Ikab ne demek? | Ikab anlamı nedir? | Ikab

Ikab anlamı nedir?

ikab ne demek?

ikab anlamı nedir?

ikab | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ikab

Türkçe Sözlük

(a uzun) (I. A.). Azap, caza, cezalandırma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عقاب] ceza.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Yüzü gülle örtülü, penbe yüzlü.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kestanekabağı): Kabakgillerden tatlısı yapılan bir çeşit kabaktır. Yaprakları uzun ve büyüktür. Çekirdekleri yoktur. Ev ilaçlarında çekirdekleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yardımcı olur.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Atları yan yana yürüyen, birlikte binip giden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HİSS-İ KABLELVUKU) (i. A.). Bir hâdiseyi olmadan önce sezmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rükûb» dan masdar). 1. Kötü bir iş, bir günâh işleme: Yalanı irtlkâb ediyor. 2. Rüşvet alma: O adam irtikâb etmez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ارتکاب] suç işleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, likeable s. hoşa giden, hoş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ka’b»dan imef.) (mü. mükâ’aba) (matematik). 1. Küb yani zar şeklinde, eşit altı yüzü olan, üç buutlu: Cism-i mükâab; mükâab bir taş, bir bina. 2. Uç buutlu küp olan: Bir mükâab metre: Bu kazan iki mükâab metre su alır. 3. İki defa kendi misliyle çarpılmış olan, bir sayının iki defa kendi misliyle çarpılmasından çıkan sayı: 3’ün murabbaı (karesi) 9 ve mükâabı (küpü) 27’dir. Cezıw mükâab = Küpkökü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.). Yüz örtüsü, peçe, yaşmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نقاب] peçe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.). Nakiblik. (bk.) Nakib.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [پابرکاب] gitmek üzere, hareket etmek üzere.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Üzengi. 2. Eşik, hükümdar eşiği: Rikâb-ı Hümâyûn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. c.) (m. rakabe). (bk.) Rakabe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رکاب] üzengi. 2.huzur, kat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Büyük, saygın bir kimsenin huzuru, önü. - Türk dil kuralına göre “b/p” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. rikâb = üzengi, Fars. dâşten = tutmak). 1. Üzengi ağası. 2. Has Oda’nın generallerinden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sadrâzam, vezirler ve bazı devlet ricâli tarafından belirli zamanlarda padişaha verilen hediyeler.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bazen çocuğa alınan bir uçan balon elinden kaçabilir. Hep beraber havada yükselen balona bakakalınır. Bu balon havada ne kadar yükselecektir acaba?

Uçan balonların doldurma uçları ne kadar iyi bağlanmış olursa olsun, çok az da olsa hava daha doğrusu helyum kaçırırlar. Havadan çok daha hafif helyum gazı ile şişirilen bu balonların ağızlarından kaçırdıklarını eve getirdiğimiz ve tavana yapışıkmış gibi havada duran balonun sabah olunca porsuyup yere inmiş olduğunu görünce anlarız.

Balonun ağzının ideal bir biçimde bağlanmış olduğunu kabul etsek bile havada yükselebileceği mesafe yine de sınırlıdır. Yükseldikçe hava basıncı azaldığından ve balonun iç basıncı dışındakinden daha yüksek kaldığından balon yükseldikçe şişmeye başlar. Sonunda balonun yapıldığı malzemeye, hacmine ve malzemenin kalınlığına bağlı olarak belirli bir yükseklikte patlar.

Küçük uçan balonlar en çok 10 bin metreye, sepetinde insan taşıyan büyük balonlar 30 bin metreye, bilim insanları tarafından içinde ölçüm aletleriyle birlikte yollanan araştırma balonları da 40 bin metreye kadar yükselebilirler.

Balonların belirli yükseklikte dış basıncın azlığına dayanamayıp patlamalarından bazı bilimsel gözlemlerde de faydalanılır. Hava tahmin balonlarına bağlı hava sıcaklığını, basıncını ve nem oranını ölçen aletler vardır. Bu balonlar yaklaşık 30 bin metre yükseklikte patlayacak şekilde yapılmışlardır. Aletler açılan bir paraşütle yere yumuşak iniş yaparlar. Hem üzerlerindeki değerler kaydedilir hem de oldukça pahalı olan bu ölçüm aletlerinin tekrar kullanılabilmeleri sağlanır.

Bu ölçüm aletleri bir tarlanın ortasına, bir ağacın tepesine veya bir vadi yatağına da düşebilirler. Onları bulanların ilgili makamlara götürmeleri artık aletlerin ne olduklarını anlamalarına veya insaflarına kalmıştır.


Genel Bilgi by