Ilaf ne demek? | Ilaf anlamı nedir? | Ilaf

Ilaf anlamı nedir?

ilaf ne demek?

ilaf anlamı nedir?

ilaf | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ilaf

Türkçe Sözlük

(I. «ülfet» ten masdar). Ülfet etme, alıştırma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلافاصله] aralıksız, kesintisiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Halifelik merkezi, İstanbul.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دارالخلافه] İstanbul. 2.halifelik merkezi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غلاف] kın, kılıf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: HİLAF) (i. A.). 1. Karşı, zıt, aksi: Adet hilâfına = Gerçeğe aykırı, yalan. 2. Uyuşmazlık, Ar. mugayeret, muhalefet, ihtilâf, zıddiyet: Bu iki şey arasında hilâf vardır. Bu sözde hilâf yoktur. Aralarına hilâf düştü. 3. Yalan: Hilâf söylemem, hilâfım yoktur. Hilâfına = Tersine, aksine, karşı olarak. Hilâf-ı Ade = Usul ve kaideye karşı, Adet haricinde olarak. Hilâf-gir = Aksini, zıddını iddia eden, muhalif, zıddı: Taraf-gîr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrary. opposite. lie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خلاف] aykırı, zıt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aksine, tersine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: HİLAFET) (I. A.). 1. Halifelik, Sünnî Müslümanlar’ın ruhanî liderliği, Hz. Muhammed’in mânevî halefi olma: Hilâfet-i İslâmiyye, hilâfet-i kübrâ. 2. Halifelik ülkesi: Abbâsî hilâfetinin geniş sınırları vardı. 3. Stajyer ve yardımcılık, Osmanlı devrinde, devlet dairelerinde küçük kâtiplik (kalfa kelimesi buradan gelir). Arapça terkiplerde «hilâfe» suretinde kullanılır: Dâr-ül-hilâfe = Hilâfet merkezi, halifelik başkenti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caliphate halifelik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Caliphate. caliphate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hilâfet = halifelik, Fars. penâh = dayanacak yer). Hilâfetin dayanak yeri, halîfe: Hilâfet-penâh Efendimiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Halîfeye ait: Zât-ı Hazret-i Hilâfetpenâhî, Atebe-i Seniyye-i Cenâb-ı Hilâfet-penâhîlerine.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aykırı olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aykırı olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surely. undoubtedly. for sure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. ihtilâfât). Uymayış, uyuşmama, Osm. adem-i tevafuk: Aramızda ihtilâf vardır. İhtilâf çıktı. İhtilâf-ı Arâ = KAfi rey toplanamaması. Ihtilâf-ı leyi ve’n-nehâr = Gece ile gündüz arasındaki fark. (hukuk) İhtilâf-dâr = iki kimseden biri bir devlet, diğeri başka bir devlet tab’asından olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disagreement. controversy. difference. dispute. discord. disunion. disunity. scission. strife. dissension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discord. split. conflict. dispute. disagreement. dissension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conflict. disagreement. dispute. difference. case. controversy. discord. case under dispute. dissension. faction. friction. variance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختلاف] uyuşmazlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختلافات] uyuşmazlıklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İTİLAF) (i. A. «ülfet» ten masdar). 1. Görüşme, anlaşma, uyuşma, alışma, Ar. ülfet, ünsiyet. 2. Muvafakat (siyasî dilde Fr. entente kelimesi yerine kullanılır: Filân mesele hakkında devletler arasında husûle gelen itilâf).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entente.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entente. mutual agreement anlaşma. uyuşma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accord. entente. mutual agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ائتلاف] uzlaşma, görüş birliğine varma. 2.alışma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ائتلافکار] uzlaştırıcı, birleştirici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pilav.

İngilizce - Türkçe Sözlük by