Huz ne demek? | Huz anlamı nedir? | Huz

Huz anlamı nedir?

Huz ne demek?

Huz anlamı nedir?

Huz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: huz

Türkçe Sözlük

(f. A. ahz’den). Ahz masdarından emir: Al.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Dağarcık, torba.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rahatsız, huzursuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rahatsız, huzursuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

per diem. admission fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Arıklık, lâgarlık, zayıflık.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kuzey Arabistan’da büyük bir Arap kabilesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A. musiki). Türk musikisinde şimdi kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Demet: Şua huzmesi = Işın demeti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حزمه] demet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahzân). Keder, gam, acı: Bu hava, bu ses insana hüzün veriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hüzn = gam, Fars. Amîhten = karıştırmak). Hüzün veren, hüzünlü, (bk.) Hüzn-engîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hüzn = Gam, Fars. Averden = getirmek). Hüzün veren, (bk.) Hüzn-engîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hüzn = Keder, Fars. efzâyîden = arttırmak). Hüzün veren. (bk.) Hüzn-engîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hüzn = Gam, Fars. engîhten = koparmak). Hüzün veren, hüzün getiren: Hüzn-Amîz bir manzara, hüzn-Aver bir hal, hüzn-engîz bir Ahenk, hüzn-efzâ bir hikâye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tevâzû, huşû.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hüzn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. sadness. melancholy. gloom. gloominess. doldrums. dole. dolefulness. dreariness. ruefulness. shadow. somberness. sombreness. spleen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. dumps. gloom. melancholy. shadow. sorrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadness. melancholy. blue. blues. depression. grief. lament. murk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hüzün duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad. to grieve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gloomy. melancholic. cheerless. sad. blue. depressing. doleful. downcast. dreary. elegiac. funereal. glum. rueful. somber. sombre. sorrowful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blue. dejected. down. funereal. glum. heavy. lugubrious. melancholy. mournful. plaintive. sad. wistful. woebegone. woeful. sorrowful. heartsick. pensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sad. melancholic. dolorous. leaden. mournful. tragic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) 1. Hazır olma, mevcut bulunma, gıyab zıddı: Sizin mecliste huzûrunuz elzemdir. 2. On, Fars. pîşgâh: Filânın huzûruna çıktı; huzûruna kimseyi kabûl etmiyor; huzûrunuzda terbiyesizlik etti. 3. Rahat, Fars. Asâyiş, Asûdegî, Arâm: Büyük rahat ve huzûr ile; huzûr-i kalb ile. 4. Padişah tarafından kabûl: Huzurdadır; huzûra çıktı (nezaketen ve saygı mübalâğası olarak başka büyükler hakkında da kullanılır: Huzûrunuzda bulunmakla bahtiyârım). Huzûr dersi = Osmanoğulları devrinde Ramazanda padişah huzurunda verilen din dersi ve ilmî münakaşa. Hişâ huzurdan = Huzurunuzdan uzak olsun (çirkin ve açık bir söz söylenmesine mecburiyet elverdiğinde saygı ve nezaket maksadıyla kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presence. ease. peace. tranquility. tranquillity. serenity. quietness. audience. comfort. composure. evenness. languor. quiet. quietude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. ease. peace. presence. repose. rest. wellbeing. attendance. quiet. comfort. peace of mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peace of mind. freedom from anxiety. repose. quiet. comfort. presence (of another. attendance. presence of an excellent personage. composure. ease. peace. peacetime. per diem. physical comfort. presence. silence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حضور] hazır olma, bulunma. 2.rahatlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Baş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attendance fee. per diem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursing home. rest home. home for the aged. eventide home.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rest home. old age asylum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rest home.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peaceful. restful. calm. tranquil. serene. easy. quiet. reposeful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blessed. calm. comfortable. halcyon. peaceful. quiet. restful. serene. at ease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peaceful. tranquil. untroubled. happy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fidgety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disturbed. restive. restless. uneasy. troubled. ill at ease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneasy. troubled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disquiet. uneasiness. discomfort. trouble. unrest. disquietude. fermentation. fidget. hump. inquietude. qualm. restiveness. restlessness. sleeplessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bother. disturbance. ferment. qualm. unrest. disorder. uneasiness. disquiet. restlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disquiet. uneasiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disquit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. ve bunun cem’i: huzûzât) (m. hazz). Hazlar, zevkler, (bk.) Haz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. huzûz). Hazlar, zevkler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem, eski Yaşa ! Varol !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. muhtemelen Ar. musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Türk müziğinin en eski birleşik makamlarından.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hâzin). Hazîne muhâfızları, hazinedarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hâzır). Hazır olanlar, hazır bulunanlar, (bk.) Hazır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حضار] hazır olanlar, bulunanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مأخوذ] alınmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MELHUZ) (i. A. «Iahz»dan imef.) (mü. melhûza). Düşünülen, hatıra gelen, muhtemel.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملحوظ] düşünülen, öngörülen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Umulur, beklenir.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Melhuz).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A c.). Melhuzlar, hatıra gelen şeyler, muhtemel ve mümkün olanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ahz» den imef.) (mü. me’hûze) (c. me’hûzât). 1. Alınmış, ahz ve kabûl olunmuş, Ar. makbuz: Şu kadar lira me’hûzum oldu. 2. Ahz olunmuş, nakledilmiş: Birtakım beyitleri SAdî’nin BÜstân’ından me’hûzdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cihâz» dan masdar). Hazırlanma, malzemeyi tedarik etme.

Türkçe Sözlük by