ıbrı ne demek? | ıbrı anlamı nedir? | ıbrı

ıbrı anlamı nedir?

ıbrı ne demek?

ıbrı anlamı nedir?

ıbrı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ibri

Türkçe Sözlük

(i. A. cibre» den imen.) (mü. ibriyye) (botanik). İbresi olan bitki. İğne şeklinde olan (Fransızca: styloi’de).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. İbriyye). İbrânî, Yahudi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cebrâil.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kalbur gibi delikli. cribriform tubes (bot). kalbur damarlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) akrobat, ip cambazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) denge, muvazene; bak. balance.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir kitabın başlık sayfasında yer alan ve sahibinin kim olduğunu gösteren özel simge ya da damga.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.).....'nın kitaplığından (üzerinde kitap sahibinin ismi bulunan ve kitabın başına yapıştırılan etikete yazılan ibare). exo önek dış, harici: exoskeleton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). küçük lif veya tel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Iif veya tellerin meydana gelmesi; (tıb). kalp hastalığında kalbin fazla hızlı ve zayıf çarpması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. biyoloji). Kan ve lenf serumunda bulunan bir madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A white, albuminous, fibrous substance, formed in the coagulation of the blood either by decomposition of fibrinogen, or from the union of fibrinogen and paraglobulin which exist separately in the blood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is insoluble in water, but is readily digestible in gastric and pancreatic juice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The white, albuminous mass remaining after washing lean beef or other meat with water until all coloring matter is removed; the fibrous portion of the muscle tissue; flesh fibrin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An albuminous body, resembling animal fibrin in composition, found in cereal grains and similar seeds; vegetable fibrin. a white insoluble fibrous protein formed by the action of thrombin on fibrinogen when blood clots; it forms a network that traps red c

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a white, insoluble protein formed by the chemical fibrinogen to form blood clots. an insoluble protein that forms the necessary fibrous network in the coagulation of blood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An elastic filamentous protein in the blood that cannot be dissolved and which forms clots along with platelets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An insoluble protein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Clot forming protein these clots often remain suspended in the serum and cause problems within sampling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The substance that in combination with blood cells forms a blood clot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tough, sticky protein threads that form during coagulation to bind and strengthen the platelet plug. a substance in the blood that combines with blood cells and platelets to form a chemically stable clot at the site of bleeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Natural body protein that is deposited on injured tissues, contributes to the stoppage of bleeding, and aids in tissue repair by forming a matrix for migrating fibroblasts and the formation of collagenous tissue The removal of this matrix is necessary to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., biyokim. fibrin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (biyokim). kan pıhtısını meydana getiren madde, fibrinojen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinesi ya da video kamera ekranının her tür ışıkta anlaşılır olmasına yardım eder. Doğrudan güneş ışığında bile mükemmel görüş vermek için yansıyan LCD teknolojisini kullanarak bunu başarır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Hibrit LCD monitör, parlak güneş ışığı altında bile mükemmel bir görüş sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu hibrit SACD (Super Audio CD), bir HD katmanı ve bir CD katmanında oluşmaktadır. Hibrit diskin CD katmanı geleneksel CD çalarlar tarafından okunabildiğinden ve SACD çalarlar mevcut CD’leri çalabildiğinden, SACD ve CD biçimleri arasında tam bir uyumluluk sağlanmaktadır. HD katmanında, 2 kanal ve çok kanallı DSD ses kayıtları ve çalmaları yapılabilir, ayrıca metin, grafik ve video verileri saklanabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(İBRİK) (ka ile) (i. A.). Su dökmeye mahsus kulplu ve emzikli kap: Abdest ibriği; çay şerbet, kahve ibriği: Her biri bir şekilde kaplar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ewer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ewer. pitcher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ewer. long-spouted water pitcher. watering can.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابریق] ibrik, ıbrık, su, şarap gibi sıvı konulan kap.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyük bir dairede ve bilhassa Osmanlı sarayında leğen ve ibriğe ve abdest levazımına bakan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ibrikçibaşı. bk. İbrikdâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İbrikdar vazifesi ve sıfat ve görevi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yüzü parlak, güzel olan sevgili.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Ağaçta, çiçek açma, ağacın çiçeğinin tomurcuğunu yarıp çıkması.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bükülmüş ipek, ipek ipliği. İbrişimden imal edilmiş: İbrişim püskül, saçak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk thread. twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ابریشم] ipek, ibrişim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Halis altın.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Halis, saf altın. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Doğu Akdeniz’ de büyük bir ada. Zâc-ı Kıbrıs = Bakır sülfat, göztaşı, Osm. kibritiyyet-l tûtyâ. Kıbrıs taşı = Yalancı elmas. Kıbrıs dokuması = Yorgan veya yastık yüzü vesaire takımı yapılan kalınca beyaz bez üzerine karakalemle işlenmiş bir çeşit dayanıklı yazma kl, vaktiyle çok kullanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cyprus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cyprus. cypriot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cyprus. cyprus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Kıbrıs adası ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cypriot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cypriot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Kükürt. Kibrit-I ahmer = 1. Altın. 2. Simyâda fevkalâde kudretli olduğuna inanılan hayâli cisim. 3. (Türkçe) Ateş, mum vesaire tutuşturmak için sert bir şeye sürülerek yanan, ucu, ilâçlı ince çöp: Kibrit yakmak, tutuşturmak: Kibrit kutusu, (kimya) HAmız-ı kibrit = Kükürt terkiplerinden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

match. lucifer match.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

match.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

match.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kibrit kutuları ve ona benzer şeyler satan adam. 2. mec. Pejmürde kıyafetli, hasis, pinti (bugün bu mânâsı terkedilmiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kibrîtiyye) (kimya). Kükürte ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kükürt renginde, açık sarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Büyüklük, Ar. azamet, celâl. 2. Allah: Huzûr-ı Kibriyâ’da.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hummer , hummingbird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, Librium i. bir müsekkin, yatıştırıcı bir ilâç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Suibriğigillerden bir bitki (nepenthes destiliatorie).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İkiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -sae) burun kılı; zool. bıyık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by