Ilel-ebed ne demek? | Ilel-ebed anlamı nedir? | Ilel-ebed

Ilel-ebed anlamı nedir?

ilel-ebed ne demek?

ilel-ebed anlamı nedir?

ilel-ebed | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A.). Milletlerarası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international uluslararası. enternasyonal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بين الملل] uluslararası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بين الملل] uluslararası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çilesi olan.

2.Üzüntülere yol açan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Abâd) Sonu olmayan gelecek zaman. Ar. müstakbel. Mukabili: Ezel (başı olmayan geçmiş zaman). Ilel-ebed = Nihâyetsiz, dâima. Ebed-ül-eb«d = Hiçbir vakit, aslâ. Minel-ezel ilel-ebed = Başlangıcı olmayan ve nihayetsiz bir zamanda. Ebed-müddet = (Yanlış bir terkiptir). Sonsuz, tükenmez, ebedî müddet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابد] sonsuz gelecek zaman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Sonu olmayan gelecek. - İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (menfî cümlede). Hiç bir vakit, ilelebed, nihayetsiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابدا] asla, hiçbir zaman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ebed» den imen.) (mü. ebediyye). Sonu olmayan, gelecek zamana mensup ve müteallik. Sonsuz, zevâlsiz, tükenmez: Ebediyyüd-devâm = Ebediyen dâim olacak. Mukabili: Ezelî: Başlangıcı olmayan. Türkçe: Hiç bir vakit, aslâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

never ending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abiding. eternal. everlasting. perpetual. never-ending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eternal. deathless. perennial. perpetual. timeless. undying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابدی] sonsuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become immortal / eternal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perpetuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to eternalize. to immortalize. perpetuate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eternity. immortality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eternally. forever. for ever. in perpetuity. to perpetuity. for perpetuity. for evermore. ad infinitum. everlasting. evermore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evermore. forever. eternally. for ever. for good.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in perpetuity. eternally. evermore. forever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(EBEDİYYET) (i. A.)

1.Ebedî olan şeyin hali ve sıfatı, daimîlik, müebbetlik, zevalsizlik.

2.Sonsuz, gelecek zamanın hâli: Ebediyyeti düşündükçe akla durgunluk gelir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eternity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eternity. endlessness sonsuzluk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eternity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Ebedî olarak. Ar. ilelebed.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابدیا] sonsuza kadar, asla, hiçbir zaman

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابدیت] sonsuzluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turunçgillerden, Hindistan’da yetişen bir ağaç ve yemişi (feronia elephantum).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzundur) (i.). I. Gaile çıkaran, gailesi olan, başa dert olan: Çok gaileli bir hayat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gravidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnancy. pregnancy gebelik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hîle karıştırılmış, sahte, karışık, saf ve hâlis olmayan: Hİleli yağ, zeytinyağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tricky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fraudulent. impure. fraudulently altered. rigged. adulterated. catchy. colourable. coloured. crooked. false. tortuous. tricky. unfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fraudulent bankruptcy. swindled bankruptcy. fraudulent bankrupt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. illet). İlletler, sebepler, hastalıklar, bk. İllet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ علل] hastalıklar. 2.sebepler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ebede, ebediyete, sonsuza kadar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [الی الابد] sonsuza dek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eternally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ekbâd). Karaciğer. Iltihâb-ı kebed, elem-i kebed, hasât-ı kebed, seretân-ı kebed vs. = Karaciğer hastalıkları.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کبد] karaciğer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kebediyye). Karaciğere ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden Roma’yı hatırlatan bu tâbir, sonraları «Türkçülük ülküsü» mânâsında kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sahtiyan şeridinden örme sade at başlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. millet). Milletler. (bk.) Millet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ملل] milletler. 2.dinler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bedeli» den if.). Tebeddül etmiş, değişmiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سبد] sepet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bedel» den masdar) (c. tebeddülât). Değişme, başka durum ve şekle girme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tebeddül.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تبدل] değişim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تبدلات] değişimler, değişiklikler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by