Içli Dışlı ne demek? | Içli Dışlı anlamı nedir? | Içli Dışlı

Içli Dışlı anlamı nedir?

içli Dışlı ne demek?

içli Dışlı anlamı nedir?

içli Dışlı | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (kon). (san). ani bir değişiklikle daha az etkili bir hale gelen ifade ile ilgili; daha önemli bir olayın etkisiyle gölgelenen vaka ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kon). (san). ifadenin ani bir değişiklikle daha az etkili bir şekil alması; daha önemli bir olayın etkisiyle gölgelenen vaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (jeol). bir eksenden zıt yönlere giden tabakaların bükülmesi veya kemeri, yukaç. anticli,nal (s). yukaça ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilgi taslama, Alimlik iddiası. Osm. malûmatfürûşluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedantry. sophism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Dışlı, dışı olan, içli dışlı: Çok samlmt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Dişi olan; dişli çark.

2.mec. zararı dokunabilen, güçlü, kuvvetli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toothed. denticulated. dentate. indented. cogged. jagged. notched. formidable. hustling. gear. cogwheel. gearwheel. wheel. dontic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cogwheel. gear. toothed. cogged. geared. serrated. jagged. formidable. influential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geared. jagged. toothed. serrated. notched. gear. gear wheel. jaggy. serratiform. grainy. gritty. escaloped. sprocket. influential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). sevmemek, hoşlanmamak, hazzetmemek; (i). nefret, hoşlanmayış. take a dislike to soğumak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her şeyi önceden düşünüp neticelerini göz önünde bulundurma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Endîşî.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., jeol. geniş yukaç, bak. anticline.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmadan alınan genleri izole etmek, bu genleri yönlendirmek ve başka bir organizmaya katmak için kullanılan teknolojiler. Bilim adamları, 1973 yılında DNA’yı kesip yapıştırmayı öğrendiler. Ticari genetik mühendislik firmaları ise 1976 yılında kuruldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. nonentity. zero.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. utter insignificance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nothingness. nullity. void. utter insignificance. poverty. nihilism. nonentity. vacuity. zero.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.içi dolu: İçli fındık.

2.Çabuk müteessir olan, yüreği yufka, hassas duygulu.

3.Kin tutan, kindir. İçli dışlı = Teklif, lâubâli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing an inside part. having sth inside. lyric. sentimental. thin skinned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be in the family way. hail fellow well met.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İçe ve içeriye mahsus ve ait, dahilî.

2.Içgömleği.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pertaining to the inside. interior. any undergarment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensitivity. touchiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıçla silâhlanmış, kılıç takınmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mühendis görev, sıfat ve mesleği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastardy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastardy. illegitimacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. poliklinik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sağdıç sıfatı ve vazifesi: Evlendiğiniz vakit size kim sağdıçlık etti?

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., fiz. üç ekseni dik olmayan açılarla kesişen (kristal).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Romalıların yemek yerken üzerine uzandıkları ve ortadaki masanın üç yanını çevreleyen sedir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gear wheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

judgeship. being a judge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by