Iddia Makamı ne demek? | Iddia Makamı anlamı nedir? | Iddia Makamı

Iddia Makamı anlamı nedir?

iddia Makamı ne demek?

iddia Makamı anlamı nedir?

iddia Makamı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: iddia makami

Türkçe - İngilizce Sözlük

prosecution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

office of a chairman. office of president.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

claimant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «dâvâ» dan masdar). 1. Haklı veya haksız bir davaya kalkışma: İddia edene ispat ve inkâr edene yemin düşer. 2. Haksız ve esassız bir davada bulunma, taşımadığı sıfatı, taşıdığını söyleme ve kendisine ait olmayan bir hakkı istemeye kalkışma: Şairlik iddiasından vazgeçmedi. 3. Kendini büyük ve kudretli sananın kendi hakkındaki fikri: O adamın iddiası pek büyüktür. 4. İnat, ısrar, muannidlik: iddia etmem ama böyle zannederim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

claim. pretension. allegation. assertion. pretence. pretense. charge. argument. asseveration. averment. bet. contention. contest. information. pleading. protestation. say-so. submission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allegation. assertion. bet. claim. contention. pretension. thesis. insistence. wager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allegation. assertion. claim. bet. pretension. thesis. false claim. insistence. wager. argument. asseveration. averment. contention. contest. crimination. line shooting. plea. position. profession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ادعا] düşüncesinde ısrar etme. 2.dava etme. 3.inat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allege. assert. claim. contend. declare. maintain. protest. purport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allege. assert. to allege. to claim. to assert. to maintain. adduce. affirm. arrogate. attest. aver. avouch. bet. challenge. contend. declare. to shoot a line. make out. to submit the plea that. plead. profess. protest. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prosecution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Savcının, iddialarını topladığı ve soruşturma sonunda mahkemede okuduğu yazı, savcının görüşü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).) 1. İddiası çok olan, taşımadığı vasıflarla öğünen, gösterişçi. 2. Muannid, musir, inatçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assertive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stubbornly insistent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assertiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stubborn insistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wager. to bet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İktidar ve liyakat davasında bulunan, kendine çok güvenen: İddialı adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretentious. disputed. artsy. arty. assertive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assertive. pretentious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretentious. presumptuous. assertive. where much is at stake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indictment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accusation. indictment. criminal charge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpretentious. unpretending. undemanding. unassuming. go-as-you-please. fluffy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpretentious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unassertive. unpretentious. simple. modest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unassertiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by