Iken ne demek? | Iken anlamı nedir? | Iken

Iken anlamı nedir?

iken ne demek?

iken anlamı nedir?

iken | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: iken

Türkçe Sözlük

(f). (İmek fiilinden kullanılmayan bir masdardır). Şimdiki zaman kipi. 1. Olduğu halde: Ben, ondan daha genç iken, daha yaşlı görünüyorum. 2. Olduğu zaman: Ben orada iken öyle bir niyet yoktu. Geniş zaman, geçmiş hikâyesi ve gelecek kiplerinde yine hal ve durum gösterir ve fiille kaynaşmış veya aynı şekilde kullanılabilir: Gider iken (giderken), gitmiş iken (gitmişken), gidecek iken (gidecekken ).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

while. when. during. as. in the meanwhile. in the meantime. meanwhile. meantime. while. during. when. as.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whereas. while. as. when.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

while. while being. in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عهدشکن] sözünden dönen, antlaşmayı bozan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meyvaları müshil olan dikenli bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(Gemeiner Kreuzdorn, Nerprun Alaterne, Common Buckthorn): Mayıs-Haziran aylarında, sarı-yeşil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir ağaçtır. Orman ve koru kenarlarında bulunur. Dalları karşılıklı, uçları diken halindedir. Yaprakları karşılıklı ve saplıdır. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmıştır. Küre şeklinde ve bezelye büyüklüğündeki meyvası evvela yeşil, olgunlukta morumsu-siyah renk alır. Türkiye’de yetiştiği yerler: Bolu ve Trabzon civarıdır. Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmı taze meyvalarıdır. Meyvalerında yağ, renkli maddeler, şeker ve glikoz vardır. İyi bir müshildir. Şurubu yapılır. Müshil ilacı olarak kullanılır. Bunlardan başka meyvalarından yeşil bir boya da hazırlanır. Memleketimizde yetişmekte olan bir Akdiken çeşidi de “Cehri” adıyla anılır. Bu cins sadece memleketimizde yetişir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Eski Türk hükümdarlarından birinin hanımının ismi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Maydanozgillerden, bir bitki, deve elması (Fr. panicaut).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tipik nümunesi deniz kestanesi olan bir hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Bileşikgillerden bir çeşit diken (clcium arvense). Büyük dave dikeni = Yabanî enginar (cynara cardunculus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(chardon): Bileşikgillerden; tarlalarda yetişen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. İnce ve çengellidir. Yaşken güzel kokuludur. Kuruyunca bu koku kaybolur. Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bitkilerde bulunan sivri ve batan iğne. Fars. hâr: Gül dikeni, çalı dikeni. 2. Dikenleri çok ot veya çalı. 3. Arı ve akrep gibi hayvanların iğnesi. 4. mec MAnî, engel, hâil. Eşek dikeni = Yabar enginarı. Ölmez diken = Yaban mersini Boğa dikeni = Deve elması. Çakır dikeni = Beş parmak. Deve dikeni = Mugaylân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thorn. spine. thorny plant. thornbush. briar. brier. barb. prick. pricker. prickle. spicule. trichome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prick. prickle. spine. thorn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spine. thorn. thornbush. erector. prick. prickle. sticker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spiky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blackberry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit küçük dikenli balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikeni çok olan: Dikenli çalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thorny. prickly. spiky. barbed. brambly. spined. spinose. spinous. spiny. thistly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly. thorny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly. thorny. barbed. spiny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barbed wire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barbed wire. basket wire. wire entanglement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikene benzeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikenli olmayan. Dikensiz gül olmaz = Her iyi şeyin az çok sıkıntı veren bir tarafı olduğunu ifade eder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without thorns. spineless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without torn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.): Gönül kırıcı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل شکن] kalp kıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. din = din, F. şikesten = Kırmak). Dini kıran, dinin aleyhinde bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dini kıracak ve zarar verecek surette: Dinşikenâne hareket etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. efkenden fiilinden imas., sıfat terkîbi teşkiline girer). Düşüren, yere atan, yığan, salan: Şİrefken = Arslanı yere atmaya muktedir. Sâye-efken = Gölge salan. Fars. sâye-endâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Efken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). (bk.) Efkende.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(izlandayosunu): Dağlarda ve ormanlardaki kayalar üzerinde bulunur. Zeytinyeşili renginde, dantel gibi tırtıllı parçalar halindedir. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Müsilajlı ilaç yapmakta kullanılır. İçeriğinde “Lichenin”, “Dekstrolikenin” ve “Cetrarin” vardır. Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Bağırsak bozukluğunu giderir, ishali keser. Nefesdarlığını giderir. Bronşitin sebep olduğu şikayetleri giderir. Veremde faydalıdır. Şeker hastalarına ekmek yapmakta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kadeh kıran. mec. Sarhoş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kaide kıran, kaideye, usûle riâyet etmeyen, kaideyi bozan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kaide kırarak, kaide kırarcasına, kaideye, usûle riâyet etmeyerek, kaideyi bozarak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Yaşamımızın sürebilmesi için vücudumuzdaki her bir hücrenin oksijene ihtiyacı vardır. Hücrelerimize oksijeni kanımız taşır. Kanımız oksijeni havadan aldığımız nefesin sonucunda akciğerlerimizden alır ve vücudumuzun her bir noktasına ulaştırır. Bu noktalarda oksijeni hücrelere devreden kanımız, kalp tarafından emilerek tekrar oksijen depolayabilmesi için akciğerlerimize pompalanır ve çevrim böyle devam eder.

Kanımızın içinde oksijen moleküllerini tutup, damarlarda taşıyarak, hedefe ulaşıldığında bırakan özel bir molekül vardır. Kırmızı kan hücrelerini, yani alyuvarları çevreleyen ve aslında demir içeren bir protein olan hemoglobin, oksijenle birleşerek bilinen parlak kan rengini oluşturur.

Kanımız hücrelerde oksijeni terk edip, karbondioksiti alıp geri dönerken yani toplardamarlarımızda iken rengi koyu kırmızı hatta biraz mora yakındır. Damarlarımızın çeperleri ve kan hücreleri renksiz olduklarından, kanın rengini veya renginin tonunu içinde oksijen olup olmaması tayin eder.

Damarlarımızın mavi renkte görünmesi, vücudumuza gelen ışığın bir kısmının derimizde emilmesi, bir kısmının da yansıtılması ile ilgilidir. Derimizde mavi renk gibi yüksek enerjiye sahip dalga boyundaki ışıklar daha çok yansıtılıp gözümüze geldiği için damarlarımız mavi renkte görülür.

Vücudumuzda gördüğümüz damarların hemen hemen tümüne yakını daha koyu renkli kanı taşıyan toplardamarlardır. Atardamarlarda kalp tarafından pompalanan kanın vücudun her yerine süratle ulaşabilmesi için basınç yüksektir. Toplardamarlarda ise kanın basıncı düşük, hızı da daha yavaştır.

Herhangi bir atardamar kesildiğinde kan daha hızlı dışarı çıkar, kan kaybı süratli ve çok olur. Hayati tehlike yaratır. Bu tehlikeye karşı atardamarlarımız daha kalın çeperli yapılmış ve derimizin altında daha derinlere yerleştirilmişlerdir. Bir kaza veya ameliyat olmadıkça atardamarlarımızı pek göremezsiniz.

Bu nedenle derimizde gördüğümüz damarların çoğu, et kalınlığı az olduğu için içindeki kanın rengini daha çok yansıtan ve deriye daha yakın olan toplardamarlardır. Tabii ki bu durum toplardamarlar kesildiğinde kanın koyu kırmızı veya mor renkte akacağı anlamına gelmez. Kesilme yerinden akan kan derhal hava ile temas edip, ondaki zengin oksijeni alır ve rengi yine bilinen kan rengine dönüşür.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Yaşamımızın sürebilmesi için vücudumuzdaki her bir hücrenin oksijene ihtiyacı vardır. Hücrelerimize oksijeni kanımız taşır. Kanımız oksijeni havadan aldığımız nefesin sonucunda akciğerlerimizden alır ve vücudumuzun her bir noktasına ulaştırır. Bu noktalarda oksijeni hücrelere devreden kanımız, kalp tarafından emilerek tekrar oksijen depolayabilmesi için akciğerlerimize pompalanır ve çevrim böyle devam eder.

Kanımızın içinde oksijen moleküllerini tutup, damarlarda taşıyarak, hedefe ulaşıldığında bırakan özel bir molekül vardır. Kırmızı kan hücrelerini, yani alyuvarları çevreleyen ve aslında demir içeren bir protein olan hemoglobin, oksijenle birleşerek bilinen parlak kan rengini oluşturur.

Kanımız hücrelerde oksijeni terk edip, karbondioksiti alıp geri dönerken yani toplardamarlarımızda iken rengi koyu kırmızı hatta biraz mora yakındır. Damarlarımızın çeperleri ve kan hücreleri renksiz olduklarından, kanın rengini veya renginin tonunu içinde oksijen olup olmaması tayin eder.

Damarlarımızın mavi renkte görünmesi, vücudumuza gelen ışığın bir kısmının derimizde emilmesi, bir kısmının da yansıtılması ile ilgilidir. Derimizde mavi renk gibi yüksek enerjiye sahip dalga boyundaki ışıklar daha çok yansıtılıp gözümüze geldiği için damarlarımız mavi renkte görülür.

Vücudumuzda gördüğümüz damarların hemen hemen tümüne yakını daha koyu renkli kanı taşıyan toplardamarlardır. Atardamarlarda kalp tarafından pompalanan kanın vücudun her yerine süratle ulaşabilmesi için basınç yüksektir. Toplardamarlarda ise kanın basıncı düşük, hızı da daha yavaştır.

Herhangi bir atardamar kesildiğinde kan daha hızlı dışarı çıkar, kan kaybı süratli ve çok olur. Hayati tehlike yaratır. Bu tehlikeye karşı atardamarlarımız daha kalın çeperli yapılmış ve derimizin altında daha derinlere yerleştirilmişlerdir. Bir kaza veya ameliyat olmadıkça atardamarlarınızı pek göremezsiniz.

Bu nedenle derimizde gördüğümüz damarların çoğu, et kalınlığı az olduğu için içindeki kanın rengini daha çok yansıtan ve deriye daha yakın olan toplardamarlardır. Tabi ki bu durum toplardamarlar kesildiğinde kanın koyu kırmızı veya mor renkte akacağı anlamına gelmez. Kesilme yerinden akan kan derhal hava ile temas edip, ondaki zengin oksijeni alır ve rengi yine bilinen kan rengine dönüşür.


Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدسيت شکن] kutsallığı bozan; kutsal olan şeylere karşı saygısız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. F.). Düşman askerini kıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. botanik). 1. Bir mantarla bir yosunun ortak yaşamasından doğan bitkilerin umumî ismi. 2. (tıp) Bir deri hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To allege, or think, to be like; to represent as like; to compare; as, to liken life to a pilgrimage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make or cause to be like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consider or describe as similar, equal, or analogous; 'We can compare the Han dynasty to the Romans'; 'You cannot equate success in financial matters with greed'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To allege, or think, to be like; to represent as like; to compare; as, to liken life to a pilgrimage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make or cause to be like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consider or describe as similar, equal, or analogous; 'We can compare the Han dynasty to the Romans'; 'You cannot equate success in financial matters with greed'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. benzetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suret, kılık; resim, tasvir; benzeyiş, benzerlik, benzeşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. saf = sıra, Fars. şikesten = kırmak). Düşman askerlerini, saflarını kıran, galip.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاف شکن] düşman saflarını yaran savaşçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. şikesten fiilinden imas. olup birleşik sıfat terkibine girer). Ktran. Büt-şiken = Put kıran. Peymln-şiken = Yeminini bozan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شکن] kıran. 2.kıvrım, büklüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büklüm, kıvrım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İşkence.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکنجه] işkence.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İskender.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sümbül yağı; Hint sümbülü, bot. Nardostachys jatamansi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Tâkati tüketen, tâkat kıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Terakkiyi kıran, terakkinin aleyhinde bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. tevbe, Fars. şikesten = kırmak). 1. Ettiği tövbeyi bozan. 2. Herkesin tövbesini bozan, tövbe bozduran.

Türkçe Sözlük by