Idde ne demek? | Idde anlamı nedir? | Idde

Idde anlamı nedir?

idde ne demek?

idde anlamı nedir?

idde | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: idde

Türkçe Sözlük

(bk.) İddet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yatalak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gerçekten, hakikaten, alay ve latife yoluyle olmayarak, ciddî olarak: O adam cidden Alimdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seriously. in earnest. indeed. really. for real. momentously. real. right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indeed. really. seriously. truly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

really. seriously.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جدا] ciddi olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zorluktan sonra gelen kolaylık; kederden, darlıktan sonra gelen sevinç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ses dalgalarının neden olduğu hava basıncına göre değerlendirilen ve dB(A) birimine göre belirtilen gürültü değerlendirmesidir. Örneğin sakin bir konuşmanın şiddeti 50 dB(A), tren geçişinin çıkarttığı gürültünün şiddeti ise 100 dB(A)dır. ( Lärmstärke/loudness )

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) büyülenmiş olduğundan dolayı kederli. ,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (bak). hide: (s). gizli, kapalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Keskinlik, şiddet, sertlik: Mizâcı hiddetlidir. 2. Öfke, gazab, tehevvür: Hiddete geldi. Hiddetle cevap verdi. Pür-hiddet = Öfkeli, gazaplı. Hiddet-i bâsıra, hiddet-i sâmia, hiddet-i şairime vesaire (tıp) = Bu duyguların (görme, işitme, koklama) fazlalığı’ve keskinliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anger. rage. wrath. fury. steam. bate. dudgeon. exasperation. flame. flare-up. furor. furore. paddy. sound and fury. spunk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anger. fury. rage. steam. wrath. violence. irascibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fury. rage. anger. dander. exasperation. fume. heat. hot. ire. irritation. violent temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حدت] öfke. 2.keskinlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Öfkelendirmek, gazaba getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb furious. to get a rise of sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

explosion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Öfkelenmek, gazaba gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get furious. to be angry (with. to fly into a temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

öfkelenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Öfkeli, Fars. gazabnâk, pür-hiddet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kocasından ayrılan veya kocası ölen kadının, tekrar evlenmek için beklemeye mecbur olduğu şer’İ müddet: Iddetini tamamlamadan evlenemez.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ing., leh. mezbele, gübrelik, çöp yığını. kitchen midden antro. içinde insan ve hayvan kemikleri ile taş aletler bulunan tarihöncesinden kalma çöp yığını.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İslâm dininden dönme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Peklik, fazlalık, mübalağa: Şiddet-i harâret, şiddet-i zekâ. 2. Sertlik, sert muamele, cezada aşırılık: Şiddet göstermek. 3. Müsaadesiziik, sıkılık. 4. (musiki) Sesin kuvvet derecesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harshness. violence. severity. vehemence. intensity. intenseness. rigor. rigour. acuteness. stringency. edge. fierceness. force. forcefulness. heaviness. impetuosity. impetus. intension. keenness. lustiness. rough stuff. sharpness. smartness. sting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

force. fury. impetus. rigour. strength. vehemence. violence. volume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intensity. severity. violence. vehemence. harshness. stringency. rigorousness. emphasis. force. heaviness. impetus. physical violence. rigour. steam. strength. stress. stronghand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شدت] sertlik. 2.aşırılık, fazlalık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) kesin olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şiddetini arttırmak, sıklaştırmak, daha sert ve güç etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase the intensity. to aggravate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggravation. exacerbation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şiddet kazanmak, daha sert ve aşırı olmak: Soğuk şiddetlendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sert, pek fazla: Şiddetli soğuk, şiddetli sıtma. 2. Sıkı, müsaadesiz: Şiddetli muamele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong. heavy. harsh. sharp. acute. severe. violent. vehement. drastic. stern. astringent. bitter. brutal. burning. cast-iron. consuming. deep. exquisite. extreme. ferocious. flaming. flash. forceful. frenetic. frenzied. fucking. fulminant. furious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acute. bad. bitter. drastic. excruciating. ferocious. furious. heavy. intense. passionate. rigid. rigorous. rude. severe. smart. splitting. stern. stiff. stormy. strong. vehement. violent. virulent. intensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intense. severe. vehement. violent. passionate. violently. severely. vehemently. passionately. flaming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anguish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appetency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craving. itch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. davet olunmamış, davetsiz; kendiliğinden gelen (fikir).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. ters yöne; batıdan doğuya; soldan sağa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by