Icl ne demek? | Icl anlamı nedir? | Icl

Icl anlamı nedir?

icl ne demek?

icl anlamı nedir?

icl | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). papaz sınıfına muhalif, papazların siyasete karışmalarına karşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (kon). (san). ani bir değişiklikle daha az etkili bir hale gelen ifade ile ilgili; daha önemli bir olayın etkisiyle gölgelenen vaka ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kon). (san). ifadenin ani bir değişiklikle daha az etkili bir şekil alması; daha önemli bir olayın etkisiyle gölgelenen vaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (jeol). bir eksenden zıt yönlere giden tabakaların bükülmesi veya kemeri, yukaç. anticli,nal (s). yukaça ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), (fiz). zıt zerre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) makale, yazı; bent, madde, fıkra, fasıl, bahis; ey, nesne, madde; kısım; gram harfi tarif ve harfi tenkir : (zool) boum, bitki boumu articles of apprenticeship usta ile çırak arasında anlama articles of association şirket mukavelesi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f) maddeler halinde tertip etmek; madde madde şikayetleri içine alan bir dilekçe vasıtasyyla bir kimseyi dava etmek; usta yanyna mukavele ile çırak vermek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). sayvan, kulak kepçesi; kulakçık; (bot)., (zool). kulağa benzeyen şey, kulacık, kulakçık. auricled (s). kulaklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilgi taslama, Alimlik iddiası. Osm. malûmatfürûşluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedantry. sophism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). bazı çiçeklerde küçük kese, kesecik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mezmurların bestelenmiş şekli, ilâhi; (b.h)., (çoğ). Süleyman;ın neşideleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çekiçle dövmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hammer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). horoz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). tarih, kayıt, vakayiname, günlem; (f). kaydetmek, tarihe geçirmek. chronicler (i). tarihe kaydeden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). köprücük kemiği, klavikula.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing). (tar). gizli dini toplantı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). odacık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskiden devlet adamlarına yazılan resmî fermanlarda adlara şeref pâyesi olarak eklenen tâbir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ufak diş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tigris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Yakındoğu’nun Türkiye’den doğan ve Mezopotamya’dan Basra Körfezine dökülen nehirlerden biri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dicle’nin hükümdarı.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Canlılarda yaşama savaşı her zaman en hızlı tepkileri olan türlerin yararına sonuçlandığından, en basit organizmalarda bile haber alma organları (duyu organları), hareket organları (kaslar) ve bunlar arasındaki ilişkiyi sağlayan organlar, yani sinir sistemi gelişmiştir.

Vücudumuzun her yanı sinirlerle örtülü olduğu halde sinir hücrelerinin gövdeleri yalnızca beyinde ve omurilikte bulunur. Bütün vücuda dağılmış milyonlarca sinire karşılık beyinden ve omurilikten yalnızca 43 çift sinir çıkar. Bunlar merkezden ayrıldıkları sonra gitgide dallanarak vücudun her yanına dağılırlar.

Refleks bir uyarıya vücudun ani ve otomatik olarak cevap vermesidir. Örneğin elimiz sıcak bir tencereye değdiğinde aniden çekmemiz bir reflekstir. Reflekslerde komuta omuriliktedir. Beyne bilgi gidebilir ama refleks olayında beyin aktif olarak rol oynamaz.

Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tendona minik lastik bir çekiçle sertçe vurursa bacağınız ileri doğru fırlar. Bu reflekste de baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki gösterirler ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğe iletirler.

Omurilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir ve bacak tekrar geri hareket eder. Görüldüğü gibi refleks, beynin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan, doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmiştir.

Diz kapağı refleksinin sınanması özellikle omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir. Bu alanda uzmanlaşmış bir doktor basit bir kaç testle sinir sisteminin işleyişine ve ne kadar sağlıklı olduğuna ilişkin pek çok bilgi edinebilir. Çekiçle vurulduğunda bacağın normalden fazla hareket etmesi tümörden kalsiyum eksikliğine kadar bir çok hastalığın habercisi olabilir.

Dize çekiçle vurularak yapılan kontrol tek başına tabii ki yeterli bilgi vermez. Doktorlar bir ön bilgi almak için bu çabuk ve kolay testi yaptıktan sonra vücut üzerinde diğer muayene ve kontrollerine devam ederler.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). küçük demet, salkım, fasikul, cüz, kısım. fascicular (s). salkımlı; kısım kısım, bolümleri olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). tek hücreli basit meyva; (anat). folikül, bezcik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., jeol. geniş yukaç, bak. anticline.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. nonentity. zero.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. utter insignificance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. void. utter insignificance. poverty. nihilism. nonentity. vacuity. zero.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.buz, buz saçağı, buz salkımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cilâ» dan masdar). Çıkarma, uzaklaştırma, Ar. tard, tağrîb, teb’ id.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «celâl» den masdar).

1.Büyütme, ağırlama, saygı gösterme, tâzim, ikram.

2.Büyüklük, yücelik, azamet (bu ikinci mânâ Arapça’da yoktur).


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اجلال] ululama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Büyültme, saygı gösterme, ikram. 2.Büyüklük, kudret ve kuvvet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Oturtma, Ar. ık’Ad (Türkçe’de bilhassa hükümdarların tahta oturtulması mânâsında kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Duygulanmak, kederlenmek, dertlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be emotionally affected by. to take sth to heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heart-rending. heartbreaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.içi dolu: İçli fındık.

2.Çabuk müteessir olan, yüreği yufka, hassas duygulu.

3.Kin tutan, kindir. İçli dışlı = Teklif, lâubâli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing an inside part. having sth inside. lyric. sentimental. thin skinned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be in the family way. hail fellow well met.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İçe ve içeriye mahsus ve ait, dahilî.

2.Içgömleği.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pertaining to the inside. interior. any undergarment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensitivity. touchiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «celb» den masdar). Çekmeye, celb ve yöneltme, sebep olma: Şefkat ve merhametini isticlâb etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bir şeyin keskin ve dar tarafı yukarı gelecek surette, dikine, kılıcına: Tahtayı kılıçlama koyun. Zıddı: palasına.

2.Kaytanla boyuna asılan kılıç gibi aykırı pozisyonda, bir yandan öbür yana.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıçla silâhlanmış, kılıç takınmış.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufak kemik, kemikçik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. birleşik salkım, panikul. panicled, paniculate s. piramit şeklinde çiçeği olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cüz, zerre, tanecik, atom; gram. edat, ek, takı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. büyük bir cismi destekleyen ufak sap gibi uzuv.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ince zar; kim. sıvıların yüzeyinde bulunan zar gibi ince tabaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yozlaşıp bozulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastardy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastardy. illegitimacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. poliklinik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. kökcük: anat. sinir kökü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dürbünün göz merceğine yerleştirilen çizgi veya telden ibaret ağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ercül). Ayak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sağdıç sıfatı ve vazifesi: Evlendiğiniz vakit size kim sağdıçlık etti?

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bazı Germen kabilelerinin beşinci yüzyılda düzenlenen kanunnamesi; eskiden Fransa'da kadınların tahta geçmelerini yasaklayan kanun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kedi, köpek ve farelerde ter bezleri ayaklarının altında, yarasalarda başın yan tarafında, tavşanlarda ağızlarının etrafında, geyiklerin burunlarının dibindedir. İnsan derisinin ise her tarafında ter bezleri vardır. Avuçiçi ve tabanda bu bezlerin sayıları daha fazla, koltuk altlarında ise boyları daha büyüktür.

Normalde aşırı sıcaklarda suratımız ve koltuk altlarımız en çok terleyen yerlermiş gibi görünür ama aslında ellerimiz, daha doğrusu avuçiçlerimizdeki ter bezleri sayısı çok daha fazladır. Yani ellerimizin terlemesi doğaldır ama niçin sıkıldığımız veya sinirlendiğimiz zaman?

Tam olarak bilinmiyor ama tahminlere göre bu da bize atalarımızdan kalan bir vücut refleksi veya reaksiyonu. Ellerimizdeki ter aslında atalarımızın, bir tehlike anında kaçarak ağaçlara tırmanmalarını kolaylaştırıcı bir salgı. Ağaçlara tırmanırlarken ellerinin nemlenmeleri nedeniyle daha az çizik ve yara oluşuyor, daha rahat yüksek dallara tırmanabiliyorlarmış.

İnsanın milyonlarca yıl devam ettiği önesürülen evriminde, artık işe yaramayan kuyruğu kaybolmuş ama sıkılınca ellerinin terlemesi, korkunca tüylerinin diken diken olması, çene ve bacaklarının titremesi devam ediyor.

Sıcak havada terliyoruz, hadi sıkılınca terlemek de atalarımızdan miras, peki biber yiyince niçin terliyoruz?

Baharatlı yiyecekler ve biberler içlerindeki yakıcı kimyasallar nedeniyle, yenildiklerinde, ağız içindeki sinir uçlarını uyarırlar ve sanki hava sıcaklığı çok yükselmiş gibi algılamalarına sebep olurlar. Sinir uçları sıcak ve yakıcı uyarılarının aralarındaki farkı hissedemediklerinden beyne, yüz tarafındaki hava ısısının yükseldiği sinyalini gönderirler. Beyin derhal soğutma mekanizmasını devreye sokarak yüzün etrafındaki ısıyı düşürmek için ter bezlerini faaliyete geçirir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. kısa ve enli bir meyva tipi, silikül. siliculose s., bot. silikül meyvalı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (anat.) erbezi, testis, husye, haya, taşak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., fiz. üç ekseni dik olmayan açılarla kesişen (kristal).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Romalıların yemek yerken üzerine uzandıkları ve ortadaki masanın üç yanını çevreleyen sedir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ince entari; bazı papazlann iç entarisi; biyol. zar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. içkulakta bir boşluk, kırbacık; bot. torbacık. utric'ular s. ufak torbaya benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vaslta, araç, taşıt; ecza. vasıta, vehikül. vehicular s. taşıtlara ait; taşıt olarak kullanılan; vasıta olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. beden veya organda boşluk; karıncık. ventric'ular s. karıncıkla ilgili, karıncığa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayet; bent, parça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kabarcık, kese, kist; jeol. kaya veya taşta ufak yuvarlak boşluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

judgeship. being a judge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by