Hub ne demek? | Hub anlamı nedir? | Hub

Hub anlamı nedir?

Hub ne demek?

Hub anlamı nedir?

Hub | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hub

Türkçe Sözlük

(HUBB) (i. A.). Sevgi, muhabbet: Hobb-i Ehl-i Beyt = Peygamberimiz’in ailesine karşı duyulan sevgi. Hubb-i câh = Yüksek mevkilere erişme hırsı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c. hûbân). Güzel, Ar. hasen, cemîl: RÜy-i hûb = Güzel yüz. Sıfat terkiplerine de girer: HÜb-rû = Güzel yüzlü. HÜb-sûret = Yüzü güzel. HÜb-sîret = Ahlâkı güzel.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خوب] güzel. 2.iyi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tekerlek poyrası, tekerlek göbeği; dünyanın merkezi. the Hub Boston şehrinin takma ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهوبره] ceylan yavrusu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). sazan cinsinden birkaç çeşit balık, kefal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tombul, dolgun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اهل خبره] bilirkişi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حب] sevgi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

balkabağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nargile; karışıklık, gürültü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gürültü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حب الوطن من الایمان] vatan sevgisi imandan gelir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili koca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., oto cant kapağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبب] taneler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kureyşliler’in en büyük putu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Küçük taze buğday taneceği. Tanecik. Hubeyb b. Adiyy el-Ensarî (Öl. 625): İslam’ın ilk şehitlerindendir. Uhud’un ardından tutsak edildi ve Mekke’ye köle olarak götürüldü. Uhud’ta öldürülen Haris’e mukabil, işkence edilerek vahşi bir biçimde kazığa vuruldu ve şehid oldu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güzellik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خوبی] güzellik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kibir, gururlanma, kasılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خوبروی] güzel yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Habâset. (bk.) Habâset.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خوبتر] daha güzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Pek güzel, en güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Esme: Hübûb-i rîh = Rüzgârın esmesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حبوب] taneler. 2.haplar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. habbe). Habbeler, taneler, tahıl. (bk.) Habbe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HUBÜBAT) (i. A.). Tahıl. Ekmek yapmaya mahsus taneler: Buğday başta olmak üzere mısır, arpa, çavdar, darı, kuşyemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cereal. cereals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grain. cereals. grains. cereal grains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cereal. grain (seeds of cereal plants. cereals. corn grain. grist. corn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبوبات] tahıl.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sevinç, Ar. sürür, mesrûriyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aşağıya inme, düşme. Hübût-i Adem = Hazret-i Adem’in Cennet’ ten dünyaya inmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ekmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خبز] ekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. mashObe). Beraber alınmış, birlikte götürülen, katılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Birlikte olduğu helde, beraberinde olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «nehb» ten imef.) (mü. menhûbe). Nehb ve yağma edilmiş, yağmalanmış. Emvâl-i menhûbe = Yağma mallar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. merhûbe). Korkutan, korku veren, müthiş, Ar. mahöf (zannolunduğu gibi «korkmuş ve korkutulmuş» mânâsına gelmez).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vehb» den imef.) (mü. mevhûbe). Verilmiş, ihsan edilmiş olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ravent., bot. Rheum of ficinale: (ecza) ravent kökünden yapılan bir müshil veya kuvvet ilâcı: (argo) kavga, meydan kavgası. rhubarby s. raventli, ravende benzer. garden rhubarb papaz ravendi, bot. Rheum rhaponticum wild rhubarb keçikulağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «leheb.den). Al lenme, tutuşma, parlama, Ar. iltihâb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sahip çıkma, koruma ve muhafaza etme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تصاحب] sahip çıkma. 2.arkadaşlık etme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by