ıkıl ne demek? | ıkıl anlamı nedir? | ıkıl

ıkıl anlamı nedir?

ıkıl ne demek?

ıkıl anlamı nedir?

ıkıl | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Türk musikisinde 12, bazen 13, nâdiren 14 koma aralıklı ikili aralığı. Batı musikisinde bir buçuk ton değerinde aralık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bıkıntı gelmek, usanılmak: Her gün bir türlü yemek yemekten bıkılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Dışarıya nakledilmek, dışarı atılmak: Bu havada evden çıkılmaz.

2.Yola girişilmek, gidilmek, hareket olunmak: Yarın kaçta çıkılacaktır?

3.Yukarı gidilmek, yükselmek: Bu merdivenden üst kata çıkılır. Bu dağın tepesine çıkılamaz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikilmiş, Osm. rekzolunmuş: Dikili taş, direk, mum. Bir dikili ağacı yoktur = Hiçbir mülke malik değildir. Dikili taş = Bazı eski kavimlerden kalma anıt şeklinde uzun hatıra taşları (Fransızca: ob£lisque).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewed. stitched. planted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obelisk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obelisk. stele.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikilmek işi. (bk.) Dikilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ayakta durdurulmak. Osm. ikame ve rekzedilmek: Direk, taş, sancak, mum dikilmek.

2.Toprağa ekilmek: Çam ağacı bu mevsimde dikilir.

3.iğne ve iplikle birleştirilmek: Bizim elbise daha dikilmedi mi?

4.Ayak üzere durmak veya kalkmak, dimdik durmak, durup gitmemek: Karşıma dikildi. Önünde dikilip durdu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stand up. stand. stand on. stand upon. stick up. be planted. be sewn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be planted. to be erected. to be set up. to be sewn. to stand. to become erect. to be fixed on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be planted. to be set vertically. cock. plant oneself. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilemma. quandary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilemma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilemma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki), iki saz veya sesle icrâ edilen çoksesli musiki eseri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doubling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). iki yapmak, eşini tedarik etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İki olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become two. to be doubled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Ses atlamaksızın biribirini tâkip eden iki notanın meydana getirdiği aralık: do re gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İki şeyi içine alan veya iki şeyden yapılmış.

2.İskambil kâğıtlarının iki beneklisi: Karo ikilisi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

binary. double. dual. bipartite. duple. duplex. double. two. deuce. duo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bilateral. binary. bipartite. dual. duo. duplicate. twin. twosome. having two parts. double. couple. two. deuce. duet. pair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

binary. having two parts. two. double. dual. bilateral. duet. duo. twain. twosome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Eskiden iki kuruş.

2.İki lira değerinde olan: İkilik basma. İki kilo vesaire ağırlığında olan.

3.İki kısımdan yapılmış.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dualism. duality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dichotomy. duality. discord. disunion. difference. half-note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the existence of an alternative. discord. disagreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

DUALITY.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki).

1.Art arda 12 sesin yaptığı dizi. 2.Arasında 12 ses bulunan iki nota.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tighten. to tighten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kedi, köpek ve farelerde ter bezleri ayaklarının altında, yarasalarda başın yan tarafında, tavşanlarda ağızlarının etrafında, geyiklerin burunlarının dibindedir. İnsan derisinin ise her tarafında ter bezleri vardır. Avuçiçi ve tabanda bu bezlerin sayıları daha fazla, koltuk altlarında ise boyları daha büyüktür.

Normalde aşırı sıcaklarda suratımız ve koltuk altlarımız en çok terleyen yerlermiş gibi görünür ama aslında ellerimiz, daha doğrusu avuçiçlerimizdeki ter bezleri sayısı çok daha fazladır. Yani ellerimizin terlemesi doğaldır ama niçin sıkıldığımız veya sinirlendiğimiz zaman?

Tam olarak bilinmiyor ama tahminlere göre bu da bize atalarımızdan kalan bir vücut refleksi veya reaksiyonu. Ellerimizdeki ter aslında atalarımızın, bir tehlike anında kaçarak ağaçlara tırmanmalarını kolaylaştırıcı bir salgı. Ağaçlara tırmanırlarken ellerinin nemlenmeleri nedeniyle daha az çizik ve yara oluşuyor, daha rahat yüksek dallara tırmanabiliyorlarmış.

İnsanın milyonlarca yıl devam ettiği önesürülen evriminde, artık işe yaramayan kuyruğu kaybolmuş ama sıkılınca ellerinin terlemesi, korkunca tüylerinin diken diken olması, çene ve bacaklarının titremesi devam ediyor.

Sıcak havada terliyoruz, hadi sıkılınca terlemek de atalarımızdan miras, peki biber yiyince niçin terliyoruz?

Baharatlı yiyecekler ve biberler içlerindeki yakıcı kimyasallar nedeniyle, yenildiklerinde, ağız içindeki sinir uçlarını uyarırlar ve sanki hava sıcaklığı çok yükselmiş gibi algılamalarına sebep olurlar. Sinir uçları sıcak ve yakıcı uyarılarının aralarındaki farkı hissedemediklerinden beyne, yüz tarafındaki hava ısısının yükseldiği sinyalini gönderirler. Beyin derhal soğutma mekanizmasını devreye sokarak yüzün etrafındaki ısıyı düşürmek için ter bezlerini faaliyete geçirir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Çekingen, utangaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shy. timid. bashful. sheepish. embarrassed. retiring. self-conscious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bashful. timid. shy. timed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bashful. shy. easily embarassed. unsure of himself. ashamed. self-conscious. diffident. inhibited. retiring. sheepish. timid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bashfulness. shyness. embarassment. lack of self-assurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tightness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tightness. closeness. strictness. stinginess. stringency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discomfiture. restraint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Daralmak, darlaşmak, tazyik olunmak: Bu çanta bundan fazla sıkılmaz.

2.Sıkıntı çekmek: Bugün çok sıkıldım.

3.Utanmak, mahcûb olmak: Sıkılmaksızın söylüyor.

4.Darlık çekmek, sıkıntıda olmak: Çok sıkılıp kendisine müracaat edersem reddetmez. İç sıkılmak = Kederli ve sıkıntılı olmak. Can sıkılmak = Bir şeye üzülmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get the pips. have the pips. be bored. get the willies. die.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chafe. fret. to be bored. be annoyed. be uneasy. be ashamed. to be squeezed. to be pressed. to feel embarrassed. to be in straits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be squeezed. to get bored. to become bashful. to feel embarassed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Utanmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brazen. shameless. unabashed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brazenness. shamelessness. ease of manners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sokulmak, araya girmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be crammed into. to be jammed into. to be forcibly / quickly thrust into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Türkiye’nin ilk heykeli 10 metre uzunluğundaki Osman Gazi büstüdür. Bu büst 1914-1918 arasında Sivas Valisi Muammer Bey’in girişimiyle Hafik-Zara yolu üzerinde yapılmıştır. Gericiler heykeli protesto ederek törene katılanları „Taş Dikenler’ olarak adlandırmışlardır. İlginç olan, açılış törenini devrin müftüsünün yapmış olmasıdır. Bu heykel 1937’de yine Sivas Valisi Nazmi Toker tarafından kaldırılmıştır.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decadence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. demolition. downfall. fall. ruin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. demolition. downfall. ruin. ruination. smash up. subversion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yıkmak işine konu olmak.

2.Perişan olmak.

3.mec. Defolup gitmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break down. cave. cave in. collapse. come down. crack up. crumble. drop down. fall. fall down. fall over. fall to pieces. founder. go to pieces. go to ruin. shipwreck. tumble. tumble down. wither away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. fall. to collapse. fall down. to become decrepit. to scram. to be demolished. to be wrecked. to be destroyed. to be ruined. to fall down. to come down. to give way. to crumble. to clear out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cave. collapse. come to the ground. decay. fall. fall about one's ears. fall down. fall in. founder. go. to go to ruin. to be ruined. tumble. tumble down. wrack and ruin. to go to wreck and ruin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by