Hud’a ne demek? | Hud’a anlamı nedir? | Hud’a

Hud’a anlamı nedir?

Hud’a ne demek?

Hud’a anlamı nedir?

Hud’a | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: huda

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Allah. 2. Efendi, sahip (bu mânâ ile yalnız bazı terkiplerde bulunur): Ged-hudâ (kethudâ) = Ev sahibi, kâhya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Doğru yol, Fars. râh-ı rast. 2. Hak dini, İslâm dini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hudâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خدا] Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Doğru yol gösteren, hidayet eden. 2.Allah’ın isimlerinden. 3.Kur’an-ı Kerim. Ek almadan isim olarak kullanılmaz. Hudanur gibi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aldatma, oyun, dolap, hiyle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خدعه] düzen, dalavere.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

BERHURDAR (i. F.). Çalışma ve himmetinin neticesini alan, iyi bir işin mükâfatına nail olan: Berhurdâr olsun. Berhudâr ol oğlum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Köy ağası, köy kâhyası, muhtar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Hudâ = Allah, dâden = vermek). Allah verdi, Allah vergisi, Ar. Atâ-ullah, Tanrı ihsânı çeşidinden olan: Hudâdâd bir istidatla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Hudâ = Allah, peresten = tapınmak). Allah’a tapınan, Allah’a ibadet eden. Ar. muvahhit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خداداد] Allah verdi. 2.Allah vergisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Hüdayi).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خدانکرده] Allah göstermesin, Allah etmesin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودآرا] Allah aşkına.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خداشناس] tanrıtanır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sahip, mâlik, efendi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خداوند] Tanrı. 2.padişah. 3.efendi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Hükümdarlık. 2.Efendi, sahip, maliklik. 3.Hakim, hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Amir, hâkim, sahip. 2. Padişah, imparator, hükümdar. 3. I. Sultan Murad HAn Gazi’nin (1362-1389) lakabıdır ve bu vesileyle, şehzadeliğinde valilik yaptığı Bursa vilâyetine de Cumhuriyet’e kadar böyle denmiştir. 4. Mevlânâ Celâleddin-i RÜmî hakkında da kullanılmıştır (yalnız Osmanlı padişahları için kullanılan «hünkâr» tâbiri hudâvendigârin kısaltılmışıdır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خداوندگار] padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Sahip, hükümdar, bay. 2.Fars edebiyatında Allah manasında kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Amir, hükümdar. 2.Osmanlı padişahlarından I. Murad’ın ünvanı.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خدایا] Tanrım.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) 1. Padişah. 2. Tanrı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Tanrı’ya ait olan. 2. Kendiliğinden olan, tabiî, sun’İ ve insan yapısı olmayan: Hudây-ı nâbit = Ekilmeksizin kendiliğinden biten: Hüdayi-nâbit otlar. 3. mec. Hiçbir terbiye görmeyip tabiî hâlinde kalan veya kendiliğinden yetişen: Hudây-ı nâbit bir adam; hudây-ı nâbit bir filozof.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. hüdâ = hidâyet’ ten). Doğru yola girmiş, hidâyete erişmiş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Allah’a mensup, Allah’ın yarattığı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Kendi kendisine yetişen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wild. self-sown. volunteer. raised with little or no supervision. self-taught. self-made.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (aslı: ked-hudâ = ev sahibi. Türkçe’de: kâhya). Bir daire ve konağın yahut çeşitli işlerin idaresiyle görevli adam, vekilharç: Eski vüzerâ kethudâları; sultan kethudâsı; kethüda kadın; hazîne kethudâsı. Esnaf kethudâsı (kâhyası) = Esnafın reisi. Kapı kethudâsı = Bir valinin veya bir dairenin BAbıâlî’ce işlerini yürütmekle görevli memur: Bağdad kapı kethudâsı; Burgaristan kapı kethudâsı. Kol kethudâsı = Vaktiyle yeniçeriağasının vekili. Köy kethudâsı = Muhtar, kocabaşı, mec. Başkasının işlerine karışan: Seni kethudâ (kâhya) koymadım; sen, benim kethudâm (kâhyam) değilsin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamberlain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kethudâ sıfet ve görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Allah’tan korkmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NA-HUDA) (i. F.). 1. Allah’a inanmayan, Ar. mülhid. (i. F.) (belki aslı: nâv-hudâ). 2. Kaptan, gemi süvarisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناخدا] kaptan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناخدا] Allahsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Allah’ın arslanı, Hz. Ali.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hz.Ya’kub’un on iki oğlunun en büyüğü.

İsimler ve Anlamları by