Iğfal Etmek ne demek? | Iğfal Etmek anlamı nedir? | Iğfal Etmek

Iğfal Etmek anlamı nedir?

iğfal Etmek ne demek?

iğfal Etmek anlamı nedir?

iğfal Etmek | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. hasten. hurry. hustle. nip. rush. scurry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hurry up. to make haste. to hasten. to be quick. to rush. to scurry. to flurry. beetle. come on. to put one's best foot forward. get a hump / hustle. hotfoot. hump on. hurry. hurry on. hurry up. to put one's best leg foremost. to shake a leg. look ali.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Kabul etmek, saymak: Bu işi olmamış addedin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank. to count. to esteem. to deem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to consider. to steer / to hold. to esteem. deem. reckon. regard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A.).

1.Bir ceza, suç veya kusuru bağışlamak.

2.Özür dilemek: Affedersiniz, sizi rahatsız ettim galiba?

3.işten çıkarmak, uzaklaştırmak: Sizi bu vazifeden affediyorum. «Affedersiniz» veya «affetmişsiniz» şekilleri itiraz makamında kullanılır: «Siz onu affetmişsiniz».


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forgive. excuse. pardon. condone. absolve. release. dismiss. remit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forgive. excuse. pardon. condone. absolve. release. dismiss. remit. overlook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pardon. to forgive. to excuse. to condone. to absolve. to overlook. to relieve / to remove from a job. post. to write off a penalty. to show clemency. to waive a debt. grant pardon. remit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be on friendly terms with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to resolve. to take an oath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affiance. to pledge. to engage / to promise solemnly. to covenant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to receive. to take. to collect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A. Türkçe). —Mukavele, muahede, ittifak, içtima gibi bağlaşma veya toplaşma mânâsı taşıyan Arapça kelimelerle — Yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negotiate. to make. to contract. to draw up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to conclude. to enter into. to make. to execute. to covenant. to contract. to sign. strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) eylemek yapmak, uygulamak, icra etmek, imzalamak, antlaşma yapmak, sözleşme yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. Fr.). Musiki Aletlerinin seslerini belirli bir sese göre ayırlamak, düzenlemek

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

key. tune.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bir yere çarpıp geri dönmek (ses ve ışık).

2.Bir yere vurmak (ışık): Lambanın ışığı eve aksediyor.

3.Parlak ve düz bir yüzeye çarpıp aynen görünmek, yansımak: Durgun suya akseden evler.

4.Ulaştırılmak, duyurulmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be reflected. to echo. to reverberate. to be heard. to become known.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be reflected. to echo. to reach. to strike. to reverberate. reflect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) yansımak, vurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be obstinate. to raise difficulties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to overturn. to upset. to overset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Yerinden indirmek.

2.Yere vurmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jeer. mock. rag. rally. sneer. taunt. tease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make fun of. deride. to hold in derision. gibe. guy. jest. josh. kid. rib. ridicule. roast. scoff. sport. taunt. twit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to use sb. to make a fool of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convulse. jumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conquer. dispose. overcome. overpower. pulverize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to beat. to overwhelm. overcome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitate. dislocate. disorganize. overset. upset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to upset. to ruin. agitate. churn. dislocate. disorganize. invert. knock over. to turn over. overturn. perturb. subvert. throw out. trouble. tumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be mother to a child.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir işi yapmak için kendi kendisine söz vermek, ahdetmek, yemin etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to employ. book. engage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be a mother to sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act like a fool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act as intermediary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

associate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be a friend of. to accompany.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave shamelessly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bring in. lodge. offer. peg out one's claim. prefer. present. proffer. propose. propound. put in. send in. show. submit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aspire. desire. fancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wish for. to want. to desire. choose. list. wish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disobey. to set authority at naught. to take the law into one's own hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vurmak: Bir tokat aşketti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire. shoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fire. discharge. let out. pop. shoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Atıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attribute. ascribe. impute. accredit. refer. direct. arrogate. inscribe. set down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attribute. to attribute. to ascribe to. to refer to. to impute to. to accredit with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to impute. to attribute. to ascribe. cast. father on / upon. lay to. put on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be a hunter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave shamefully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

differentiate. distinguish. spot. tell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to distinguish. to discriminate from. differentiate. discern. discriminate. know. signalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not to work. loaf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Hürriyetini geri vermek.

2.Serbest bırakmak, salıvermek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dismiss. to set free. affranchise. affranchisement. emancipate. enfranchise. liberate. release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pay a trick on a friend for fun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Birini işinden atmak, çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

depose. recall. to dismiss. to discharge. to fire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

terminate. discharge/dismiss/terminate. to dismiss. to discharge from office. to depose from office. unseat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Engeller ne olursa olsun bir işi başarmaya karar vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be determined to. to resolve upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decide firmly (to do something. determine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act as a father to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A.).

1.Bir konuda konuşmak, söz söylemek.

2.Hakkında konuşmak: Bugün bize yaptığınız seyahatten bahsedin.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. F. T.). İhsanda bulunmak. Mânevî bir huzur, rahatlık vermek: Bana bahşettiğiniz saadeti hayatımda tadmamıştım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mention. make mention of. talk about. speak of. refer. advert. chew over. cite. discourse. make noises. slip in. talk on. talk over. talk round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cite. mention. to talk about. to mention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mention. to discuss. to talk about. allude. cite. deal with. speak. touch. treat of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concede. grant. to give. to grant. to bestow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grant. to grant a right. send.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). E’lendirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preside. to act as chairman / chairwoman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be childish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bekletmek, beklemeye sevk ve mecbur etmek, intizar ettirmek: Beni çok bekletmeyin.

2.Bekçi koymak: Çayırı bekletmek. Kışın köşkü kime bekletiyorsunuz?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keep smb. waiting. stand up. wait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make wait. to keep sb waiting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb wait. to delay. to postpone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bildirmek, öğretmek, zihnine koymak: Çocuğa alfabeyi belletmek.

2.Aşikâr ve belli etmek, meydana çıkarmak: Kalbindekini belletmiyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bel ile kazdırmak: Bağı bellettiniz mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be selfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. T. F.). Bir kimseyi mânevî bağlarla kendisine bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Benimsemeye zorlamak veya kabûl ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get sb to accept sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Benzetmek. Bir şeyi diğer bir şeye benzer kılmak, teşbih ve temsil etmek: Yapılacak şeyi örneğine benzetmeli. 2.Taklit ve benzetme yapmak, aynını yapmak: Filânın resmini yapıp çok benzetti. Yazısını benimkine benzetti. 3.Yanılıp bir şeyi diğer bir şey zannetmek; yanılarak zannetmek: Sizi filâna benzettim. Bir şeye benzetmek: Ne suretle olursa olsun tesviye etmek, tesviyesini düşünmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

do one's job for one. knock galley-west. liken. compare. assimilate. simulate. associate. bash up. belabor. belabour. clobber. imitate. sort smb. out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compare. to mistake. to mix sb up. to compare to. to liken. to ruin. to break. to smash. to beat. to trash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mistake sth for sth else. to ruin. assimilate. assimilate to. compare to. imitate. liken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be acquitted. to prove innocent / not guilty. to beat the rap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoil. vitiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ruin. balls up. botch. butcher. foul up. fuck up. to make a hash of it. to cause havoc. screw up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yiyip, içirtmek, Osm. İaşe ve infak ettirmek: İhtiyarın kendisini evlâdına besletmesi tabiîdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Saçmak, bol bol vermek, esirgemeden vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir kesici Aleti bileği taşına sürdürüp keskin ettirmek, keskinleştirmek: Bıçakları biletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth sharpened.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bombard. to shell. to scold sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk indiscreetly. babble. chatter. tattle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boycott.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boycott.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave foolishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Büyük etmek, büyütmek (doğru kelime olmayıp, yerine büyütmek kullanmalı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to show a bad temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act foolishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to commit espionage. snook. spy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A. T.). Zorlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.).

1.Kendisi çekmek.

2.Getirtmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accite. invite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جنت مکان] mekanı cennet olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dare. to venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendisine doğru çekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attract. charm. draw on. fascinate. magnetize. catch. fetch. bait. beguile. captivate. engross. hypnotize. lure. prepossess. wile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allude. beguile. charm. draw. tempt. to attract. to charm. to draw. to beguile. to allure. to appeal. to tempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to attract. allure. beguile. bewitch. captivate. charm. draw. fetch. invite. magnetize. tempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ayak altında ezdirmek, ayakla bastırmak: İşlenmiş tarlayı kimseye çiğnetmemeli. 2.Yeşermiş ekini kardan evvel yatırmak, bastırmak: Ekinleri çiğnetmeli. 3.mec. Ezdirmek.

4.Dişle ezdirmek: Çocuklara, yiyeceklerini iyi çiğnetmelidir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth chewed. to let sb to run over. to let sb's rights be violated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (kitaba). Kap geçirtmek, teclit ettirmek: Bu kitapları mücellide verip ciltletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have bound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stingy. skimp. scrimp. pinch. stint. stint money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çirkin etmek, çirkin göstermek, çirkinlik vermek: Terbiye noksanı, güzel bir kızı çlrkinletmek için kâfidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth nailed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shepherd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dare. to venere. to act insolently. to have the face. venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Taneletmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dance. foot. foot it. hop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ask. bid. have. invite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to call a party. ask. bid. call. call upon. cite. evoke. invite. invoke. load in. to invite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.).

1.Savmak.

2.Savuşturmak: Belâyı defetmek. Düşmanı defetmek.

2.Kovmak.

3.(fizik) itelemek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispel. remove. to drive away. to repel. to fight off. to expel. to eject. to chase. to kick sb out. to get rid of sb/sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to repel. to push back. to repulse. to drive away. to expel. avert. dismiss. eradicate. fence out. heal. hold off. oust. pack sb off. remove. rid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Ölüyü gömmek, toprağa vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bury. inter. to bury. to inter. to lay sb to rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bury. to inter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commute. interchange. swap. swop. traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act as a guide (for. to be a sign of. to indicate. to act as an intermediary (for. bode. denote. guide. import. point. signify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Denemek işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yerinden oynatmak, sıçratmak, taHrik etmek. (bk.) Tepretmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Derinliğini arttırmak. Osm. tâmîk etmek: Şu kuyuyu bir iki kulaç daha derinletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. T.). Anlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dağınık vaya yaygın halde duran bir şeyi toparlamak, derlemek, (bk.) Derll toplu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gather things together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continue. hold. last. persist. resume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to go on. to continue. to keep on. to carry on with. to attend. go. go ahead. hold. keep. keep going. last. progress. run. run on. stick with. wage. carry on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Devir işini yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assign. deliver. alienate. transfer. cede. hand over. pass on. pass. revolve. circulate. turn over. circuit. convey. devolve. dispose of. hand down. hand on. slew. slue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assign. depute. revolve. roll. sublet. transfer. to turn over. to transfer. to assign. to convey. to alienate. to make sth over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alienate. attorn. to turnover. to transfer. to assign. to make over (sth to sb. to convey. abalienate. cede. circle. circuit. devolve. endorse over. give. hand over. pass. revolve. set over. sublet. throw over. turn. turn over. two- bits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beware. heed. look. mind. note. observe. watch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take care. to be careful. to pay attention. attend. beware. guard. heed. look out for sth. mark. mind. note. notice. observe. reck. regard. to watch one's step. trouble. to be wary of. watch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dictate. entail upon sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dinlemesini temin etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellyache. bitch. carp. crab. grouch. grouse. mouth. nag. rabbit. squawk. whine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crab. nag. quetch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insist. to show obstinacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do sth malicious. to be maliciously obstinate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Zemini kaplamak, yere sermek, tefriş etmek: Yemek odasına çini döşetmek temizlik için lâzımdır.

2.Mefruşatını tertib etmek, mefruşatla donatmak, tefriş etmek: Yeni yaptırdığınız konağı döşettiniz mi? Salonu alafranga mı döşeteceksiniz?

3.(yatak vesaire) Sermek, yapmak: Benim yatağımı döşettiler mi? Bana yalnız bir şilte döşetsinler.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth furnished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invoke. pray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pray. invoke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Düz etmek, pürüzünü kaldırıp doğrultmak, düzlemek: Bahçeyi, yolu, tahtayı düzetmek.

2.Yoluna koymak, tanzim ve tertip etmek, düzeltmek: Şu odayı düzetmeli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğe ile yontturmak veya cilâ verdirmek: Bu makası eğeletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. ek’ten). Ek vurdurmak, parça katmak: Buna bir parça ekletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth added on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Demir çivi kaktırmak, ekserle mıhlatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

achieve. acquire. attain. derive. extract. gain. get. obtain. procure. reap. score. secure. winkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gain. to get. to secure. to obtain. to derive. to produce. to realize. to win. to acquire. to occupy. carry. come by. fall into. gain in. get access to. get out of. have. land. make. snag. share. whistle up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (un vesaireyi) Elekten geçirtmek, bir vasıta ile elemek: Bu unu eletmeden hamur yapmamalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commend. consign. entrust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commend. consign. delegate. entrust. to place in escrow. intrust. recommend. commit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to trust. to entrust. to rely upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.) Emreylemek, emir vermek, emir buyurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bade. command. decree. order. dictate. direct. tell. say the word. bid. enjoin. ordain. prescribe. rule. will.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bid. command. decree. direct. enjoin. instruct. ordain. order. prescribe. tell. to order. to command. to instruct. to enjoin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to command. to order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (bir erkek hayvanı) İğdiş ettirmek, husyelerini çıkartarak erkekliğini gidermek, biri vasıtasıyle enemek: Piliçleri iyi semirtmek için enetmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). («en» den). Ek vurdurmak, parça ekletmek: Buna bir parça ekletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Saklatmak, korutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accompany. escort. pair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accompany. attend. follow. take out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Esnemesine sebep olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make yawn. to stretch. to bore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yardımcı fiil olarak isimleri fiil haline getirmeye yarar: İş halletmek, sebat etmek, sükût etmek, bayram etmek.

2.Yardımcı fiil olarak değer anlatan sözlerle beraber kullanılır: Bu eser beş para etmez, iyi ettin de oraya gittin. Bunu söylemekle fena etmedi. 3.Tahammül etmek: Ben gezmeden edemem, oysa o, gezmeden de edebilir. Beni görmeden edemiyor.

4.Zaman anlatan kelimelerle beraber erişmek: Konuşa konuşa sabahı ettik.

5.Bir şeyden mahrum bırakmak: Böyle giderse onu ekmeğinden ederim.

6.Yapmak: Sorma bana neler ettiğini. Çocuk altına etti. Ettiği hayır kendisinin olsun. Ettiği kâr kalmak = Yaptığı kötülüğün cezasını çekmemek. Ettiği yanına kalmamak = Yapılan bir kötülüğün cezasını bulmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to study. to consider. to make a study of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ezbere öğretmek, Osm. hıfz ettirmek: Bu kitabı size ezberleteceğim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oppress. torment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to torment. to torture. harrow. maltreat. pain. tantalize. tease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

realize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to notice. to perceive. to realize. to distinguish. to make a difference. to matter. to take on board. detect. differ. discern. note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assume or imagine sth for the sake of argument. assume. consider. grant. guess. presume. reckon. take. think. understand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fasıl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to overestimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sacrifice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sacrifice. lay down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forgo. release. relinquish. renounce. surrender. waive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to renounce. to abandon. to cede. abnegate. disclaim. lay down. relinquish. remise. resign. waive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cry. howl. shriek. squall. wail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annul. cancel. dissolve. quash. repeal. rescind. revoke. to abolish. to cancel. to annul. to rescind. to repeal. to abrogate. to dissolve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annul. to annul. to abrogate. to dissolve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conquer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conquer. reduce. to conquer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to conquer. capture. reduce. subjugate. win.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date. flirt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to flirt. carry on. dally with. flirt with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act cruelly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Gadre uğratmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assure. guarantee. undertake. warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to guarantee. ensure. make for sth. stipulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inundate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zorla almak. (bk.) Gasb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gasl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Geniş etmek, bollatmak, tevsi etmek, açmak: Yolu, bahçeyi, kapıyı genişletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widen. broaden. enlarge. expand. amplify. dilate. extend. let out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amplify. broaden. canalize. dilate. enlarge. expand. extend. widen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widen. expand. extend. to widen. to broaden. amplify. develop. dilate. enlarge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back space. to impede the progress of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blab. chat. chatter. clack. clatter. gabble over. jaw. natter. prate. prattle. tattle. yak. yap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fazla kurutmak, gevrek ve kıtır kıtır etmek: Ekmeği, çamaşırı rüzgârda, güneşte, ateşin karşısında gevretmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crisp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Gevşek yapmak, gergin bir şeyi gevşek haline koymak, salıvermek. Osm. irhâ, istirhâ etmek: Atın dizginini, kolanın bağını, kuşağını gevşetmek.

2.Şiddet, çalışkanlık ve hararetini azaltmak: işi gevşetmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slacken. loosen. relax. enervate. ease. let go. limber up. loosen up. release. slack. slack off. slack up. start. unbend. unbrace. unfasten. ungird. unloose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disengage. ease. free. loosen. relax. soften. unloose. unloosen. to loosen. to slacken. to relax. to ease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to loosen. to slacken. to relax. to release. to relief. to heave down. to unbind. to unbend. open. soften. start. unloosen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to irritate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bugün artık hemen hemen her evde buzdolabı var. Günlük gıdalarımızı bozulmasınlar diye buzdolabında saklarken, uzun süre saklayacaklarımızı da buzluk veya derin dondurucu dediğimiz kısmına koyuyoruz. Gıdaların normal hava şartlarında bozulmalarının nedeni, bu ortamda gıdada bulunan bakterilerin, mikropların kısacası mikro organizmaların gelişerek faaliyetlerini sürdürmeleridir.

Gıdaları soğukta veya dondurarak muhafaza en çok başvurulan ve püf noktaları olan yöntemlerdir. Bu arada gıda muhafazasında tam tersi yollar da vardır. Isıtarak muhafaza ve kurutma gibi. Hatta turşu kurmak bile bir muhafaza yöntemidir. Dondurarak muhafazaya geçmeden önce pastörizasyon, sterilizasyon gibi sık sık ismini duyduğumuz veya etiketlerin üzerlerinde gördüğümüz terimlerin anlamlarına bir bakalım.

Gıdaları daha dayanıklı kılmak amacıyla uygulanan yöntemlerden pastörizasyon ve sterilizasyon ısıl uygulama ile muhafaza anlamına gelmektedirler. Sterilizasyonda gıda 100 derecenin üzerinde ısıtılır. 100 derecenin altındaki ısıl uygulamalar ise pastörizasyon adını alır. Her iki yöntemde de amaç daha işin başında bakteri ve mikropları öldürmektir.

Hangi yöntemin uygulanacağını gıdanın asit durumu belirler. Asit oranı fazla gıdalarda bakteri ve mikropların ısıya dirençleri azalır. Bunun için düşük asitli gıdalar sterilize edilirlerken yüksek asitli gıdalar pastörize edilirler. Ancak sütte durum farklıdır. Süte pastörizasyon işleminin uygulanmasının asıl amacı dayanıklı bir ürün elde etmekten ziyade verem mikrobunu öldürmektir.

Kurutarak saklamada, su ortamdan uzaklaştırılır. Böylece bakteri ve mikropların gelişmesi önlenir, biyokimyasal reaksiyonlar en aza indirilir. Ancak yine de bazı kimyasal reaksiyonlar oluşur ve bunlar da renk koyulaşmasına ve gıdanın acılaşmasına yol açarlar.

Soğukta muhafazada, gıdanın hücre suyu, en fazla donma noktasına kadar soğutulur. Meyve ve sebzelerde bu sıcaklık +4 ile -2 derece arasındadır. Bu yöntemin en yaygın kullanma yeri buzdolabıdır ve dondurarak muhafaza ile karıştırılmaması gerekir.

Günümüzde gıdaların dondurularak saklanması çok yaygın bir şekilde uygulanan en iyi muhafaza yöntemidir. Bu yöntemde hücre suyunun donması ve hücrelerin ölmesinin sağlanmasına kadar sıcaklık düşürülür. Gıdalar genellikle -40 derecede dondurulur, -18 veya -20 derecede muhafaza edilir.

Gıdadaki su miktarının azalması bakteri ve mikropların yaşamalarına uygun olmayan bir ortam yaratır. Ancak dokulardaki suyun donarak buza dönüşmesi sırasında hacim büyüdüğünden hücrelerdeki doku yapıları da bozulabilir. Bunu önlemek için donma olayının hızı çok iyi kontrol edilmelidir.

Gıdaları yavaş yavaş dondurursak oluşan buz kristalleri hücre dokularını parçalayacağından, yapısı bozulmuş olan bu gıda çözünme sırasında dışarıdan gelecek bakterilerin hücumuna karşı direnç gösteremez ve çabucak bozulur, donma sırasında oluşan buz kristallerinin boyutları, donma hızına bağlıdır. O halde donma, buz kristallerinin büyümelerine fırsat bırakmayacak şekilde mümkün olduğunca hızlı olmalıdır (şok donma).

Bu şekilde dondurulmuş gıdalar tüketiciye ulaşana kadar dondurulmuş durumda olmalı ve depolarda -18 derecenin üstüne çıkılmamalıdır. Çünkü bir kere dondurulduktan sonra çözülen gıda artık steril değildir, hatta bu durumda bozulma daha hızlı oluşur, tekrar dondurmak da çare değildir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to envy. covet. emulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Saklatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immigrate. migrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to migrate. expatriate. immigrate. move.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Göstermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb spy on another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Korumak, Osm. hıfz, muhafaza, siyanet etmek: Bu çoban koyunları iy’ gözetmiyor.

2.Bakmak, nezaret, idare etmek: Bu işleri kim gözetiyor? Beslemek, bakmak, geçindirmek: Herkes ailesini gözetmeye mecburdur.

4.Beklemek, Osm. intizâr, terakkub, tarassut etmek: Fırsat gözetiyor.

5.Tutmak, riayet etmek, saklamak, geçerli bulundurmak: Macarlar bazı eski Adetlerini gözetiyorlar.

6.Dikkat etmek, dikkatle bakmak: Başını gözet, çocuğu gözet. e. Gözet = Sakın, iyi bak, dikkat!


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guard. protect. oversee. study. supervise. tend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to look after. guard. to consider. observe. to take care. to mind. to guard. to protect. to regard. to pay regard. to observe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to look after. to take care of. to guard. to protect. to consider. to respect. to observe. to regard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb watched over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gümüş sürdürmek, gümüşle kaplatmak, yaldızlatmak veya donatmak: Kaşıkları, bastonu, sigaralığı gümüşletme!!.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth silver-plated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ).

1.Güneşe çıkarmak, güneşte tutmak.

2.Güneşe göstererek ve güneşe karşı sererek kurutmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to leave in the sun to dry. to expose to the sun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gürültü ettirmek, gür diye büyük ses çıkartmak: Yuvarlanan kaya dağları gürletti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hac farizasını yerine getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Haciz koymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seise. distrain. levy. sequestrate. distrain on. attach. confiscate. distrain up. distress. garnish. garnishee. impound. sequester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sequestrate. to seize. to attach. to distrain. confiscate. distress. to take in execution. to affix the seals. sequester. to put a stop upon sth. to put under stoppage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to castrate. alter. emasculate. geld.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ease. lighten. mitigate. moderate. muffle. relax. relieve. temper. to lighten. to lessen. to diminish. to abate. to relieve. to ease. to alleviate. to allay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lighten. to reduce the weight of. to diminish. to abate. to relieve. to weaken. to lower. to unlade. to modify. to dim. to rarefy. to check. to deaden. to unburden. to attemper. assuage. alleviate. attenuate. de escalate. dilute. extenuate. mitigate. m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do sth improper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act treacherously (toward another. to try to harm. turn traitor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

command. deserve. merit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deserve. to earn. ask for it. command. merit. rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affront. insult. revile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insult. to become abusive. affront. demean. lace into. libel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ke ile) (f. A. T.). Ağaç, maden veya taş üzerine yazı veya şekil oymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engrave. carve. chase. etch. incise. trace over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engrave. etch. to engrave. to carve. to erase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carve. chase. engrave. incise. inscribe. trace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wrong. to do injustice. injure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.).

1.Çözmek. Sonuca bağlamak, yoluna koymak.

3.Bir cismi sıvı içinde eritmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solve. resolve. arrange. adjust. figure out. work out. get things done. sort out. overcome. untangle. untwist. manage. clear up. compound. dispatch. dispose of. dissolve. hurdle. lay on. lick. polish off. sort. square. surmount. unriddle. untie. untw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinch. conclude. dispatch. obviate. resolve. settle. solve. straighten. to solve. to settle. to explain. to analyze. to work out. to sort sth out. to straighten sth out. to resolve. to clinch. to dissolve. to melt. to complete. to finish up. to dispatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjudicate. to solve. to find a solution for. to resolve. to put on the right trade. to dissolve. to complete. to finish up. to settle. to dish up. to serve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to say sth improper. to do sth rude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hükümdarlıktan düşürmek. (bk.) Hal (hal’).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Yüklemek, zannetmek, (bk.) Hami.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to attribute. to ascribe. to impute to. attach. impute. put. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) yüklemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Haps.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprison. incarcerate. confine. shut up. shut in. detain. lock up. bar. cage. immure. intern. jail. mew. mew up. mure. pen. pen in. pen up. restrain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. confine. imprison. incarcerate. jail. to imprison. cast into prison. to detain. to immure in. to confine. to put in prison/jail. to jail. to goal. to lock in. to coop sb/sth up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to imprison. to jail. to lock up in. to confine. arrest. cage. commit to prison. to place under confinement. to take into custody. detain. distrain. gaol. immure. incarcerate. to take into remand. to take into safekeeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mantıkla susturmak, cevap veremez hale getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ruin. to destroy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act. behave. conduct. depart. do. move.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act. to behave. to move. bob. budge. depart. evolve. exercise. go. travel. wag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to envy. begrudge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Ayırmak, vermek, bağlamak, (bk.) Hasr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to confine. to appropriate. to devote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to appropriate. to devote. to consecrate. to set aside for. confine. given over to. restrict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

adamak, ayırmak, tahsis etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to beat sb up so badly that he / she needs to be hospitalized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hatm, hatim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to read from beginning to end. to read from cover to cover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to engage in banditry. to misbehave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make mischief. to loaf. dally. to lie down on the job. lollygag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be astound / astonished / suprised at. jolt. marvel. wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave like a turd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hazf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hazm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digest. stomach. get over. tolerate. bear. accept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digest. to digest. to stomach. to put up with. to be able to bear/stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to digest. to stomach / to endure sth. assimilate. stomach. take lying down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Hoşlanmak, zevk ve lezzet almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to like. be pleased. to relish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to like. to be pleased by. delight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yitirmek, yazık etmek, elden kaçırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yazık etmek, yitirmek, boşa harcamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a present of. to give sth as a gift. give.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to destroy. to kill. to wear out with fatigue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yok etmek, ortadan kaldırmak. 2.öldürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to reckon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to migrate. emigrate. immigrate. transmigrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Biri hakkında hiciv yazmak veya söylemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to satirize. to lampoon. burlesque. lash. travesty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

doğru yolu göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.).

1.Saklamak.

2.Aklında tutmak, öğrenmek.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.ezberlemek. 2.korumak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Bir işten yahut bir suale cevap vermekten kaçınmak için esassız bahaneler ileri sürmeye çalışmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to help.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çaba göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave nastily / mischievously.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a show of temper. to behave peevishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rob. to commit theft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.).

1.Duymak.

2.Sezmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feel. sense. perceive. smell. understand. take.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feel. sense. to feel. perceive. to sense. understand. to notice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel. to perceive. to sense. experience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

duymak, algılamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

muhatap alıp konuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

address.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to address. call. call upon. direct. discourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attend. do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to serve. administer. tend on / upon. wait upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

görev yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act boorishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do sth frivolous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), içerken hafif gürültülü ses çıkarmak: Kahveyi höpürdeterek içti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slurp. to sip noisily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to please sb. content. gratify. please.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to spend money profligately. to chase women. to womanize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be rough. to act roughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hüküm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjudicate. dominate. rule. to rule. govern. to sentence. judge. to consider. believe. to dominate. to judge. to conclude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rule. to govern. to decide. to conclude. to award. to judge. to adjudge. to hold dominion over. control. dominate. possess. sway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelmek, gelip çatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to respect. consider. honour. revere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be irritated. to show bad-temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

özetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geri vermek, geri göndermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sağlığına kavuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ziyarete karşılık vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çekinmek, uzak durmak, kaçınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kulluk etmek, tapınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yeni bir şey getirmek, yaratmak, geliştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

devamlılık kazandırmak, yaşatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aklanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geçersiz kılmak, kaldırmak, bozmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

başlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

başlamak, girişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.kurmak. 2.dayanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a complete mess of. to keep to himself. collar. pocket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accept. to accede.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uymak, muvafakat etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.var etmek, yaratmak. 2.icat etmek, buluş yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be necessary. behove. entail. necessitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kiraya vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabricate. invent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to invent. to create. to contrive. coin. design. devise. dream up. excogitate. father. hammer out. originate. trump up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zorlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

özetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

execute. fill. perform. render.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer. to carry out. to enforce. to execute. to perform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yürütmek, yapmak, yerine getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

toplanmak, bir araya gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaçınmak, uzak durmak, çekinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to refrain from. to abstain from.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

cesaretlenmek, cesaret bulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

execute. hang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

execute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer. conduct. govern. handle. lead. manage. shift. subsist. superintend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işleri öyle veya böyle idare etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allege. assert. claim. contend. declare. maintain. protest. purport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allege. assert. to allege. to claim. to assert. to maintain. adduce. affirm. arrogate. attest. aver. avouch. bet. challenge. contend. declare. to shoot a line. make out. to submit the plea that. plead. profess. protest. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.içeri almak, sokmak. 2.yurt dışından getirmek, dışalım yapmak, ithal etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fathom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehend. to perceive. to understand. to apprehend. to reach. to attain. cognize. collect. comprehend. conceive. to have a clear conception. distinguish. grasp. penetrate. sense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.kavramak, anlamak. 2.yaşamak, görmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yapmak, yerine getirmek. 2.ödemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

görev yapmak, görevini yerine getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convey. couch. express. frame. put. reflect. register. signify. state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to declare. to express. to mean. to state. connote. convey. couch. denote. imply. import. infer. predicate. represent. signify. speak. spell. tell. vent. voice. write.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlatmak, belirtmek, dile getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ondurmak, dertten kurtarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disclose. expose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to denounce. to disclose. to divulge. to reveal. to divulgate. to betray a secret. betray. blab. expose. leak. make public. proclaim. tell. unbosom one's heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açığa vurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bozmak, fesada sürüklemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

oruç açmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

övünmek, gurur duymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

övünmek, kıvanç duymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slander. smear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calumniate. to defame. to libel. to slander. asperse. blacken. denigrate. foul sb's name. malign. reproach. spatter. traduce. vilify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gaflet» ten masdar) (c. iğfâlât). Gaflette bırakma, gaflete düşürme, aldatma: Dolandırıcıların iğfâlâtına kapılacak kadar budala değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rape. to seduce. to tempt. to delude. abduct. seduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اغفال] aldatma, kandırma. 2.ırza geçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.aldatılmak, kandırılmak. 2.ırzına geçilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.aldatmak, kandırmak. 2.ırzına geçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

azdırmak, ayartmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

betray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to betray. to be unfaithful to. cheat. double cross. grass. rat on. sell down the river. shop. squeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.kavramak. 2.kuşatmak, sarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

report.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to denounce. to inform against. to modify. to report.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bildirmek, haber vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hediye etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kurmak, oluşturmak, meydana getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bozmak, halel getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

omit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neglect. omit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disregard. to neglect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

export.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emit. expel. export. issue. outcarry. sell abroad. turf out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.çıkarmak. 2.dışsatım yapmak, ihraç etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kazanmak, elde etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uyarmak, hatırlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hidayete ermek, müslüman olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

karışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaçınmak, çekinmek, uzak durmak, geri durmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kısaltmak, özetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

içermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.hazırlamak. 2.getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

vermek, bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yerine koymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dwell. to reside. to live (in a building , at a place. abide. domiciliate. hang out. inhabit. to hold state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alert. caution. warn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to warn. to give the alert. to sound the alert. awaken. expostulate. forewarn. tip sb off. wake. caution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uyarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tamamlamak, bitirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cajole. convince. lead. persuade. satisfy. sell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to persuade. to convince. assure. bring home. bring over. fast- talk sb. induce. reason with. satisfy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

razı etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tiksinmek, iğrenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.itiraf etmek. 2.dile getirmek. 3.kabullenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alıntı yapmak, ödünç almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yetinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

giymek

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kazanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acquire. to acquire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to economize. to spare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eklemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.İleri götürmek, İleri sürmek, Osm. takdim etmek.

2.Yükseltmek, Osm. terakki ve tefeyyüz ettirmek: Amiri az zaman zarfında kendisini ilerletti.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carry forward. push forward. advance. take forward. prosecute. cultivate. drive on. forward. further. improve. set forward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edge. improve. promote. redound. worm. to advance. to improve. to better.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause to move forward. to make sth progress or improve. advance. carry forward. further. increase. prosecute. work up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bir yere götürmek, Osm. nakil ve İsâl etmek: Bunu filân yere ilet. Şu masayı bu tarafa iletiver.

2.Kapıp çalmak, hırsızlık etmek, alıp götürmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmit. transfer. conduct. carry off. convey. deliver. get over. hand in. put across.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. communicate. transmit. to convey. to transmit. to conduct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forward. transmit. to convey. to transmit. to conduct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to annex. possess oneself of a thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

atmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be courteous to. to behave courteously to. to compliment. to flatter. to like. to enjoy. to find pleasant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to join. to attach oneself to. accede. adhere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

katılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kavuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allude. hint. imply. insinuate. intimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to allude. to make an allusion to. to hint at. couch. glance. hint. implicate. imply. insinuate. intimate. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işaret etmek, göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manufacture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fabricate. to produce. to manufacture. to make. to prepare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

inanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yok etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uzanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaçınmak, geri durmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harmonize. to get on well together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uyuşmak, uzlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

persist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stubborn. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.İnce yaptırmak. Gözden geçirtmek, tetkik ettirmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth examined carefully to have sth studied in detail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

püskürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to explode. to burst. detonate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contradict. deny. disown. negate. repudiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yadsımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dönüşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bölünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.İnlemesine sebep olmak, Osm. zâr ve nâlân etmek: Pehlivanlar birbirlerini inlettiler.

2.Yankı ile çınlatmak: Büyük top atıldıkça dağları inletiyordu.

3.Üzmek, çok eziyet etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause to groan. to make resound. to oppress. to persecute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb to groan. to make sb suffer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

build. construct. erect. found. raise. rear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to build. to construct. erect. rear. upbuild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dökülmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yarılmak, bölünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to result in. to lead to. to conclude. to settle up. entail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.sonuçlandırmak. 2.doğurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to adjust oneself to. to conform to. adjust oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kendini öldürmek, canına kıymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geçmek

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a member of. to gain. to become affiliated with (a group , family , organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yayılmak. 2.yayınlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

beklemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çevrilmek, dönmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to create with a mortgage. to give in a mortgage. to hypothecate. to mortgage. to impignorate. to pledge. to encumber with a mortgage. to deliver with a mortgage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abrogate. annul. cancel. countermand. nullify. overrule. quash. recall. repeal. rescind. revoke. scrub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abrogate. annul. call-off. drop. to make void. to annul a sale by paying a fine. to cancel an item. to render null and void. to rescind. abate. abolish. annihilate. avoid. blank. cancel. correct. declare null and void. defeat. disaffi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

döndürmek, çevirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hidayete erdirmek, doğru yolu göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to guide. to teach. to show sb the right way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ölmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

resmedilmek, izi düşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ulaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bode. designate. mark. motion. sign. signal. suggest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designate. guide. index. indicate. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bir yerde bulunmak, varlığını göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Çiş ettirmek: Atı işetmek.

2.mec. Çok korkutmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb to urinate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occupy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to engage. to occupy. engross. fill. preoccupy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.meşgul etmek. 2.ele geçirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yerleştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

susturmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

torture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put to the torture. to torment. to torture. kill by inches. put to the question.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düzeltmek, iyileştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.İş gördürmek, işle meşgul etmek, çalıştırmak: Bahçesinde daima üç dört bahçıvan işletir.

2.Geçirmek, nüfuz ettirmek: Bu rüzgâr soğuğu adamın iliğine kadar işletir.

3.Cerahatini akıtmak, cerahatli bir halde tutmak: Yakıyı birkaç gün işlettim.

4.Argoda birini konuşturup onunla alay etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pull smb.'s leg. work. run. manage. exploit. operate. control. keep. kid. actuate. bamboozle. befool. cod. dupe. hoax. hornswoggle. ply. run the show. spoof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exploit. hoax. kid. operate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operate. to operate. to run. to deceive sb by inventing a story. to make fun of. to hoodwink. to cause to form pus. actuate. cod. exploit. get sth under way. to set going. hoax. to put into operation. ply. start running. swing. to put in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to imput to sb groundlessly. ascribe. attach. attribute. lay. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prove. bring home. declare. evidence. father on / upon. justify. manifest. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to squander. to waste. consume. dissipate. lavish. misspend. run through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

persist. urge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insist on. to persist in. to persevere. assert. continue. crowd. demand. goad. insist. persist. press. urge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Başkası vasıtasiyle istemek, talep ettirmek.

2.Çağırtmak, celp ve davet ettirmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

send.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to contain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sorgulamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to resign. to demit office. to vacate one's seat. abdicate. bow out. cease to hold office. chuck. to leave office. peg out. quit one's job. recede from one's position. step down. surrender one's office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kusmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açıklama istemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uğraşmak, meşgul olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

meşhur olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to consume. to use up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tüketmek, harcamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deduce. to try to get the meaning of. derive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çıkarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alay etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

karşılamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

iğrenmek, tiksinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annex. invade. overrun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to invade. overrun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yayılmak, ele geçirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerekmek, gerektirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kulak vermek, dinlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask for help.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expropriate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to expropriate. to condemn. confiscate. impress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kamulaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dayanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çekimser kalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interrogate. to cross-examine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sorgulamak, sorguya çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

satın almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dinlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to partake. to participate in. to share. attend. participate. pool. to take a share. take part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kulak misafiri olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geri almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rica etmek, yalvararak istemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çekememek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

danışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kullanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yiyip içmek, gününü gün etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebel. revolt. riot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mutiny. to rebel. to riot. revolt. rise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yükseltmek, çıkartmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obey. submit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to obey. to submit oneself to. comply. conform. keep. mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uymak, boyun eğmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disobey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

söndürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

import.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to import. bring in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

suçlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.değerlendirmek, dikkate almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

inanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

güvenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to believe. to confide in. to trust. to rely upon. accredit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

özen göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acknowledge. admit. avow. concede. confess. give. own. profess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admit. to confess. to admit. allow. avouch. avow. make a clean breast of it. own. own up. profess. spill. tell. unbosom one's heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demur. dispute. object. protest. remonstrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to demur. to object. to make objection. to oppose. challenge. contest. contravene. controvert. to take defence defense. dispute. impeach. to take issue. kick. mind. to make an objection. to take objection. protest. to make a query. raise an objection. rai

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alışkanlık kazanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tamamlamak, bitirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uymak, izlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to agree. to be unanimous. to be allied. ally. confederate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.almak. 2.kabul etmek. 3.kullanmak. 4.değerlendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dayanmak, yaslanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). iyi yapmak, iyileştirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do sb a kindness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açıklamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yok etmek. 2.gidermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get married.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göstermek, belli etmek, açığa vurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zarar vermek, zarara sokmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rahatsız etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

akıl etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.vermek. 2.ödemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göndermek, yollamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act with bravado. bluster. bully. hector. swagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accede. accept. acknowledge. adopt. brook. buy. concede. embrace. grant. initiate. naturalize. own. pass. presume. sanction. shoulder. subscribe. welcome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accept. admit. adopt. to accept. to admit. to assent. to approve. to allow. to receive. to agree. to permit. to assume. to accredit. to confirm. to affirm. to suppose. to ratify. to own. to grant. to take. to take-over. to endorse. to pass. to recognize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to double-cross sb. to stab sb in the back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.).

1.Perişan etmek, ezmek.

2.Kendisine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek.

3.Beddua etmek.

4.Çok üzmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crush. oppress. overwhelm. confound. blow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to overpower. to overwhelm. to crush. to cast sb down. to distress. to upset. to feel sorrow. to be depressed. to curse ilenmek. beddua etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to overpower. to crush. to distress sb greatly. inwardly to grieve deeply. confound. spite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congest. overcrowd a room. throng.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dönüştürmek, değiştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to leave sb in the lurch. to stab sb in the back. to play sb a dirty trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to camouflage. mask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be satisfied. to be contented with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yetinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ikna etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shut one's opponent out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

net.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işlemek, tesir etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do her wifely duty by her husband. to double-cross sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kasd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intend. aim at. purpose. aim. mean. refer. allude. design. drive at. imply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mean. to mean. to have a design against.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attempt. to mean. to have sth in mind. to direct one's words to. to intent to say. to have designs on or against. design. drive at. intend. purpose. will.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tread. to travel over. to traverse. to cover. to make.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to travel over. to traverse. to intersect. to cut. to cut off. to terminate. cover. drive through. make.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

murder. slay. to murder. to kill. to butcher. to assassinate. to spoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to murder. to kill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act as a woman's escort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brawl. dispute. fight. quarrel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fight. to quarrel. altercate. barat. pull caps. scrap. squabble. tilt at. wrangle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: GâİP ETMEK) (f.). Kaybetmek, görünmez hale getirmek. Yok etmek, ortadan yok olup ne olduğunu bilmemek, yitirmek, bk. Kayıp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lose. forfeit. chuck away. deceive. lose out. mislay. slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forfeit. lose. spend. to lose. to lose yitirmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lose. to mislay. cast. lose out. waste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kayıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

register. record. enroll. enrol. enlist. write down. enter. book. calendar. check in. inscribe. list. set down. tape. have smth. taped. tape-record.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

register. record. enroll. enrol. enlist. write down. enter. book. calendar. check in. inscribe. list. set down. tape. have smth. taped. tape-record. jot. note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to enrol to record. to score. to inscribe. book. book down. enlist. to put on file. get down. matriculate. to make a nfr. note. note down. put down. read.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kenet ettirmek, kenet ile bağlatmak: Bu çerçeveyi kenetletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kıymetsiz ve itibarsız etmek, rezil ve rüsvây etmek, haysiyetini gidermek: Böyle hareketlerle kendini kepazeletti. 2.Pek ucuzlatarak veya bozarak kıymet ve itibardan düşürmek: San› attan anlamaz birtakım matbaacılar baskı san›atını kepâzelettiler.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Keşif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discover. explore. find. cipher out. descry. detect. dig out. hit off. scout. search out. study out. work out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crack. devise. discover. suss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to discover sth new. to find out. to detect. descry. dig out / out of. discover. to make discovery. dope out. explore. find. to scent a job. pry out. spy. tell. unearth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Keyif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do a polite thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suffice. to be enough. settle for sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to guide. to pilot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (halk dilinde: kitletmek). Kilit ve anahtarla kapattımak: Ahırın kapısını seyise kiltletmeli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

okumak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kirli etmek, Osm. telvis eylemek: Bugün giydiğin gömleği ne çabuk kirlettiniz? Odaların kapılarını kirletmişler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make dirty. dirty. mess. soil. stain. pollute. rape. bedaub. befoul. begrime. bemire. besmear. besmirch. blot. contaminate. daub. defile. foul. foul up. grime. slur. smear. smirch. smutch. spatter. sully. tarnish. vitiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blacken. blot. contaminate. defile. desecrate. dirty. foul. pollute. smudge. soil. to dirty. to soil. to smudge. to muck sth up. to pollute. to blot. to contaminate. to calumniate. to slander. to rape. to ravish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dirty. to soil. to pollute. to sully. to stain. to blot. to rape. to violate. bedaub. besmirch. contaminate. defile. eclipse. foul. muck. muss. smudge. spot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

saklamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

başkaldırmak, isyan etmek, ayaklanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. control. guard. police. regulate. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to check. to check up. to control. attend machinery. boss. inspect. monitor. overhaul. superintend. to keep tab on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to copy. to cheat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act cowardly. cop out. to show the white feather. funk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Körlenmesine sebep olmak, körleştirmek, köriemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blunt. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harm. to do harm. to act maliciously.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küçültmek, küçük yapmak, Osm. tasgıyr etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küf tutturmak, rutubetli bir yerde bırakıp küf tutmasına sebep olmak: Bu yemişleri, çizmeyi, peyniri küfletmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swear. curse. vituperate. revile. blaspheme against. abuse. blackguard. blow. call names. rail. revile against smth. revile at smth. slang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blaspheme. revile. swear. to swear. to curse. to blaspheme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to curse. to swear. to become abusive. blaspheme. cuss. rail. use bad language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sacrifice. victimize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sacrifice to. immolate. sacrifice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küt diye ses çıkaracak biçimde vurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crunch. to snap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açılış yapmak, açmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Lağv.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abolish. cancel a law. recall. rescind. vacate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abolish. cancel a law. recall. rescind. vacate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) 1.kaldırmak. 2.hükümsüz kılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to yak. to clatter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curse. damn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damn. execrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) şaka yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mâdent bir şeyi kalay vesaire ile yapıştırtmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Lekelemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lynch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lynch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oblige. do the favor. do the favour. grace. condescend. deign. vouchsafe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oblige. to be so kind as to. to deign. to condescend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be so kind as to. to be so good as to give or grant. to oblige. condescend. deign. vouchsafe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

haksızlığa uğratarak zor durumda bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yarlıgamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

utandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embarrass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb ashamed. confound. confuse. embarrass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embarrass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb ashamed. confound. confuse. embarrass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hüküm giydirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yoksun bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

set-off. offsetting. to enter in an account. to charge off / to deduct losses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

set-off. offsetting. to enter in an account. to charge off / to deduct losses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take smb. to the cleaners. beat smb. hollow. knock into a cocked hat. destroy. ruin. devastate. exterminate. smash. smash up. wreck. bang up. bankrupt. barbarize. bugger. bugger up. canker. cook. corrupt. cut up. damn. dish. do for. finish. make havo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blast. damn. defeat. destroy. queer. ravage. ruin. scupper. shatter. shipwreck. spoil. thrash. undo. wreck. to destroy. to ravage. to devastate. to ruin. to spoil. to cut sb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to destroy. to ruin. to obliterate. to wipe out. blast. blight. devastate. to drive to the dogs. to make an end of. eradicate. finish. to bring to grief. play havoc with. quash. shipwreck. smash. smite. undo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) yok etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hüzünlendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bilgiçlik taslamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bayındırlaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. ). Emmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suck up. to absorb. to soak up. assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

emmek, çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

istemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tutanak düzenlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to force / to oblige sb to do sth. coerce. compel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

övmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aşık etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight. flatter. please. satisfy. suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to please sb. to make sb happy. to satisfy. content. delight. fetch. gratify. please.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.mutlu edilmek, razı edilmek. 2.sevindirilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.engel olmak, alıkoymak. 2.yasaklamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Yasak etmek, bırakmamak, engel olmak. (bk.) Men.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wonder. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be curious about. to be anxious about. sweat. wonder. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

onarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

acımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distract. occupy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distract. to busy. to occupy. employ. engage. preposess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

silmek, sıvamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

büyülemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yurt tutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) yurt tutmak, mesken edinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.), (bk.) Mes.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

danışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Medhetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to praise. eulogize. talk up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) eğilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slant. to slope (towards. to lean (towards. to be inclined to. to have a bent for. to have a predilection for. to be fond of. decline. incline. lay along. lean. pitch. trend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) karıştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) arttırmak, çoğaltmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

umutsuz bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birisi, bir teklifi kabûl etmemek için küçük bahaneler ileri sürmek, nazlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to quit as soon as things start going against him.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fuss about trifles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assemble. mount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assemble. to put together. to install. mount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to help. to assist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yardım etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

examine. survey. test. vet. view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to examine. to inspect. to hold a post-mortem examination. to inspect the car. to inspect the goods. to control. to test. to look. to check. to sample. to survey. to try. to search. to revise. to explore. to reconnoitre. to overhaul. to oversee. to sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barge. intervene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interfere. to intervene. intermeddle. to shove an oar in. step in. weigh in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chat. yarn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have a friendly chat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to guard. to watch. to keep. to protect. to conserve. to preserve. to retain. to convoy. to harbor. to wall. to police. to see. to warrant. to secure. to uphold. to hold. to fence. to overshadow. to look. to reserve. to shield. to cure. to ward. to safegu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

korumak, saklamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to offer opposition. balk. contest. contravene. to kick against the prick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kalleşlik etmek, edilik etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sarmak, kuşatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mühür bastırmak: Mazbatayı üyelere mühürletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb put sth under seal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to resist. to hold out against. make head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

karşı koymak, direnmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. to apply to. to have recourse to. to turn to. to call upon sb'for help. to refer to. consult. invoke. refer. resort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to desire. imply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tokalaşmak, el sıkışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to set sb to bothering sb else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

istemek, talep etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to consent to. to give one's consent to sth. to assent to sth. to agree. to accept. to accord. to comply. accede. acquiesce. consent. consort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

başarı göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ulaşmak, varmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ızdırap vermek, üzmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tease. to kid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

abartmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mücadele etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

almak, satın almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.devam etmek. 2.staj yapmak. 3.bir işle ilgilenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.başvurmak. 2.geri dönmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

izin vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mal varlığına el koymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

danışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

acı çektirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

pişman etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nakil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transport. carry. transfer. remove. transplant. communicate. convey. freight. graft. implant. recount. route. ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

communicate. conduct. convey. relate. ship. transfer. transport. to transport. to convey. to carry. to transfer. to conduct. to narrate. to tell. to commentate. to transplant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to transport. to transfer. to convey or move. to move to another place. to transfer sb to a new post. to recount. to conduct. to transmit. to carry. to communicate. to shift. to report. to remove. to relate. to reminisce. to narrate. convey. freight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.anlatmak. 2.taşımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.).

1.Nakş yapmak.

2.mec. Zihne iyice yerleştirmek, perçinlemek; zihne nakşetmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to engrave sth in (one's memory or mind. beset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Bozmak, (bk.) Nakz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

inletmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act ungratefully. bite the hand that feeds one. lift up the hell against.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to appoint sb (to an office. to nominate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to advise. to counsel. admonish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

nefes vermek, kazandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abhor. detest. hate. loathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hate. to loathe. to detest. to abhor. to have a strong dislike of sth. abominate. despise. execrate. to hate one's guts. look down one's nose at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Sürgüne göndermek.

2.Menfî hâle getirmek.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yasaklamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Nemli etmek, hafif surette ıslatmak, tertib etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Nemli etmek, hafif surette ıslatmak, tertib etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to originate from. to arise from.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yaymak. 2.yayınlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yaymak.

2.Yayınlamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to publish. to broadcast. to spread. to diffuse. disseminate. give off. promulgate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaynaklanmak, ileri gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

umutsuzluğa düşürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

adamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seslenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

saçmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yalvarmak. 2.rica etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to intend. to mean. to aim. to plan to do sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

değıl. yok.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a note. to note. to note down. to take down notes of sth. get down. to make a nfr.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

penetrate. permeate. soak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to penetrate. to permeate. to influence. creep. infiltrate. pass through. perforate. pierce. see into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relapse. recrudesce. return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to relapse. to recur. recrudesce. replapse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

içmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işlemek, etki etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tediye ettirmek, tazmin ettirmek, bedelini verdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb pay. to pay sb back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb pay (a sum of money. to have sb pay for sth. to exact payments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bilmeyene bilmediği şeyi bildirmek: Sana bunu kim öğretti. 2.Ders vererek bir ilim, san’at vesaireyi kazandırmak.

3.Terbiyesini vermek, te’dib etmek: Yap, yap da ben sana öğretirim.

4.Yol göstermek. Akıl öğretmek = Yol göstermek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teach. instruct. show. enlighten. indoctrinate. initiate. introduce. profess. school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drill. educate. indoctrinate. instil. instruct. school. teach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to teach. enlighten. inculcate. instruct. introduce. process in. school. show. train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pioneer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pioneer. to be initiator of sth. spearhead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pioneer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pioneer. to be initiator of sth. spearhead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to associate. to make sb a partner. to take sb on as a partner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to associate. to make sb a partner. to take sb on as a partner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to conceal sth from notice. to hush sth up. to cover sth up. blanket. cover- up. cover up. explain away. hide. hush up. obscure. suppress. whitewash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Özlemesine yol açmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb long for. to make sb miss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb long for. to make sb miss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

park.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to garage. to park.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

park.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to garage. to park.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bargain. haggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chaffer. to haggle. to haggle over the fas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

beslemek, gütmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to yield. to give in. to submit. back down. to throw in the towel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pis hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to protest against sth. to enter / to lodge / to raise a protest against sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fit. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bağlamak, tutturmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to like. to esteem. to admire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ilgi duymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be at ease. to rest easy. to be untroubled. to take it easy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

besiege. bite. bother. disturb. embarrass. fuss. intrude. molest. offend. perturb. pester. rasp. tease. trouble. worry. wriggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disturb. to bother. to trouble. to inconvenience. to annoy. chafe. derange. discomfit. discommode. disquit. harass. niggle. perturb. plague.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

acımak, merhamet etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.gedik açmak. 2.zarar vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dans etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Oynamak, dans etmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

boyun eğdirmek, itaat ettirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fasten. to attach. append. bind. joint. link. tie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) bağlamak, tutturmak, ilişkilendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.gözlem yapmak. 2.gözetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

reddedip çürütmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Red.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draw the line. turn thumbs down on. refuse. reject. deny. repel. repudiate. disown. refute. disallow. take objection to. overrule. turn down. veto. abnegate. cast off. controvert. damn. declare off. disaffirm. disapprove. disavow. disdain. dispute. f.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contravene. decline. disallow. negate. overrule. refuse. reject. repudiate. scorn. spurn. to refuse. to decline. to negate. to reject. to repudiate. to disdain. to turn sb/sth down. to throw sth out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to refuse. to decline. to reject. to repudiate. to disown. abnegate. cast away. to take defence defense. deny. disallow. disapprove. disclaim. gainsay. impeach. to cancel / to decline / to refuse an invitation. kill. rebuff. recuse. renounce. repel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accompany. to escort. go along with. walk out with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eşlik etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ref.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to raise. to liftup. to do away with. to abolish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conduct. guide. lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to guide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compete. to rival. emulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dikmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

incitmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

portray. to draw. to picture. to describe. to depict. to portray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw sb's picture. to delineate. to depict. to represent. draw. figure. paint. set out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restore etmek. yenıleştırmek. eskı halıne getırmek. onarmak. görevıne ıade etmek. gerı vermek. ıade etmek. kavuşturmak. yenıden tahta geçırmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to restore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obey. observe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to comply with. to observe. to defer to. to respect. to show respect for. to show consideration for. abide. obey. regard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.uymak. 2.saymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appeal. ask. beg. beseech. entreat. implore. plead. request. require.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask. to beg. to request. beseech. call out. conjure. desire. entreat. petition. plead. seek. solicit. sue. supplicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to retreat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.göçmek. 2.ölmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

başkanlık yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be patient. endure. forbear. bear with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forbear. to be patient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be patient. to show patience. possess one's soul in patience. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sevindirmek, mutlu etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shoulder / to hoist sth / sb onto one's shoulder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to spend. to consume. employ. exert. expend. invest. lay out. to spend up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make improper remarks or overtures to a woman. to assault a woman indecently by pinching. nudging. to make amorous advances. molest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to show disrespect to. to be disrespectful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hold fast to one's purpose. to show resolution. to persevere. hang in. persist. stand. stand one's ground. stand to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kayda geçirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

durdurmak, sekteye uğratmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şikayet etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.kapmak, çekmek, almak. 2.inkâr etmek. 3.yok etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

övmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dile getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.itaat etmek. 2.başını eğmek. 3.düşünceye dalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Serin hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool. refresh. refrigerate. to cool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cool sb / sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sersem hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daze. obfuscate. stagger. stump. stun. stupefy. transfix. to daze. to stun. to stupefy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stun. to stupefy. to daze. to confuse. to muddle sb up. to addle. befuddle. bewilder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

küfretmek, sövmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

örtmek, gizlemek, kamufle etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ship. to dispatch. to forward. bring. despatch. drive. expedite. impel. induce. instigate. to dispatch / to dispose of the mail. march off. push. urge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göndermek, yönlendirmek, götürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to voyage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

izlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.).

1.Eğlenmek için bakmak.

2.Yol almak. Seyret = Beklenmedik bir şey olacağını anlatır: Sen şimdi curcunayı seyretl (bk.) Seyir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watch. look at. view. see. behold. contemplate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steer. watch. to look. to travel. to watch. to sail. to cruise. to look on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to watch. to look at. to navigate. to move. to proceed. to progress. to develop. admire. behold. contemplate. cruise. kibitz. look on. oversee. spectate. steer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şifa vermek, iyileştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assure. to insure. to underwrite. cover. introduce an insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

avlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complain. crab. grouch. grumble. remonstrate. report. sneak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make to place an order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to spread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geçmek, bulaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chat. chatter. converse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chat. to talk. chew the rag. commune. confabulate. converse. diddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Söylemeye zorlamak veya müsaade etmek: Söyleyecektim ama söyletmedi. 2.İtiraf ettirmek: İyi bir savcı suçluya her şeyi söyletir. ( «Söylettirmek» demeye hâcet yoktur), (mec.) Sazı söyletmek = Güzel çalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb say. to let sb say. to draw sb out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb say sth. to allow sb to say sth. to make sb talk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standardize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standardize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hoard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stop. to come to a halt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T ). Tanrı’ya, verdiği nîmetierden dolayı, teşekkür etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be thankful. be grateful for. thank. bless. praise. return thanks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

praise. to thank God. to give thanks to. to be grateful for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to thank God.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumcise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to doubt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaldırmaksızın yerden çekerek götürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb drag sth / sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Süsleme işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb decorate. adorn or embellish sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kulluk etmek, tapınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şaşırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.zulmetmek. 2.haksızlık etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kokuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pledge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engage. pledge. stipulate. subscribe. undertake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

üstlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.akıl erdirmek. 2.akıl etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to concern. to touch on. to be related to. to be connected with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yemek yemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

derinleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

genelleşmek, yayılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

inat etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yaşamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

basmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yaltaklanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Basmak, (bk.) Tab\

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harass. to annoy. to bother. ail. beleaguer. disturb. dog. harry. haunt. haze. incommode. molest. pester. ply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rahatsız etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to count. to enumerate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

beslenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şarkı söylemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

beslenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

beslemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uzaklaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değiştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

taşlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tümsekleşmek, kamburlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

meydana gelmek, ortaya çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accrue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerçekleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hükmetmek, hükmü altında tutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abide. brook. endure. tolerate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to resist. to tolerate. to put up with. to bear. to suffer. to endure. abide. brook. stand. support. sustain. swallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mayalanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dayanmak, katlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

temizlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.aramak. 2.arştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anımsamak, hatırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hayal etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hayran kalmak, şaşakalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sınırlandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to limit. to restrict. to delimit. to demarcate. astrict. contain. determine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hafifletmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to investigate. to verify. to inquire after sth. to seek information from sb about sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

araştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sağlamlaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aşağılamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlatmak, hikaye etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

halef bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değerlendirme yapmak, analiz yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.boşaltmak. 2.salıvermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

estimate. forecast. foresee. guess. judge. reckon. speculate. surmise. tell. think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to appraise. to estimate. to guess. to conjecture. to reckon. to judge. to predict. to forecast. anticipate. contemplate. expect. fancy. gauge. presume. project. prophesy. suppose. surmise. understand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yıkmak, bozmak, harap etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excite. incite. provoke. rouse. stimulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to agitate. to instigate. to provoke. to incite. to foment. arouse. disturb. drive. egg sb on. excite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to destroy. to devastate. batter. blast. bust. carve up. cast down. demolish. dilapidate. level. mine. raze. shatter. unbuild. vandalize. zap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yazmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irritate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to irritate. lacerate. scratch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hırslandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tırmalamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allocate. appropriate. assign. consign. reserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allot. allow. to allocate. to allot. to assign. to appropriate. to consecrate. to devote. to earmark. to set aside. consign. dedicate. destine. given over to. set apart. ticket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

haşiye yazmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.değiştirmek. 2.teslim etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sakındırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

öne geçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kasılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yaklaşmak, yakınlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.karar kılmak. 2.kararlaştırılmak. 3.yerleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayıplamak, kınamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to introduce. to offer. to present. to submit / to tender. extend. feature. herald. lay before. lodge. prefer. send in. weigh in with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sunmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admire. appreciate. commend. esteem. recognize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to estimate. to appreciate. to recognize the worth / merit / importance of sb / sth. to understand fully. to approve. to appraise. to assess. to distill. consecrate. get the hang of. ordain. to carry a tribute. upbear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.değerlendirmek. 2.beğenmek. 3.değer biçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bless. to consecrate. to sanctify. to hallow. to glorify. dedicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

izlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

follow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to follow. to pursue. excuss. heel. hound. prosecute. recover. to keep tab on. track.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ape. copy. counterfeit. do. echo. imitate. mimic. simulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to copy. to reproduce. to duplicate. to imitate. to make an imitation of sth. to try to act like. to ape. to mimic. to impersonate. to mock. to fake. to counterfeit. to sham. act. echo. feign. follow. pretend. simulate. take off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bölmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kuvvetlendirmek, desteklemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

istemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ask. demand. petition. solicit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask. to demand. to claim. to request. to require. to wish. active demand. bound up. call for. call upon. move for. postulate. put in requisition. sue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tane tane ettirmek: Şu narları kime taneletmeli?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

testify. witness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bear witness to sth. to testify. attest. bear evidence. bear testimony. bear witness. to give evidence. to state in evidence. to bear record. to bear testimony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düzenlemek, tertip etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.benzetmek. 2.nazire yazmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yan tutmak, taraf tutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gözlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kovmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assess. to subtract. to impose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to expel sb from. to dismiss. to discharge sb from. to repulse. to drive back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.dağıtmak, karıştırmak. 2.perişan etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

girişmek, başlamak, el atmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to molest. to attack sb violently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to conceive. to imagine. to envisage. to represent. fancy. suppose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

baş ağrıtmak, rahatsız etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanction. validate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affirm. certify. to affirm. to approve. to attest. to ratify. to sanction. to verify. to authenticate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

onaylamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.arıtmak. 2.temizlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düzeltmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

karar almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

fiil çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açıkça belirtmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uygun görmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to approve of. to approve. to give one's approval. to sanction. affirm. allow. to give approval. to give countdown to. to lend countdown to sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put sth into effect or practice. to carry sth out. to apply. to bring / to carry into effect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appease. content. fill. fulfil. meet. sate. satiate. satisfy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to satisfy. to gratify. to content. fill. quench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

etrafında dönmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mediate. to act as a mediator. to interpose. to intervene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aracılık etmek, aracı olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yerleşmek, yurt tutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

vasıflandırmak, nitelemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advise. counsel. prescribe. recommend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to advise. to recommend. to commend. counsel. warn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açıklamak, açıklığa kavuşturmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appoint. nominate. post.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appoint. assess. to appoint. to define. to determine. to nominate. assign. commission. constitute. coopt. create. destine. give. name. to compute a period. place. relegate. state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sızlanmak, yakınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.içinde bulundurmak. 2.kefil olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indemnify. recompense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compensate. to indemnify. to make up for. to recoup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.tazminat vermek, zararı karşılamak. 2.içinde bulundurmak, içermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put pressure on. to press. to pressure. to overstrain. to exert. to compress. to squeeze. crush. oppress. persecute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.saymak. 2.değerlendirmek, kabul etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

onarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayıplamak, kınamak, kötülemek, suçlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

arapçalaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.anlatmak. 2.tanımlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geciktirmek, ertelemek, askıya almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.saygı göstermek. 2.ululamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

birbirini izlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

karşılıklı akitleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çelişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yok etmek. 2.yıkmak. 3.bozmak, çürütmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

buharlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uzaklaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ululamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değiştirmek, dönüştürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bizzat almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soğumak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gülümsemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

köşesine çekilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ortaya çıkmak, anlaşılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

temize çıkarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compliment. congratulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to congratulate. to felicitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kutlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

müjdelemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açıklığa kavuşturmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

temize çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

savurganlık etmek, israf etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.uzaklaştırmak. 2.sürgün etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.sınırı geçmek, başkasının haklarını hiçe saymak. 2.ırza geçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yenilemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

görünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

toplanmak, bir araya gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yudumlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.çıplak kalmak. 2.soyutlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

cisim halinde ortaya çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

araştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to equip. to outfit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

donatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soyutlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to isolate. to separate. to set apart. to quarantine. to divest oneself / sb (of a prejudice , etc. to insulate. to abstract sth (in one's mind. cloister. seclude. sequester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

denemek, sınamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

cezalandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furnish. supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to procure. to provide. to get. to supply. to obtain. acquire. furnish. indent. purvey. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cure. doctor. remedy. treat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cure. attend. treat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerilemek, alçalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gömmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to diquiet. to make sb feel ill at ease. to disturb. besiege. derange sb. discontent. molest. perturb. put out. ruffle. tease. unsettle. vex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

incelemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ders vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ilaç vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

utanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

evlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gecikmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) pekişmek, tekid edilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

enikonu düşünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

üzülmek, hayıflanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kurulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

pekişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlamak, farkına varmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düşünmek, kafa yormak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çürümek, çürüyerek dağılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.fal açmak. 2.hayra yormak, uğur saymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to distinguish. to differentiate (between two things. define. denominate. differentiate. discriminate. make a distinction. segregate. separate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayırmak, ayırt etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

döşemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yorumlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

denetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

beslenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlamazlıktan gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değişmek, başkalaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

beslenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Teğel vurdurmak, iliştirtmek, kaba ve seyrek olarak diktirmek: Şu hırkayı teğelletmeli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

üşüşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göç ettirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gözdağı vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

menace. threaten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to intimidate. to menace. to threaten. impend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hecelemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kusmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

küplere binmek, köpürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hazırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

karşılamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

olgunlaşmak, gelişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yoğunlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kefil olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.tamamlanmak. 2.olgunlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tekrarlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.oluşmak. 2.meydana gelmek, olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to renew a request. to reissue an order. to reiterate a statement. to confirm. to corroborate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yoğunlaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çoğaltmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yalanlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to declare sth to be false. to deny. to disclaim. to call sb a liar. to show sb to be a liar. to make a formal denial of a declaration. confute. contradict. controvert. impugn. return a denial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pronounce. enounce. enunciate. get get one's tongue round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amends. recompense. retrieve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compensate for. to repair. atone. compensate. counterbalance. to make good. make compensation. make up. make it up. offset. recoup. restitute. supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlamak, değerlendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

harcamak, tüketmek, yok etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phone. telephone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ring sb up on the telephone. to telephone. to phone. to call. to call up. to ring. to ring up. dial. give a tinkle. to give a ring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

öğrenci olmak, öğrencilik etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

özetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to inspire. to instill. to inculcate sth into sb. implant. inculcate. infuse. preach. suggest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kirletmek. Beni de telvis ettiniz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

lanetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uzamak, sürmek, devam etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dokunmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seyretmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seçkinlik kazanmak, ayrıcalık kazanmak, dikkat çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to caution. to warn. to admonish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uzatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to extend. to prolong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mülk edinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

arzu etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

toplanmak, yığılışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be obstinate. to be perverse. to be recalcitrant. to be in default.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

direnmek, dikbaşlılık etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

maskaralık etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şekil değiştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sımsıkı tutunmak, sarılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.cisimlenmek. 2.benzeşmek. 3.özümlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dalgalanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kendini göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

süre tanımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assure. to make sb feel sure. to secure. to achieve. to bring about. to obtain. to get. to procure. ensure. insure. make for sth. make out the money. safeguard. supply. warrant. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

güvence vermek, kesin konuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Temizlemek işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put into the possession of. to convey away. to alienate (a property or right. to transfer (a property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perform. play. present. represent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to represent. embody. impersonate. stage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eksilmek, azalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uyarmak, tembihlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bitmek, yeşermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

nefret etmek, iğrenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soluk almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

serpilmek, gelişip büyümek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aydınlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gezinti yapmak, gezinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eleştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to criticize. to write a critical review of. to review. call over the coals. criticise. pan. put down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geliştirmek, artırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uygun görmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put sth in order. to put sth to rights. to reorganize. to regroup (troops. to weed out (inefficient officials or employees.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deem sth proper or advisable. to find sth convenient or preferable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aydınlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uzak tutmak, kusur kondurmamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Öldürtmek.

2.Dövdürmek.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

birbirine yardım etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

acımak, merhamet etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

birikmek, yığılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave rudely. to be impolite. sauce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prefer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prefer. favour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soysuzlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

falter. hesitate. vacillate. waver. wobble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to doubt. to hesitate. boggle. demur. falter. hang back. hover. pause. scruple. stagger. vacillate. vibrate. wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ikirciklenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be composed of. to be made up of. to be put together. to be formed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

oluşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.şarkı söylemek, şakımak. 2.dile getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tortulanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be incumbent on or upon. to fall to sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.gerekmek. 2.üzerine görev düşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yükselmek. 2.rütbesi yükselmek. 3.bir üst sınıfa geçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayak uydurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rağbet ettirmek, istek uyandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gözünü korkutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to demobilize. to dismiss. to discharge. disband. muster out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abandon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to abandon. to code. to depart. to desert. to discontinue. to forsake. to leave. to quit. to relinguish. to renounce. abdicate. cede. convey away. cop out. defect. devolve. ditch. give over to. give up. grant. grow out of. lay aside. relinquish. resign. t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.bırakmak. 2.vazgeçmek. 4.ayrılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Terlemesine sebep olmak. mec. Sıkıştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb an animal sweat. to cause sb much work. to make sb sweat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

onarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

resimlemek, resmetmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invert. reverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invert. turn. turn inside out. turn out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hazırlamak, düzenlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to arrange. to set up. to organize. to plan. to contrive. to dispose. to typeset. to compose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rezil etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rastlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çarpışmak, tokuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to claim or pretend to be the owner of sth which one does not rightfully po. to support and protect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

benzetmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.tutturmak. 2.kanıtlamak. 3.belirlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yüreklendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to record. to register. to enter sth in an official register. book down. to put up for a patent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sicile kaydetmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ağaçlandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şiddetlendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

girişmek, girişimde bulunmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ağaçlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to thank sb. render thanks. thank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

oluşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comfort. condole. console.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to console. to comfort. to give sb consolation / comfort / solace. cheer up. to offer a mite for comfort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

teslim almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şereflenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kolaylaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sergilemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.ayırt etmek. 2.tanı koymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

establish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to establish. to institute. bottom. build. erect. found.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to to celebrate on occasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

oluşturmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yatıştırmak, sakinleştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

silahlandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cede. commit. concede. consign. deliver. surrender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deliver. to submit. to surrender. acknowledge. allow. concede. confess. consign. to give into custody. give over. give up. grant. hand in. hand over. lodge. make up with. to turn over. own. reposit. resign. turn in. commit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zehirlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

adlandırmak, demek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to determine. to fix. to make sth fast. to set. to establish. ascertain. clamp. confirm. immobilize. pin. state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hızlandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açılamak, açıklamalı olarak söylemek veya yazmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

test. deneme. test. deneme. mıyar. ölçü. krıter. tahlıl. denetım. sinav. deney. maden erıtme potasi. sert kabuk. test yapmak. denemek. kontrol etmek. sinamak. analızını yapmak. yoklamak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhort. foster. galvanize. instigate. prompt. stimulate. tempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to abet. to encourage. to promote. to stimulate. to urge. to incite. to spur on. to give countenance to. buck sb up. cheer. to give countdown to. to lend countdown to sb. countenance. crank up. egg sb on. embolden. exhort. foster. induce. instigate. lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şevklendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smooth. to flatten. to level. to grade. to plane. to even. to grind. to shave. to pay. to pay up. to settle. to liquidate. to meet. even up. solve. straighten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.eşitlemek. 2.düzlemek. 3.sonuçlandırmak. 4.hesap kapatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uğurlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kutlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uymak, uygun düşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

incelemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to examine. to investigate. to verify. check. look at. peruse. study. view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

durmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kesintisiz sürmek, birbirini izlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

miras almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deposit to confide to sb. confer. consign. deliver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yönelmek, dönmek. 2.ilgi göstermek. 3.düşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

doğmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

genişlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.el atmak. 2.sarılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

birleştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to unite. to unify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. tevhîd etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.durdurmak. 2.kapatmak. 3.tutuklamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

vekil bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.üretmek. 2.meydana getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

genişletmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to document. to back up sth with documentary proof. to substantiate. to verify. to confirm. authenticate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

belgelendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dağıtmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affirm. authorize. assert. avouch. confess. confirm. to give countdown to. to lend countdown to sb. enforce. maintain. predicate. sanction. support. vouch for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ortaya çıkmak, belirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

artmak, çoğalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hatırlatmak, dile getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

evlendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

arttırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geciktirmek, ertelemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.eğitmek, terbiye etmek. 2.cezalandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ödemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geciktirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.pekiştirmek, sağlamlaştırmak. 2.önceki yazıyı tekrarlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.bir araya getirmek. 2.kaleme almak, yazmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

başka bir yorum getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

pekiştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

usûlüne göre Kur’ân okumak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Titremesine sebep olmak, çok korkutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulsate. quiver. vibrate. to cause to tremble. to quiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb / sth to shiver / to tremble / to shake / to quiver / to flutte. to cause to flatter. to flicker. to terrify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to say or do funny or ridiculous things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sarfedip, kullanıp bitirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaust. consume. use up. finish. eat. spend. waste. deplete. destroy. dispose of. drain. eat up. erode. expend. extinguish. swallow up. wear away. wear out. whittle away. whittle off. work out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consume. deplete. drain. exhaust. expend. spend. use. to consume. to deplete. to use up. to expend. to spend. to exhaust. to drain sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to exhaust. to use up. to expend. to spend. to consume. to. to eat up. to burn up. to finish off. to deplete. to drain. make inroads into. put away. sap. shag. tax. to spend up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Türemesini sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to form. make up. create. to bring into existence. to create. to derive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb / sth spring up. to derive from (another. derive. invent. reproduce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Buhur yaktırmak, tütsü verdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Üçleştirmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

vazgeçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bir şeyle üflemek, ağızla nefes verdirmek.

2.Nefesle söndürtmek.

3.Şişirmek.

4.Nefesle çaldırtmak.

5.Nefes ettirmek, okutup üfletmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expect. hope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hope. to expect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (ses demek olan ün’den).

1.Bağırtmak, ses çıkartmak.

2.Şarkı söyletmek, tegannî ettirmek, öttürmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (hayvan ve ürünleri) Yetiştirip çoğaltmak, cinslerini arttırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breed. produce. propagate. manufacture. fabricate. generate. churn out. grow. incubate. procreate. procure. put out. turn out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

machine. procreate. produce. propagate. raise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generate. breed. effect. fabricate. make up with. manufacture. produce. propagate. turn out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yükselmek, göklere ağmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Sıcak demirle düzelttirmek: Bu çamaşırı kime ütületmeli?

2.Deri veya hayvanın tüylerini yaktırmak.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.dostluk kurmak. 2.kaynaşmak, alışmak. 3.görüşmek, konuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

umutlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to baptize. christen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Vakıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make over to religious / charitable foundation. to devote / to dedicate to sth. consecrate. dedicate. devote. endow. vow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call into being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bequeath. to bequeath. to make a request.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

koymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make (a law. to impose (a tax. to legislate (a law. lay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

el koymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

vaat etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sözünde durmak, vefa göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to die. to pass away. depart. to meet one's destiny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ölmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to imagine groundlessly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

substitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

korumak, esirgemek, kayırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yıkmak, harap etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dua etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

girmek, gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anmak, hatırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Anmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to loot. to plunder. to sack. to pillage. to pilfer. despoil. harry. pluck. raid. ransack. ravage. rob. to put to sack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abet. aid. assist. befriend. carry. cheer. facilitate. help. second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to aid. to assist. to help. to relieve. to second. to succour. to support. to give / to render assistance. to lend assistance. befriend. further. to lend a hand. pull for. serve. service. weigh in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swear. vow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swear. take oath. take an oath. to make an oath. to swear. to take the oath. adjure. make oath. to swear / to take an oath. swear an oath. vow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yenilenmesini sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). T. Kâfi gelmek, elvermek: Bu, bana yeter, bu kadar çalışmamız yetmez mi?

2.Ermek, vâsıl olmak: Elim oraya yetmez.

3.Bulmak, değmek, baliğ olmak: Ömrü doksana yetti. Cana yetmek = Cana tak etmek. Güç yetmek = İktidarı olmak, muktedir olmak: Ona benim gücüm yetmez.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answer. cover. get along. last. serve. stretch. suffice. touch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cover. do. satisfy. serve. suffice. to suffice. be enough. to reach. attain. to be enough. to do. to attain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cover. last.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annihilate. blast. consume. deaden. demolish. destroy. dispel. dissipate. engulf. eradicate. exterminate. kill. liquidate. obliterate. root. undo. wipe. wreck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abate. abolish. annihilate. counter. crush. destroy. devour. dispose of. dissolve. efface. eradicate. mine. obliterate. pulverize. purge. to make short work of sth. smite. wipe out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.). İdare etmek, bir işi yürütmek, çekip çevirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer. administrate. boss. captain. chair. command. conduct. direct. edit. govern. head. lead. oversee. police. preside. rule. run. run the show. steer. supervise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer. boss. captain. chair. command. conduct. direct. govern. handle. head. lead. manage. preside. rule. steer. superintend. to administer. to direct. to manage. to run. to rule. to govern. to preside. to chair. to conduct. to command.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer. administrate. captain. command. conduct. to be in control of sth. direct. govern. head. lead. manage. rein. rule. run. steer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yüceltmek, (bk.) Yüceltmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yükseltmek, Osm. ref’ ve İlâ etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bir hayvan veya hamalın sırtına eşya koymak, Osm. tahmil etmek: Yük yükletmek. Şu çuvalları beygire yükletmeli. 2.Gemi veya araba vesaireye eşya vesaire doldurmak: Ev eşyasını arabalara yükletmek, zahireyi gemiye yüklettiniz mi?

3.Ağır bir vazife vermek: Bu işi de bize yüklettiler.

4.Bir kabahati birinin üzerine atmak: Bütün kabahatları bana yükletiyorlar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hafif nazarıyla bakmak, Osm. istihfâf etmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ele geçirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eklemek, arttırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjecture. deem. guess. suppose. surmise. take for. think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

believe. deem. feel. guess. suppose. surmise. suspect. to suppose. to believe. to guess. to surmise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suppose. to think. to imagine. to believe. to guess. to reckon. expect. conjecture. deem. esteem. surmise. take for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ele geçirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zabt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bridle. capture. contain. govern. hold back. hold down. hold in. keep down. possess oneself of. reave. seize. stifle. subjugate. suppress. swallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capture. conquer. contain. occupy. restrain. seize. stifle. suppress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engross. occupy. subjugate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ağlayıp inlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaybetmek, yitirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

boğazlamak, kesmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.alçaltmak. 2.aciz bırakmak. 3.güçsüz bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kötülemek, yermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vücuda, damara bir şey şırınga etmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quote. to mention anmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mention. allude. cite. to make mention of. name. set forth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

altüst etmek, yerle bir etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haunt. visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pay a visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ortaya çıkmak, çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zulüm yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maltreat. persecute. to tyrannize. to persecute. to torture. to keep down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave cruelly towards. to oppress. to tyrannize over. grind down. persecute. tyrannize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by