Hop Koni ne demek? | Hop Koni anlamı nedir? | Hop Koni

Hop Koni anlamı nedir?

Hop Koni ne demek?

Hop Koni anlamı nedir?

Hop Koni | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hop koni

Teknolojik Terim

‘Yüksek güç ve düşük ağırlık için Yüksek Düzeyde Yönlendirilmiş Poliolefin hoparlör koni

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Açonite) (botanik). Kurtboğan denilen bitki ki, özünden akonitin denilen zehirleyici madde çıkar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Aconitine). Kurtboğan denilen bitkiden çıkan bir zehirleyici madde.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). başpiskopos. archbishopric (i) başpiskoposluk makamı veya bölgesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Orta ve yüksek frekanslı ses kalitesinden ödün vermeden bas ses üretimini en iyi hale getiren delik ya da delikler içeren bir hoparlör tasarımı.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. otellerde oda hizmetçisi çocuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. piskopos; satranç fil; sıcak ve baharatlı şarap; f. piskopos tayin etmek. bishop's miter shell firavun tacı, zool. Mitra episcopalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. piskoposluk rütbe, görev ve bölgesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. bir çeşit zaturree; bronş1arın ve ciğerlerin iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (A.B.D)., (k).dili arabadan inmeden servis yapan açık hava lokantasında kadın veya erkek garson.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (gen)., (çoğ). çene, çene boşluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). ağız, çene; ani ısırma; (f). ağzı ile yakalamak; birdenbire söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). Hindistan'da mühür, mühürlü imtiyaz; (s). birinci kalitede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (-ped, -ping) balta ile parçalara ayırmak; parçalamak; birdenbire ve şiddetle hareket etmek; birdenbire yön değiştirmek (rüzgar). chop up kıymak, doğramak; (odun) yarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesme işi, kesici darbe; pirzola; yarık, çatlak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

çin lokantalarında yenen sebzeli et, piliç gibi türlü yemeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). pirzola servisi yapan lokanta; çin'de gümrük binası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kısa saplı balta, satır; elektrik akımını kesen alet; (argo). helikopter.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesiş, vuruş. chopping block kütük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). değiken, yön değiştiren (ruzgâr); çırpıntılı (deniz, su).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çinlilerin yemek yemek için çift olarak kullandıkları çubuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. coffee shop

kahveevi

Kahve içilen yer.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

İng. free-shop

gümrüksüz mağaza

Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen malların satışının yapıldığı mağaza.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). Bir çeşit silikat.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çekirge; çekirge şeklinde balık yemi; A.B.D., argo bir çeşit küçük uçak, pırpır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z)., (k).dili hoplaya zıplaya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). rehinci dükkanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birden, hızla ve hafiflikle kalkıp sıçramayı taklid ve tasvir eder: Hop kalktı, hop yerinden fırladı. Birden ve hızla ve hafiflikle kalkıp sıçramaya teşvik için kullanılır: Hop! Kalkın. Haydi, hop! Hop oturup hop kalkmak = Aşırı öfkelenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To move by successive leaps, as toads do; to spring or jump on one foot; to skip, as birds do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To walk lame; to limp; to halt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A leap on one leg, as of a boy; a leap, as of a toad; a jump; a spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A dance; esp., an informal dance of ball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A climbing plant , having a long, twining, annual stalk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is cultivated for its fruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The catkin or strobilaceous fruit of the hop, much used in brewing to give a bitter taste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The fruit of the dog-rose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Hip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To impregnate with hops.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To gather hops. [Perhaps only in the form Hopping, vb. n.] the act of hopping; jumping upward or forward an informal dance where popular music is played twining perennials having cordate leaves and flowers arranged in conelike spikes; the dried flowers of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suddenly. with one quick leap. skip. jump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the act of hopping; jumping upward or forward. twining perennials having cordate leaves and flowers arranged in conelike spikes; the dried flowers of this plant are used in brewing to add the characteristic bitter taste to beer. an informal dance where po

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A message or data packet travels a path among routers on a network through a series of hops from the source to the destination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

On the Internet, most data packets go through several routers to get to their final destination The more hops, the longer it takes to get where you're going Think of it as flying from Los Angeles to New York, with a stop in Chicago--that stops in Chicago

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term used in routing A path to a destination on a network is a series of hops, through routers, away from the origin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A single trunk line between two switches in a frame relay network An established PVC consists of a certain number of hops, spanning the distance from the ingress access interface to the egress access interface within the network.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In data communications, one segment of the path between routers on a geographically dispersed network A hop is comparable to one 'leg' of a journey that includes intervening stops between the starting point and the destination The distance between each of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A network connection between two distant nodes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Term used to describe the data link between two gateways or routers that a packet must travel to reach its destination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Term describing the passage of a data packet between two network nodes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Describes routing through a network A hop is a data packet moving through routers from the point of origination to the destination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The link between two network nodes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Travel of a radio wave to the ionosphere and back to earth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In routed networks, the passage of a packet through a router on the way to its destination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term used in routing to indicate a router within a path.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In network routing, hops are a measure of the distance from source to destination In some contexts, the number of hops is the number of routers through which a packet must travel to reach its destination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One file transmission in a series required to get a file from point A to point B on a network.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Plant used for flavouring beer The seed cone of the female plant is used, imparting bitterness, aroma and tannin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When accessing a WAN or Internet, data packets often have to travel through several places to reach it's destination, each place the packet lands on is called a hop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A perennial climbing vine, also known by the Latin botanical name of Humulus lupulus, a member of the natural family of Cannabinaceae Only the female ripened flower is used to give beer its bitterness and characteristic aroma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A direct path from one node to another, with a hop count of 1 See hop count.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Term describing the passage of a data packet between two network nodes See also hop count.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In cellular telecommunications, a switch from one radio frequency RF channel to another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A direct path from one node to another, with a hop count of 1.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Highly Oriented Polyolefine A proprietary Sony speaker cone material which combines high strength, low weight, and low resonance resulting in improved transient response, higher power handling, and flatter frequency response 1.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A jump into the air from one foot and landing on the same foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüksek Düzeyde Yönlendirilmiş Poliolefin hoparlör diyaframı, yüksek dayanıklılığı düşük ağırlıkla birleştirerek hızlı yanıt ve en iyi ses kalitesi sağlar

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-ped, -ping) şerbetçiotu, bot. Humulus lupulus; f. şerbetçiotu yetiştirmek veya toplamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) i. sıçramak, sekmek, seke seke yürümek; oynamak, zıplamak, dans etmek; üzerinden atlamak; sıçratmak, sektirmek; k.dili binmek; i. sıçrama, zıplama, sekme; uçak seferi. hop it İng., argo gidivermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Hoparlörün performansı, önemli ölçüde diyaframda kullanılan malzemeye bağlıdır. HOP (High Oriented Polyolefine) hoparlör diyaframları çok sağlam ve serttir. Çok hafif olduklarından mükemmel yüksek frekans tepkisine sahiptirler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

‘Yüksek güç ve düşük ağırlık için Yüksek Düzeyde Yönlendirilmiş Poliolefin hoparlör koni

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Oparlör.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullhorn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loudspeaker. speaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speaker. loud-speaker. loudspeaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatör, sinyalleri doğrudan kafa biriminin hoparlör çıkışlarından alabilir. Bu, kafa biriminde özel bir pre-amp çıkış olmasa bile yüksek güç çıkışı sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ümit, umut; f. ümit etmek, ummak, beklemek. hopeless s. ümitsiz; ümit vermeyen. hope chest çeyiz sandığı. hoping against hope ümidini kesmeyerek, güvenini sarsmayarak. in hopes ümidi ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ümitli, ümit verici. hope fully z. ümitle, ümit verici bir şekilde; k.dili inşallah. hopefulness i. ümit verici durum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Hafiflikle ve birdenbire sıçramak, atılmak: Çocuk gibi hopluyordu. 2. Birdenbire oynamak, helecana gelmek: Yüreğim hopladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jump. hop. caper. cavort. gambol. jig. leap. prance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounce. bound. caper. gambol. hop. skip. to hop and jump about. to palpitate. to get excited. to jump up and down. to bounce. to bound. to skip. to hop. to gambol. to caper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to jump. to skip along. to start. to be started. leap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sıçratmak, oynatmak: Çocuğu hoplatıyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dandle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bounce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dandle. to bounce on one's knee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Yunanistan'da ağır zırhlı piyade askeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cüce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hop diye her şeye girişen, düşüncesiz ve hafif mizaçlı, çocuk mizaçlı, delişmen: Hoppa bir adam, pek hoppa alışmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flyaway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flighty. frivolous. cronk. flyaway. giddy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Birdenbire atlamayı tasvir ve taklid eder: Pencereden hoppala aşağıya atladı. 2. Damdan düşer gibi münasebetsiz bir söz söyleyen hakkında alay yollu kullanılır: Hoppala! Hoppala beyim. 3. Küçük çocukları sıçratır veya uyuturken söylenir: Hoppala oğlum! Uyusun çocuğum hoppala!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

there you go ! that's it ! how strange ! what an idea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hoppa olma hâli, hoppaca davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frivolity. levity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do sth frivolous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıçrayan kimse veya şey; sekerek yürüyen kimse; pire gibi sıçrayan böcek; silo, sarpın; gemi yüklemek veya boşaltmak için kullanılan dibi açılır büyük kova.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. hobble.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir cins çuval bezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. seksek oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), içerken hafif gürültülü ses çıkarmak: Kahveyi höpürdeterek içti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slurp. to sip noisily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y. matematik). Bir daire üzerinde yürümek ve bu daire düzleminin dışında bir noktaya dayanmak üzere hareket eden bir doğrunun meydana getirdiği hacim şekli, mahrut: Yontulmuş kurşun kalemin ucu koni biçimindedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. matematik). 1. Koni biçiminde veya koni ile ilgili olan, mahrutî. 2. Tabanı daire biçiminde olan bir koninin bir düzlemle şu veya bu şekilde kesilmesinden elde edilen türlü kesit eğrilerine verilen ortak isim: Çember, elips, hiperbol birer koniktir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone shaped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conic. conical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). .Yollanılmak üzere gemiye teslim edilen bir mal için vrilen senet. bk. Konşimento

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Mini sistemlerde, farklı yayılım düzenleriyle üç tweeter’ın geliştirilmiş ve genişletilmiş sürümü.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. efsane yaratıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. ortopedi. orthopedist i. ortopedi uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. düzkanatlılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ruh hastası, psikopat. psychopath'ic s. ruhi dengesi bozuk, psikopat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akıl hastalıkları ilmi, psikopatoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ruh hastalığı, psikopati; psikoterapi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akıl ile beden arasındaki ilişkileri inceleyen ilim, psikofizik. psychophysicist i. psikofizik uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hesap, sayma; hesap görme, borç ödeme. day of reckoning hesaplaşma günü; kıyamet günü. dead reckoning (den.) parakete hesabı. out in one's reckoning hesabında yanılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). (ped ping) dükkân, mağaza; atelye; fabrika, imalâthane, iş; (f). çarşıya gitmek, alışverişe çıkmak; for ile aramak; (ing)., argo suç ortaklarını ele vermek. shop around alışveriş için fikir edinmek. shop steward işçi temsilcisi. shop talk i

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). iş tezgâhı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tezgâhtar kız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dükkâncı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dükkân hırsızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., tezgâhtar; dükkâncı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dükkân.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çarşıya çıkma, alışveriş etme. shopping center alışveriş merkezi, büyük çarşı. shopping district çarşı. shopping list alışveriş listesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing). mağazalarda çalışanlara ve alıcılara yardım eden görevli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). satılmadan eskiyen (mal).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tek kişilik dört tekerlekli açık at arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıhhate zararlı şartlar altında az ücretle işçi çalıştıran iş yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. şekerci dükkânı, pastane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ümit edilmedik, beklenilmedik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) i, k.dili. kuvvetle vurmak; yenmek; düşmek, birden oturuvermek; i. vuruş: düşüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. büyük şey; kuyruklu yalan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili. çok iri, çok büyük, okkalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. vitrin gezmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atelye, işlik, çalışma odası; seminer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biyokim. bitkilerde bulunan sarı renk maddesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by