Höt ne demek? | Höt anlamı nedir? | Höt

Höt anlamı nedir?

Höt ne demek?

Höt anlamı nedir?

Höt | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hot

Türkçe Sözlük

(e.). Korkutmak için söylenir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. (-ter, -test) sıcak, kızgın; acı, yakıcı (biber vb); şiddetli, sert, hararetli; hiddetli; yüksek gerilimli akım taşıyan (tel); tehlikeli miktarda radyoaktivite ihtiva eden; yakın; yeni, taze (haber vb); polisçe aranmakta olan; kızışmış, şehvetli; A.B

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). her iki cinsten; her iki yönden etkili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Işıksız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) fotografçılığın astronomiye uygulanması. as'trophotograph'ic (s). gökcisimlerinin foto ğraflannln allnmasma ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kızarmış, kanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ok menzili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Clear Photo LCD Plus, daha yüksek ekran çözünürlüğe ve daha yüksek kontrastlı çok sayıda renkle gelişmiş görüşe sahip bir LCD ekrandır. Bu, karanlık ya da aydınlık ortamlarda daha iyi film oluşturma ve odaklanmasına, oynatma sırasında daha net görüntüye olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu, Sony Dijital Fotoğraf Makinesi serisine verilen addır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Cyber-shot®, yüksek kaliteli fotoğraf makineleridir. Fotoğrafların yanı sıra hareketli görüntüler ve ses de kaydedilebilir. Kayıt ortamı olarak Memory Stick™ kullanılır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ikiye bölme; (astr). ay, Merkür veya Venüs kursunun yarısının ışıklı olması; (biyol). çatallı olma; (man). ikiye bölme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) işitilecek mesafe, kulak menzili, kulak erimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bakış, nazar; görüş mesafesi, rüyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (ask.) salkım, peşrev denilen top mermisi, misket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) silah atışı; top menzili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karmakarışık şey; türlü yemeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. Holanda dilinden). Güney Afrika’da yaşıyan ilkel bir kavim.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. limonluk gibi cam altında bulunan gübreli toprak; (fesat, kötülük, huzursuzluk) kaynağı veya yuvası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hiddetli, kan beynine sıçramaya hazır. hotch pot, hotchpotch bak. hodgepodge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. otel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., i., k.dili aceleyle; i. birinin ayakkabı tabanı arasında kibrit yakarak yapılan eşek şakası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öfkeli kimse, çabuk kızan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. limonluk, ser.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: eski Türkçe’de: kotaz). 1. Kadınların kendi saçlarından veya yemeni vesaire ile yaptıkları baş süsü veya giyeceği: Hotoz giymiş; hotozu yakıştırmış. 2. Binalarda yapılan bir çeşit süs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Hotoz giyen (kadın). 2. Başında geniş tepesi olan (kuş).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ısıyla işleyen cilalama makinası; f. bu makina ile cilâlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atılgan veya çabuk öfkelenen adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hotanto; bu kabile'nin dili; mec. kara cahil kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. mesaneden taş çıkarma ameliyatı. lithotomic(al) s bu ameliyata ait.lithot'omist i. bu ameliyatı yapan cerrah. lithotomize f. bu ameliyatı yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. mesane taşını kırarak çıkarma ameliyatı.lith'otrite i. mesane taşını kırma aleti. lithot'ritist i. bu ameliyatı yapan cerrah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

metrdotel, baş garson; (tereyağ, maydanoz ve limon suyu ile yapılan) soslu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Çok zayıf aydınlatma koşullarında bile yakın çekimler yapmanızı sağlayan bir moddur. Ek “IR verme birimi” HVL-IRC ile bu mesafe 30 metreye kadar genişletilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, Sea of Ohotsk Denizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

suyu üstten alan dolap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. photograph, photography.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili fotoğraf. photo finish fotofiniş,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraflar, 7 saniye boyunca kasete kaydedilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yalnız ışıkta yaşayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotosel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.ışığın kimyasal etkilerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. filim ile dizme aleti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. ışık dalgalarının tesiri ile fazla elektrik akımı geçirme özelliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışık ile kopya, fotokopi. photocopier i. fotokopi makinası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışınların bitkilerin hareketi ile olan ilgisini tetkik eden ilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ışınlar ile elektriğin ortak etkilerine veya birinin diğerini hasıl etme gücüne ait, fotoelektrik. photoelectric cell fotosel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotoğrafçılık işlemi ile yapılan klişe; bu klişeden çıkarılan resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotoğraf vasıtasıyle klişe çıkarma işi; böyle bir klişeden yapılan resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fazla ışık veren lamba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. photograph, photographic, photography.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. ışık husule getiren veya saçan; fotojenik, fotoğrafta güzel çıkan. photogenically z. fotojenik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. fotoğraf; f. fotoğraf çekmek. color photograph renkli fotoğraf. instantaneous photograph. enstantane. photograph'ic s. fotoğrafla ilgili. photograph'ically z. fotoğrafla; fotoğrafta olduğu gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotoğrafçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotoğrafçılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotogravür, fotoğrafla klişe yapma işi; fotogravürle çıkarılan klişe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneşin fotoğraflarını çekmeye mahsus teleskop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazetede çok fotoğraf kullanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışıkölçer, fotometre. photometry i. ışınların kuvvetini ölçme; bununla uğraşan optik dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ışıkölçerle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikroskop ile büyütülmüş şeylerin fotoğrafı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Photomovie, HDD/DVD kaydedicide saklanan dijital fotoğraf albümünüze müzik teması eklemenizi sağlar. Özelleştirilmiş bir slayt gösterisi oluşturmak kolaydır ve üç basit adımla tamamlanabilir böylece arkadaşlarınızı ve ailenizi eğlendirip etkileyebilirsiniz. Slayt gösterisi bir kez oluşturulduğunda, ona istediğiniz zaman erişebilirsiniz. Slayt gösterinizi doğrudan bir DVD’ye bile kaydedebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. foton, ışık enerji birimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. foto ofset.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışıktan korkma, Işık fobisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. filme alınan sahne oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışığa hassas olan alıcı sinir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ışığa hassas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotosfer, ışıkküre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotostat, negatife lüzum kalmadan doğrudan doğruya fotoğraf çeken makina; böyle çekilen fotoğraf. photostat'ic s. fotostatik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. karbon özümlemesi, fotosentez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. organizmanın ışığa karşı hareketi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. telle resim gönderme usulü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gökcisimlerinin fotoğrafını çekebilen teleskop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. ışın ledavisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aldığı ışına göre elektrik akımı ileten transistor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ışık tesiriyle yön değiştiren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. ışıkgöçüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

PhotoTV HD yüksek çözünürlüklü dijital fotoğrafları, nefes kesici ayrıntılar ve renklerde görüntülemenizi sağlar. Birçok TV hareketli görüntüler için geliştirilmiştir ve dijital fotoğrafların gerçek rengini ve kontrastını görüntüleyemezler. PhotoTV HD ile, fotoğraflarınız otomatik renk, kontrast ve netlik optimizasyonları ile heyecan verici 1920 x 1080 HD kalitesinde görüntülenir. Fotoğrafların geleneksel filmlere olabildiğince yakın olmaları için, fotoğrafların ekranda nasıl görüntüleneceğini de kontrol edebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotoğraftan yapılan klişe; böyle klişeden basılan resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. klişe kullanarak tipo dizgisine uygun yapılan herhangi bir baskı işlemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ruhi tedavi, psikoterapi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. psikozlu (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. ışınları camdan geçirme suretiyle yüksek sıcaklık derecelerini ölçen bir çeşit pirometre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, -tine i., min. pirotit, bronz renginde parlak bir maden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) tavlı; ateşten kıpkırmızı kesilmiş; yepyeni (haber); kızgın, heyecanlı; müfrit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Psikolojinin sınırları dışında kalan telepati gibi hallerin bütünü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. polkaya benzer bir dans; bu dansın müziği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). domuz yavrusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). (ted, ting) içinde patlayıcı madde olmayan top güllesi; tüfek saçması; atış; kurşun menzili; erim, atım; nişancı; top veya tüfek atma; spor gülle; spor bilyeye vuruş; (k).dili teşebbüs; tahmin; şans; (tıb). şırınga, iğne, aşı; miktar; (k).d

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yanardöner, şanjan (kumaş); argo kafası dumanlı; (k).dili mahvolmuş; kullanılmaz hale gelmiş. shot to pieces tamamen bozulmuş, darmadağın olmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). av tüfeği, av çiftesi; (s). zorla yapılan; gelişigüzel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., spor gülle atışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yumurtlamış (ringa balığı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sapan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. enstantane fotoğraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. spektrofotometre. spectrophotometry i. renklerin bu aletle karşılaştırılması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir görüntü sabitleme sistemi. Sony SteadyShot, bir dahili hareket sensörü ve CCD teknolojisinden oluşmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Benzersiz bir Sony teknolojisi olan görüntü sabitleme özelliği, Handycam® video kameralar, Cyber-shot dijital fotoğraf makineleri ve Dijital SLR fotoğraf makinesi serisinde mevcuttur. Titreme algılama yöntemi (jiroskopik sensörler) ve sunduğu fayda (daha az bulanıklık) bu ürünlerin tümünde aynı olsa da teknoloji her birinde farklı işlev gösterir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Benzersiz bir Sony teknolojisi olan görüntü sabitleme özelliği, Handycam® video kameralar, Cyber-shot dijital fotoğraf makineleri ve Dijital SLR fotoğraf makinesi serisinde mevcuttur. Titreme algılama yöntemi (jiroskopik sensörler) ve sunduğu fayda (daha az bulanıklık) bu ürünlerin tümünde aynı olsa da teknoloji her birinde farklı işlev gösterir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony tarafından sağlanan benzersiz resim sabitleme teknolojisi, Handycam® video kameralar, Cyber-shot dijital fotoğraf makineleri ve Dijital SLR fotoğraf makineleri ürün serilerinde bulunmaktadır. Titremeyi algılama yöntemi (jiroskopik sensörler) ve yararı (daha az bulanıklık) tüm ürünlerde aynıdır fakat her birindeki teknoloji biraz farklı çalışır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. tabldot.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., telephoto. lens dürbün gibi fotoğrafı büyüten mercek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uzak mesafeden çekilen fotoğraf. telephotograph'ic s bu usule ait .telephotog'raphy i .telefotografi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üç kısma bölünme; insan tabiatının beden, ruh ve can olarak üç kısma ayrılması. trichotomous s. üç kısma ayrılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alt dişleri çıkıntılı olan; suyu altından akarak işletilen (su dolabı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. netice, sonuç, nihayet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kızgın, akkor; k.dili kızgın, öfkeli, ateş püsküren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, video kaydetmeye devam ederken Memory Stick™ üzerine 640 x 480 piksel çözünürlükte fotoğraf kaydetmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by