Iğne ne demek? | Iğne anlamı nedir? | Iğne

Iğne anlamı nedir?

iğne ne demek?

iğne anlamı nedir?

iğne | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: igne

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dikişe mahsus demir ve çelikten sivri ve arkası delikli Alet, ibre, Fars. süzen. 2. Diken, batan, sivri şey. 3. Arı ve akrep gibi böceklerin soktukları sivri şey. 4. Bazı makine ve Aletlerin sivri ve ince parçası. Tüfek, dümen iğnesi. 5. Başa veya göğse takılmak üzere iğneye takılı mücevher: Elmas iğne, baş iğnesi. İğne ardı = Bir çeşit dikiş. mec. İğne, iplik = Pek zayıf ve ince. İğneden ipliğe = Bütün teferröatıyla. İğne deliği = İğnenin açtığı delik ve bıraktığı iz. Olta iğnesi = Zoka. Dikiş iğnesi = Dikişe mahsus iğne. Şiş iğne = Çorap örmeye mahsus şişcik Toplu iğne = Arkası toplu ve yuvarlak iğ ne ki, bir şeyi iliştirmeye yarar. Yorgan iğnesi = Yorgan kaplamaya mahsus büyü cek iğne. İğne yutmuş = Gayetle bitkin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

needle. pin. injection. shot. sting. jab. pintle. pointer. prick. spicule. spine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hypodermic. injection. jab. needle. pin. prick. shot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin. needle. pointer. securing needle. straight pin. safety pin. brooch pin. stinger. fishhook. hypodermic shot. syringe. injection shot. jab. spike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (huk). kendisine mal, hak ve yetki devredilen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir defada çiğnenebilecek miktar: Bir çiğnem sakız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mastication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breach. chew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chew. impingement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (eski Türkçe: çığnamak). 1. Ayakla basmak, ayak altında ezmek, pâymâl etmek: Çayırı çiğnememell. At ayağımı çiğnedi. 2. Şiddet ve tazyik altına almak, ezmek: Düşman askeri, geçtiği yerlerin ahalisini çiğneyip mahvetti. 3. Yemek üzere ağza alınan şeyi dişle kırıp ezmek: Pilavı çok çiğnemeden yutmamalı. Çiğneyip geçmek = mec. Birinin yanından geçip de uğramamak, ziyaret etmeksizin geçip gitmek. Lakırdıyı çiğnemek = VAzıh ve açık söylemeyip anlaşılmayacak bir surette telâffuz etmek: Lakırdıyı çiğnemeyin ki söylediğinizi anlıyayım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. chew. contravene. masticate. tramp. trample. transgress. tread. violate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chew. to tread underfoot. to run over. to violate. masticate. transgress. tread. tread on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bazı anne ve dadıların kendi ağızlarında çiğnedikten sonra çıkarıp küçük çocuklarına verdikleri yemek: Çocuğa çiğnemik vermek hem temizlik, hem sıhhat bakımından pek zararlı bir Adettir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ayakla basılmak, ayak altında ezilmek: Kazılan yerler böyle çiğnendikten, çiğnenlldlkten sonra ne işe yarar? 2. Kahır ve baskı altına alınmak: Harp zamanında düşman ordusunun yolu üzerinde bulunan yerlerin ahalisi elbette çiğnenir. 3. Ağızda dişle kırılıp ezilmek: Yemek ne kadar çok çiğnenir, çiğnenebilirse o kadar kolay hazmolur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be chewed up. to be run over. to be violated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ayak altında ezdirmek, ayakla bastırmak: İşlenmiş tarlayı kimseye çiğnetmemeli. 2. Yeşermiş ekini kardan evvel yatırmak, bastırmak: Ekinleri çiğnetmeli. 3. mec. Ezdirmek. 4. Dişle ezdirmek: Çocuklara, yiyeceklerini iyi çiğnetmelidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth chewed. to let sb to run over. to let sb's rights be violated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hayali bir tembellik ve lüks diyarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). müşterek imza atan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnce ve uzun yapılı bir balık. Bunların başı deniz aygırınınkine benzer (syngnathusacus).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. designer

tasarımcı

Tasarım yapan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewing needle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewing needle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İğneyi çıktığı noktanın gerisinden saplayıp daha ileriden çıkarak yapılan aralıksız bir dikiş şekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eye of the needle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

needle and thread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puncushion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İğne yapan veya satan adam. 2. Hastalara iğne yapan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who gives hypodermic injections.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Dümeni bağlayan sivri demirler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İĞNE-DAN) (i. Türkçe iğne, Fars. dân = yer eki; yanlış tabir. Daha yanlışı: iğnedanlık. Doğrusu: iğnelik). İğne mahfazası, teneke veya kemikten ufak silindir şeklinde mahfaza.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pincushion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crack. pinprick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. İğne ile delmek. 2. Kalıbını almak üzere kenarlarını iğne ile delerek işaret etmek. 3. Toplu iğne ile iliştirmek. 4. mec. Sözle hırpalamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin. prick. taunt. to pin. to prick. to hurt sb's feelings being sarcastic. to cut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pin sth to. to speak sarcastically of sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. iğne ile tutturulmak. 2. İğnelemek işine konu olmak. 3. İğne batar gibi bir his duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be pinned. to be pinned together. to be spoken of in sarcastic terms. to have a pricking sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sarcastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acid. sarcastic. tart. cutting. biting. sharp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sarcastic. cutting. biting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İğnesi veya iğne gibi ince ve sivri bir Aleti olan: İğneli tüfek, iğneli karınca. 2. mec. Hırpalayıcı (söz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a needle. having a pin. having a thorn. pinned. sarcastic. biting. cutting. sharp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a needle / pin. thorn or sting. pineed. biting. sarcastic. caustic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very troublesome situation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sarcastic remark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İğne mahfazası, İğneden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., jeol. ateş Isısıyla meydana gelmiş (kaya), volkanik; ateşe ait; ateş gibi, ateşli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Antikçağlardan beri Ege kıyılarında yaşayanlar, bu bölgede çok bulunan sakız (mastika) ağacının reçinesini çiğniyor, bunun dişlerin temizlenmesine ve nefes kokularının güzelleşmesine yaradığını biliyorlardı.

Günümüzde çiklet diye bilinen bir tür sakızı ilk çiğneyenler ise Meksika yerlileriydiler. Yerel bir ağacın özünü çıkartıyorlar, bir kapta kaynatıyorlar ve güneşte kurumaya bırakıyorlardı. Sertleşen bu ‘chickle’ (çikıl) adını verdikleri beyaz özü ise çiğniyorlardı. Kokusu ve lezzeti olmayan bu ilk sakızın günümüz sakızları ile çok bir benzerliği yoktu.

Sakızın hammaddesi ABD’ye ilk olarak Lopez de Sanna adlı bir Meksikalı general tarafından getirildi. Thomas Adam isimli bir müteşebbis bu sakız hammaddesini önce kimyasal yolla ucuz sentetik lastik elde etmek için kullandı.

Bunda başarılı olamayınca sakızı sert şekerleme ile kapladı. Bu şekilde güzel lezzet ve koku da kazandırdığı ilk ticari sakızları minik toplar halinde piyasaya sundu. Daha sonra da ince düzgün plakalar şeklinde satışa çıkardığı sakızlar için yaptığı yoğun tanıtım kampanyası sonunda işler ummadığı kadar iyi gitti. Bu, bilimsel bir başarısızlığın bir başka başarıyı yaratabileceğinin güzel bir örneğiydi.

Bugün dünyada üretilen bütün sakızlarda hemen hemen aynı maddeler kullanılır: Sakızın ana maddesine ilaveten başta şeker olmak üzere tatlandırıcılar ile lezzet ve koku veren katkı maddeleri. Bunların miktarları ve oranları sakızın tipine göre değişir. Örneğin kocaman balon yapılabilen sakızlarda ana madde daha fazladır.

Genellikle toplum içinde sürekli çiklet çiğneyenlerin bu davranışları görgüsüzlük hatta saygısızlık ifadesi olarak kabul edilir. Sakız aleyhtarlarından öğretmenler çocukların sınıfta konsantrasyonunu bozduğunu, anne ve babalar sakızı yutarsa sindirim sisteminin bloke olacağını, doktorlar da aşırı sakız çiğnemenin tükürük bezlerini kurutabileceğini ileri sürerler. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda çiklet çiğnemenin diş sağlığı açısından faydalı olduğu tespit edilmiştir.

Ağzımızdaki tükürük salgısı dişlere dayanıklılık sağlayan kalsiyum maddesini temin etmektedir. Çiklet çiğneyen bir insanın ağzı daha fazla tükürük salgıladığından dişlerin dayanıklılığının artmasına neden olmaktadır. Örneğin ballı bir dilim ekmek yenildiğinde ağızda oluşan asit iki saat süre ile etkisini korur. Eğer yedikten sonra çiklet çiğnenmeye başlanırsa, bu asitli ortam 20 dakika gibi kısa bir sürede yok olmaktadır.

Çiklet çiğnerken ağızdaki kasların hareketleri insanın iştahını ve sigara içme arzusunu da frenler, konsantrasyonunu arttırır, gerilimini azaltır, sinir ve kaslarını gevşetir. İşte bu nedenlerle ABD Silahlı Kuvvetlerinde Birinci Dünya Savaşı’ndan itibaren tüm savaşlarda yiyecek ve su ile beraber askerlere çiklet de dağıtılmıştır.

Peki sakızı yuttuğumuzda midemizde yedi yıl kaldığı doğru mudur? Sakız bir gıda maddesi değildir. Bu nedenle midemiz bu tür şeyleri sindiremez ama bu onların midemizde devamlı olarak kalacakları anlamına gelmez. Sindirilemeseler bile midenin asit yoğunluklu sıvı ortamından diğer sindirilemeyen şeylerle birlikte, bağırsaklar yoluyla vücudu terk ederler.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit iğneli karınca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tie clip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tie pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dokusu veya görünüşü odun gibi olan, odunsu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishhook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, -lignic s. ateş ısısı ile odundan çıkarılan. pyro- ligneous acid kahverengine çalan ve sirke asidi ihtiva eden kırmızı asit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. baş eğmiş, uysal, teslimiyet göstermiş. resignedly z. baş eğerek, uysallıkla, teslimiyetle. resignedness i. teslimiyet, uysallık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bütün bir gün sakız çiğnemek, kuşkusuz sevimli bir iş değil ama bunun insanı zayıflattığı da bir gerçek. Çünkü çiğneme eylemi, saatte 11 kj.gibi önemli oranda enerji tüketimi oluşturuyor. ABD’de bulunan Mayo Clinic uzmanları, ciklet çiğneme ile ortalama ne kadar kilo verildiğini bile hesaplamışlar. Bir kişi günde 8 saat boyunca ara vermeden şekersiz ciklet çiğnediği takdirde yılda 5 kilo verebiliyor.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. senyor; derebeyi, efendi. seign'iorage i. eski den krallar tarafından alınan sikke vergisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mühür, özellikle hükümdarın şahsi mührü. signet ring mühür yüzüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., Fr. bakımlı, iyi giyinmiş, colloq. iki dirhem bir çekirdek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. altında imza bulunan. the undersigned imza sahibi, imza sahipleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kasıtsız; saf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yapmacıksız, samimi; hakiki. unfeign'edly z. samimiyetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. nükteli kısa hikâye; asmadalı şeklinde süs; kitabın başlık sayfasına veya bölüm başlarına konulan ufak süs, nakış; f. süslemek, süs çizmek; kısa hikâye yazmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by