive areas on the attacker's body with hands, elbows, knees, or feet. a traditional Japanese system of unarmed com

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixture. mix. blend. combo. admixture. alloy. amalgam. amalgamation. commixture. concoction. farrago. hodgpodge. hotchpotch. intermixture. medley. melange. potpourri.

Türkçe - İngilizce Sözlük

low quality. shoddy goods.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. akvâl). 1. Söz, lâkırdı, Fars. suhan, güftâr: Onun kavliyle hareket ediyor, filânın kavline göre. Fiil zıddı: Fiiti kavline uygun, kavli işine benzemiyor. 3. Sözbirliği etme, sözleşme, mukavele, uyuşma: Biz onunla kavlettik; kavileşmişler. Kavl-i hod = Kendi sözü; kimse tarafından tasdik olunmayan söz. Kavl-i mücerred = İsbat olunmayan söz: O dava kendisinin kavl-i mücerredinde kaldı.

Türkçe Sözlük

(i.). Öz, Ar. hüve, enân, zât, nefs, Fars. hod, hîş: Kendi geldi; kendi düşen ağlamaz. Ekseriya şahıs zamirlerine eklenerek kullanılır: Kendim gördüm; kendisi geldi; kendiniz; kendin; kendi eliyle aldı. Kendi başına = 1. Kendiliğinden kimsenin emir ve müdahalesi olmaksızın: Kendi başına bu işe karar verdi. 2. Yalnız, tek kimse yardım etmeksizin: Bir bahçıvan kendi başına o koca bahçeyi idare ediyor. Kendini, kendisini beğenmek = Hodbin, egoist olmak. Kendini, kendisini beğenmiş = Egoist, Fars. hodbin, hod-pesend. Kendini bilmek = Arif olmak. Kendini bilmez = Haddini bilmez. Kendinden geçmek = Bayılmak, gaşyolmak. Kendine gelmek = Ayılmak, aklı başına gelmek. Kendi kendine, kendi kendime, kendi kendinize vesaire = 1. Kendi başına, kendiliğinden, başkasının müdahalesi olmaksızın, Fars. hod-be-hod: O, kendi kendine geldi; ben kendi kendime böyle bir işe kalkışamam. 2. Yalnız, tek başına: O, koca yükü kendi kendine kaldırdı; o kitabı kendi kendine yazdı; kendi kendime söyledim: Söylendim; kendi kendine oturuyordu. Kendinden = Kimse tarafından emir ve icbar görmeksizin: Kendinden geldi; ben bu işi kendimden yaptım.

Türkçe Sözlük

(i.). Öz, Ar. zât, nefs: Kendiliğinden = Kendi başına, kendinden, Osm. re-y’i hodla: Kendiliğimden = Kendi başıma, kendimden vesaire (yalnız bu tâbirde kullanılır).

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method or feat of raising the body when hanging or swinging by the arms, as for the purpose of mounting upon the horizontal bar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Not bound by orthodox tenets or established forms in political or religious philosophy; independent in opinion; not conservative; friendly to great freedom in the constitution or administration of government; having tendency toward democratic or republica

Türkçe - İngilizce Sözlük

Whig. a person who favors a political philosophy of progress and reform and the protection of civil liberties a person who favors an economic theory of laissez-faire and self-regulating markets tolerant of change; not bound by authoritarianism, orthodoxy,

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of reducing the the number of items retrieved in a search Common limits are: date, location and whether article is available full-text in the database.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of reducing the the number of items retrieved in a search Common limits are: date, location and whether article is available full-text in the database.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Always make sure your style guide has information about proper use of your company's logo and/or your site logo, including all variations and approved methods of rendering in techniques such as Flash.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Always make sure your style guide has information about proper use of your company's logo and/or your site logo, including all variations and approved methods of rendering in techniques such as Flash.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Avrupa, Romanya’nın kuzeybatısı.

Coğrafi konumu: 47 00 Kuzey enlemi, 20 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 93,030 km².

Sınırları: toplam: 2,171 km.

sınır komşuları: Avusturya 366 km, Hırvatistan 329 km, Romanya 443 km, Sırbistan 151 km, Slovakya 677 km, Slovenya 102 km, Ukrayna 103 km.

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili).

Denizleri: yok (kara ile çevrili).

İklim: Ilıman; kışlar soğuk, bulutlu ve nemli, yazlar ılımlı geçer.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Tisza Nehri 78 m.

en yüksek noktası: Kekes 1,014 m.

Doğal kaynakları: Boksit, kömür, doğal gaz, işlenebilir arazi.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %49.58.

daimi ekinler: %2.06.

Diğer: %48.36 (2005).

Sulanan arazi: 2,300 km² (2003 verileri).

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 9,981,334 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %-0.25 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 0.86 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 8.39 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 72.66 yıl.

Erkeklerde: 68.45 yıl.

Kadınlarda: 77.14 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.32 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.1 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 2,800 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (2001 verileri).

Ulus: Macar.

Nüfusun etnik dağılımı: Macar %89.9, Romalı %4, Alman %2.6, Sırp %2, Slovak %0.8, Romanyalı %0.7.

Din: Roma Katolikleri %67.5, Calvinist %20, Lutherci %5, ateist ve diğer %7.5.

Diller: Macar %98.2, diğer %1.8.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99.4.

erkekler: %99.5.

kadınlar: %99.3 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Macaristan Cumhuriyeti.

kısa şekli : Macaristan.

Yerel tam adı: Magyar Koztarsasag.

yerel kısa şekli: Magyarorszag.

Yönetim biçimi: Çok Partili Cumhuriyet.

Başkent: Budapeşt.

İdari bölümler: 19 bölge, 20 kentsel bölge ve 1 başkent; Bacs-Kiskun, Baranya, Bekes, Bekescsaba, Borsod-Abauj-Zemplen, Budapest, Csongrad, Debrecen, Dunaujvaros, Eger, Fejer, Gyor, Gyor-Moson-Sopron, Hajdu-Bihar, Heves, Hodmezovasarhely, Jasz-Nagykun-Szolnok, Kaposvar, Kecskemet, Komarom-Esztergom, Miskolc, Nagykanizsa, Nograd, Nyiregyhaza, Pecs, Pest, Somogy, Sopron, Szabolcs-Szatmar-Bereg, Szeged, Szekesfehervar, Szolnok, Szombathely, Tatabanya, Tolna, Vas, Veszprem, Veszprem, Zala, Zalaegerszeg.

Bağımsızlık günü: 1001 (Kral Stephen tarafından birleştirilmiştir).

Milli bayram: St. Stephen Günü, 20 Ağustos.

Anayasa: 18 Ağustos 1949.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik K

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deliotu, bot. Alyssum; bir tür hodan.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The main method for testing of the WebsterSocket class.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The main method for testing of the WebsterSocket class.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An identification number or method of relating to the erector which joist, joist girder or other separate part of the building goes at what location when being erected, i e , J1, K25, L7, G12, or JG9 See Piece Mark and Part Number.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Memory Enhancement Technology Hewlett-Packard's technology which effectively doubles a printer's standard memory through a variety of font and data compression methods.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nizamlı, munta zam, düzenli, yöntemli; sistemli. methodically z. düzenli olarak.

Yabancı Kelime

Fr. méthodique

1. yöntemli, 2. düzenli

1. Belli bir yönteme dayanılarak yapılan, metotlu. 2. Sistemli, nizamlı.

Yabancı Kelime

Fr. méthodologie

yöntem bilimi

Özellikle felsefe ve bilim alanında yöntem araştırmak ve yeni yöntemler yaratmak için ilkeler geliştiren bilim.

Türkçe - İngilizce Sözlük

methodology. methodology yöntembilim.

Yabancı Kelime

Fr. méthodologique

yöntem bilimsel

Yöntem bilimle ilgili.

Yabancı Kelime

Fr. méthode

yöntem

Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol.

Türkçe - İngilizce Sözlük

method. method yöntem.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (halk dilinde: mahfe). Devenin üstüne konulan bir çeşit oturulacak sepet, hödüç. (bk.) Mahfe.

Türkçe - İngilizce Sözlük

neat. normal. regular. steady. uniform. orderly. even. methodical. disciplined. systematic. systematical. clear-cut. set. formal. arranged. always. coordinate. even running. settled production. tidy.

Türkçe Sözlük

(i. A. «şühOd» tan İf.). Gözle gören, müşâhede eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نادان] cahil. 2.hödük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) 1.cahillik. 2.hödüklük.

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kibir, gurur, hodbinlik, övünme.

Türkçe - İngilizce Sözlük

National Institute for Clinical Excellence A UK government body set up to examine new clinical methods. National Institute for Consumer Education is an educational program with an emphasis on consumer, economic and personal finance education. change prior

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrangement. order. regulation. system. structure. organization. method. rule. adjustment. array. canon. disposition. law. regime. regularity. statute. trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük

legal. regulatory. regulative. orderly. systematic or methodical (arrangement.

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorder. disorganization. lack of system or method. illegality. unlawfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Object Linking and Embedding Method by which applications can share information.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doktrini sağlam; . dinsel inançlarına sadık; doğru, tam, uygun; b.h. Ortodoks kilisesine mensup; yürürlükteki usule uygun. orthodoxly z. kabul edilmiş bir fikre uygun olarak. orthodoxy i. Ortodoksluk; akidenin doğruluğu.

Türkçe - İngilizce Sözlük

orthodox. greek orthodox.

Türkçe - İngilizce Sözlük

orthodox. greek orthodox.

Türkçe - İngilizce Sözlük

orthodoxy. greek orthodox church.

Türkçe - İngilizce Sözlük

orthodoxy. greek orthodox church.

Türkçe - İngilizce Sözlük

inattentive. inelaborate. slipshod.

Türkçe - İngilizce Sözlük

carelessly done. slipshod.

Türkçe - İngilizce Sözlük

slipshod. carelessly done. sb who does careless work.

Türkçe - İngilizce Sözlük

inattentive. inelaborate. slipshod.

Türkçe - İngilizce Sözlük

carelessly done. slipshod.

Türkçe - İngilizce Sözlük

slipshod. carelessly done. sb who does careless work.

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenly. sloppy. untidy. dowdy. dowdyish. draggled. frowzy. gay. messy. ratty. slatternly. slipshod. sluttish. out of trim. sloven.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An incorporeal statutory right that gives an inventor, for a limited period, the exclusive right to use or sell a patented product, or to use a patented method or process.

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriarch (in the Eastern Orthodox Church. patriarch.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pay-As-You-Earn method of income tax collection.

Türkçe - İngilizce Sözlük

pink. rose. rose-colored. rose-coloured. rosy. rose-pink. garnet. pink. rose color. rose colour. carnation. rhodo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Program Evaluation and Review Technique, also called 'critical path method'; a planning aid, usually computerized.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Program Evaluation and Review Technique - A event-oriented network analysis technique used to estimate project duration when there is a high degree of uncertainly with the individulal activity duration estimates PERT applies the critical path method to a

Türkçe Sözlük

(i F.). 1. Beğenme, takdir. 2. Beğenen, takdir eden. Hod-pesend = Kendini beğenmiş. Müşkll-pesend = Zor beğenen, bir şey beğenmeyen. 3. Beğenilen. Avâm-pesend = Halk tarafından beğenilen, halkın beğendiği, basit, zevksiz.

Türkçe Sözlük

(i. F. sıfat terkiplerinde bulunur). Avâm-pesendSne — Avâmın beğeneceği yolda olan. Hod-pesendâne = Kendini beğenmişçesine.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A scheme devised; a method of action or procedure expressed or described in language; a project; as, the plan of a constitution; the plan of an expedition.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method; a way of procedure; a custom.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A means of resource management, prepared under the Resource Management Act 1991, which sets out issues, objectives, methods and rules pertaining to the management of an area or a resource, as required or provided for by the act There are both regional and

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of action as text, drawing, or map. means any bonus, profit-sharing, pension, retirement, thrift, savings, incentive, stock purchase, stock option, stock ownership, stock appreciation, dividend reinvestment, or similar plan; or any dividend or in

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Avrupa’da, Almanya’nın doğusunda yer alır.

Coğrafi konumu: 52 00 Kuzey enlemi, 20 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 312,685 km².

Sınırları: toplam: 2,888 km.

sınır komşuları: Beyaz Rusya 605 km, Çek Cumhuriyeti 658 km, Almanya 456 km, Litvanya 91 km, Rusya (Kaliningrad Oblast) 206 km, Slovakya 444 km, Ukrayna 428 km.

Sahil şeridi: 491 km.

İklimi: Ilımandan soğuğa değişiklik görülür.

Arazi yapısı: Çoğunlukla düz ovalar yer alır, dağlar güney kıyısı boyunca sıralanmıştır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Raczki Elblaskie 2 m.

en yüksek noktası: Rysy 2,499 m.

Doğal kaynakları: Kömür, sülfür, bakır, doğal gaz, gümüş, kurşun, tuz, işlenebilir arazi.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %47.

daimi ekinler: %1.

Otlaklar: %13.

Ormanlık arazi: %29.

Diğer: %10 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 1,000 km² (1993 verileri).

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 38,633,912 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %-0.03 (2001 verileri).

Mülteci oranı: -0.49 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 9.39 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 73.42 yıl.

Erkeklerde: 69.26 yıl.

Kadınlarda: 77.82 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.37 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.07 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (1999 verileri).

Ulus: Polonyalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Polonyalı %97.6, Alman %1.3, Ukraynalı %0.6, Beyaz Rus %0.5 (1990 verileri).

Din: Roma Katolikleri %95, Doğu Ortodoksları, Protestanlar, ve diğer %5.

Diller: Polonyalı.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99.

erkekler: %99.

kadınlar: %98 (1978 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Polonya Cumhuriyeti.

kısa şekli : Polonya.

Yerel tam adı: Rzeczpospolita Polska.

yerel kısa şekli: Polska.

Yönetim biçimi: Parlamenter Demokrasi.

Başkent: Varşova.

İdari bölümler: 16 bölge; Dolnoslaskie, Kujawsko-Pomorskie, Lodzkie, Lubelskie, Lubuskie, Malopolskie, Mazowieckie, Opolskie, Podkarpackie, Podlaskie, Pomorskie, Slaskie, Swietokrzyskie, Warminsko-Mazurskie, Wielkopolskie, Zachodniopomorskie.

Bağımsızlık günü: 11 Kasım 1918.

Milli bayram: Anayasal Gün, 3 Mayıs (1791).

Anayasa: 16 Ekim 1997.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CBSS (Baltik Ülkeleri Konseyi), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), Avrupa Birliği, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası

Türkçe - İngilizce Sözlük

This has 2 meanings: 1 Post Office Protocol: a method of retrieving email from a server 2 Point Of Presence: a telephone number that provides dial-up Internet access SBC Yahoo! provides several POPs so users can gain Internet access with local phone calls

Türkçe - İngilizce Sözlük

Post Office Protocol; a method of handling incoming electronic mail Example: The Eudora Pro program distributed via the OIT Software To go web site uses this protocol for storing your incoming messages on a special cluster of servers called pop service oh

Türkçe - İngilizce Sözlük

tie. connection. congruity. bond. relation. order. system. method.

Türkçe - İngilizce Sözlük

way. method. procedure. showing off. swagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Branch of Judaism which broke away from Orthodoxy during the 19th Century in Germany, based in part on the argument that many of the Mitzvot were outdated, and that assimilation into the surrounding culture was the only way to survive increasingly violent

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Rhode Island.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kayarlı, nallarında buz mıhları olan. ride roughshod over başkasının hakkını yemek.

Türkçe Sözlük

(i. F. «rûyîden» fiilinden, terkiplerde geçer). Biten. Hod-rO = Kendi kendine biten.

Türkçe Sözlük

(i. A. «şahâdet» den if) (c. ŞuhOd). 1. Gördüğü veya bildiği şeyleri mahkemede yerinde ifade ederek davanın isbatına yardımcı olan. 2. Tanrı’nın birliğine şahit olan Hz. Muhammed’in sıfatlarından biri. 3. Senet yerine geçecek derecede makbul ve muteber bir eserden getirilen misal: Şâhid-i Adil = Şehâdetinde asla şüphe olunmayan şahit. Yalan şâhid, şâhid-i zor = Yalan yere şâhitlik eden.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sesame Seed Shortening Short Paste Silicone Paper Sodium Stearoyl-2-Lactylate Specific Gravity Specific Heat Specific Volume Spring Wheat Sterilisation Sugar Batter Cake Mixing Method Surfactant Syneresis Thiamine Titanium Dioxide Triglyceride Unleavened

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sequential access method QSAM and BSAM are MVS sequential access methods which can be used to store or retrieve data in a continuous sequence SAM can be used with CICS extrapartition transient data data sets In CICSPlex, system availability monitoring. su

Türkçe - İngilizce Sözlük

An honorific title meaning mister, miss, etc. three Sankyu - 3rd brown belt Sayonara - 'Goodbye' Shi - four Shichi - seven Shichikyu - blue belt Shodan - 1st black belt Shorin-ryu Shorinkan - style of karate Sokuto - edge of foot Sokyu - green belt Sumima

Türkçe - İngilizce Sözlük

yellow race. xanthoderm.

Türkçe - İngilizce Sözlük

neglectful. negligent. careless. slipshod.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ilme ait; bilimsel, fenni; fen kurallarına uygun; fen bilgisi olan; kesin, doğru. scientific method bilim yöntemi . scientifically z. fence, ilmi surette, ilmi olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öz saygısı, izzetinefis, onur, haysiyet; hodpesentlik, kendini beğenme, gurur.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kişisel çıkar, hodbinlik, bencillik.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. egoist, bencil. hodbin selfishly z. bencilce egoistçe. selfishness i. egoistlik, bencillik, hodkamlık.

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignoble. scurvy. shoddy. dishonourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Severely Errored Seconds: A unit used to specify the error performance of T carrier systems This indicates a second containing ten or more errors, usually expressed as SES per hour, day, or week This method gives a better indication of the distribution of

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). (shod, shoeing) ayakkabı, kundura, pabuç; nal; lenger pabucu; tekerlek pabucu; otomobilin dış lastiği; frenin tekerleğe bastığı yer; (f). ayakkabı giydirmek; nallamak, nal çakmak; altına pabuç gibi şey koymak. shoe button ayakkabı düğmesi sho

Türkçe - İngilizce Sözlük

Skydiver's Information Manual Published by the USPA, the SIM is a comprehensive manual on USPA policies and training methods It also includes FARs pertinent to skydiving.

Türkçe - İngilizce Sözlük

blowing up. inflating. causing sth to swell up. exaggeration. shoddy or sloppy piece of work. shoddily put together. shoddy. exaggerated. blown out of proportion. puffing. verbiage.

Türkçe - İngilizce Sözlük

method. system. tract.

Türkçe - İngilizce Sözlük

businesslike. methodical. orderly. schematic. systematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The acronym for Serial Line Internet Protocol, SLIP refers to a method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet without having to connect to a host.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol As with PPP, SLIP is a method to connect computers to the Internet, but it is older and less reliable than PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol SLIP refers to a method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet without having to connect to a host.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol A method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet SLIP is not supported at MHC See also: PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An abbreviation for Serial Line Interface Protocol, the first common method of connecting via a modem to TCP/IP networks, now less widely used See PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Serial Line Internet Protocol, SLIP refers to a method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet without having to connect to a host.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güneydoğu Avrupa, Adriyatik Denizi kıyısında, Avusturya ile Hırvatistan arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 46 00 Kuzey enlemi, 15 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 20,253 km².

Sınırları: toplam: 1,165 km.

sınır komşuları: Avusturya 330 km, Hırvatistan 501 km, İtalya 232 km, Macaristan 102 km.

Sahil şeridi: 46.6 km.

İklimi: Kıyıda Akdeniz iklimi, plato ve vadilerde kıtasal iklim görülmektedir.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Adriyatik Denizi 0 m.

en yüksek noktası: Triglav 2,864 m.

Doğal kaynakları: Linyit, kurşun, çinko, cıva, uranyum, gümüş, hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %12.

daimi ekinler: %3.

Otlaklar: %24 Ormanlık arazi: %54.

Diğer: %7 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 20 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Su baskınları ve depremler.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 1,930,132 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.14 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 2.11 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 4.51 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 75.08 yıl.

Erkeklerde: 71.2 yıl.

Kadınlarda: 79.17 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.28 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.02 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 200 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den küçük (1999 verileri).

Ulus: Slovenyalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Slovenyalı %88, Hırvat %3, Sırp %2, Boşnak %1, Yugoslav %0.6, Macar %0.4, diğer %5 (1991).

Din: Roma Katolikleri %68.8, Diğer Katolikler %2, Lutherci %1, Müslüman %1, ateist %4.3, diğer %22.9.

Diller: Slovence %91, Sırpça - Hırvatça %6, diğer %3.

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Slovenya Cumhuriyeti.

kısa şekli : Slovenya.

Yerel tam adı: Republika Slovenija.

yerel kısa şekli: Slovenija.

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.

Başkent: Ljubljana.

İdari bölümler: 136 belediye ve 11 şehir belediyesi Ajdovscina, Beltinci, Bled, Bohinj, Borovnica, Bovec, Brda, Brezice, Brezovica, Cankova-Tisina, Celje, Cerklje na Gorenjskem, Cerknica, Cerkno, Crensovci, Crna na Koroskem, Crnomelj, Destrnik-Trnovska Vas, Divaca, Dobrepolje, Dobrova-Horjul-Polhov Gradec, Dol pri Ljubljani, Domzale, Dornava, Dravograd, Duplek, Gorenja Vas-Poljane, Gorisnica, Gornja Radgona, Gornji Grad, Gornji Petrovci, Grosuplje, Hodos Salovci, Hrastnik, Hrpelje-Kozina, Idrija, Ig, Ilirska Bistrica, Ivancna Gorica, Izola, Jesenice, Jursinci, Kamnik, Kanal, Kidricevo, Kobarid, Kobilje, Kocevje, Komen, Koper, Kozje, Kranj, Kranjska Gora, Krsko, Kungota, Kuzma, Lasko, Lenart, Lendava, Litija, Ljubljana, Ljubno, Ljutomer, Logatec, Loska Dolina, Loski Potok, Luce, Lukovica, Majsperk, Maribor, Medvode, Menges, Metlika, Mezica, Miren-Kostanjevica, Mislinja, Moravce, Moravske Toplice, Mozirje, Murska Sobota, Muta, Naklo, Nazarje, Nova Gorica, Novo Mesto, Odranci, Ormoz, Osilnica, Pesnica, Pi

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Sokrat'a ait; Sokrat'ın felsefesine ait. Socratic method Sokrat usulüne göre sorulara cevap vermek suretiyle karşılıklı konuşma tarzı.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Statement of Financial Activities is the main innovation introduced by the SORP It is a method of analysing all income and capital in a way that shows what happened to it, and will be required as part of all charity accounts, even small ones. a long seat

Türkçe - İngilizce Sözlük

The monetary unit in Ironrealm, now used heavily via electronic methods, such as credit, but originally copper coins about the size of quarters with the image of a rising engraved into the surface.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A 360 degree turn, at least. an opaque glass thread wound around a clear rod. a method of applying reinforcement in which there is not interlacing between individual strands of the reinforcement.

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweepings. worthless and low-down people. waste. dust. mull. dry refuse. riff-raff. scum. screenings. stuff. crap. soft dirt. dregs. garbage. offal. outsweepings. riff raff. rubbish. shoddy. trash.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Weather exposure surface of a shingle between the cutouts French Tabbing Method of applying high strength adhesives to shingles for wind resistance French Trimmers A beam that receives the end of a header French Truss A combination of members such as beam

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tape Automated Bonding refers to the method used to package the chip, hence the vernacular for the chip assembly.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A magnetically based drawing pad which senses the location of a puck The puck is used to manually enter points into a data set This method of data entry is the most typical, and though more accurate than on-screen digitizing, it is less accurate than the

Türkçe - İngilizce Sözlük

making an imitation of. copying. duplicating. imitating. aping. mimicking. impersonating. mocking. faking. counterfeiting. forgery. artificial. bogus. counterfeit. ersatz. fake. false. imitated. imitation. mime. mock. mockery. phony. sham. shoddy. show. s

Türkçe - İngilizce Sözlük

Like the talk in an IRC chat, this is the simplest method of communication, and is used for speaking with people in the same room See the MOOing 101 tutorial for more information.

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. full. perfect. whole. absolute. on the button. consummate. correct. direct. directly. entire. exact. exactly. express. implicit. mathematical. orthodox / adj. outright payment. precise. proper. resounding. ripe. solid. stark. strict. thorough. t

Türkçe - İngilizce Sözlük

shoddy. second-rate. crummy.

Türkçe - İngilizce Sözlük

shoddy. sorry. crummy. rubbishy. trumpery wares.

Türkçe - İngilizce Sözlük

job goods. shoddy goods. cast goods. job line.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The total particulate matter in cigarette smoke, minus the nicotine and water, that is retained on a Cambridge filter pad when smoke passes through it under specific smoking and testing conditions known as the FTC method.

Türkçe - İngilizce Sözlük

style. method. way. manner. form. angle. brand. fashion. genre. modality. mode. modus. school. stroke.

Türkçe - İngilizce Sözlük

way. manner. sort. kind. style. fashion. form. genre. method. modalities. mode. plan. tone. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük

technical. technique. technics. technology. method.

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. method. order. arrangement. disposition. type-setting. prescription. plot. trick. plan. project. recipe. medical prescription.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of determining performance by exercising or operating a system or item using instrumentation or special test equipment that is not an integral part of the item being tested.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A standardisation and controlled method for measuring abilities, knowledge or personality of applicants based on a sample of behaviour.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sakırga, kene. tick fever kenelerin naklettiği ateşli hastalık. camel tick deve kenesi, zool. Trichodectes cameli. dog tick köpek kenesi, zool. Haematopinus piliferus. sheep tick koyun kenesi, zool. Trichodoctes ovis.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The method by which the paper is moved past the digitizing scanner Affects speed of throughput and types of paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Windows NT's method of intercepting an event that occurs during execution of a thread.

Türkçe - İngilizce Sözlük

various. varied. variegated. sundry. hotchpotch. hodgpodge. olio. mixed vegetables.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Orthodox religious scholars within Islam; pressed for a more conservative and restrictive theology; increasingly opposed to non-Islamic ideas and scientific thinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fast method of communication between SP2 nodes Can be used only with the high performance switch See IP.

Türkçe - İngilizce Sözlük

gently. quietly. method. procedure. way. technique. process. system. order. brand. cut. formality. modus. observance. practice. rite. usage. wise.

Türkçe - İngilizce Sözlük

order. routine. rule. method. way yöntem. tarz. tempo. time. system. procedure.

Türkçe - İngilizce Sözlük

procedure. adjective. method. system. way. ancestor. ascendant. clear. lineal ancestors. ascending line. line of ascent. course action. fashion. form. law. line of proceeding. management. manner. modalities. mode. modus. order. plan. process. regime. rule

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). 1. Usûl-i fıkh ve usûl-i hadis bilginleri. 2. Bir tıp ekolü mensupları, Fr. m£thodistes.

Türkçe - İngilizce Sözlük

irregular. unmethodical. illegal.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of method. inconsistency with the established rules of procedure. unlawfulness. irregularity. infraction of rules.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Universal Time, also called Greenwich Mean Time , a time measured with astronomical methods, corresponding to the mean solar time of the zero meridian.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Upper Tester: The representation in ISO/IEC 9646 of the means of providing, during test execution, control and observation of the upper service boundary of the IUT, as defined by the chosen Abstract Test Method.

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabrication. fabulous. farfetched. fiction. fictitious. mythical. shoddy. untruthful. coined. invented. made-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük

accord. appropriateness. coherence. compatibility. concordance. conformance. conformation. conformity. congruence. congruity. consonance. convenience. correctitude. correspondence. eligibility. felicity. fitness. harmony. orthodoxy. pertinency. proportion

Türkçe - İngilizce Sözlük

Value added tax The method of indirect taxation whereby a tax is levied at each stage of production on the value added at that specific stage, a tax calculated as a percentage of purchase price, payable on the purchase of goods and services in certain cou

Türkçe - İngilizce Sözlük

According to the Apache methodology, a change which has been made or proposed may be made moot through the exercise of a veto by a committer to the codebase in question If the R-T-C commit policy is in effect, a veto prevents the change from being made In

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to the picture signals in a television system or to the information-carrying signals which are eventually presented on the cathode-ray tubes of a radar.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. duvar; çoğ. kale bedeni; sur; f. etrafına duvar çekmek. wall creeper duvar tırmaşık kuşu, zool. Tichodroma muraria. wall pepper damkoruğu, bot. Sedum acre. wall plate duvar latası; mak. bağlantı levhası. wall plug elek. duvar prizi. wall side

Türkçe - İngilizce Sözlük

barefooted. barefoot. unshod.

Türkçe - İngilizce Sözlük

spelling. method of writing spelling.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Okyanusya, Güney Pasifik Okyanusunda adalar, Avustralya’nın güneydoğusunda yer alır.

Coğrafi konumu: 41 00 Güney enlemi, 174 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Okyanusya.

Yüzölçümü: 268,680 km².

Antipodes Adalarını, Auckland Adalarını, Bounty Adalarını, Campbell Adalarını, Chatham Adalarını ve Kermadec Adalarını içine alır.

Sınırları: 0 km.

Sahil şeridi: 15,134 km.

İklimi: Keskin bölgesel çelişkilerle birlikte ılıman iklim görülür.

Arazi yapısı: Dağlar ve geniş kıyı ovaları ağır basmaktadır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Pasifik Okyanusu 0 m.

en yüksek noktası: Cook Dağı 3,764 m.

Doğal kaynakları: Doğal gaz, demir, kum, kömür, kereste, hidro enerji, altın, kireçtaşı.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %9.

daimi ekinler: %5.

Otlaklar: %50.

Ormanlık arazi: %28.

Diğer: %8 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 2,850 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Depremler ülke genelinde ortaya çıkmalarına rağmen şiddetli değiller, volkanik etkinlik fazladır.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 3,864,129 (Temmuz 2001 verileri).

Yaş yapısı: 0-14 yaş: %22.36 (erkek 442,738; kadın 421,462).

15-64 yaş: %66.11 (erkek 1,281,781; kadın 1,272,674).

65 yaş ve üzeri: %11.53 (erkek 193,895; kadın 251,579) (2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %1.14 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 4.71 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.04 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1.05 erkek/kadın.

15-64 yaşlarında: 1.01 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.77 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 0.99 erkek/kadın (2001 verileri).

Bebek ölüm oranı: 6.28 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 77.99 yıl.

Erkeklerde: 75.01 yıl.

Kadınlarda: 81.1 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.8 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.06 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 1,200 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (1999 verileri).

Ulus: Yeni Zelandalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Yeni Zelanda Avrupalıları %74.5, Maori %9.7, diğer Avrupalılar %4.6, Pasifik Adalılar %3.8, Asyalılar ve diğerleri %7.4.

Din: Anglikan %24, Presbyterian %18, Roma Katolikleri %15, Methodist %5, Baptist %2, diğer Protestanlar %3, belirlenemeyen veya dini inancı olmayan %33 (1986).

Diller: İngilizce (resmi), Maori.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99 (1980 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Geleneksel adı: Yeni Zelanda.

kısaltma: NZ.

Yönetim biçimi: Parlamenter Demokrasi.

Başkent: Wellington.

İdari bölümler: 93 yöre, 9 bölge, and 3 şehir bölgesi; Akaroa, Amuri, Ashburton, Bay of Islands, Bruce, Buller, Chatham Adaları, Cheviot, Clifton, Clutha, Cook, Dannevirke, Egmont, Eketahuna, Ellesmere, Eltham, Eyre, Featherston, Franklin, Golden Bay, Great Barrier Adası, Grey, Hauraki Ovaları, Hawera, Hawke’s Bölümü, Heathcote, Hikurangi, Hobson, Hokianga, Horowhenua, H

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köylü, çiftçi yamağı; hödük.

Türkçe - İngilizce Sözlük

access. artery. course. dodge. expedient. lane. line. manner. means. method. mode. order. path. process. recipe. road. route. rule. streak. tack. way. ways. street. stripe. passage. system.

Türkçe - İngilizce Sözlük

bus. path. way. access. alley. course. form. frontager. line. means. measure. method. order. outlet. process. proprieties. road. rule. sort. streak. street. stripe. system. tack. thoroughfare. tracing. track. walk.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cast. deal. form. gateway. how. line. method. modality. mode. modus. order. practice. procedure. proceeding. process. rite. system. tack. technic. technique. way. the way. wise. technics.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cast. deal. form. gateway. how. line. method. modality. mode. modus. order. practice. procedure. proceeding. process. rite. system. tack. technic. technique. way. the way. wise. technics. approach. art. course. means. principle. rule.

Türkçe - İngilizce Sözlük

method. methodology. form. process. proprieties. technique. wrinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük

procedure. technique. method. way. routine. agility. dexterity. skill.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güney Avrupa’da, Ege Denizi, İon denizi ve Akdeniz kıyısında, Arnavutluk ile Türkiye arasında yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 39 00 Kuzey enlemi, 22 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 131,940 km².

Sınırları: toplam: 1,228 km.

sınır komşuları: Arnavutluk 282 km, Bulgaristan 494 km, Türkiye 206 km, Makedonya 246 km.

Sahil şeridi: 13,676 km.

İklimi: Ilıman, kışlar yumuşak ve nemli, yazlar kuru ve sıcak geçer.

Arazi yapısı: Dağlar denizden başlayarak bir silsile oluşturmaktalar. Kuzeydoğuda billurlu dağlar, batıda Dinar sistemine bağlı sıradağlar ve Ege Denizinde adalar yer almaktadır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Akdeniz 0 m.

en yüksek noktası: Olimpos Dağı 2,917 m.

Doğal kaynaklar: Boksit, linyit, manganez, petrol, mermer, hidro enerji.

Doğal kaynakları: tarıma uygun topraklar: %20.45.

daimi ekinler: %8.59.

Diğer: %70.96 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 14,530 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Ara sıra depremler.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 10,688,058 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.18 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 2.34 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 5.43 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 79.24 yıl.

Erkeklerde: 76.72 yıl.

Kadınlarda: 81.91 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.34 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.2 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 9,100 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (2003 verileri).

Ulus: Yunan.

Nüfusun etnik dağılımı: Yunan %98, Türk ve diğer %2.

Din: Yunan Ortodoksları %98, Müslümanlar %1.3, diğer %0.7.

Diller: Yunanca %99 (resmi), İngilizce, Fransızca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %97.5.

erkekler: %98.6.

kadınlar: %96.5 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Yunan Cumhuriyeti.

kısa şekli : Yunan.

Yerel tam adı: Elliniki Dhimokratia.

yerel kısa şekli: Ellas or Ellada.

Eski adı: Yunanistan Krallığı.

Yönetim biçimi: Parlamenter Cumhuriyet.

Başkent: Atina.

İdari bölümler: 51 bölge ve 1 bağımsız bölge; Ayion Oros (Mt. Athos), Aitolia kai Akarnania, Akhaia, Argolis, Arkadhia, Arta, Attiki, Dhodhekanisos, Drama, Evritania, Evros, Evvoia, Florina, Fokis, Fthiotis, Grevena, Ilia, Imathia, Ioannina, Irakleion, Kardhitsa, Kastoria, Kavala, Kefallinia, Kerkyra, Khalkidhiki, Khania, Khios, Kikladhes, Kilkis, Korinthia, Kozani, Lakonia, Larisa, Lasithi, Lesvos, Levkas, Magnisia, Messinia, Pella, Pieria, Preveza, Rethimni, Rodhopi, Samos, Serrai, Thesprotia, Thessaloniki, Trikala, Voiotia, Xanthi, Zakinthos.

Bağımsızlık günü: 1829 (Osmanlı İmparatorluğu).

Milli bayram: Bağımsızlık günü, 25 Mart (1821).

Anayasa: 11 Haziran 1975; Mart 1986 tarihinde yeniden düzenlenmiştir.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar B

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güney Afrika’da, Angola’nın doğusunda yer alır.

Coğrafi konumu: 15 00 Güney enlemi, 30 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Afrika.

Yüzölçümü: 752,614 km².

Sınırları: toplam: 5,664 km.

sınır komşuları: Angola 1,110 km, Kongo Demokratik Cumhuriyeti 1,930 km, Malavi 837 km, Mozambik 419 km, Namibya 233 km, Tanzanya 338 km, Zimbabve 797 km.

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili).

İklimi: tropikal.

Arazi yapısı: Tepelikler ve dağlarla birlikte yüksek platolar yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Zambezi Nehri 329 m.

en yüksek noktası: Mafinga Tepelikleri 2,301 m.

Doğal kaynakları: Bakır, kobalt, çinko, kurşun, kömür, altın, gümüş, uranyum, hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: % 7.

daimi ekinler: %0.

Otlaklar: %40.

Ormanlık arazi: %39.

Diğer: %14 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 460 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: tropikal kasırgalar.

Coğrafi Not: Kara ile çevrili.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 9,770,199 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %1.93 (2001 verileri).

Mülteci oranı: -0.16 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 90.89 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 37.29 yıl.

Erkeklerde: 37.06 yıl.

Kadınlarda: 37.53 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 5.53 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %19.95 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 870,000 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 99,000 (1999 verileri).

Ulus: Zambiyalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Afrikalı %98.7, Avrupalı %1.1, diğer 0.2%.

Din: Hıristiyan %50-%75, Müslüman ve Hindu %24-%49, yerel inançlar %1.

Diller: İngiliz (resmi), yerel diller - Bemba, Kaonda, Lozi, Lunda, Luvale, Nyanja, Tonga, ve diğer yerel diller.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %78.2.

erkekler: %85.6.

kadınlar: %71.3 (1995 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Zambiya Cumhuriyeti.

kısa şekli : Zambiya.

Eski adı: Kuzey Rhodesia.

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.

Başkent: Lusaka.

İdari bölümler: 9 eyalet; Merkez, Copperbelt, Doğu, Luapula, Lusaka, Kuzey, Kuzey Batı, Güney, Batı.

Bağımsızlık günü: 24 Ekim 1964 (İngiltere’den).

Milli bayram: Bağımsızlık günü, 24 Ekim (1964).

Anayasa: 2 Ağustos 1991.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACP, AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), C, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-19, G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güney Afrika’da, Güney Afrika ile Zambiya arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 20 00 Güney enlemi, 30 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Afrika.

Yüzölçümü: 390,580 km².

Sınırları: toplam: 3,066 km.

sınır komşuları: Botsvana 813 km, Mozambik 1,231 km, Güney Afrika 225 km, Zambiya 797 km.

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili).

İklimi: tropikal Arazi yapısı: Yüksek platolar, dağlar.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: 162 m.

en yüksek noktası: Inyangani 2,592 m.

Doğal kaynakları: Kömür, krom, asbest, altın, nikel, bakır, demir, vanadyum, lityum, kalay, platin.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %7.

daimi ekinler: %0.

Otlaklar: %13.

Ormanlık arazi: %23.

Diğer: %57 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 1,930 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Kuraklıklar, su baskınları, fırtınalar.

Coğrafi Not: Kara ile çevrili.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 11,365,366 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.15 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 0 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 62.61 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 37.13 yıl.

Erkeklerde: 38.51 yıl.

Kadınlarda: 35.7 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 3.28 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %25.06 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 1.5 milyon (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 160,000 (1999 verileri).

Ulus: Zimbabveli.

Nüfusun etnik dağılımı: Afrikalı %98, melez ve Asyalı %1, beyaz %1.

Din: Hıristiyan ve yerel inançların karışımı %50, Hıristiyan %25, yerel inançlar %24, Müslümanlar ve diğer %1.

Diller: İngilizce (resmi), Shona, Sindebele, yerel lehçeler.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %85.

erkekler: %90.

kadınlar: %80 (1995 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Zimbabve Cumhuriyeti.

kısa şekli : Zimbabve.

Eski adı: Güney Rhodesia, Rhodesia.

Yönetim biçimi: Parlamenter Demokrasi.

Başkent: Harare.

İdari bölümler: 8 bölge ve 2 şehir; Bulawayo, Harare, Manicaland, Mashonaland Merkez, Mashonaland Doğu, Mashonaland Batı, Masvingo, Matabeleland Kuzey, Matabeleland Güney, Midlands.

Bağımsızlık günü: 18 Nisan 1980 (İngiltere’den).

Milli bayram: Bağımsızlık günü, 18 Nisan (1980).

Anayasa: 21 Aralık 1979.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACP (Afrika - Karayip - Pasifik Ülkeleri), AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), C, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-15, G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Ulus