Husüs ne demek? | Husüs anlamı nedir? | Husüs

Husüs anlamı nedir?

Husüs ne demek?

Husüs anlamı nedir?

Husüs | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: husus

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. husûsât). 1. Hâs ve mahsûs olma, zıddı: umum; husûsiyet, bir şahıs veya şeye ait: Umumdan husûsa geçelim. 2. İş, madde, keyfiyet: Bu hususta; (cem’i bu mânâ ile kullanılır). 3. Eskiden mahkemeye gidemeyen adamın ikrar, takrir veya şehâdetini dinlemek üzere kendi isteğiyle mahkemeden evine gönderilen heyet: Husûs gönderildi; husûs getirdi (bu mânâ bugün terkedilmiştir). Bâ-husûs, alel-husûs, husûsiyle = Hele, hepsinden fazla, bilhassa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subject. point. case. matter. particularity. particular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consideration. point. matter. subject. question. respect. case. a particular point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

matter. particularity. respect. subject. question. case. a particular point. relation. peculiarity. effect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصوص] konu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Hele, husûsiyle, en çok.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علی الخصوص] özellikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(F. bâ = ile A. husûs = tayin). Husûsiyle, husûsen, alel-husûs, hele, en ziyade, en fazla, bilhassa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [باخصوص] hele hele, özellikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Husûsi olarak, bilhassa, hasseten, ayrıca. 2. Hele, alelhusûs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. husûs). Husûslar. (bk.) Husûs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصوصات] hususlar, konular.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. husûsiyye). 1. Umuma ait olmayıp bir şahıs ve şeye veya bir hey’ete ait olan: Bu konferans umumî olmayıp husûsî olduğundan yalnız dâvetliler girebilir. 2. Zâtî, şahsî, resmî göreve ait olmayıp şahsa ve zâta ait olan: Hususî bir mektup yazıyorum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

particular. personal. private. special. characteristic. distinctive. privately owned. reserved. privately owned automobile. in camera. peculiar. proper. specific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصوصی] özel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: HUSÜSIYYET) (i. A.). 1. Hususîlik, umumî olmayıp hususî olan şeyin hal ve sıfatı: Bu yazının maksadı hususiyetinden bellidir. 2. Bir adamın şahıs ve zâtına ait ve bağlı olma, mensubiyet: O zâta eskiden hususiyetim vardır. 3. Birine mehsus olma, ayrıca bir halde bulunma: O adamın husûsıyyet-i ahvâli vardır = Kendine mahsus hal ve tavrı vardır. ‘

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peculiarity. special feature. characteristic. intimacy. close relations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصوصيت] özellik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) özellikle, hele hele.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Bilhassa.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) özellikle, hele hele.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. husûsî). Husûsî hayata ait şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

particularly. especially.

Türkçe - İngilizce Sözlük by