Hore ne demek? | Hore anlamı nedir? | Hore

Hore anlamı nedir?

Hore ne demek?

Hore anlamı nedir?

Hore | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hore

Türkçe Sözlük

(bk.) Hora.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir köşeye çekilmiş olan kimse, münzevi hayat yaşayan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). karaya, karada, kıyıya, kıyıda, karaya oturmuş (gemi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (ABD). küçük bir iş; (çoğ). bir evin veya çiftliğin günlük işleri; güç ve zevksiz bir iş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). kore hastalığı, yüzde, kollarda ve bacaklarda tikler meydana getiren bir çocuk hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). koreograf, bale direktörü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). koreografi, bale eserleri yazma sanatı; bale sanatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kromatofor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). taraklıların bir kolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). ter, terletme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (tıb). terletici (ilaç).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). inme sırasında suların çekildiği kıyı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, hoarhound i. köpekayası, kavkas, bot. Marrubium vulgare; bu bitkiden çıkanlan öz veya bu öz ile yapılan şeker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. kıyıya yakın; z. sahile doğru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Lahor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gemi yükletme ve boşaltma gibi liman işlerinde kullanılan işçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. off-shore

ekon. kıyı bankacılığı

Bir ülkede vergi mevzuatı, kambiyo sınırlamaları dışında faaliyetini sürdüren bankacılık.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kıyıdan uzak; kıyıdan esen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z .sahile doğru olan; z . sahilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. karanlıkta fosfor gibi ışıldamak. phosphorescence i. ısı vermeden fosfor gibi karanlıkta ışıldama. phosphorescent s. fosfor gibi ışıldayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. sahil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. semafor; f. semaforla konuşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sahil, kıyı. shore dinner deniz mahsullerinden ibaret yemek. in shore kıyıya yakın. off shore kıyıdan biraz uzak, açıkta. on shore karada. shoreless (s). sahili olmayan, kıyısız; hudutsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). dayanak, destek, payanda; (f)., up ile payanda ile desteklemek. shoring (i). destekleme; payandalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sahil hattı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (mit.) dans perisi. terpsichore'an (s.) dansla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. fahişe, orospu; f. fahişelik etmek. whor'ish s. fahişe gibi; fuhşa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (eski) orospuluk, fahişelik, fuhuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. genelev, umumhane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zampara; kerhaneci: pezevenk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by