Ilim Adamı ne demek? | Ilim Adamı anlamı nedir? | Ilim Adamı

Ilim Adamı anlamı nedir?

ilim Adamı ne demek?

ilim Adamı anlamı nedir?

ilim Adamı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ilim adami

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). İnhiraf: gök ekvatoru ile bir yıldızın arasındaki uzaklık. Kuzeye doğru uzaklık, artı, güneye doğru olan da eksi işaretiyle gösterilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

right ascension. evolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expansion. opening. declination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Windows yüklü cihazları outlook ile senkronize etmek için kullanılması gereken program.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ethics. moral science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علاقدرالامکان] olabildiğince.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprise. leap. advance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leap. dash. lunge. development. progress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rush. thrust. leap. dash. onset. attack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bâdem şeklinde: Bâdâmî göz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ichthyology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.). (bk.) İlim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science. knowledge. learning. scholarship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science. learning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science. lore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science fiction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific. scholarly. erudite. academic. academical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plant scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

botany.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entomology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Mevzu olarak çocuğu alıp her bakımdan inceleyerek özelliklerini belirten ilim, çocuk ilmi, pedagoji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountain man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distribution. dispersion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispersion. distribution. dissociation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispersal. distribution. dispersion. dissociation. allocation. dissolution. scatter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oceanography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seismologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seismology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statesman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statesman. diplomat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linguistic scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

DİL BİLİM (i.) (uyd. k.). insanın konuşma kabiliyetini veya yeryüzündeki dilleri ses, şekil, mânâ ve sözdizimi bakımından inceleyen bilim, lengüistik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uzunluğuna kesilmiş parça; bu şekilde parçalara bölünmüş bir şeyin her parçası, umumiyetle parça. Ar. kıt’a: Bir dilim karpuz, portakal dilimi, bir dilim ekmek, dilim dilim kesmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slice. strip. sector. segment. cut. round. shred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

segment. shred. slice. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slice. piece. section. jerk. split. shred. sliver. slab. cut. segment. tranche.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dilimlere ayırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slice. cut into slices. separate into segments. shred. chip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carve. cut. slice. to slice. to cut into slices.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slice. to cut into slices. cut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sliced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ecclesiastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

natural sciences. general science. physical sciences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orientalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Dokuları inceleyen bilim, histoloji.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğrafların ve video görüntülerin i.LINK™ ile bağlanmış DV kaynaklarından okunmasını sağlar. Okunan görüntüler, işlenmek üzere çeşitli biçimlerde kaydedilebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Temayül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inclination. obliquity. aptitude. bias. squint. tendency. affection. bent. current. device. disposition. drift. gravitation. leaning. liability. notion. penchant. ply. predisposition. proclivity. proneness. propensity. pulse. relish. sense. set. slan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affinity. bent. bias. disposition. inclination. leaning. mind. propensity. sense. stream. tendency. trend. twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inclination. tendency. affinity. aptitude. bent. bias. cast. desire. disposition. drift. fitness. liking. movement. ply. predilection. predispostion. proclivity. proneness. propensity. run. set. tide. trend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disposed. inclined. apt. affected. inclinable. liable. slant. slanting. vulnerable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a tendency to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bataklik. çayir. düzlük.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fİ’L-İ MÜN’AKİS) (i. F. A.). Organizmanın bir uyarmaya karşı birdenbire aldığı vaziyet, refleks.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intellectual. savant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). 1. Resim çekmek için kullanılan, sellülozdan yapılmış ışığa karşı hassas levha veya şerit (fotoğrafçılık, sinemacılık ve radyografide kullanılır). 2. Sinemacılıkta bir oyunun tamamını ihtiva eden şeritlerin bütünü. 3. Verici sinema makinesiyle gösterilen oyun, konu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science of future. futurology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

income distribution. distribution of income.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). 1. İki ucundan çekilen bir telin her noktasında, çekme gücüne karşı koyan kuvvet. 2. İki nokta arasındaki elektrik akımını sağlayan sebep, potansiyel farkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. intensity. voltage. potential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potential. stress. tension. voltage. frustration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. voltage. blood pressure. pull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

under tension. tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without tension. slack. relaxed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the man of the hour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (gen.) , (çoğ.) elbise, kıyafet, kılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man who enjoys life. man of the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İLM) (I. A.) (e. ulûm). 1. Bilme, biliş, bilgi, dânlş, malumat, haber, vukuf: Cenâb-ı Hakkin ilmi her şeyi içine alır. Buna İlim yetişmiyor. Bu işe onun ilmi de yetmedi. 2. Okumakla öğrenilen bilgilerden biri: Sosyoloji İlmi, tıp ilmi, felsefe İlmi, matematik İlmi, tabiat ilmi, İlim öğrenmek, okumak: Bu adamın ilmi vardır. 3. Nazariyat: Yalnız İlim kâfi değil İş de ister. İlim ve İşi cem’etmek. İlm-ül-arz = Jeoloji. Arz tabakalarından, arzın yapısından ve oluşundan bahseden ilim. Fransızca: gâolojie. Ilm-ül-emriz = Hestahklar ilmi, patoloji. Fransızca: pathologie. İlm-t servet, ilm-i iktisâd = Ekonomi ilmi, İktisat. Fransızca: Aconomie polltique. İlm-ül-llsân = Mukayeseli diller İlmi. Fransızca: llnguistlque. İlm-ül-maâdln = Madenler ilmi. Fransızca: minirologie. Ehl-i İlim = İlim sahipleri, bilginler, ulema. Ilm-I hâl = Namaz, abdest ve daha başka dini bilgi ve inanırları çocuklara öğretmeye mahsus kitap: llm-l hâl okumak. İlmühaber = 1. Bir resmi daireye sunulmak üzere bir kimsenin durumu hakkında, ait bulunduğu makamdan verilen tasdikname: Mahalleden, belediyeden ilmühaber getirmek lâzımdır. 2. Para veya evrak gibi şeylerin teslim olunduğunu gösteren ve getirenin eline verilen pusula: Evrakı teslim ettiğime dair oradan ilmühaber aldım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moderation. equinox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enlightenment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science. science bilim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acquirement. enlightenment. knowledge. learning. scholarship. science. wisdom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علم] ilim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ilık olmak, soğuğu kırılmak. Az sıcak kalacak surette soğumak: Su ılıdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Mevsimlere dengeli bir şekilde dağılış gösteren bol yağışların düştüğü ılıman bölgelerin ormanlarıdır. Göreli olarak bitki türü sayısı az, fakat aynı türden olan bitkiler veya ağaçlar topluluğu geniş populasyonlar oluşturur. Bu populasyonlar “yosun ormanları,” “subtropikal orman,” “defne ormanları” gibi isimler alır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moderate. equable. temperate. mild. clement. middle-of-the-road. modest. genial. hospitable. low key.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mild. moderate. modest. sober. temperate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moderate. middle-of-the-roader. conservative. continent. equable. gentle. middle of the road. mild. sober. commensurate taxation. temperate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equanimity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moderation. clemency. continence. decency. equability. moderateness. temperance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). bk. Antropoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

businessman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of business. businessman. business man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genetics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lawman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

law officer / lawyer. jurist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attendance. participation. subscription. accession. accretion. share.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participation. agreement. agreeing. accession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument of accession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participant. participator. subscriber. actor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participant. participator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Oturulacak yere ve yatak altına serilen ve eskiden dervişlerin omuzlarında taşıdıkları ufak keçe ve sade halı, seccâde. 2. Tüysüz oda yaygısı, halının havsızı: Anadolu, şehir, köy kilimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

throw rug. rug. scatter rug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rug. carpet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilim. carpet. rug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pileless smooth surfaced weaving in which pattern is formed by the wefts, which completely conceal the warps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rug with no pile Design is created by the different colors of weft strands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A tapestry-like woven rug It is a flat rug with no pile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller or maker of kilims.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. makadam usulü ile şose yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metallurgy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metallurgy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). (bk.) Milimetre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Metrenin binde biri, santimetrenin onda biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millimetre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millimeter. millimetre. milimetre milimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Bir mikronun binde biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the exact sciences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Phone Tools yazılımı, faks işlemlerini gerçekleştirmek, GSM mobil telefonlar, ISDN ve PSTN şebekelerle iletişim kurmak için kullanılır. Yazılım kısa mesaj (SMS) gönderip alabilir ve mobil telefonun rehberini kullanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PictureGear™, mevcut görüntü dosyalarını genel olarak gösterir ve düzenler. Diğer seçenekler arasında Microsoft® Windows® masaüstü için basit arkaplan tasarımı ve temel slayt gösterileri bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu yazılım, fotoğrafları, hareketli görüntüleri ve sesleri dosyalamak ve düzenlemek için kullanılabilir. Çok kolay kullanıma sahiptir. Ciddi ve eğlenceli özelliklerin yanı sıra bir çok görüntü geçişi olanağı sunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Ruhiyat, psikoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

time zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man about town. man-about-town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acoustics. phonetics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darling. honey. sweetheart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social sciences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lexicology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paleontology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Sosyoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmonaut. spaceman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Tüm VAIO sistemleri ile birlikte gelen yazılım paketi, herkesin AV-IT’nin tüm potansiyelinden en iyi şekilde faydalanabilmesi için dikkatle seçilmiştir. VAIO için Adobe® Yazılım Paketi size fotoğraf ve video düzenleme sanatına hakim olmanız ve şirket içerisinde veya ötesinde kolayca dağıtabilmek için kendi PDF dosyalarınızı yaratmanız için gerekli araçları sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax tranche. tax bracket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

program. programme. software.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

software.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

software.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yazılım, bir program çalıştırılırken bilgisayar tarafından kullanılan talimatları içerir. Yazılım, resimlerin indirilmesi ve görüntülenmesini sağlamak için Sony dijital fotoğraf makineleriyle birlikte sağlanan bir aksesuardır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k ). Yer küresinin yapısı ile tarihini inceleyen ilim, jeoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greenish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeşile çalan.

Türkçe Sözlük by