ıfad ne demek? | ıfad anlamı nedir? | ıfad

ıfad anlamı nedir?

ıfad ne demek?

ıfad anlamı nedir?

ıfad | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ifad

Türkçe Sözlük

Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefiting of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالاستفاده] yararlanarak, istifade ederek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Faydalanmak suretiyle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ifâde). İfadeler, bk. ifade.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [افادات] ifadeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İFADE) (i. A. «feyd» den masdar) (c. ifâdât). 1. Anlatma, söyleme, beyan, takrir: Hâlimi ifade ettim. Ifâde-i şifâhiyye = Ağızdan anlatış. İfâde-i tahririyye = Yazı ile anlatış. 3. Ders verme, tedris, ders takriri, talebeyi dersinden faydalandırma: Telif ve ifade ile meşgul olurdu. (hukuk) İfade almak, zaptetmek: Davaya ait olan bir madde hakkında birini söyletip söylediğini yazmak. İfâde-i cebriyye (matematik) = Cebir işaretleri ile maksadı anlatma. İfâde-i merâm = Kitabın başına yazılan ve yazış sebebini anlatan sözler, ön söz, Ar. mukaddime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expression. statement. declaration. voice. deposition. evidence. denotation. enunciation. import. locution. phrase. proposition. recital. recital of fact. signification. term. utterance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affirmation. evidence. expression. sign. statement. strain. testimony. utterance. look. deposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expression. statement. way of expressing one's thoughts. facial expression. deposition. clincher. declaration. diction. exposition. statement of fact. look. misdescription. recital. representation. strain. utterance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [افاده] söylem, anlatım, dile getirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlatılmak, belirtilmek, dile getirilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convey. couch. express. frame. put. reflect. register. signify. state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to declare. to express. to mean. to state. connote. convey. couch. denote. imply. import. infer. predicate. represent. signify. speak. spell. tell. vent. voice. write.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlatmak, belirtmek, dile getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth carry a meaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an uprising by Palestinian Arabs against Israel in the late 1980s and again in 2000; 'the first intifada ended when Israel granted limited autonomy to the Palestine National Authority in 1993'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an uprising by Palestinian Arabs against Israel in the late 1980s and again in 2000; 'the first intifada ended when Israel granted limited autonomy to the Palestine National Authority in 1993'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fâide» den masdar) (c. istifâdât). 1. Faydalanma, kazanma, kâr etme: Bu çalışmadan bir istifadeniz var mıdır? 2. Mânen faydalanma, bir şey öğrenme, bilgisini genişletme: Bu adamın sohbetinden istifade olunur; istifade olunacak bir kitaptır. Bundan ne istifade olunur: Ne kazanılır, ne çıkar, ne hâsıl olur?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

profit. benefit. advantage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

profiting. benefiting. profit. gain. benefit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [استفاده بخش] yararlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kârlı, kazançlı: İstifadeli bir iştir. 2. Faydalı, bilgi veren: istifadeli bir kitaptır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıb). Yaraların üzerine konulan katlanmış bez, baskı.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Makedonya Kralı Büyük İskender, M.Ö. 333 yılında Anadolu’nun içlerine girerek Frigya’nın başkenti Gordion’a ulaşır. Kendisine kentin ilk kurucusu Gordios’un arabası gösterilir. Arabanın boyunduruğu, ucu görülmeyen bir düğümle arabanın okuna bağlanmıştır. İnanışa göre bu düğümü çözen Asya’nın fatihi olacaktır. Büyük İskender düğümü kılıcıyla keser. Bugün bu terim, çözümü çok zor olan olaylar için kullanılıyor.

Genel Bilgi by