Ilgi ne demek? | Ilgi anlamı nedir? | Ilgi

Ilgi anlamı nedir?

ilgi ne demek?

ilgi anlamı nedir?

ilgi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ilgi

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Alâka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relation. connection. attachment. involvement. interest. affinity. concern. attention. liking. bearing. care. connexion. curiosity. pertinence. reference. regard. relationship. relativeness. relevance. relevancy. respect. solicitude. sympathy. though.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attention. bearing. bug. care. relation. relationship. solicitude. connection. concern. interest. affinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reference. concern. connection. interest. relation. affinity. aida. attachment. care. ha hah. involvement. keen interest. pertinency. play. respect. tie up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Soy sop. 2.Sürü. 3.Çoban. 4.Hısım, akraba.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). 1.İki nesne arasındaki bağ, ala(Kadın İsmi) 2.Kimyada bir cismin başka bir cisimle birleşmeye olan meyli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Meyvasını develer yer ve kabuğu ‘dericilikte kullanılır bir ağaç ki, ekseriya kumluk yerlerde olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knowledge. learning. cognizance. information. info. data. know-how. acquaintance. conveyance. dope. inside dope. gen. gleanings. griff. griffin. intelligence. line. lore. notice. report. savvy. word. instructions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data. fact. information. knowledge. learning. lore. report. science. snippet. steer. word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

info. information. knowledge. acquirements. cognizance. data. dope. griff. intelligence. ken. know. know- how. known. known- how. learning. lore. notion. report.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data processing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kenlore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enlighten. inform. instruct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to furnish information. to give information. acquaint. clue. enlighten. inform. render information. advise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Malûmat, vukuf, ilim, mârifet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilgi taslayan, Alimlik satan, Alim olmak iddiasında bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knowing. sophisticated. pedant. pedantic. self-righteous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedant. conceited. wiseacre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). 1. Bir faraziye halinde ileri sürülen ve yanlışlığı ustalıkla gizlenip doğru olduğu kabul ettirilmek istenen delil, safsata, sofizm. 2. Bu mahiyetteki delillere dayanan hüküm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilgi taslama, Alimlik iddiası. Osm. malûmatfürûşluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedantry. sophism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instruct. catch up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquaint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquaint oneself with sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Malûmatlı, vukuflu, Alim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knowing. learned. wise. sophisticated. scholarly. deeply read. knowledgeable. well informed. erudite. informed. read. thoroughbred. versed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

erudite. hot. informed. knowledgeable. learned. literate. profound. well-informed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learned. to be informed. well-informed. brainy. hep. in the known. intellectual. in the know. profound. red hot. versed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alâmet, nişan, emâre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İhtisas derecesinde bilgi sahibi olan kimse, Alim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learned. erudite. scholar. bookman. learned man. scientist. pundit. savant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pundit. savant. scholar. scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scholar. scientist. pundit. wise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(t.f.i.) (Kadın İsmi) - Bilginin ışığı, bilginin aydınlığı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

computer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

computer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

computer network.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

computer seller. computer operator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(t.f.i.) (Kadın İsmi) - (bkz.Bilginer).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignorant. insensible. unenlightened. uninformed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uninformed. ignorant. clueless. illiberal. unenlightened. unknowing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilgisiz olma hali, cehalet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignorance. unawareness. illiteracy. dark. darkness. nescience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignorance. ignorance cehalet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignorance. lack of knowledge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Bilgin hanım.- Yanlış yapılmış isimlerdendir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Deli, delice hareketler yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crazy. mad. insane. lunatic. raving. wild. berserk. bonkers. crackpot. crazed. delirious. demented. demon. demoniac. distracted. foolhardy. frenetic. frenzied. kooky. maniacal. phrenetic. possessed. rip-roaring. ripsnorter. scatty. moonstruck. lunati.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crazy. mad. insane. lunatic. raving. wild. berserk. bonkers. crackpot. crazed. delirious. demented. demon. demoniac. distracted. foolhardy. frenetic. frenzied. kooky. maniacal. phrenetic. possessed. rip-roaring. ripsnorter. scatty. moonstruck. lunati. amo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mad. raving. frenzied. crazy. up the creek. delirious. demented. distraught. frantic. frenetic. loony. maniac. moon struck. raffish. stark raving mad. up the pole. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

like mad. wild. frantic. far-out. frenetic. frenzied. tearing. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crazy. frenzied. madly. wildly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lunatic. madly. manic. wildly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Delilik, delice hareket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craze. escapade. frenzy. insanity. lunacy. madness. mania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frenzy. madness. distraction. escapade. fling. folly. fury. wet ideas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir dilin ses, şekil, menşe, mânâ ve cümle yapısını inceleyen ilim, gramer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammar. grammar gramer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلگير] kırgın, alınmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

briefcase computer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laptop computer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

natural study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir çok Sony dijital video kamerada, düzenleme bilgisayarı bulunmaktadır. 20 taneye kadar programın ve sahnenin karelere göre seçilmesi mümkündür. Bir VCR’a bağladığınızda (AV kablosu ya da i.LINK™ kablosu ile) yalnızca kopyalama işlevini başlatmanız yeterlidir. Seçilen tüm sahneler otomatik olarak transfer edilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjugal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halka ait türkü, masal, fıkra, atalar sözü, bilmece, tekerleme, efsane gibi değerleri inceleyen bilgi kolu, folklor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

province.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sphere of interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

POI (ilgi alanları). Kullanıcının örneğin yakındaki belli bir bölgede, belli bir kasabada ya da belli bir ülkedeki oteller gibi ilgi alanlarını araştırmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engrossing. gripping. interesting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interesting. gripping. meaty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.) Alâkalandırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concern. bear on. bear upon. interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concern. interest. refer. to concern. to interest. to bear on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interest. to concern. to pertain to. to arouse sb's interest in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attendance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k). Alâka duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be interested in. look after. pay attention to. be into. care. take care of. concern oneself. deal. do. be hot for. nibble. nurse. see about. see after. see to. weigh in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attend. get. mind. nibble. nurse. tend. to be interested. to pay attention. to mind. to look after. to take care of. to see to. to see about. to attend to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be interested in. to pay attention to. to show concern for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

related. concerned. connected. involved. interested. pertinent. companion. curious. germane. relative. about. anent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concerned. connected. hot. interested. involved. of. pertinent. related. interested. relevant. connected. concerning. regarding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concerned. relevant. interested in. concerned with. involving. involved. relative to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concern. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to relate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

involvement. connection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Serap. (bkz.Serap). 2.Gök erimi, serap. 3.Belli belirsiz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıcak mevsimde buharın çukurca ovalara yaslanıp uzaktan su gibi görünmesi, serap (İstanbul şivesinde kullanılmamıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çeşitleri olan bir nevi orman ağacı: Akılgın = Başlıca sulak yerlerde hasıl olan ve açık penbe çiçek açan çeşit ki, kudret helvasının iyisi bunun yaprağında hasıl olur. Acı ılgın = Acı günlük denilen zamkı veren cinsi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Kumlu topraklarda yetişen ve çit bitkisi olarak kullanılan ağaççık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interesting. exciting. engrossing. picturesque. absorbing. gripping. curious. quirky. taking. amazing. crackpot. fastmoving. juicy. kooky. quaint. far out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interesting. exciting. engrossing. picturesque. absorbing. gripping. curious. quirky. taking. amazing. crackpot. fastmoving. juicy. kooky. quaint. far out. attractive. chamber. entertaining. exotic. piquant. refreshing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interesting. challenging. piquant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Acı kiraz, yabanî kiraz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being interesting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Akılgın ormanı koruluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alâkasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disinterested. irrelevant. apathetic. apathetical. indifferent. standoffish. unconcerned. uninterested. unconnected. unrelated. aloof. careless. complacent. impertinent. incurious. insensible. insouciant. listless. lukewarm. nonchalant. oblivious. ph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. aloof. apathetic. bloodless. careless. clinical. disinterested. distant. indifferent. irrelevant. lax. lukewarm. nonchalant. unconcerned. casual. unconnected.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent. irrelevant. absent. careless. casual / adj ,. detached. disinterested. floating. inapplicable. incurious. insensible. key cold. lackadaisical. lukeworm. oblivious. standoffish. unconcerned. uninterested. unobliging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Aldırmazlık, alâkasızlık, kayıtsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apathy. indifference. disinterestedness. unconcernedness. unconcern. backwater. coolness. insouciance. listlessness. neglect. phlegm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apathy. disregard. indifference. lethargy. irrelevance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifference. lack of interest. irrelevance. apathy. disinterest. incuriosity. insouciance. oblivion. reserve. standoff. unconcern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İnsanoğlunun ilk hesap makinesi abaküslerdir ve abaküse benzeyen ilk araçlar bundan 3,000 sene önce kullanılmıştır. Otomatik hareketlerden yararlanan ilk toplama makinesini Blaise Pascal geliştirmiştir. Pascal bu makineyi tasarlarken, bir tarafa doğru döndürülen dişli çarkların hareketinden faydalanmıştır. Daha sonra Leibniz aynı prensiple çarpma işlemi de yapabilen bir makine daha geliştirmiştir.

Hesaplamada elektronik sistemin öncüsü İngiliz bilim adamı Charles Babbage’dir. Babbage’nin Analitik Motor adını verdiği cihaz, belli bir programlama içinde hesapları otomatik olarak yapabilmekteydi.

Gerçek anlamda bilgisayarlar, 1941 yılında Berlin’de Kondrad Zuse tarafından geliştirilmiştir. Onun yaptığı bilgisayar, elektron lambalarından oluşuyordu ve aynı yıllarda Busines Machines Corporation adlı firmanın yaptığı otomatik bilgisayardan çok daha hızlı çalışıyordu.

1946’da, Amerikalı J. Presper Erchert ve John W. Mauchly, yüksek işlem hızına sahip tam elektronik ilk sayısal bilgisayarı geliştirdiler. 17,500 civarında elektron tüpü, 1,500 röle, 70,000 direnç ve 10,000 kondansatörden oluşmuş 30 ton ağırlığındaki bu dev makina, on haneli 5,000 sayıyı bir saniye içinde toplayabiliyordu.

Sonraki yıllarda inanılmaz bir süratle geliştirilen bilgisayarlar, bilgiyi çabuk ve doğru bir şekilde işleme ve saklama özellikleri nedeniyle, kısa sürede günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiler. Bilgi üretimi ve dolaşımı hızlandı. Bu gelişmeler sayesinde, bir toplumun bütün bireylerinin bilgiye kolayca ulaşmaları ve onu tüketmeleri mümkün oldu.

Bilgi toplumunun oluşumunu hızlandıran bu gelişmelerin yanısıra, basımevlerinden uzay gemilerine kadar hemen bütün makina ve araçların kontrolünü de bilgisayarlar üstlenmeye başladı. Böylece insanlar uzun süre alan ve oldukça karmaşık olan yorucu ve bıktırıcı işlerden kurtuldular.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Dijital bilgi işleme alanında (bilgisayar sektörü, monitör üreticileri vs.) faaliyet gösteren endüstrileri ve firmaları ifade eden genel bir terimdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Karanfil çiçeğinin pek çok çeşitlerini içinde toplayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

positive information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advance information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advance information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Orkestrasyon.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Öz bilgin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Radyo istasyonunu aramanızı ve ayarladığınız istasyonun türünü görmenizi sağlar. NEWS (haber) ve SPORT (Spor) gibi PTY veri isimleri, kafa biriminin ekranında görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygiene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İngilizce adı ‘backgammon’ olan, bizde ise İtalyanca ‘tavola’dan geçmiş ismi ile ‘tavla’ olarak bilinen oyun, şans ve kabiliyetin çok güzel dengelendiği, kazanmak için ikisinin de gerekli olduğu, toplumun her seviyesinde ve her yerde oynanabilen bir oyundur.

Tavla o kadar bilinen bir oyundur ki, burada kurallarından bahsetmek bile ayıp olabilir. Tavlanın bilinen en eski oyunlardan biri olduğu, 5 bin yıl evvel Mısırlılar tarafından oynanmaya başlandığı, Yunanlılar ve daha sonra da Romalılar tarafından oynanıp Avrupa’ya yayıldığı biliniyor. Bu günkü oynanış kuralları 17. yüzyılda İngiltere’de tekrar düzenlenmiş, 20. yüzyılın başlarında, 1920’lerde ise çift zarla oynanmaya başlanmıştır.

Tavla, kırda, kahvede oynanabilmesi bakımından basit bir halk oyunu olarak bilinmesine rağmen satranç gibi stratejik bir savaş oyunu olup en az onun kadar, hatta araya şans faktörünün de girmesi ile ondan daha zor bir oyundur.

Sonraki hamleleri düşünmeyi zorlaştıracak şans faktörü oyuna eğlenceli bir yan katar. Oyunu kazandığınızda bunu kabiliyetinize yorarken, kaybettiğinizde de kötü şansınızı suçlayabilirsiniz. Ancak tavla şampiyonları şansın yanında oyunda, ihtimaller hesabını, tahayyül ve sezgi yeteneklerini hatta psikolojik faktörleri bile kullanırlar.

Günümüzde bilgisayarda, internet aracılığıyla dünyanın öbür ucundaki kişilerle tavla oynanabiliyor. Bilgisayarla karşılıklı tavla oynayabileceğiniz çok güzel programlar var. Ne var ki bu programlar amatör bir seviyeden öteye geçemiyorlar. Satrançta olduğu gibi dünya şampiyonlarını bile yenebilecek programlar üretilemiyor.

Bir bilgisayarın herhangi bir oyunu bir insan kadar veya daha iyi oynayabilmesi için ya insandan daha akıllı olması yahut da belirli bir sürede insandan daha çok iş yapabilmesi gerekir. Oyun programlarında genel strateji akıl üzerine kurulamaz. Program bir insanın yapamayacağı kadar kısa bir sürede, ilerde yapılabilecek hamleleri ve karşı oyunları hesaplayabilecek şekilde hazırlanır.

Satranç oyununda her bir oyuncunun bir hamlede yapabileceği 20-30 değişik hareket vardır. Tavlada ise her iki zarı attığınızda, zaten 21 tane değişik pozisyon gelme olasılığı vardır. Bu her bir pozisyon da en az 4-6 değişik şekilde oynanabileceği, bir de çift atıldığında 4 kere oynanabileceği faktörlerini de hesaba katarsak, sadece bir kerede tavlada kaç değişik oyun oynama olasılığı olduğu ortaya çıkar.

İşte bu durum tavla oyununun herhangi bir anında çok ileriye bakmayı, sonraki hamleleri görebilmeyi ve tedbir almayı zorlaştırır. En basit bir hesapta bile görülebilir ki tavlada 3 kere zarları atışta oynanabilecek pozisyon sayısı 250 milyona ulaşır. Bunun analizini yapabilmek bilgisayar için bile zordur.

Satranç gibi oyunlarda, bir kerede yapılabilecek hamleler hesaplanırken en mantıksız ve yapılmaması gereken hamleler çıkarıldığında geriye oynanması mümkün 5 bilemediniz 10 hareket kalır. Halbuki tavlada her seferinde atılan zara bağlı olarak 21 değişik seçenek vardır. İşte bu nedenle programlamada arka arkaya olabilecekler için bir fonksiyon türetip, yazılım yapabilmek içinden çıkılmaz bir hale gelir.

Tavlada bir başka faktör de zamandır. Oyunun herhangi bir kademesindeki durumu kavramada geçen zaman açısından insan, bilgisayardan hala üstündür. Tabii bu arada pulları kırma, kritik yerlerde kapı alarak rakibin zarı ne gelirse gelsin onu oynatmama, gele atma gibi durumlar da göz önüne alınırsa, bilgisayarın tavla oyununda niçin çok başarılı olamadığı ortaya çıkar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. gramer). Dilbilgisinin kelimelerin yapısını, türeme yollarını ve çekimini inceleyen kısmı, morfoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dildeki seslerle değişikliklerini ve bu değişikliklerin tarihini inceleyen dilbilgisi bölümü, Fr. Phonitlque.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). t. Silecek şey, bez, yemeni vesaire. 2. Kurşun kalem yazılarını silmek için kullanılan lastikten Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eraser. rubber. india-rubber. cleaner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elastic. eraser. rubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eraser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

natural history.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

natural history.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. -k..). Yenilme, mağlûbiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankruptcy. beating. checkmate. defeat. discomfiture. drubbing. licking. reverse. thrashing. trimming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkmate. defeat. reverse. setback.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defeat. beating. bust. licking. trimming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horror.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılmış, gözü korkmuş, ürkmüş: Yılgın askerle savaşmak müşküldür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crestfallen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crestfallen. terrified. daunted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crestfallen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılgın olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden zencefil, kakule gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korkutma, azarlama, Ar. tahvîf, tehdîd. Zılgıt vermek = Tehdit etmek, ağır azarlamak.

Türkçe Sözlük by