Hurde | Hurde ne demek? | Hurde anlamı nedir?

Hurde | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hurde

Türkçe Sözlük

(i. F. «dtden» fiilinden imas.). DOr-bîn = Uzaktan gören Alet, dürbün. Hurde-bîn = Küçük şeyleri gösteren Alet, mikroskop.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kıvrım, büklüm. Ar. câdd. Çîn-i zülf = Saç kıvrımı. 2. Buruşuk, buruşma: Çİn-i cebin = Alın buruşuğu. Çîn-i ebrû = Kaş çatıklığı. 3. Toplayan, devşiren, cemeden: HÜşe-çîn = Başak toplayan. Hurde-çîn = Kırıntı toplayan.

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. hürde = hurda). 1. Ufak tefek şeyler, ehemmiyetsiz şeyler, öteberi. 2. Demirden eski Alet vs.: Sokak köşelerinde hırdavat satanlar, hırdavat dükkânı.

Türkçe Sözlük

(i. F. hürden fiilinden). Yiyen, yiyici: Köfte-hor = Köfte yiyen (şaka yollu söylenir).

Türkçe Sözlük

(i. F. hürde = kırıntı, çîden = toplamak). Kırıntı toplayan, dökülen kırıntıları toplayan fakir.

Türkçe Sözlük

(i. F. hürde = küçük, ince; dânisten = bilmek). Nükte ve incelikleri anlayan, bilen.

Türkçe Sözlük

(i. F. hürde = ufak tefek şeyler, fürûhten = satmak). Ufak tefek şeyler satan kimse.

Türkçe Sözlük

(I. F. hürde = mec. mazmun, gizli mânâ, giriften = tutmak). Sözün içinde gizil mânâyı arayarak itiraz eden.

Türkçe Sözlük

(i. F.) (sâl = yıl, hürde = yemiş). Yaşlı, ihtiyar, geçkin: Bir pîr-i sâl-hurde.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ezmek, basmak. 2. Hurdehaş etmek. 3. mec. Zulmetmek.

Türkçe Sözlük

(i. F., zahm = darbe, yara; hürden = yemek). 1. Bir darbeye uğramış. Ar. musâb, duçar. 2. Yaralı.