ıcık ne demek? | ıcık anlamı nedir? | ıcık

ıcık anlamı nedir?

ıcık ne demek?

ıcık anlamı nedir?

ıcık | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: icik

Türkçe Sözlük

(i.). İçi, dışı, en ince teferruatı mânâsına bir tekrarda geçer: Icığını, cıcığını çıkardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). «İçi dışı, bütün teferruatı» mânâsındaki ieiji ciciği sözünde kullanılır. bk. Icık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Pek az miktarda: Bana azıcık ekmek verin. 2. Pek az zaman: Azıcık bekleyin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a little. few. sprinkle of. bare. fractional. slight. slim. spot of. sprinkling of. thimbleful. little. a little. only just. dollop. lick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. fractionally. niggardly. slightly. very small. very little. a modicum of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very small amount. just a litttle bit. for a moment. dab. niggardly. in a small way. trifle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unique. only. one and only. single. sole. well-beloved. dearie. deary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

only. unique. sole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unique. the only.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yalnız bir, bir tanecik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). «Çok hırpalanmak» mânâsına gelen cıcığı çıkmak deyiminde geçer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nipple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif gıcıklanma, kaşınmakla beraber az yanma: Boğazımda bir gici, gicik vardır (şimdi yerini tamamen «gıcık» kelimesine bırakmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk halk musikisinde bir çalgı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snappish. stinker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allergy. bitchy. bugger. creep. killjoy. sod. tickling sensation in the throat. tickle. nerd. disagreeable person. crabby. bloody-minded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tickling sensation in the throat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to irritate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaşınmakla beraber yanma hissi: Boğazımda bir gıcık vardır. Gıcığı yumuşatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause to cough. tickle. titilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). I. Kaşınmakla beraber yanmak, Osm. taharrüş etmek: Boğazım gıcıklanıyor. 2. Gıdıklamak. 3. mec. Şüphe ve tereddüde düşürmek: Bu iş benim zihnimi gıcıklıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have a tickling sensation. to tickle. to want to cough. to be suspicious of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hafif surette gıcıklanmak. Yanmakla birlikte hafif kaşınmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Çiçektozu borususunun geçtiği yumurtacık deliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gıcık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağ ve çamur gibi luzûcetli bir şeyin karıştırılıp yoğurulmasını tasvir ve taklit edip art arda kulanılır: Bir tencere yağı önüne koyup elleriyle mıncık mıncık karıştırıyordu, (sıfat gibi): Elleri mıncık mıncık, sokaklar çamurdan mıncık mıncık olmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). lüzûcetli bir şeyi karıştırıp yoğurmak, fazla elleyip ezmek: Şu yağı mıncıklamayın. Arabalar sokağın çamurlarını mıncıklamışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçücük, pek küçük ve sevimli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tiny. wee. very small. diminutive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tiny. titchy. wee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kilit dili. 2. Bir çeşit hastalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sarıasma, alaca sığırcık (kuş).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Tam bu zamanda: Şimdicek burada idi, şimdicek gelecektir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mıncık, mıncıklamak.

Türkçe Sözlük by