Hod-rey ne demek? | Hod-rey anlamı nedir? | Hod-rey

Hod-rey anlamı nedir?

Hod-rey ne demek?

Hod-rey anlamı nedir?

Hod-rey | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hod rey

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendi rey ve fikriyle iş gören.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çirişotu, (bot). Asphodelus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tes. A.) 1. İki deniz (Araplar’ca kullanılan bu tâbirden maksat Akdeniz’le Hind Okyanusu ve ona bağlı denizler olduğu sanılır). Sultân-DI-berreyn ve HAkan-ül-bahreyn = Osmanlı hükümdarlarının unvanlarındandır. 2. Basra Körfezi’nde bir adalar topluluğu.

Türkçe Sözlük by

Ülke

(Bahrain) Coğrafi Verileri

Konum: Orta Doğu’da Basra Körfezinde Arabistan Yarımadası kıyısı açıklarında Bahreyn Adası ile 30 kadar küçük adadan oluşan bir takımadada yer alan ülkedir.

Coğrafi konumu: 26 00 Kuzey enlemi 50 33 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Orta Doğu.

Yüzölçümü: toplam: 665 km².

Kara: 665 km².

Su: 0 km².

Sınır komşuları: 0 km.

Sahil şeridi: 161 km.

İklimi: Bahreyn’de yıl boyunca nem oranı yüksektir. Kış ayları ılımandır. Egemen rüzgar kuzeybatıdan esen nemli şamal rüzgarıdır. Güneyden esen rüzgarlar ise hem sıcak hem de kurudur; bazen kum ve toz getirir.

Arazi yapısı: Bahreyn Adası`nın orta bölgesi kayalıktır. Güneyde ve batıda bazı yerleri tuzlu bataklıklarla kaplı kumlu ovalar vardır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Basra Körfezi 0 m; en yüksek noktası: Jabal ad Dukhan 122 m.

Doğal kaynakları: Petrol doğal gaz balık inci.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %2.82.

Sürekli ekinler: %5.63.

Otlaklar: %6.

Ormanlık arazi: %0.

Diğer: %85.55 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 40 km² (2005 verileri).

Doğal afetler: periyodik kuraklıklar; kum fırtınaları.

Nüfus Bilgileri

NüfuSu: 698585 (Temmuz 2006 verileri).

Yaş yapısı: 0-14 yaş: %27.4 (erkek 96567; kadın 94650).

15-64 yaş: %69.1 (erkek 280272; kadın 202451).

65 yaş ve üzeri: %3.5 (erkek 12753; kadın 11892) (2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %1.45 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 0.82 mülteci/1000 nüfus (2006 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.03 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1.02 erkek/kadın.

15-64 yaş: 1.38 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 1.07 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 1.26 erkek/kadın (2006 verileri).

Bebek ölüm oranı: 16.8 ölüm/1000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 74.45 yıl.

Erkek: 71.97 yıl.

Kadın: 77 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 2.6 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.2 (2001 verileri).

Ulus: Bahreyn.

Nüfusun etnik dağılımı: Bahreynliler %63 Asyalılar %19 diğer Araplar %10 İranlılar %8.

Dinler: Şii Müslümanlar %70 Sünni Müslümanlar %30.

Dil: Arapça İngilizce Farsça Urduca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler.

Toplam nüfus: %89.1.

Erkek: %91.9.

Kadın: %85 (2005 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi uzun adı: Bahreyn Devleti.

kısa şekli : Bahreyn.

Yerel tam adı: Dawlat al Bahrayn.

yerel kısa şekli: Al Bahrayn.

Eski adı: Dilmun.

ingilizce: Bahrain.

Yönetim Biçimi: Mutlak Monarşi.

Başkent: Manama.

İdari bölmeler: 12 belediye; Al Hadd Al Manamah Al Mint**ah al Gharbiyah Al Mint**ah al Wusta Al Mint**ah ash Shamaliyah Al Muharr** Ar Rifa› wa al Mint**ah al Janubiyah Jidd Hafs Madinat Hamad Madinat ‹Isa Juzur Hawar Sitrah.

Bağımsızlık günü: 15 Ağustos 1971.

Milli bayram: Milli Gün 16 Aralık (1971).

Anayasa: 14 Şubat 2002 de yeni anayasa kabul edilmiştir.

Hukuk sistemi: İslam hukuku ve İngiliz hukuku temel alınmıştır.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA AFESD


Ülke by

Türkçe Sözlük

(F.) (be: datif edatı hod: kendi). Kendisine, hod be-hod.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendine malik olmayan, kendinden geçmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendine malik olmayan, kendinden geçmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Şüphesiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيخود] baygın. 2.kendine olmama, kendinden geçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Fert.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individual. person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individual. person. individual fert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individual. private individual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individualist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individualistic ferdiyetçi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individualist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. sosyoloji) (uyd. k.). 1. Topluluk yerine ferdi hedef alan ve ona önem veren doktrin. 2. Ferdin teşebbüs ve menfaatlerini her türlü kontrolün dışında bırakmak isteyen doktrin. 3. Bütün değer, hak ve ödevlerin topluluktan değil, fertten çıktığına inanan görüş, ferdaniye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individualization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individualization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individualize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individuality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individual. individualistic. singular. separate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individual. individual ferdi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individual. civil. separate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individualism ferdiyet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haecceity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). katot, negatif elektrot. cathode ray katot şuası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CEREYAN) (i. A.). 1. Akma, akıntı, suyun cereyanı: Anadolu’da cereyan eden Kızılırmak. CereySn-ı havi = Hava cereyanı (bu da Türkçe değilse de «Fransızca kurander (courant d’air)»den daha iyidir). 2. Geçme, geçiş, gidiş: Zamanın cereyanı; cereyan etmekte olan temmuz ayında. 3. Vuku, vâki olma. Ar. hudûs: Aralarında bir anlaşmazlık cereyan etmiş; vak’aların cereyan şekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

course. draught. run. flow. draft. current. course of events. movement. tendency. trend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flow. race. stream. tide. current. draft. course of events. movement. tendency. influx. jet. run. drift. course. rapid. swift. progress. switch. circulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جریان] akış. 2.oluş. 3.akım. cereyân etmek olmak, gerçekleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Size şaşırtıcı gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdır. O kadar basittir ki, ana yapısı yüzyıldır değişmemiştir. Eğer 1920’li yıllardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fişini duvardaki deliğe takın, gayet iyi çalışır.

Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diğer ucuna bir başka aparat koyup, bunları birbirlerine araya 9 voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bağlarsanız, kendi interkom sisteminizi yaratmış olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarında rahatça görüşme yapılabilir.

Telefonlarımızı duvardaki duylara ve oradan da santrallere bağlayan, genellikle biri kırmızı, diğeri yeşil iki kablo vardır. Yeşil kablo konuşma için ortak hat olup, kırmızı kablo vasıtası ile santralden telefonumuza 6 ile 12 volt arası, 30 miliamper seviyesinde bir akım gelir.

Eğer basit bir granüllü ahizeye sahipseniz, sesinizin dalgalan, bu granülleri az veya çok sıkıştırarak, santralden kırmızı kablo ile verilen, yaklaşık bu 9 voltluk akımın karşı tarafa değişik kuvvetlerle gitmesini sağlar. Karşı tarafta kulaklıkta da, bu defa tam tersi olur ve bu değişik akımlar titreşim yolu ile sese çevrilir.

Telefon konuşmasını ileten bu çok zayıf akımı çok uzaklara taşıyabilmek için bir frekans limitlemesi yapılmıştır. Yani frekans olarak 400 saykılın altında ve 3400 saykılın üstündeki sesleri sistem kabul etmez, yok farz eder. Bu nedenledir ki, bazılarının sesleri telefonda daha farklı gelir.

Telefonun çalışabilmesi için gerekli 6-12 volt akımın telefon santralından gelen bakır telle sağlandığını belirtmiştik. Bu nedenle evinizde cereyan kesilse bile, telefona gerekli akım santralden sağlandığı için, çalışmaya devam edecektir.

Peki telefon santralının cereyanı kesilirse ne olur? Bu duruma karşı santrallerde çok büyük bir batarya sistemi bulunmaktadır. Ayrıca bir de yedek elektrik jeneratörü vardır ki, cereyanın kesilme durumunda bütün telefon şebekelerini beslerler ve telefonların çalışmalarını sağlarlar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Size şaşırtıcı gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdır. O kadar basittir ki, ana yapısı yüzyıldır değişmemiştir. Eğer 1920’li yıllardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fişini duvardaki deliğe takın, gayet iyi çalışır.

Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diğer ucuna bir başka aparat koyup, bunları birbirlerine araya dokuz voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bağlarsınız, kendi interkom sisteminizi yaratmış olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarında rahatça görüşme yapılabilir.

Telefonlarımızı duvardaki duylara ve oradan da santrallere bağlayan, genellikle biri kırmızı, diğeri yeşil iki kablo vardır. Yeşil kablo konuşma için ortak hat olup, kırmızı kablo vasıtası ile santralden telefonumuza 6 ile 12 volt arası, 30 miliamper seviyesinde bir akım gelir.

Eğer basit bir granüllü ahizeye sahipseniz, sesinizin dalgaları, bu granülleri az veya çok sıkıştırarak, santralden kırmızı kablo ile verilen, yaklaşık bu 9 voltluk akımın karşı tarafa değişik kuvvetlerle gitmesini sağlar. Karşı tarafta kulaklıkta da, bu defa tam tersi olur ve bu değişik akımlar titreşim yolu ile sese çevrilir.

Telefon konuşmasını ileten bu çok zayıf akımı çok uzaklara taşıyabilmek için bir frekans limitlemesi yapılmıştır. Yani frekans olarak 400 saykılın altında ve 3400 saykılın üstündeki sesleri sistem kabul etmez, yok farz eder. Bu nedenledir ki, bazılarının sesleri telefonda daha farklı gelir.

Telefonun çalışabilmesi için gerekli 6-12 volt akımın telefon santralınden gelen bakır telle sağlandığını belirtmiştik. Bu nedenle evinizde cereyan kesilse bile, telefona gerekli akım santralden sağlandığı için, çalışmaya devam edecektir.

Peki telefon santralının cereyanı kesilirse ne olur? Bu duruma karşı santrallerde çok büyük bir batarya sistemi bulunmaktadır. Ayrıca bir de yedek elektrik jeneratörü vardır ki, cereyanın kesilme durumunda bütün telefon şebekelerini beslerler ve telefonların çalışmasını sağlarlar.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drafty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draughty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

dünyanın yedi harikasından biri sayılan Apollo'nun Rodos'daki efsanevi bronz heykeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karakafes, (bot). Symphytum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uçlarında elektron çarptığı zaman parlamak üzere ayarlanmış fosfor tabakası bulunan, böylece ekranda görüntü oluşumunu sağlayan tüpler.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dünya ile Ahıret: Dâreynde saadete vesile olur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دهخدا] köy ağası. 2.köy kahyası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Suffe ashabındandır. Birçok hadis rivayet etmiştir.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski İbrani rahiplerinin ayinlerde giydikleri kıyafet, efod.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte de aniden ortaya çıkıverirler. Yazın karasinekler gece gündüz evlerimizin baş köşesinde dolanırlarken sivrisinekler gündüzleri ortada görünmezler. Acaba mesai saatlerinin dışında ne yaparlar? Sinekler, böcekler uyurlar mı?

Sinekler ısıya çok hassastırlar. Güneş bir bulutun arkasına girdiğinde oluşan sıcaklık değişikliğinden bile etkilenirler. Kış günlerinde bazı bölgelerde sıfırın bile çok altına inen sıcaklıklar onların, özellikle gelişmiş olanlarının yaşama şanslarını yok eder.

Lavra veya yumurta halindekiler ise yaşamaya devam ederler. Bahar aylarında gelişmiş birer karasinek olarak yaşantımıza katılırlar. Yani evinizde gördüğünüz sinekler geçen senekiler değillerdir, onların çocuklarıdırlar.

İnsanların olduğu yerlerde yaşayan sivrisinekler çoğunlukla gece faaliyet gösterirler. Çoğu alacakaranlık saatlerinde, sabaha karşı ve akşamüstü daha aktiftirler. Aktif oldukları bu süre bir veya en çok iki saati geçmez. Öyleyse sivrisinekler aktif olmadıkları, günün en azından 22 saatlik bölümünde ne yapıyorlar?

Kuvvetli ışık, havadaki nem oranının düşük olması ve rüzgar, sivrisineklerin işe çıkmalarına mani olan en önemli faktörlerdir. Boş vakitlerinde çoğunluğu, bitkiler, otlar, çimenler ve ağaçlar üzerinde dinlenirler. Renkleri ve boyutlarından dolayı onları oralarda fark etmek kolay değildir. Bazıları ise evlerin odalarında loş köşelerde kalırlar.

Sineklerin, böceklerin uyuyup uyumadıkları ise uyumak fiilinin tanımına bağlıdır. Zaten uykunun gizemi de tam çözülmüş değildir. Hareketsiz kalıp, dış ortamdan bağlantıyı koparmayı uyku olarak nitelendirirsek böcekler de uyur, balıklar da. Fakat bu arada beyinlerinde neler oluştuğunu kimse bilmiyor.

Memeli hayvanların, örneğin kedilerin, köpeklerin, ineklerin uykuları ve bu sırada beyinde oluşan elektriksel dalgalar konusunda ciddi araştırmalar yapılmıştır. Onların da bizim gibi uyudukları hatta rüya bile gördükleri kesin olarak biliniyor.

Ancak bir karasineğin veya örümceğin beynine elektrik kabloları bağlayıp bir molekül boyutundaki beyinlerinde neler olup bittiğini araştırmak hala pratikte pek mümkün değil.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). trinketa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Moğolca’da hakketmiş ve lâyık mânâsına olup, Cengizoğullar’nın Cuci Ulusu’ndan Kırım’da saltanat süren hanedanın prensleri bu unvanı taşır: Ahmed Giray, NÜreddin Giray, Aslan Giray Han.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (f.) gri, kurşuni, kül rengi, boz; ağartılmamış (çamaşır); kır, ağarmış; eski, yaşlı; gri giysili; (i.) kurşuni renkte hayvan veya şey; (f.) ağartmak, ağarmak. gray matter (tıb.) gri madde, (k.dili) beyin, akıl. gray wolf bozkurt. grayness

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) gray.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scraper. grader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bulldozer. scraper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grapefruit. pomelo. shaddock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grapefruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grapefruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(altıntop): Turunçgiller familyasından; bahçelerde yetiştirilen bir ağaç ve meyvesidir. Meyvesi, portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı hafif acımsı ve ekşidir. İçeriğinde C vitamini vadır. Kullanıldığı yerler: İştah açar. Karaciğerin normal çalışmasını sağlar. Safra ifrazatını arttırır. Hazmı kolaylaştırır. İdrar tutukluğunu giderir, bol miktarda idrar söktürür. Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. Kanı temizler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Felç ve kanamaları önler. Akciğer ve göğüs hastalıklarında faydalıdır.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Altıntop denilen meyvenin İngilizce adı (citrus grandis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Küreyve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir fikir ve reyde bulunan, aynı düşüncede ve görüşte olan: Ben onunla daima hem-rey idim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendi: Hod-be-hod = Kendi kendisine, kimseye danışmadan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خود] kendi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sırtta tuğla veya harç taşımaya mahsus uzun saplı bir çeşit tekne; sobanın yannıda bulundurulan kömür kovası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendisini süsleyen, kendisini medheden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hod.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yalnız kendisini gözeten, mağrur, kibirli, bencil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bencil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendini beğenmiş, mağrur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendi rey ve fikriyle iş gören.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir bitki ki, kökü sebze gibi yumurta ile yenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

borage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(borage): Hodangiller familyasından mavi beyaz çiçekli bir bitkidir. Hekimlikte çiçekleri ve kökü kullanılır. İçeriğinde müsilaj ve madeni tuzlar vardır. Kullanıldığı yerler: Öksürüğü keser, balgam söktürür. İdrar zorluğunu giderir.

Şifalı Bitki by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودبخود] kendi kendine.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

selfish. egoistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودبين] bencil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bencillik, gurur, kibir, Ar. enâniyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

selfishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şayak, aba, kalın yünlü kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karmakarışık şey; türlü yemeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Benlik, bencillik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودکام] kendini beğenmiş, kendini düşünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) kendini düşünme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [خودرای] başınabuyruk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودستا] övüngen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaba, bön, hâzikane muamele bilmez, acemî ve gabî: Taşradan geldiğinde pek hödük ve gab! idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clodhopper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bumpkin. churl. clodhopper. hick. lout. peasant. rustic. yokel. boorish. boor. peast. yahoo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncouth. boorish. churl. country bumpkin. lout. sod. yokel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boorishness. uncouthliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act boorishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) Kedicik, kedi yavrusu. - Ebu Hüreyre: Ashab-ı Kiram’dan en çok hadis rivayet eden sahabi. Kedi yavrularını çok sevdiği için bu ismi aldığı söylenir.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. cathode.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. A.). Peygamberimizin de mensûb olduğu Mekkeli Arap kabilesi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hz.Peygamberin soyu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. A. «Kureyş» den imen.) (mü. Kureşiyye). Kureyş kabilesine ait, bu kabileden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Küreyveler. bk. Küreyve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. küreyvât) (küre’nin ism-i tasgıyri) (anatomi). Küçücük top ve yumru şey, Fr. globule: Küreyve-i beyzâ (alyuvar) kureyve-i hamrâ (kırmızı yuvar).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yılan balığı şeklinde yuvarlak ağızlı emici bir su hayvanı, (zool.) Petromyzon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yöntem, usul, metot; yol, tarz; düzen, nizam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nizamlı, munta zam, düzenli, yöntemli; sistemli. methodically z. düzenli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Metodist, bir Protestan mezhebi üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. usule uydurmak, intizam vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. metodoloji, yöntembilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

fırtınaa kırlangıcı, zool. Procellaria pelagica.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (feriy’den imef. olup müfteriyât şekli galattır. Müfredl dilimizde kullanılmaz). Birine yalandan isnat olunan »uçlar, iftiralar, uydurma ithamlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), iki nehir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

where. whither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

where. whereabouts. wherever. whither. to what place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

where. whither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dişleri koruma veya bozuklukları düzeltme ile uğraşan dişçilik dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doktrini sağlam; . dinsel inançlarına sadık; doğru, tam, uygun; b.h. Ortodoks kilisesine mensup; yürürlükteki usule uygun. orthodoxly z. kabul edilmiş bir fikre uygun olarak. orthodoxy i. Ortodoksluk; akidenin doğruluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. balık kartalı, deniz tavşancılı, zool. Pandion haliaetus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (eski) binek atı, özellikle kadınların bindiği ufak at.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. av; f. av ile beslenmek. prey on avlamak; sıkmak, sıkıntı vermek. bird of prey yırtıcı kuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tedavi için hastanın sıkıntılarını canlı piyes şeklinde temsil etmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zihin faaliyetini inceleyen bilim, psikodinami.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Rating)

İhraçcıların (şirket, devlet, vs.) ihraç ettikleri borç niteliğindeki menkul kıymetlerin (tahvil, finansman bonosu vs.) anapara ve faizini zamanında geri ödeme yeterliliğine ne ölçüde sahip olduklarını göstermek amacıyla bağımsız kuruluşlar tarafından yapılan değerlemedir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(RE’Y) (i. A.) (c. Arâ). I. Görme, görüş. Ar. nazar, müşahede, Re’yö’l-ayn = Kendi gözüyle görerek. 2. Fikir, mütalâa, bir iş hakkında düşünme neticesi olarak söylenilen söz, çare ve tedbir. Rey vermek = Mütalâa söylemek, fikrini bildirmek. 3. Oy. İttifik-i Arâ, ittihâd-ı İri = Oyların birliği. Rey-i İri = Oyların çoğunluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot. vote. opinion. view. estimate n.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. reyhân). Reyhânlar, (bk.) Reyhân.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Herşeyin evveli, ilk zamanı, tazelik zamanı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şüphe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. felsefe). Şüpheci, Fr. sceptique.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. A.) (c. reyâhln). Fesleğen denilen güzel kokulu bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basil fesleğen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریحان] fesleğen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Fesleğen, güzel kokulu bir süs bitkisi. 2.Rızık, geçimlik, rahmet anlamına da gelir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A ). Hatt-ı reyhân! = Dİvâni hat da denilen bir yazı tarzı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Reykjavik, İzlanda'nın başkenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski bir hayvan hikâyesinde tilkinin adı; k.h. tilki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rayon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

department. rayon. artificial silk. a section of a store. counter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

department.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Güzel koku, reyhan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(|. A.). Suya kanmış.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Suya kanmış, suya doymuş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Rodos adası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Rodezya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim .rodyum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rododendron, açalyaya benzer bir bitki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kayarlı, nallarında buz mıhları olan. ride roughshod over başkasının hakkını yemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. tas.). Anadolu ve Rumeli kazaskerleri: Sadreyn Efendiler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). shoe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). kumaş tiftiği, paçavralardan yapılmıs yün; kibarlık taslayan kimse; görünüşte iyi olan kalitesiz şey, taklit; bayağılık, pespayelik; çerçöp, artık, süprüntü; (s). eski yünden yapılmış; taklit, adi, bayağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dikkatsizce yapılmış; hareketlerinde ve giyiminde dikkatsiz, pasaklı, şapşal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray. sprayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray. atomizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karanfil familyasından herhangi bir ot.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(İng), bak. story.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bina katı; bir katta bulunan odalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir takım yıldız, T. Ülker, Fars. Pervîn.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Ülker yıldızı, pervin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D, (eski) dört tekerlekli ve iki sıralı hafif gezinti arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثریا] Ülker, Pervin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geliverme, oluverme, birdenbire çıkma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sütten elde edilen taze yağ. Tereyağından kıl çeker gibi = Her türlü güçlükten kolayca sıyrılarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butter. fresh butter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buttery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.iskambil veya zar üçlüsü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trailer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trailer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Ortodoks olmayan; geleneklere karşı, adetlere ayklrı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. anatomi). Küçük damar, ince damar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. vüreykaat) (botanik). Küçük yaprak, yaprakçık.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yaprakçık, küçük yaprakçık.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. detektif romanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Yeryüzünden bir parça, arazi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İki nur sahibi. Hz.Osman’a Hz.Muhammed (s.a.s)’in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.

İsimler ve Anlamları by