ıklamak ne demek? | ıklamak anlamı nedir? | ıklamak

ıklamak anlamı nedir?

ıklamak ne demek?

ıklamak anlamı nedir?

ıklamak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: iklamak

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sıkıntı altında zahmetle nefes almak. 2. Nefes bunalır gibi ağlamak. J. Çok zahmet ve meşakkat altında bulunmak, yük altında ezilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Meydana çıkarmak, izhar ve ilân etmek. 2. Açıktan ve Aşikâre söylemek veya yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. explain. state. clarify. clear up. make smth. clear. unveil. dot the i's. account for. account for smth. account. lay open. show forth. unclose. unfold. declare. give smth. publicity. express. declassify. deliver oneself. develop. dilate. elu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assert. attest. clarify. communicate. elucidate. enlighten. explain. expound. popularize. profess. put. return. state. unfold. verbalize. to explain. to expound. to clarify. to enlighten. to make public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to explain. to expand. to reveal. to divulge. to disclose. to announce. to elucidate. to interpret. to clarify. to demonstrate. to exemplify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ayıklatmak, ayıklanmak, ayırtlamak, ayırtlatmak ve ayırtlanmak’tan galat. (bk.) Ayırtlamak vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

select. pick. comb out. weed out. clean out. grub up. pick over. sort. sort out. weed up. winnow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cream. pick. shell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to clean. to pick. to sort. to shell. comb out. expurgate. winnow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Balık gibi gerinip sıçramak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bulaşıcı bir şeyi avuç içinde sıkarak karıştırmak: Fıçının içindeki yağı cıvıklayıp duruyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (bulaşıcı şey) Avuçlanarak veya basılarak karışmak: Çamur basıla basıla cıvıklanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause to cough. tickle. titilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). I. Kaşınmakla beraber yanmak, Osm. taharrüş etmek: Boğazım gıcıklanıyor. 2. Gıdıklamak. 3. mec. Şüphe ve tereddüde düşürmek: Bu iş benim zihnimi gıcıklıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). T. Birinin bazı yerlerine parmakla dokunup elinde olmadan gülmesini ve bir nevi sinir rahatsızlığını mucib olmak: Çocuğu çok gıdıklama bayılır (bunun doğrusu gıcıklamaktır). 2. mec. Teşvik etmek: Şeytan beni gıdıklıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tickle. to tickle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tickle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birine ıslık çalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whistle jeeringly at. to hiss sb. catcall. to hiss down. hiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kazığa vurmak, kazık cesasıyle idam etmek. 2. mec. Alışverişte aldatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

do smb. brown. take for a ride. cheat. overcharge. skin. bunco. chisel. clip. fleece. fob. fob smb. off. gouge. have smb. on. jew. nick. put it on. put it over on. rook. sell. soak. sting. stuff smb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bamboozle. cheat. con. do. dupe. fleece. fob. foist. fox. overcharge. soak. to stake off. to stake out. to deceive. to cheat. to have on. to do. to con. to overcharge. to soak. to screw. to fleece. to rip sb off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to enclose with palings. to impale. to swindle. to cheat. mulct. rip off. rook. sell. sting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gıdıklamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paw. to squeeze and squash. to pinch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to squash sth to a pulp. to pinch and squeeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). lüzûcetli bir şeyi karıştırıp yoğurmak, fazla elleyip ezmek: Şu yağı mıncıklamayın. Arabalar sokağın çamurlarını mıncıklamışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to box. to crate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Uykuda veya ateşli hastalık sırasında abuk sabuk söylenmek, hezeyan etmek. 2. Bir şeyi çok arzu edip daima onu düşünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rave. to talk in one's sleep. to rave. to dream. to be delirious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk in one's sleep or while delirious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sıkılarak zorla ağlamak. 2. Islık çalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çengel gibi bir şeyle çizmek, yırtmak, tırmalamak, kazımak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rake. harrow. rake over. seam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rake. to scratch. to rake. to harrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to scratch. to claw. rake. scotch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (argo) Aşırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to steel. to nick. fleece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mıncık, mıncıklamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir büyük meşakkat altında ezilmek.

Türkçe Sözlük by