I Love You | I Love You ne demek? | I Love You anlamı nedir?

I Love You | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: love

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Adrian renegade, a Venetian by extraction, who forswore the Christian faith to become a commander in the Turkish army He led the host to the siege of Corinth, while that country was under the dominion of the Doge He loved Francesca, daughter of Minott

Türkçe - İngilizce Sözlük

god of love; counterpart of Greek Eros.

Türkçe - İngilizce Sözlük

maternity. motherhood. step mother. adoptive mother. woman acting as a mother to a child. maternal love.

Türkçe - İngilizce Sözlük

in love. in ecstasy. enamoured. amorous. besotted. gallant. gone. lover. admirer. adorer. minstrel. wandering minstrel. amorist. beau. fancy man. inamorato. paramour. singer. spoon. swain. sweetheart. wooer.

Türkçe - İngilizce Sözlük

in love. in ecstasy. enamoured. amorous. besotted. gallant. gone. lover. admirer. adorer. minstrel. wandering minstrel. amorist. beau. fancy man. inamorato. paramour. singer. spoon. swain. sweetheart. wooer. smitten. steady.

Türkçe - İngilizce Sözlük

loving. in love. a lover. admirer. adorer. stuck on.

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorous. love. amour. adoration. crush. passion. gallantry.

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorous. love. amour. adoration. crush. passion. gallantry. romance.

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. attachment. zeal. keenness.

Ülke

(Austria) Coğrafi Verileri

Konum: Orta Avrupa’da İtalya ile Slovenya’nın kuzeyinde yer alır.

Coğrafi konumu: 47 20 Kuzey enlemi 13 20 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: toplam: 83870 km².

Kara: 82444 km².

Su: 1426 km².

Sınırları: toplam: 2562 km.

Sınır komşuları: Çek Cumhuriyeti 362 km Almanya 784 km Macaristan 366 km İtalya 430 km Liechtenstein 35 km Slovakya 91 km Slovenya 330 km İsviçre 164 km.

Sahil şeridi: 0 km.

İklimi: Ilıman kıtasal iklim.

Arazi yapısı: Batı ve güneyinde Alpler doğu ve kuzey kısımlarda çoğunlukla düzlükler yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Neu***dler See 40 m; en yüksek noktası: Grossglockner 6960 m.

Doğal kaynakları: Demir kereste magnezit kurşun kömür linyit bakır hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %17.

daimi ekinler: %1.

Otlaklar: %23.

Ormanlık arazi: %39.

Diğer: %20 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 457 km² (2003 verileri).

Coğrafi Not: Kara ile çevrili.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 8192880 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.09 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 1.94 mülteci/1000 nüfus (2006 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1.05 erkek/kadın.

15-64 yaşlarında: 1.01 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.68 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 0.95 erkek/kadın (2006 verileri).

Bebek ölüm oranı: 4.6 ölüm/1000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 79.07 yıl.

Erkeklerde: 76.17 yıl.

Kadınlarda: 82.11 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.36 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.3 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 10000 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (2003 verileri).

Ulus: Avusturyalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Avusturyalı %98 Hırvat Sloven diğer (Macar Çek Slovak diğer).

Din: Roma Katolikleri %73.6 Protestanlar %4.7 Müslümanlar ve diğer %21.7.

Diller: Almanca (resmi) macarca slovence hırvatca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %98.

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Avusturya Cumhuriyeti.

kısa şekli : Avusturya.

Yerel tam adı: Republik Oesterreich.

yerel kısa şekli: Oesterreich.

ingilizce: Austria.

Yönetim biçimi: Federal Cumhuriyet.

Başkent: Viyana.

İdari bölümler: 9 eyalet; Burgenland Kaernten Niederoesterreich Oberoesterreich Salzburg Steiermark Tirol Vorarlberg Wien.

Bağımsızlık günü: 1156 (Bavarya’dan).

Milli bayram: Ulusal gün 26 Ekim (1955).

Anayasa: 1920.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AfDB (Afrika Kalkınma Bankası) AsDB (Asya Kalkınma Bankası) AG (Avustralya Grubu) BIS (Uluslararası İmar Bankası) BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği) (gözlemci) CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi) CE (Avrupa Konseyi) CEI (Orta Avrupa Girişimi) CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı) EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi) EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası) ECE (Birleşmiş Milletl

Türkçe - İngilizce Sözlük

discrete. separated. exceptional. cleft. cloven.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. dear. reverend. saint. saint ermiş. eren.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. dear. sacred. saint. saintly. holy. valuable.

Türkçe - İngilizce Sözlük

carrick bend. sheet bend. fisherman's bend. clove hitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beginning. bow. head. leader. leading. top. chief. crest. either of two ends. bow. glove. bulb. head. agio. exchange premium. upper end. sconce. prow. foreship. knob. fore. poll. major. boss. standard. primary. headman. header.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An herb with a pungent flavor described as a cross between licorice and cloves The ancient Greeks called this member of the mint family the 'royal herb ' Most varieties have green leaves, but one variety, the opal basil, is purple. ocimum baslicum a bread

Türkçe - İngilizce Sözlük

Type: Herb Description: Most varieties have green leaves Member of the mint family Flavor: Sweet clove-like flavor, pungent Uses: Chicken, eggs, fish, pasta, tomatoes, Italian and Mediterranean recipes.

Türkçe - İngilizce Sözlük

faint. unconscious. languid. in love with. cold. gone. insensible. languishing. low. plummy. senseless.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. en iyi, en hoş, en uygun, en elverişli; i. en iyisi. best beloved en çok sevilen; çok sevgili. best man sağdıç. the best part yarısından fazla, çoğunluğu. Maybe it's all for the best Belki de böylesi daha hayırlı olur. at best olsa olsa taş çatlasa.

Türkçe - İngilizce Sözlük

unique. only. one and only. single. sole. well-beloved. dearie. deary.

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhausted. broken down. in love. wan.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. boks. boxing glove boks eldiveni. boxing match boks maçı. Boxing Day ing. Noeli takip eden gün.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ calves) dana, buzağı; fil, fok veya balina gibi hayvanlann yavrusu; dana derisi, vidala; (k).dili budala genç veya çocuk; aysberkten kopmuş küçük buz parçası. calf love (k).dili çocukluk aşkı. kill the fatted calf büyük bir karşılama töreni hazı

Türkçe - İngilizce Sözlük

untidy. slovenly. disordered.

Türkçe - İngilizce Sözlük

interstitial. split. cracked. chapped. chappy. hoarse. crack-brained. nutty. queer. queer in the head. off one's rocker. balmy. barmy. batty. cloven. cuckoo. disordered. fractured. pixilated. potty. screwy. shaken. shaky. touched. off one's chump. cr.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (cleft veya cleaved veya clove; cleft veya cleaved veya cloven; (eski). cleave, clave clove) yarmak, bölmek, taksim etmek; ayırmak; açmak (yol vb); ayrılmak, yarılmak, bölünmek; arasmdan geçmek. cleavable (s). yarılabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karanfil (baharat); karanfil ağacı, (bot). Caryophyllus aromaticus; diş (sarmısak). Indian clove bark karanfil kabuğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). cleave; (s). yarık, ayrık, çatal. cloven - footed, cloven - hoofed (s). çatal tırnaklı; şeytanca.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yonca, (bot). Trifolium in clover müreffeh, hali vakti yerinde. hare's foot clover tavşan paçası yonca, (bot). Trifolium arvense king's clover san yonca, (bot). Melilotus officinalis red clover kızıl yonca, (bot). Trifolium pratense wild clover yaban

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). çaprazlamak; karşıdan karşıya geçmek; geçirmek; (bot)., (zool). türleri ayrı olan hayvan veya çiçekleri çiftleştirip melez çeşitler elde etmek; karşı gelmek; türleri karışmak; haç işareti yapmak; üstüne çizgi çizmek. crossed in love aşkta bedbaht ol

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedraggled. desultory. diffuse. disconnected. disorderly. haphazard. loose. messy. scrubby. scruffy. slipshod. sloppy. slovenly. sporadic. tatty. untidy. windswept.

Türkçe - İngilizce Sözlük

wave. band. crimp. sea. swell. hidden catch. billow. surge. oscillation. undulation. jaw. corrugation. absent-mindedness. love affair. upsurge.

Türkçe - İngilizce Sözlük

valuable. costly. estimable. deserving. worthy. valued. dear. well-beloved. dignified. meritorious. precious. rich. valent.

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagrant. vagabond. tramp. irregular. untidy. slovenly.

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenly. untidy. fugitive. slipshod. unkempt. vagabond.

Türkçe - İngilizce Sözlük

indent. tooth. cog. ward. thread. clove. dentation. broach. heading. cam. snag. mesh. dog. tusk. crown. set-off. leaf. key. tumbler. prong. tine. wiper. lug. notch. back joint. jag. grinder.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To deal with for good and all; to finish up; to undo; to ruin; to do for. the syllable naming the first note of any major scale in solmization create or design, often in a certain way; 'Do my room in blue'; 'I did this piece in wood to express my love for

Türkçe - İngilizce Sözlük

forthcoming. friend. ally. pal. fellow. lover. associate. bean. bedfellow. brother. comrade. connection. connexion. crony. pard.

Türkçe - İngilizce Sözlük

ally. company. crony. fellow. friend. friendly. mate. pal. steady. lover. mistress.

Türkçe - İngilizce Sözlük

ally. comrade. friend. confident. lover. mistress. associate. buddy. butty. companion. cully. friendly. kiss- and-tell. love. mucker. opposite number. pal.

Türkçe - İngilizce Sözlük

bumpy. discordant. discursive. dishevelled. disorderly. erratic. fitful. irregular. messy. odd. slipshod. slovenly. spasmodic. turbid. turbulent. uneven. untidy. wildcat.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Love; the god of love; by earlier writers represented as one of the first and creative gods, by later writers as the son of Aphrodite, equivalent to the Latin god Cupid. god of love; son of Aphrodite; identified with Roman Cupid.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Eros is love Originally Eros was considered to have been one of the great forces spawned from the primordial chaos In this role Eros causes the fury of procreation that brings into being the world as we recognize it In later myths Eros has been reduced to

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Greek word referring to physical love; lust.

Türkçe - İngilizce Sözlük

In John Lee's typology of love, the love of beauty.

Türkçe - İngilizce Sözlük

home-lover. homebody. domestic.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Ardor of passion, whether love or hate; excessive warmth; consuming violence of temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük

photo romance. photo love story.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tilki; tilki kürkü; kurnaz adam. fox chase tilki avı; bunu taklit eden oyun. fox glove (i). yüksükotu, (bot). Digitalis purpurea. foxhole (i). askerin sığınacağı çuku.r fox hound (i). tilki avında kullanılan köpek. fox hunting tilki avı. fox terr

İngilizce - Türkçe Sözlük

j., f. eldiven; f. eldiven giydirmek. fit like a glove eldiven gibi uymak, tam kalıbına göre olmak, biçilmiş kaftan olmak. handle with kid gloves kızdırmamak için (bir kimseye) yumuşak davranmak. glover i. eldivenci.

Türkçe - İngilizce Sözlük

prepared. ready. voluntary. volunteer. willing. lover. of one's own accord. voluntarily.

Türkçe - İngilizce Sözlük

drawer. eye. sight. seeing. attitude. way of behaving. spring. eye. division. part. the evil eye. bad luck caused by another's envy. love. friendship. esteem. bud. square. case. bin. source. orifice. bord. rack. pane. partition. pore.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautiful. pretty. nice. good-looking. shapely. handsome. fair. appealing. fine. lovely. pleasant. beauteous. bonny. comely. ducky. goluptious. good. goodly. nifty. personable. plummy. sapid. sightly. smart. sweet. swell. well. well-favored. well-fav.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautiful. pretty. nice. good-looking. shapely. handsome. fair. appealing. fine. lovely. pleasant. beauteous. bonny. comely. ducky. goluptious. good. goodly. nifty. personable. plummy. sapid. sightly. smart. sweet. swell. well. well-favored. well-fav. att

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautiful. fine. good. excellent. a beauty. bonny. enchanting. favo u rable. to have a well-proportioned form. gallant. glad. goodly. jolly. lovely. picturesque. pleasant. pretty. sweet. well. wonderful.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The energy of, the love of.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautiful. brilliant. dreamy. exquisite. fabulous. fantastic. gorgeous. great. heavenly. incredible. lovely. marvellous. prodigious. rare. sensational. smashing. superb. terrific. tremendous. wonder. wonderful. miracle. marvelous. extraordinary. great!. w

Türkçe - İngilizce Sözlük

sick. ill. unwell. invalid. ailing. in bad health. diseased. fanatic. fanatical. poorly. unsound. valetudinarian. valetudinary. weakly. under the weather. patient. client. buff. case. fan. sufferer. crazy. freak. hooked. indisposed. into. keen. lover. mad

Türkçe - İngilizce Sözlük

lover. admirer. fan. devotee. enthusiast. follower. hanger-on. idolater.

Türkçe - İngilizce Sözlük

admirer. booster. devotee. enamoured. fan. follower. nut. lover. filled with admiration. potty about sb/sth. bewildered.

Türkçe - İngilizce Sözlük

admiration. adoration. enthusiasm. love. compliment. reverence. wonder.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güneydoğu Avrupa, Adriyatik Denizi kıyısında, Bosna - Hersek ve Slovenya arasında yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 45 10 Kuzey enlemi, 15 30 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: toplam: 56,542 km².

Sınırları: toplam: 2,197 km.

sınır komşuları: Bosna - Hersek 932 km, Macaristan 329 km, Sırbistan 241 km, Karadağ 25 km, Slovenya 670 km.

Sahil şeridi: 5,835 km.

İklimi: Akdeniz ve kıtasal iklim etkilidir.

Arazi yapısı: Coğrafik olarak çeşitlilik göstermektedir; Macaristan sınırı boyunca düz ovalar, Adriyatik kıyısında yüksek olmayan dağlar ve dağlık bölge yer almaktadır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Adriyatik Denizi 0 m.

en yüksek noktası: Dinara 1,830 m.

Doğal kaynakları: Petrol, az miktarda kömür, boksit, demir, kalsiyum, doğal asfalt, silis, mika, kil, tuz, hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %25.82.

Sürekli ekinler: %2.19.

Diğer: %71.99 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 110 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Yıkıcı depremler.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 4,494,749 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %-0.03 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 1.58 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.06 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1.05 erkek/kadın.

15-64 yaşlarında: 0.99 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.62 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 0.93 erkek/kadın (2006 verileri).

Bebek ölüm oranı: 6.72 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 74.68 yıl.

Erkeklerde: 71.03 yıl.

Kadınlarda: 78.53 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.4 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.1 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 200 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 10 (2001 verileri).

Ulus: Hırvat.

Nüfusun etnik dağılımı: Hırvat %89.6, Sırp %4.5, diğer %5.9 (Boşnak, Macar, Slovenyalı, Çek ve Romalı) (2001).

Din: Roma Katolikleri %87.8, Ortodoks %4.4, Müslüman %1.3, Protestan %0.4, diğer %6.1 (2001).

Diller: Hırvatça %96.1, Sırpça %1, diğer %2.9 (İtalyanca, Macarca, Çekce, Slovakca ve Almanca).

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %98.5.

erkekler: %99.4.

kadınlar: %97.8 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Hırvatistan Cumhuriyeti.

kısa şekli : Hırvatistan.

Yerel tam adı: Republika Hrvatska.

yerel kısa şekli: Hrvatska.

ingilizce: Croatia.

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.

Başkent: Zagrep.

İdari bölümler: 20 bölge ve 1 şehir; Bjelovarsko-Bilogorska Zupanija, Brodsko-Posavska Zupanija, Dubrovacko-Neretvanska Zupanija, Istarska Zupanija, Karlovacka Zupanija, Koprivnicko-Krizevacka Zupanija, Krapinsko-Zagorska Zupanija, Licko-Senjska Zupanija, Medimurska Zupanija, Osjecko-Baranjska Zupanija, Pozesko-Slavonska Zupanija, Primorsko-Goranska Zupanija, Sibensko-Kninska Zupanija, Sisacko-Moslavacka Zupanija, Splitsko-Dalmatinska Zupanija, Varazdinska

Türkçe - İngilizce Sözlük

nice. pleasant. likeable. likable. agreeable. beautiful. fine. lovely. pretty. smooth. enjoyable. sweet. charming. affable. bonny. canny. clean-cut. congenial. debonair. debonaire. delectable. delicious. delightful. desirable. elegant. fragrant. hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük

nice. pleasant. likeable. likable. agreeable. beautiful. fine. lovely. pretty. smooth. enjoyable. sweet. charming. affable. bonny. canny. clean-cut. congenial. debonair. debonaire. delectable. delicious. delightful. desirable. elegant. fragrant. hand. app

Türkçe - İngilizce Sözlük

rake. spendthrift. prodigal. gadabout. debauchee. libertine. generous. rich lover of a prostitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük

spendthrift. profligate. rake. womanizer. rakish. womanizing. a prostitute's rich lover. raffish.

Türkçe - İngilizce Sözlük

HYOO The most ancient, secret name for God The singing of the word HU is considered a love song to God It can be sung aloud or silently to oneself Return to list of ECK terms.

Türkçe - İngilizce Sözlük

With reference to movement or tendency toward a certain limit or environment; sometimes equivalent to into; as, to put seed in the ground; to fall in love; to end in death; to put our trust in God.

Türkçe Sözlük

(Fr. Slave) (hi.). Rus, Ukran, Beyaz Rus, Çek, Slovak, Leh, Sloven, Sırp, Hırvat ve Bulgar gibi milletlere, dillerindeki yakınlık dolayısiyle verilen ortak ad: İslav dilleri, İslav kavimleri.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güney Avrupa, Akdeniz kıyısında yarımadada, kuzeydoğu Tunus›ta yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 42 50 Kuzey enlemi, 12 50 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 301,230 km².

Sınırları: toplam: 1,932.2 km.

sınır komşuları: Avusturya 430 km, Fransa 488 km, Holy See (Vatican City) 3.2 km, San Marino 39 km, Slovenya 232 km, İsviçre 740 km.

Sahil şeridi: 7,600 km.

İklimi: 7 ayrı iklim görülmektedir. Ama genel olarak ılıman hava hakimdir.

Arazi yapısı: Arazi engebeli ve dağlıktır, ovalar ve kıyıda alçak araziler yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Akdeniz 0 m.

en yüksek noktası: Blanc Tepesi (Monte Bianco) 4,748 m.

Doğal kaynakları: Cıva, potas, mermer, sülfür, doğal gaz, ham petrol, balık, kömür, işlenebilir arazi.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %26.41.

daimi ekinler: %9.09.

Diğer: %64.5 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 27,100 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Toprak kaymaları, çığ düşmeleri, depremler, volkanik patlamalar, su baskınları, toprak çökmeleri.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 58,133,509 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.04 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 2.06 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 5.83 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 79.81 yıl.

Erkeklerde: 76.88 yıl.

Kadınlarda: 82.94 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.28 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.5 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 140,000 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 1,000 (2003 verileri).

Ulus: İtalyan.

Nüfusun etnik dağılımı: İtalyan.

Din: Roma Katolikleri, Protestanlar, Museviler, Müslümanlar.

Diller: İtalyanca (resmi), Almanca, Fransızca, Slovence.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %98.6 (2003).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: İtalya Cumhuriyeti.

kısa şekli : İtalya.

Yerel tam adı: Repubblica Italiana.

yerel kısa şekli: Italia.

Eski adı: İtalya Krallığı.

ingilizce: Italy.

Yönetim biçimi: Parlamenter Cumhuriyet.

Başkent: Roma.

İdari bölümler: 20 bölge; Abruzzi, Basilicata, Calabria, Campania, Emilia-Romagna, Friuli-Venezia Giulia, Lazio, Liguria, Lombardia, Marche, Molise, Piemonte, Puglia, Sardegna, Sicilia, Toscana, Trentino-Alto Adige, Umbria, Valle d›Aosta, Veneto.

Bağımsızlık günü: 17 Mart 1861.

Milli bayram: Cumhuriyet Günü, 2 Haziran (1946).

Anayasa: 1 Ocak 1948.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AsDB (Asya Kalkınma Bankası), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CDB (Karayipler Kalkınma Bankası), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletl

Türkçe - İngilizce Sözlük

Jerseys are noted for the richness of their milk. breed from the island of Jersey a slightly elastic machine-knit fabric a close-fitting pullover shirt.

Türkçe - İngilizce Sözlük

a close-fitting pullover shirt. a slightly elastic machine-knit fabric. breed from the island of Jersey.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An Indian mystic and poet , Kabir is revered by both Muslims and Hindus His poetry, beautiful and powerful, addresses God as both the all-pervading spirit in all and transcending all, and as the soul's eternal beloved known only by pure love One book of h

Türkçe - İngilizce Sözlük

Lust, one of the five weaknesses. to love, to be in love with, to wish.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Desire; animal passion; god of love and erotic desire; opposite of Mara.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The god of love Parshvanatha T.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hindu God of Love. god of love and erotic desire; opposite of Mara.

Türkçe - İngilizce Sözlük

clove. carnation. pink. dianthus.

Türkçe - İngilizce Sözlük

carnation. clove. pink.

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia. passionate and hopeless love. melancholy.

Türkçe - İngilizce Sözlük

kazakh. sweater. jumper. pullover. cossack. kazakh. jersey.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jersey. jumper. pullover. sweater. kazakh.

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweater. knitted pullover. jumper.

Türkçe - İngilizce Sözlük

bath glove. bag. purse. pocket. bladder. pouch. scrip. vesicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rub with a coarse bath-glove.

Türkçe - İngilizce Sözlük

polite. gentle. nice. well-born. aristocratic. aristocratical. attentive. blancmange. bland. chivalrous. civil. civilized. courteous. courtly. distingue. douce. elegant. exquisite. fashionable. gallant. genteel. kid-glove. well mannered. mild. parlia.

Türkçe - İngilizce Sözlük

mannerliness. nobleness. refinement. gentility. grandeur. chivalry. civility. comity. kid glove. niceness. polish. smartness. urbaneness. urbanity.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-ded, -ding) keçi yavrusu, oğlak; oğlak derisinden yapılan kösele; oğlak eti; k.dili çocuk; f., k.dili takılmak, şakadan aldatmak; oğlak doğurmak. kid glove, kid gloved, with kid gloves fazla nazik. kiddy i., (argo) çocukcağız, yavrucak. the k

Türkçe - İngilizce Sözlük

shabby. shabbily dressed. disreputable. dowdy. mean. out at elbows. seedy. slovenly.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovely. nice. pleasant. elegant.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovely. pleasant. pleasing. nice. amiable. agreeable. delicate. dainty. beautiful. delectable. gentle. sweet.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yapraklı four-leaved clover uğurlu sayılan dört yapraklı yonca.

İngilizce - Türkçe Sözlük

, Lesbian i., s. homoseksüel kadın, sevici; s. sevicilige ait. lesbian love, lesbianism i. sevicilik.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A genus of leguminous plants much resembling clover.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A genus of leguminous plants much resembling clover.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sevgi, muhabbet, aşk; sevgili, yâr, dost; b.h. aşk tanrısı, Küpid; psik. eros; (tenis) sıfır, hiç sayı kazanmamış olma. love affair aşk macerası. love apple (eski) domates. love beads hippilerin taktıkları renkli boncuklar. love charm aşk husule g

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sevmek, aşık olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güzel, latif, hoş, sevimli, sevilir. loveliness i. güzellik, sevimlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. âşık, seven kimse, yar, dost. lover of art sanat aşığı.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Avrupa, Romanya’nın kuzeybatısı.

Coğrafi konumu: 47 00 Kuzey enlemi, 20 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 93,030 km².

Sınırları: toplam: 2,171 km.

sınır komşuları: Avusturya 366 km, Hırvatistan 329 km, Romanya 443 km, Sırbistan 151 km, Slovakya 677 km, Slovenya 102 km, Ukrayna 103 km.

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili).

Denizleri: yok (kara ile çevrili).

İklim: Ilıman; kışlar soğuk, bulutlu ve nemli, yazlar ılımlı geçer.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Tisza Nehri 78 m.

en yüksek noktası: Kekes 1,014 m.

Doğal kaynakları: Boksit, kömür, doğal gaz, işlenebilir arazi.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %49.58.

daimi ekinler: %2.06.

Diğer: %48.36 (2005).

Sulanan arazi: 2,300 km² (2003 verileri).

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 9,981,334 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %-0.25 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 0.86 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 8.39 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 72.66 yıl.

Erkeklerde: 68.45 yıl.

Kadınlarda: 77.14 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.32 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.1 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 2,800 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (2001 verileri).

Ulus: Macar.

Nüfusun etnik dağılımı: Macar %89.9, Romalı %4, Alman %2.6, Sırp %2, Slovak %0.8, Romanyalı %0.7.

Din: Roma Katolikleri %67.5, Calvinist %20, Lutherci %5, ateist ve diğer %7.5.

Diller: Macar %98.2, diğer %1.8.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99.4.

erkekler: %99.5.

kadınlar: %99.3 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Macaristan Cumhuriyeti.

kısa şekli : Macaristan.

Yerel tam adı: Magyar Koztarsasag.

yerel kısa şekli: Magyarorszag.

Yönetim biçimi: Çok Partili Cumhuriyet.

Başkent: Budapeşt.

İdari bölümler: 19 bölge, 20 kentsel bölge ve 1 başkent; Bacs-Kiskun, Baranya, Bekes, Bekescsaba, Borsod-Abauj-Zemplen, Budapest, Csongrad, Debrecen, Dunaujvaros, Eger, Fejer, Gyor, Gyor-Moson-Sopron, Hajdu-Bihar, Heves, Hodmezovasarhely, Jasz-Nagykun-Szolnok, Kaposvar, Kecskemet, Komarom-Esztergom, Miskolc, Nagykanizsa, Nograd, Nyiregyhaza, Pecs, Pest, Somogy, Sopron, Szabolcs-Szatmar-Bereg, Szeged, Szekesfehervar, Szolnok, Szombathely, Tatabanya, Tolna, Vas, Veszprem, Veszprem, Zala, Zalaegerszeg.

Bağımsızlık günü: 1001 (Kral Stephen tarafından birleştirilmiştir).

Milli bayram: St. Stephen Günü, 20 Ağustos.

Anayasa: 18 Ağustos 1949.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik K

Türkçe - İngilizce Sözlük

In John Lee's typology of love, obsessive love.

Türkçe - İngilizce Sözlük

English writer. a craftsman who works with stone or brick. a member of a widespread secret fraternal order pledged to mutual assistance and brotherly love.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çayır. meadow grass çayır otu, çimen. meadow rue çayır sedefi, bot. Thalictrum meadow saffron güz çiğdemi, bot. Colchicum autumnale. meadow clover çayırtirfili, bot. Trifolium pratense.

Türkçe - İngilizce Sözlük

madly in love. love-crazed.

Türkçe - İngilizce Sözlük

mad. insane. crazed by love.

Türkçe - İngilizce Sözlük

curious. nosey. nosy. inquiring. interested. addicted. keen. keen on. hipped. hipped on. inquisitive. inquisitorial. prying. quizzical. rubberneck. snoopy. splenetic. curious person. snoop. hound. amateur. lover. fancier. addict. buff. bug. devotee.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To moralize. the significance of a story or event; 'the moral of the story is to love thy neighbor' concerned with principles of right and wrong or conforming to standards of behavior and character based on those principles; 'moral sense'; 'a moral scruti

Türkçe - İngilizce Sözlük

the significance of a story or event; 'the moral of the story is to love thy neighbor'. relating to principles of right and wrong; i e to morals or ethics; 'moral philosophy'. concerned with principles of right and wrong or conforming to standards of beha

Türkçe - İngilizce Sözlük

bond. chat. chitchat. conversation. affection. love. small talk.

Türkçe - İngilizce Sözlük

affection. love. friendly conversation. chat. endearment.

Türkçe - İngilizce Sözlük

addict. addicted to. in love with. suffering from.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki taraflı, karşılıklı; ortak, müşterek. mutual friend müşterek dost. mutual fund bak. fund. mutual insurance karşılıklı sigorta, karın belirli bir kısmının poliçe hamiline ödenmesini gerek- tiren sigorta. mutual love karşılıklı sevgi. mutuality

Türkçe - İngilizce Sözlük

music-loving. keen on music. music lover.

Türkçe - İngilizce Sözlük

polite. courteous. gentle. kind. affable. obliging. delicate. attentive. brittle. civil. civil-spoken. civilized. complaisant. considerate. dainty. debonair. debonaire. decent. distingue. douce. eggshell. exquisite. fair. genteel. gracious. kid-glove.

Türkçe - İngilizce Sözlük

brilliant. delectable. delicious. dreamy. great. heavenly. lovely. luscious. scrumptious. smashing. tremendous. self. personality. the flesh. the body. the cravings of the flesh. one's own personality. sensuality. excellent. fine. beautiful.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lover. lovemate. paramour.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lover. lovemate. paramour.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to play with one another. to carry on a love affair.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to play with one another. to carry on a love affair.

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenly. sloppy. untidy. dowdy. dowdyish. draggled. frowzy. gay. messy. ratty. slatternly. slipshod. sluttish. out of trim. sloven.

Türkçe - İngilizce Sözlük

scrubby. sloppy. sloven. slovenly. slut. dirty. filthy. dowdy. tatty. shabby. scruffy. scruff. slob.

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty and slovenly looking. frowzy. scruffy. sloppy. slovenly. slummy.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to a romantic or idealized image of rural life; in classical literature, to a world peopled by shepherds, nymphs, and satyrs. following Theocritus , verse about those shepherds and their beloveds who lived the simple vice-free life in Arcadia, a

Türkçe - İngilizce Sözlük

A highly conventional mode of writing which celebrates the innocent life of shepherds and shepherdesses in poetry, plays and prose romances Pastoral literature describes the loves and sorrows of musical shepherds - usually in an idealised Golden Age of ru

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rural life, usually associated with people raising animals. a poem that describes the simple life of country folk, usually shepherds who live a timeless, painless life in a world that is full of beauty, music, and love Close Window.

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty. filthy. foul. grotty. grubby. impure. messy. nasty. obnoxious. offensive. repugnant. scrubby. scruff. scruffy. slovenly. sordid. squalid. unclean. disgusting. obscene.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Eflatun veya felsefesine ait, Platonik. platonic love saf aşk, manevi aşk, platonik sevgi. platonic relationship samimi arkadaşlık, içli dışlı olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yağmurkuşu, zool. Charadrius dotterel plover kalinis, zool. Eudromias morinellus.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pullover shirt that has two to four buttons in a shortened placket with a soft collar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To call forth; to call into being or action; esp., to incense to action, a faculty or passion, as love, hate, or ambition; hence, commonly, to incite, as a person, to action by a challenge, by taunts, or by defiance; to exasperate; to irritate; to offend

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köpek ve köpekbalığı yavrusu; hoppa delikanlı, züppe genç. puppy love hissi ve çocuksu aşk.

Türkçe - İngilizce Sözlük

In the Church a ring is worn as part of the insignia of bishops, abbots, et al ; by sisters to denote their consecration to God and the Church The wedding ring symbolizes the love and union of husband and wife. sequence of nonintersecting chains or string

Türkçe - İngilizce Sözlük

feebleminded. goon. nit. nitwit. stupid. imbecile. goofy. potty. dummy. baggy. ragged. slovenly. booby. cretin. clot.

Türkçe - İngilizce Sözlük

candy. sugar. tuck. lump of sugar. sugar lump. sugar cube. diabetes. sweet. pretty. lovely.

Türkçe - İngilizce Sözlük

familiar. hail fellow well met. hand and glove. pally.

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. passion. intense longing. strong wish or desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük

passionate love. passion. strong desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall in love. to fall in love. to lose one's heart. to fall for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall passionately in love with.

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorous. lovesick. madly in love. in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who is passionately in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük

endear. ingratiate. make smb. love smth.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb / sth to love or like sb else / sth else. to let oneself / itself be caressed or fondled by another. attach. endear.

Türkçe - İngilizce Sözlük

affections. love. affection. sympathies. compassion. attachment. dearness. fondness. sympathy. piety.

Türkçe - İngilizce Sözlük

fondness. affection. endearment. love. predilection.

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. affection. amity. attachment. endearment. fancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. loved. dear. well-beloved. pet. darling. ducky. gallant. lover. sweetheart. love. darling. beloved. deary. sweety. steady. pet. girl. beau. concubine. dearie. dove. doxy. duck. duckie. ducky. fancy man. favorite. favourite. feller. fellow. f.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. boyfriend. darling. dear. favourite. girl. girlfriend. love. lover. pet. steady. valentine. sweetheart.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. darling. dear. sweetheart. one's beloved. beau. girl. honey. inamorata. lass lassie. love. true love.

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. affection. love aşk.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovable. beloved. loved. liked. popular. darling.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be loved. to be liked. to be caressed. to be fondled.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cute. sweet. pretty. lovely. lovable. charming. likeable. likable. amiable. appealing. bonny. cuddlesome. cuddly. cunning. darling. delectable. fair. nice. pleasant. sapid. sympathetic. winning. winsome. prettily.

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlovely. unlovable. unattractive. unsympathetic. unlikable. unlikeable. angular. beastly. grotty. unamiable. uncongenial. ungracious. unprepossessing.

Türkçe - İngilizce Sözlük

copulative. love making. making love. petting. lay.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovemaking. caressing each ohter. sexual intercourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük

make love. have sex. sleep with. lie with. bang. bill. jump. lay. pet. shag.

Türkçe - İngilizce Sözlük

pet. to make love. to like one another. be good friends. to love/like each other. to make love. to have sex. to pet. to neck. to sleep together. to sleep with sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to love each other. to have sexual intercourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük

be sweet on smb. love. like. enjoy. caress. be fond of. fondle. affect. care. dandle. fancy. pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. cherish. coo. dig. enjoy. fondle. like. love. pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to love. to like. to fondle. to caress. to sherish. to enjoy. to fancy. embrace. to care for. pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük

artful. crafty. cunning. sly. wily. devil. the devil. satan. the evil one. dickens. demon. daemon. deuce. prince of darkness. adversary. the arch-enemy. arch-fiend. belial. cloven foot. cloven hoof. the old dragon. the old enemy. fiend. old harry. lu.

Türkçe - İngilizce Sözlük

returning to one's home and loved ones after a long absence.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cute. sweet. lovely. cunning. debonair. debonaire. fair. pleasant. sonsy. winsome.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cute. sweet. lovely. cunning. debonair. debonaire. fair. pleasant. sonsy. winsome. adorable.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The ISO 4217 currency code for the Slovenian Tolar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A conventional relative measure of dimension, as for shoes, gloves, and other articles made up for sale.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Skee. narrow wood or metal or plastic runners used for gliding over snow move along on skis; 'We love to ski the Rockies'.

Türkçe - İngilizce Sözlük

narrow wood or metal or plastic runners used for gliding over snow. move along on skis; 'We love to ski the Rockies'.

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of a race of people occupying a large part of Eastern and Northern Europe, including the Russians, Bulgarians, Roumanians, Servo-Croats, Slovenes, Poles, Czechs, Wends or Sorbs, Slovaks, etc. any member of the people of eastern Europe or Asian Russia

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Avrupa, Polonya’nın güneyinde yer alır.

Coğrafi konumu: 48 40 Kuzey enlemi, 19 30 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 48,845 km².

Sınırları: toplam: 1,355 km.

sınır komşuları: Avusturya 91 km, Çek Cumhuriyeti 215 km, Macaristan 515 km, Polonya 444 km, Ukrayna 90 km.

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili).

İklimi: Ilıman.

Arazi yapısı: Orta kısımlar ve kuzeyde dağlar, güneyde alçak araziler yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Bodrok Nehri 94 m.

en yüksek noktası: Gerlachovsky Stit 2,655 m.

Doğal kaynakları: Kömür ve linyit, demir, bakır, manganez, tuz, işlenebilir arazi.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %31.

daimi ekinler: %3.

Otlaklar: %17.

Ormanlık arazi: %41.

Diğer: %8 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 800 km² (1993 verileri).

Coğrafi Not: kara ile çevrili.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 5,414,937 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.13 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 0.53 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 8.97 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 73.97 yıl.

Erkeklerde: 69.95 yıl.

Kadınlarda: 78.2 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.25 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 den az (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 400 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (1999 verileri).

Ulus: Slovak.

Nüfusun etnik dağılımı: Slovak %85.7, Macar %10.6, Roma %1.6, Çek, Ukraynalı %0.6, Alman %0.1, Polonyalı %0.1, diğer %0.2 (1996).

Din: Roma Katolikleri %60.3, ateist %9.7, Protestan %8.4, Ortodoks %4.1, diğer %17.5.

Diller: Slovak (resmi), Macar.

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Slovak Cumhuriyeti.

kısa şekli : Slovakya.

Yerel tam adı: Slovenska Republika.

yerel kısa şekli: Slovensko.

Yönetim biçimi: Parlamenter demokrasi.

Başkent: Bratislava.

İdari bölümler: 8 bölge; Banskobystricky, Bratislavsky, Kosicky, Nitriansky, Presovsky, Trenciansky, Trnavsky, Zilinsky.

Bağımsızlık günü: 1 Ocak 1993.

Milli bayram: Anayasa Günü, 1 Eylül (1992).

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: Avustralya Grubu, BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), Avrupa Birliği, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kız

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. giyim ve davranışında dikkatsiz kimse, şapşal kimse. slovenly s., z. intizamsız, şapşal, gevşek; z. düzensiz olarak. slovenliness i. şapşallık.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Slovenyalı; s. Slovenya'ya veya Slovenya'lılara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Slovenya, Yugoslavya'nın bir eyaleti. Slovenian s., i. Slovenyalı.

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güneydoğu Avrupa, Adriyatik Denizi kıyısında, Avusturya ile Hırvatistan arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 46 00 Kuzey enlemi, 15 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 20,253 km².

Sınırları: toplam: 1,165 km.

sınır komşuları: Avusturya 330 km, Hırvatistan 501 km, İtalya 232 km, Macaristan 102 km.

Sahil şeridi: 46.6 km.

İklimi: Kıyıda Akdeniz iklimi, plato ve vadilerde kıtasal iklim görülmektedir.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Adriyatik Denizi 0 m.

en yüksek noktası: Triglav 2,864 m.

Doğal kaynakları: Linyit, kurşun, çinko, cıva, uranyum, gümüş, hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %12.

daimi ekinler: %3.

Otlaklar: %24 Ormanlık arazi: %54.

Diğer: %7 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 20 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Su baskınları ve depremler.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 1,930,132 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.14 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 2.11 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 4.51 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 75.08 yıl.

Erkeklerde: 71.2 yıl.

Kadınlarda: 79.17 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.28 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.02 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 200 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den küçük (1999 verileri).

Ulus: Slovenyalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Slovenyalı %88, Hırvat %3, Sırp %2, Boşnak %1, Yugoslav %0.6, Macar %0.4, diğer %5 (1991).

Din: Roma Katolikleri %68.8, Diğer Katolikler %2, Lutherci %1, Müslüman %1, ateist %4.3, diğer %22.9.

Diller: Slovence %91, Sırpça - Hırvatça %6, diğer %3.

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Slovenya Cumhuriyeti.

kısa şekli : Slovenya.

Yerel tam adı: Republika Slovenija.

yerel kısa şekli: Slovenija.

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.

Başkent: Ljubljana.

İdari bölümler: 136 belediye ve 11 şehir belediyesi Ajdovscina, Beltinci, Bled, Bohinj, Borovnica, Bovec, Brda, Brezice, Brezovica, Cankova-Tisina, Celje, Cerklje na Gorenjskem, Cerknica, Cerkno, Crensovci, Crna na Koroskem, Crnomelj, Destrnik-Trnovska Vas, Divaca, Dobrepolje, Dobrova-Horjul-Polhov Gradec, Dol pri Ljubljani, Domzale, Dornava, Dravograd, Duplek, Gorenja Vas-Poljane, Gorisnica, Gornja Radgona, Gornji Grad, Gornji Petrovci, Grosuplje, Hodos Salovci, Hrastnik, Hrpelje-Kozina, Idrija, Ig, Ilirska Bistrica, Ivancna Gorica, Izola, Jesenice, Jursinci, Kamnik, Kanal, Kidricevo, Kobarid, Kobilje, Kocevje, Komen, Koper, Kozje, Kranj, Kranjska Gora, Krsko, Kungota, Kuzma, Lasko, Lenart, Lendava, Litija, Ljubljana, Ljubno, Ljutomer, Logatec, Loska Dolina, Loski Potok, Luce, Lukovica, Majsperk, Maribor, Medvode, Menges, Metlika, Mezica, Miren-Kostanjevica, Mislinja, Moravce, Moravske Toplice, Mozirje, Murska Sobota, Muta, Naklo, Nazarje, Nova Gorica, Novo Mesto, Odranci, Ormoz, Osilnica, Pesnica, Pi

Türkçe - İngilizce Sözlük

loveseat , love seat , chesterfield , davenport , settee , sofa.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cold. to cool. to lose one's love, desire or enthusiasm for. to cease to care for. chill.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cool. to cause sb to lose his love, desire or enthusiasm for. to put sb off sth / sb. chill. disaffect. refrigerate. wean from.

Türkçe - İngilizce Sözlük

supine and slovenly dressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Love Publishing Company 1777 South Bellaire Street Denver, Colorado 80222.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jersey. jumper. pullover. sweater.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kazak, hırka, süeter, pulover; terleyen kimse veya şey; işçilerini çok çalıştıran ve az ücret ödeyen patron; terletici ilaç. sweater girl k.dili. vücut hatlarını belli edecek derecede dar kazak giyen kız.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Former World Champion who defeated Botvinnik, but lost the rematch His fans idolized him and he was probably the most loved world champion in history He had a speculative attacking style.

Türkçe - İngilizce Sözlük

an exchange of ideas via conversation; 'let's have more work and less talk around here'. discussion; 'his poetry contains much talk about love and anger'. the act of giving a talk to an audience; 'I attended an interesting talk on local history'. a speech

Türkçe - İngilizce Sözlük

overflow. overflowing. overbrimming. running over. flush. flushing. outburst. boilover. surve. streaming. flux. super flux. lap. effusion. efflux. projection. project. backup. overhanging. gush. high water.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Susceptible of the softer passions, as love, compassion, kindness; compassionate; pitiful; anxious for another's good; easily excited to pity, forgiveness, or favor; sympathetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfaltering. unhesitant. unwavering. without gloves. without hesitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Means of trial; as, absence is a test of love.

Türkçe - İngilizce Sözlük

glove compartment. glove compartment / box.

Türkçe - İngilizce Sözlük

passion. ambition. a bee in one's bonnet. crotchet. crush. love. lust. penchant. yen.

Türkçe - İngilizce Sözlük

addicted to. passionately in love. amorous. enamoured. bug.

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambitious. crazy. hooked. lover. fond of. mad about/for. crazy about. hooked on. affacted by. given to. in love with.

Türkçe - İngilizce Sözlük

passionately in love with. attached. captive / n ,. stuck on.

Türkçe - İngilizce Sözlük

passion. love. amorousness. captivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük

addiction. attachment. passion. love. admiration.

Türkçe - İngilizce Sözlük

click. to be caught. to be eclipsed. to have a cramp. to fall in love with. to be affected. to be held. to be eclipsed. to fall for. to fall/be in love with. to catch on. to click. to become stiff. to be stiff. to go down with sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be held / caught. to catch on. to become popular. to get stiff. to become tongue-tied. to fall in love with. to get caught (in a storm. gone on. incur.

Türkçe - İngilizce Sözlük

taken. reserved. engaged. hired. lovestruck. in love. stiff. stricken. afflicted. afflicted with. smitten. smitten with.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sevimsiz; nahoş. unlove liness i. sevimsizlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük

haul. killing. scoop. smitten. speculation. in love with. struck on. smitten. booty. the bends. caisson disease. rapture of the deep.

Türkçe - İngilizce Sözlük

in love with. smitten with. struck on. sweet on. ill-gotten gain. gravy. quick buck. scoop. smitten. stuck on.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be shot. be hit. to fall in love. to be hit/struck/shot. etc. to fall for. to fall in love with. to be stuck on. to have a crush on.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be hit. to be struck. to be shot. to be stabbed. to be killed. to fall in love with. to be smitten with.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to light. to ignite. to set fire to. to set sth on fire. to scorch. to sear. to burn. to switch on. to put on. to turn on. to inflame sb with love. to shoot sb with a gun. to fire. to roast. to kindle. to incinerate. to heat. to illumina.

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire. conflagration. madly in love. fever. blaze.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cliff. love. precipice. scarp.

Türkçe - İngilizce Sözlük

chappy. cloven. split. breach. chap. chink. cleft. cranny. crevasse. crevice. cut. fissure. gash. hiatus. incision. interstice. rent. rift. scissure. shake. slit. slot. split. tear. vent.

Türkçe - İngilizce Sözlük

chink. cleavage. cleft. crack. crevice. fissure. gap. slit. split. slot. scissure. apperture. cleave. leak. spline. serrate. breach. chap. cloven. cranny. cutting. disruption. flaw. furrow. rent. rift. rip. vent.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Japanese unit of currency. a yearning for something or to do something. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen. have a desire for something or someone who is not present; 'She ached for a cigarette'; 'I am pining for my lover'.

Türkçe - İngilizce Sözlük

clover. shamrock. trefoil. trifolium.

Türkçe - İngilizce Sözlük

benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding.

Türkçe - İngilizce Sözlük

benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding. creamy. feath

Türkçe - İngilizce Sözlük

sidelock. earlock. lock or tress of the hair of one's beloved.