Iğneli Fıçı ne demek? | Iğneli Fıçı anlamı nedir? | Iğneli Fıçı

Iğneli Fıçı anlamı nedir?

iğneli Fıçı ne demek?

iğneli Fıçı anlamı nedir?

iğneli Fıçı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: igneli fici

Türkçe - İngilizce Sözlük

very troublesome situation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yapma, suni, taklit; yalan, yalancy, sahte, zoraki. artificially (z). sahte olarak, suni olarak, yapmacıkla.artificial horizon (hav). suni ufuk. artificial insemination suni ilkahç

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yapmacık tavırlar; sunilik; taklit şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powder barrel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hayırlı; faydalı, yararlı. beneficial association huk. hayır cemiyeti, umumi menfaatlere hizmet eden cemiyet. beneficial enjoyment huk. malik sıfatlyla kendi nam ve hesabına tasarruf. beneficially z. faydalı bir şekilde. beneficialness i. faydalılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., sig. faydalanan kimse, müstefit sahip; maaşlı papazlık makamı veya tımar sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). katsayı, emsal: (s). beraber çalışan. coefficient of expansion genişleme katsayısı. coefficient of friction sürtünme katsayısı. differential coefficient turev -coele, -cele sonek oyuk (tıbbi terimlerde bedende oyuk anlamında kullanılır)

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eksiklik, noksanlık, kusur, yetersizlik, kifayetsiz!ik; hesap açığı. deficiency disease (tıb). gıda eksikliğinden ileri gelen hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). eksik, noksan; yetersiz, kifayetsiz, zayıf, açık (hesap). be deficient in -de eksik olmak. deficiently (z). yetersizce, kifayet etmeyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hesap açığı, zarar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yapılan işe veya kullanılan enerjiye göre verim oranı, randıman oranı; yeterlik, kifayet, ehliyet; etki, tesir; kabiliyet derecesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). randıman oranı yüksek olan; yeterli, ehliyetli, işbilir, becerikli; etkili, tesirli. efficient cause tesir edici sebep. efficiently (z). yeterli olarak; becerikli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) memuriyetle, memuriyetinden dolayı, memuriyet veya mevkiden ileri gelen (üyelik).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Şarap, sirke vesaire koymaya mahsus tahtadan çenberli ve silindir şeklinde, ortası daha şişkin kap, varil: Şarap, sirke fıçısı. Bir fıçı bira. Fıçı peyniri = Fıçıda saklanan salamura peynir. 2. mec. Şarap fıçısı, bira fıçısı = Çok şarap veya bira içen adam. 3. (denizcilik) Gemilere alınan yüklerin hacmini tayin için kullanılan bir ölçüdür. Fıçı dibi — mec. Meyhane köşesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barreled. barrelled. cask. barrel. vat. tub. keg. wood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barrel. butt. cask. vat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cask. barrel. tub. barrels. vat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Fıçı ve ona benzer tahtadan şeyler yapan sanatkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a cooper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barreling. casking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İğnesi veya iğne gibi ince ve sivri bir Aleti olan: İğneli tüfek, iğneli karınca. 2. mec. Hırpalayıcı (söz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a needle. having a pin. having a thorn. pinned. sarcastic. biting. cutting. sharp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a needle / pin. thorn or sting. pineed. biting. sarcastic. caustic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very troublesome situation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sarcastic remark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İğne mahfazası, İğneden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. etkisiz, tesirsiz; az verimli, imkâmna göre randımanı az, iyi çalışmayan, istenilen neticeyi vermeyen, ehliyetsiz. inefficiently z. etkisiz bir şekilde. inefficiency i. etkisizlik; randıman dü- şüklüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., huk. sebepsiz yere asıl mirasçıya zarar veren veya kendisini mirastan düşüren (vasiyetname); vazifesi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eksik, kiyafetsiz, yetersiz, ehliyetsiz. insufficiently z. yetersiz derecede. insufficiency i. yetersizlik, yetmezlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. resmi; memuriyete ait, memura yakışır; i. memur. officialdom i. memur sınıfı, memurlar. officialism i. memur işi; kırtasiyecilik. officially z. resmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. vazifeyle ilgili; i. bir kuruluşun bütün memurları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ayin yönetmek; resmi bir görevi yerine getirmek. officiant, officiator i. görev yapan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. hazır (ilâç), müstahzar; boya veya eczalarda kullanılan (bitkiler).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gereksiz yerde hizmet veya yardım etmek isteyen, her şeye karışan, işgüzar. officiously z. işgüzarlık ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ehliyet, maharet, beceriklilik, ustalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ehliyetli, mahir, usta; i. uzman, mütehassıs. proficiently z. maharetle, ustalıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kendine güvenen; kendi kendine yeten, başkasına muhtaç olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yan resmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeterlilik, kifayet, elverişlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kâfi, yeterli; elverişli, uygun, münasip. sufficiently z. kâfi derecede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yüzeyde kalan, satha yakın veya satıhta olan; sathi, yüzeysel, üstünkörü, yarım yamalak. superficiality, superficialness i. yüzeyde kalış, sathilik. superficially z. görünüşte, üstünkörü bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satıh, yüzey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gayri resmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by