Ille ne demek? | Ille anlamı nedir? | Ille

Ille anlamı nedir?

ille ne demek?

ille anlamı nedir?

ille | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ille

Türkçe Sözlük

(bk.) illâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in any case. whatever happens. or else. especially. particularly. necessarily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolutely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. c. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Sıcak ülkelerde yetişir, kerestesine «abanoz» denir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(biyol). ökçe veteri, Aşil kirişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kindred languages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden, örneği ananas olan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( i.c ). Ayrı taçyapraklılardan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Kedi cinsinden gelen bütün etoburları içine alan hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). top gibi büyük harp siIâhları , ağır silâhlar; topçu sınıfı; topçuluk. artilleryman (i). topçu neferi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası, örneği üzüm asmasıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). At, eşek ve zehirleri içine alan tekparmaklı memeliler familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir bitki familyası örneği atkestane‘ si ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Damarlı çiçeksizlerden bir bitki familyası. Örneği atkuyruğudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Bu familya bitkileri sıcak ve kurak ülkelerde yetişir, gövde ve yaprakları etli ve dikenlidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Memeli etoburların ayıları içine alan takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu v.s. gibi pek çok sebze ve ağaçları içine alan büyük bir bitki familyası. Baklagiller, ikiçenekll ayrı taçyapraklılardandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leguminosae.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leguminous seeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bakterileri içine alan bir bitki ailesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Denizde yaşayan memeli hayvanlar familyası. Bunlar balık biçiminde olur. Başlıca örneği balinadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) iki çenekli ve bitişik taçyapraklılardan bir bitki familyası. Nane, lavanta çiçeği, kekik gibi kokulu bitkiler bu familyaya girer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Baobabiyye.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Paris'teki Bastil hapishanesi; k.h. hapishane olarak kullanılan herhangi bir kale.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İ ktçenekl ilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi begonyadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.). (bk.) Bileşikgiller.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., ask. askerlere kışlalar dışında temin edilen ikametgâh, konak yeri; bu ikametgâhı temin için çıkarılan yazılı veya sözlü emir, konak tezkeresi; iş, vazife, ödev; pusula, not; kütük, demir veya çelik çubuk; f. konaklatmak , yerleştirmek, yer temi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. aşk mektubu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Tek taçyapraklı bitkilerden, zengin bir familya. Papatya, enginar, kasımpatı, devedikeni vs. bitkiler bu familyadandır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıcak memleketlerde yetişen çiçekli bir bitki, bot. Bougainvillea.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. körlerin parmaklarıyla dokunarak okumaları için kabartma harflerden meydana gelen bir baskı sistemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Brazzaville.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Birçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi buğdaydır. Bu familyanın pek çok olan cins ve çeşitleri yeryüzünün her yerinde yaygındır. Yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, Buğday çeşitleri, çayır otları, bambu bu familyadandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kozalaklılardan, iğne gibi olan yapraklarını yaz, kış dökmeyen ağaçlar familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklılardan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayaktakımı, aşağı tabaka, sefiller.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayrı çanakyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir ağaççık familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi ceviz ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ipek veya pamuktan dokunmuş tüylü kordon veya saçak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Yaradılış, Ar. hilkat, tıynet, Fars. nihâd, tabiat, huy: Bir adamın cibllleti kötü olursa terbiye ile ıslah olunamaz (cibilliyet galat-ı meşhurdur).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبلت] karakter, yaratılış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Numunesi çiğdem olan bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ak lekeler peydâ etmek, çil olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freckle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çoğunlukla beyaz tenli, kırmızı saçlı kimselerde görülen çiller, yüze serpilmiş ufak lekeler halindedir. Nedeni; cildin güneşe karşı gösterdiği tepkidir. Olgunlaşmış çillerin yok edilmesi mümkün değildir. Ancak koruyucu önlemler alınır. Yüzünde çil olanların güneşte fazla durmamaları ve yüzlerini sık sık yıkmaları tavsiye edilir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Pirinç, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya, 1 kahve fincanı pirinç konup, kaynatılır, süzüldükten sonra yüz yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkl;eneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerln ayrı taçyapraklılar kısmından, bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). dishabille.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

give tongue to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dile gelmek, dillenip söz söylemek: Bir buçuk yaşında o kadar dillenmek! 2. Dili açılıp çok söylemek. 3. Edepsizlik etmek. 4. Dillere düşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Söyleşmek, karşılıklı konuşmak. Osm. mükâleme, müsahabe etmek: Hüneri varsa gelsin, dilleşelim. 2. Ecnebi dili ile konuşmak. 3. Münakaşa etmek (ağızlarda).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Droseragiller.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ev elbisesi; yarı giyinmiş olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Kurak yerlerde yetişen, ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Örneği domuz olan memeli hayvanlar familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. T. botanik), ikiçeneklilerden, yapraklarıyla böcek yakalayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İki çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Dut ağaçlarının türlerini içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. celîl). (bk.) Celîl. Celîl ler, yüksekler. Ecille-i ricâl-i devlet-l Aliyye = Osmanlı devletinde Tanzimat’tan sonra Ulâ sınıf-ı evveli rütbesini taşıyan devlet memurlarına denirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. delil), (bk.) Delil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ادله] deliller. 2.rehberler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Damarlı çiçeksizlerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. ailece, aile fertleri ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eşgine açılmak, açık denize çıkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be tamed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domestication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tame. to tame. to domesticate ehlileştirmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tame. to domesticate. train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kendinden çizgileri olan yumuşak ipekli kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (Fr). Avrupa gazetelerinde roman veya sanat eleştirisine ayrılan sütun; bu sutunda çıkan yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Art arda kullanılarak sürat ve dikkatle her tarafı araştırıp İncelemek mânâsında kullanılır: Her tarafı fIIlenk fillenk aradılar, (bk.) Fellik fellik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). delik tıkamak için kullanılan herhangi bir şey; (boyada) astar; puronun içine konulan tütün; (gazet). boşluk doldurmak için kullanılan kısa yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Fillerin kulaklarının büyüklüğünün daha iyi işitmeleri ile bir ilgisi yoktur, kulaklar soğutucu görevi yaparlar.

Bilindiği gibi filler çok büyük hayvanlardır ve havanın çok sıcak olduğu bölgelerde yaşarlar. Filin kulaklarında bir çok kan taşıyıcı damar vardır. Bunlar sıcak kanı kulağın yüzeyine taşırlar ve sıcaklığın buradan havaya gitmesini sağlarlar. Böylece hayvancağız kulaklarını oynatarak kendini serinlemiş hisseder.

Afrika filleri çok az ağaç bulunan kurak yerlerde yaşadıklarından kulakları daha büyüktür. Asya’da özellikle Hindistan’da ise fillerin saklanabilecekleri ağaç gölgeleri çok olduğu için oralarda yaşayanların kulakları daha küçük ve üçgenimsidir.

Afrika filleri Asya fillerinden ortalama yüzde 5 daha büyüktürler.

Bugüne kadar yaşayan fillerin içinde büyüklük rekoru 4,10 metre yükseklik ve 10,7 ton ağırlık ile bir Afrika filine aittir. Fillerde dişler yeme değil de savunma amaçlı olup Asya fillerindekiler daha ince ve uzun ama daha hafiftirler.

Filin burnu değişikliğe uğrayarak uzamış, yakalayıcı bir hortuma dönüşmüştür. Bir insanın vücudundaki kasların sayısı 600 iken bir filin gövdesinde 50 bin kas vardır. İnsanda kalp tek bir kastan oluşmuşken gülmek için 17, surat asmak için ise 43 kasın çalışması gerekir. Yani gülmek daha az yorucudur. Fillerin kaslarının 40 bini hortumda bulunur. Bu hortumu ile fil bir ağacı devirebilir, yerdeki bir toplu iğneyi alabilir.

Filleri diğer hayvanlardan ayıran bazı ilginç özellikleri vardır. Örneğin fil zıplayamayan tek memeli hayvandır. Ayrıca fil insanın dışında başı üstünde amuda kalkabilen tek hayvandır.

Filler parmak uçlarına basarak yürürler, çünkü ayaklarının geri taraflarında kemik yoktur, bu bölge sadece yağdan oluşmuştur. Bir günde 30 kilometre yüzebilirler, bu arada hortumlarını şnorkel gibi kullanarak hava alabilirler. Suyun kokusunu 5 kilometre öleden alabilirler ve bir günde 250 litre su içebilirler. Filler, özellikle Asya filleri sakin ve uyumlu hayvanlardır. Ancak bugüne kadar sirklerde ölümcül kazalara aslan ve kaplanlardan çok filler yol açmışlardır.

Fillerin en önemli özelliklerinden birinin kendilerine yapılan bir hareketi unutmadıkları olduğu söylenir. Bu inanış tam doğru değildir. Yapılan deneylerde fillerin zor öğrenen ama bir kere öğrenince ömür boyu unutmayan hayvanlar oldukları saptanmıştır. Kendisine yapılan kötü bir hareketi hiçbir zaman unutmayan hayvan devedir. Kendisini döven kim olursa olsun fırsatını bulduğunda intikamını alır. Dayak yedikten yıllar sonra sahibini öldüren develer görülmüştür. ‘Deve kini’ tanımı işte bu nedenle kullanılır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). saçları tutmak için başa bağlanan kurdele veya bant; kemiksiz et veya balık, fileto; tiriz, pervaz; (mim). dar ve düz silme; kitap kapağı üstüne basılan süs çizgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Fişek, dinamit gibi patlayıcı şeylerin fitilini ateşlemek. 2. mec. Fitil vermek, birini kızdırmak veya kışkırtmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to light the fuse of. to incite. to enrage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to attach a fuse or wick to. to light the fuse of. to incite sb to do something rash. set off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fossilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. T. botanik). Suyosunlarından bir yosun familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Fundalar takımından, birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, bir bitki familyası. Familyanın örnek bitkisi gebreotu’dur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

posterity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı, ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Yumuşakçalar ile omurgalılar arasında yer alan ve bir kabuk içinde bulunan deniz hayvanları.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kurşuni renkte tezyini resim usulü (bilhassa cam üzerine).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kuzey denizlerine mahsus karabatağa benzer bir deniz kuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi gül olan bu familyaya çilek, armut, elma, badem, şeftali ve benzerleri de girer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Gürgen, meşe, kestane vs. gibi ağaçları içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bir bitki familvası. Örnek bitkisi horozibiğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıtaçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi hünnap’tır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi iğdedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi ıhlamurdur.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. illégal

huk. yasa dışı

Yasalara, yasa kurallarına uymayan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegal. unlawful. illicit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prohibited by law or by official or accepted rules; 'an illegal chess move'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A KGB operative infiltrated into a target country and operating without the protection of diplomatic immunity. against the law. [BSG] For a while, official Honeywell Multics documentation policy tried to make the use of the term illegal illegal -- if an o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the act not according to or authorized by law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Against the law, unlawful. prohibited by law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A violation of an architecture rule that an implementation is required to report See also unpredictable. not in accordance with the laws.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Against the law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meşru olmayan, kanuna aykrı, yolsuz. illegal practices yapılması yasaklanan hareket ve davranışlar. illegal'ity i. kanuna ayklrılık. ille'gally z. kanuna aykırı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. okunmaz, okunması mümkün olmayan. illegibil'ity i okunmazlık. illeg'ibly z. okunmaz bir ,sekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gayri meşru, evlilik dışında doğan; kanuna aykrı; makul olmayan, saçma. illegitimacy i. piçlik, gayri meşru olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ilel). 1. Hastalık, Ar. maraz, dâ, eski Türkçe sayruluk: IIlet-i müzmine = Müzmin hastalık. IIlet-i efrenciyye = Frengi. Illet-i sâriye = Salgın hastalık (maraz’la aynı mânâda). 2. Sakatlık, sakat adamın hali: İlleti vardır. 3. Sar’a, vücut titremesi ve baş dönmesi gibi insana musallat olup ayrılmayan ve sık sık rahatsız eden hastalık: insan korkudan illet kazanır, illet sahibi olur. Onda bir illet vardır. 4. Sebep, icab etme, hazırlayıcı hal: Bunu icab ettiren İllet nedir? 5. Maksat, gaye, niyet: Bu kadar yorgunluğun illeti nedir? İllet-i gaiyye = Gerçekleşmesi için çalışılan maksat: Tahsilin illet-i galyyesi terbiyedir. 6. (edebiyat) (Arapça gramerde) Bir kelimenin aslî harfleri arasında (elif, vav, ye) harflerinden birinin bulunması. Hurûf-ı illet = illet harfleri: «elif, vav, ye» harfleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malady. disease. illness. malady sayrılık. hastalık. bad habit. addiction. cause. reason. nuisance. pest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cause. disease. reason. illness. chronic illness. bad habit. addiction. defect. fault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ علت] hastalık. 2.sebep.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir illet ve hastalığa uğramış. Her vakit tekrarlanıp kendisini rahat bırakmıyan bir müzmin hastalığa tutulmuş: O zavallı, illetlidir. 2. Sakat, vücudunda bir sakatlık olan. 3. Bir istisna sebebi olan, özürlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diseased.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Dünyadaki 6 milyar kişinin konuştuğu 3000’den fazla dil vardır ama dünya nüfusunun yarısı bu dillerden yalnızca 15’ini konuşmaktadır. En çok sayıda insanın konuştuğu dil ise Çin’deki Mandarin dilidir. Yazı dili bütün Çin’de aynı olmasına rağmen halkın yüzde 70’i Mandarin dilini konuşur ve kuzeyde oturan bir kişi güneydekinin konuştuğunu anlamaz.

Afrika’da 1000’e yakın dil konuşulmaktadır fakat l milyondan çok kişinin konuştuğu dillerin sayısı 30’u geçmez. Hindistan’da 800’den fazla dil konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık ülkede, her 12 kilometre gittikçe lisanın değiştiği söylenmektedir.

Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında, çok büyük bir olasılıkla Yakın Doğu’da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki iki toplum coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarının da o kadar farklı olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin, Japon gibi doğu milletleri genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar ise Kuzey Afrikalılara, Ortadoğululara ve Hintlilere daha yakındırlar.

Dünyanın bu genetik haritası ile konuşma lisanlarının yayılışı paralellik gösterir. Teoriye göre milattan önce 7500 yıllarında tarımın başlaması ve hayvancılığın gelişmesi ile birlikte Yakın Doğu’dan Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya ve Hindistan’a büyük göçler olmuştur. Bu büyük göç dalgaları üç ana dil gurubunun oluşmasına yol açmışlardır.

Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin tarihsel oluşumuna dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökenden kaynaklandıkları varsayılan diller aynı öbeğe konulmuştur. Çelişkili olmalarına ve tam tatminkar açıklaması yapılamamasına rağmen bu üç dil grubu şunlardır: (1) Hint-Avrupa dilleri, (2) Ural-Altay dilleri, (3) Hami-Sami dilleri.

Türk dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dil öbeklerinin dışında sınıflandırılmalarına rağmen Kore, Japon ve Eskimo dilleri de bu aileden gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirgin örneği Arapça’dır. Çin-Tibet ve Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika ve Amerika yerli dilleri bu ana sınıflandırmanın dışındadırlar.

Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre de dört sınıfa ayrılır: (1) Kelimelerin kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki yerlerine göre anlam yüklendikleri diller (Çin, Vietnam, vb.); (2) Zaman, kişi, olumsuzluk gibi tüm durumların fiilin köküne ek gelmesiyle türetilen diller (Türkçe); (3) Dilbilgisi bağlantılarının fiil kökünde değişiklik yapılarak ifade edildiği diller (Hint-Avrupa, Hami-Sami); (4) Sözcüklerle ekler birleştirilerek bir cümlenin tek sözcüğe dönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde “takusariartorumagaluarnerpa” kelimesi “onun bununla uğraşmaya gerçekten niyetli olduğunu sanıyor musunuz” anlamına gelir.

Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin, daha az kullanılanlara göre az sayıda harfle yazılmaları, yani daha kısa olmalarıdır. Ayrıca hemen hemen bütün lisanlarda vücudun kısımlarının ve organlarının isimlerinin bir çoğu kısa kelimelerle ifade edilir. Türkçe’deki baş, bel, kaş, göz, kas, dil, diş, el, kol, saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi.

Lisanın zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisi vardır. Eskimo’lar ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atın cinsine, yaşına, rengine göre değişik isimleri vardır. Ancak bizler de ‘kar’a sadece kar derken Eskimo dilinde karı ve yağışını tanımlayan 32 kelime vardır.

Hayvanlara sesleniş bile dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu “bili-bili” diye çağırırsanız anlamaz. İngilizler tavuğu “çak-çak” (chuck), Finliler “fibi-fibu” diye çağırırlar ama hemen hemen bütün dillerde tavuğu kovalama sesleri birbirlerine benzer; kış-kış, kuş-kuş, kş-kş, kiş-kiş...


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyadaki 6 milyar kişinin konuştuğu 3000’den fazla dil vardır ama dünya nüfusunun yarısı bu dillerden yalnızca 15’ini konuşmaktadır. En çok sayıda insanın konuştuğu dil ise Çin’deki Mandarin dilidir. Yazı dili bütün Çin’de aynı olmasına rağmen halkın yüzde 70’i Mandarin dilini konuşur ve kuzeyde oturan bir kişi güneydekinin konuştuğunu anlamaz.

Afrika’da 1000’e yakın dil konuşulmaktadır fakat 1 milyondan çok kişinin konuştuğu dillerin sayısı 30’u geçmez. Hindistan’da 800’den fazla dil konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık ülkede, her 12 kilometre gittikçe lisanın değiştiği söylenmekledir.

Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında, çok büyük bir olasılıkla Yakın Doğu’da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki iki toplum coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarının da o kadar farklı olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin, Japon gibi doğu milletleri genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar ise Kuzey Afrikalılara, Ortadoğululara ve Hintlilere daha yakındırlar.

Dünyanın bu genetik haritası ile konuşma lisanlarının yayılışı paralellik gösterir. Teoriye göre milattan Önce 7500 yıllarında tarımın başlaması ve hayvancılığın gelişmesi ile birlikte Yakın Doğu’dan Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya ve Hindistan’a büyük göçler olmuştur. Bu büyük göç dalgaları üç ana dil gurubunun oluşmasına yol açmışlardır.

Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin tarihsel oluşumuna dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökenden kaynaklandıkları varsayılan diller aynı öbeğe konulmuştur. Çelişkili olmalarına ve tam tatminkar açıklaması yapılamamasına rağmen bu üç dil grubu şunlardır:

(1) Hint-Avrupa dilleri, (2) Ural-Altay dilleri, (3) Hami-Sami dilleri.

Türk dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dil öbeklerinin dışında sınıflandırılmalarına rağmen Kore, Japon ve Eskimo dilleri de bu aileden gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirgin örneği Arapça’dır. Çin-Tibet ve Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika ve Amerika yerli dilleri bu ana sınıflandırmanın dışmdadırlar.

Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre de dört sınıfa ayrılır:

(1) Kelimelerin kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki yerlerine göre anlam yüklendikleri diller (Çin, Vietnam, vb.);

(2) Zaman, kişi, olumsuzluk gibi tüm durumların fiilin köküne ek gelmesiyle türetilen diller (Türkçe);

(3) Dilbilgisi bağlantılarının fiil kökünde değişiklik yapılarak ifade edildiği diller (Hint-Avrupa, Hami-Sami);

(4) Sözcüklerle ekler birleştirilerek bir cümlenin tek sözcüğe dönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde “takusariartorumagaluarnerpa” kelimesi “onun bununla uğraşmaya gerçekten niyetli olduğunu sanıyor musunuz” anlamına gelir.

Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin, daha az kullanılanlara göre az sayıda harfle yazılmaları, yani daha kısa olmalarıdır. Ayrıca hemen hemen bütün

lisanlarda vücudun kısımlarının ve organlarının isimlerinin bir çoğu kısa kelimelerle ifade edilir. Türkçe’deki baş, bel, kaş, göz, kas, dil, diş, el, kol, saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi.

Lisanın zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisi vardır. Eskimo’lar ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atın cinsine, yaşına, rengine göre değişik isimleri vardır. Ancak bizler de ‘kar’a sadece kar derken Eskimo dilinde karın ve yağışını tanımlayan 32 kelime vardır.

Hayvanlara sesleniş bile dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu “bili-bili” diye çağırırsanız anlamaz. İngilizler tavuğu “çak-çak” (chuck), Finliler “fibi-fibu” diye çağırırlar ama hemen hemen bütün dillerde tavuğu kovalama sesleri birbirlerine benzer; kış-kış, kuş-kuş, kş-kş, kiş-kiş...


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), İkiçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi ısırgandır.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Oyun kartlarının nerede ve ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor. 7. ve 10. yüzyıllar arasında Çin’de ortaya çıktığı ve 13. yüzyılda Marco Polo tarafından Avrupa’ya getirildiği tahmin ediliyor. Hindistan’dan veya Arabistan’dan geldiğini ileri sürenler de var ama bugünkü şekilleriyle kullanılmalarının 14. yüzyıl Fransa’sına dayandığı kesin gibi.

O tarihlerde, Fransa’da dört sınıf vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu. Kupa bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi, maça bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu, karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfı, sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil ediyordu. Bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın en değerli, sineğin ise en değersiz kart Olmasının nedeni işte bu sınıflamadır.

Aslında bizde papaz adı verilen kartın adı İngilizce’de kral (king), kızın ise kraliçedir (queen). Vale veya oğlan için ilk zamanlarda düzenbaz anlamına gelen ‘knave’ kelimesi kullanılırken, günümüzde ‘jack’ ismi kullanılmaktadır. Yani yabancı kartlarda kral ve kraliçe evli iken, bizde biraz yaşlı görülerek krala papaz adı verilmiş, kraliçeye de ‘kız’ denilerek oğlana layık görülmüştür.

Bazı ülkelerde oyun kartlarında değişik isim ve semboller kullanılmasına rağmen, en yaygın olanı Fransızların kullandıklarıdır. Fransızlar ‘maça’ şeklini mızrağa benzeterek ‘pique’ adını vermişlerdir. İngilizce’de ise aynı anlamdaki ‘spades’ kelimesi kullanılmaktadır. Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de ‘kupa’ klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona ‘coeur’, İngilizler ise ‘heart’ adını vermişlerdir.

‘Karo’ için Fransızca’da kare anlamındaki ‘carreau’ kullanılırken İngilizler elmas anlamındaki ‘diamond’u tercih etmişlerdir. Bizim ‘sinek’ dediğimiz şekil ise çok açık üç yapraklı bir yoncadır. Fransızlar bu anlamdaki ‘trefle’ kelimesini kullanırlarken, İngilizler ‘club’ (kulüp) ismini kullanmışlardır.

İşte bu nedenle briç oyuncuları ‘maça’ya ‘pik’, ‘kupa’ya ‘kör’, ‘sinek’e de ‘trefli’ derler, zaten aslına uygun olan ‘karo’yu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). Şüphe ve vehme düşmek, şüphelenmek, vesvese etmek: Onun hakkında işkillendim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be suspicious. to suspect. to mistrust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İklçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi ıspanaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iklçeneklilerden bir bitki familyası. Kabak, hıyar, kavun, karpuz bu familyadandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cactus family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kutsal gecelerden bir kandil gecesini birbirine tebrik etmek, bu münasebetle tebrikleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, meyveleri kapçık durumunda olan bir bitki familyası. Örnek bitkisi karaağaçtır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi karabiberdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden, ravent, kuzukulaği, çobandeğneği ve karabuğday gibi bitkileri içinde toplayan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Karanfil çiçeğinin pek çok çeşitlerini içinde toplayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sözleşmek, söz bağlamak, mukavele etmek: Yarın ava gitmek üzere kevileştik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerin kozalaklılar takımından büyük orman ağaçlarını içinde toplayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, kendir, hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi ketendir. Kenevir de bu familyaya girer.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ölduren şey veya kimse; ( A.B.D.), ( argo) çok cazibeli kimse. killer whale yunus ballğı cinsinden ve sekiz on metre boyunda tehlikeli bir balina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Azlık, az miktarda bulunma: Kıllet-i akl = Akıl azlığı, akılsızlık. Kıllet-i iştigal = Az meşgul olma. 2. Nâdir olma, azlık, kıtlık: Bu sene tahılda kıllet vardır; yazma kitapların gittikçe kılleti duyulmaktadır. 3. (Arapça gramerde) Cem’-i kıllet = Birkaç türlü cem’i olan isimlerin bu cem’lerinden dokuzdan aşağı sayıya mahsus olanları. Zıddı: Cem’-i kesret, (tıp) Kıllet-i dem = Kansızlık, Ar. fakru’d-dem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قلت] azlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi kınaçiçeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Bu familyaya iri gövdeli ağaçlar girer; yüz kadar cinsi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Ikiçeneklilerden, bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı iki;eneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Köpek, kurt gibi memelileri içine alan hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıçanakyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi küpeçiçeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji) (y. k.). Ayaksızlar, kuyruksuzlar ve ürodelleri içine alan omurgalılar sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), (y. k.). Birçeneklilerden, çeşitli tatlı su ve deniz bitkilerini toplayan bir familya.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kadın avcısı, kadınların hoşlandığı adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Libreville.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi manolyadır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir cins kalın pamuklu kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Marsilya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı çanakyapraklı Iklçeneklîlerden bir familya. Örnek bitkisi maydanozdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, menekşe çeşitlerini içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçenekIilerden, mersin, karanfil ağacı, okaliptüs gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çekilmiş, öğütülmüş; işlenmiş; çentikli, oluklu, tırtıllı, tırtıklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bininci, bin yıla ait; kıyametten evvel barış ve selâmetin hüküm süreceği farzolunan bin yıllık devreye ait; i. bu devrin geleceğine inanan kimse. millenarianism i. bin yıllık barış ve selâmet devresine inanış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bin yıla ait; bin yıllık devreye ait; i. bin ylllık devre; bu devrin geleceğine inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bin yıllık devre; kıyametten evvel barış ve selâmetin hüküm süreceği farzolunan bin yıllık devre; bininci yıldönümü; mutluluk devresi. millennial s. bin yıllık devreye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. millipede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. denizdanteli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmenci; değirmen makinası; zool. pervane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. binde bir, binde bire ait; i. binde bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mile!). 1. Din, mezhep: Millet-i ibrahim. 2. Bir din ve mezhepte bulunan cemaat: Millet-i islâm. 3. Aynı millî kültüre mensup insanların meydana getirdiği içtimaî topluluk, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı olan insanların meydana getirdiği sosyal varlık: Türk, Alman, Japon, Rus milletleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nation. people. folk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folks. nation. people. they.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of several cereal and forage grasses which bear an abundance of small roundish grains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common millets of Germany and Southern Europe are Panicum miliaceum, and Setaria Italica. small seed of any of various annual cereal grasses especially Setaria italica French painter of rural scenes any of various small-grained annual cereal and forag

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nation. any specific group of people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bland flavored cereal grass used chiefly for forage in the U S , but as a staple for one-third of the world's population Millet can be boiled and used to make a hot cereal pilaf or ground and used as flour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A field grass cultivated for its grain and hay. a grass cultivated in the United States for forage and in many parts of the Old World for its small edible seeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The seeds of a hardy annual grass, millet is eaten as a cereal in Africa and Asia and is used as a source of starch in Russia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A grain grown in many parts of India From its flour thick chappatis are made and eaten mostly by farmers and small town dwellers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gluten free carbohydrate for energy, also has a unique amino acid profile. a tiny, round golden gain that becomes light and fluffy when cooked; popular in India and China. any of various small-grained annual cereal and forage grasses of the genera Panic

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

French painter of rural scenes. small seed of any of various annual cereal grasses especially Setaria italica.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ملت] din. 2.ulus.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akdarı, bot. Panicum miliaceum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meb’us; halkın oyu ile seçilip Millet Meclisi’nde halkı temsil eden kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. deputy. congressman. parliamentarian. representative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy. mp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. member of parliament. deputy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

P. member of the Turkish National Assembly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kötü bir harekete, aynı şiddetle cevap verme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retaliatory. reprisal. retaliation. answer. quittance. recompense. requital. retortion. retribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retaliation. reprisal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reprisal. retaliation. come- back. reprisals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mitralyöz, makinalı tüfek. mitrailleur i. makinalı tüfek kullanan asker, mitralyözcü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kendi başına olarak, bir yere tâbî ve bağlı olmaksızın. 2. Ancak, bilhassa: Müstakillen sizi görmeye geldim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları üç metre kadar boy atabilen bir ağaç familyası. Örnek bitkisi muzdur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مستقلا] bağımsız olarak, ayrıca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi nardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi nergistir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Private

(Sector(Bonds)Anonim şirketler tarafından çıkarılan borçlanma senetleridir. Vadeleri en az iki yıl olmak üzere serbestçe belirlenebilir ve sabit veya değişken faizli olarak ihraç edilebilir. Kupon ödemeleri yılda 1,2 ya da 4 defa olabilir.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. payet, pul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili ağrı dindirici ilâç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçeneklilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi papirüstür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitkilerde pas denilen lekeler yapan bir mantar takımı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. pastil; bir çeşit şekerleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi patlıcandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Açıktohumlulardan bir familya. Örnek bitkisi porsuk ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kıyametten evvel gelecek bin seneden önce. premillennialism i. Hazreti İsa'nın kıyametten önceki bin seneden evvel geleceği öğretisi. premillenialist, premillenarian i. bu inanca bağlı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sekiz kişilik bir dans, kadril; kadril havası; kırk kâğıt ve dört kişi ile oynanan eski bir iskambil oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şaka yollu alay; şakacılık, takılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. kalk borusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gagasında renkli hal kası olan (kuş) .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden küçük bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tekçeneklilerden bir bitki familyası, örnek bitkisi sâleptir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sardunyadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sarmaşıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıtaçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sedefotudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İklçeneklllerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

form. to shape. to form. to give shape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give shape to. embody. shape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. az maharetli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı iki çeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi semlzotudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Serçe, tarla kuşu gibi kuş cinslerini toplayan bir ta kim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Kozalaklılardan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (İrl.) sopa, değnek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Derinin üst tabakasının büyümesi sonucu ortaya çıkar. Nedeni, bir çeşit virüstür. Tıp dilinde verrü denir. Aynı kişide bir yerden diğer bir yere bulaşabilir. Daha ziyade, parmak, ayak ve yüzün çeşitli yerlerinde, yuvarlak deriden yüksekte ve çilek görünümünde kabartılar halinde görülür. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : İncir dalı veya yaprağı.

Hazırlanışı : Yeni koparılmıış incir dalı veya yaprağından çıkan süt, siğillerin üzerine sürülür. Aynı işlem sabah akşam tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). İki çenelilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Açık el ile ve el ayasıyle vurulan toket: Sille atmak, vurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuff. slap. box (made with the hand. sock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slapping and cuffing each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., iskoç para; s. gümüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki. Örnek bitkisi şimşirdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mahir , usta, tecrubeli; maharet gerektiren. skilled trades maharet gerektiren meslekler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tava.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklllerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kuvvetli iradeli; inatçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İkiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( (i. botanik). Bir çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Halkalılar takımından kan emici parazitler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklllerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sumercimeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi suokudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitkilerin özellikle tahılların dokularında yaşıyan ve bitki hastalığına sebep olan mantarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi susamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Kokarcaları, sansarları ve susamurlarını içine alan bir hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçenekl ilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi süsendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, sütleğen kınaotu, gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi taşkıranotudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Tavuk, hindi, tavus, keklik, bıldırcın gibi hayvanları içine alan geniş bir takım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to complete. to finish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kalenin iki tabyası arasında bulunan hendek dışındaki siper.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi tespihağacıdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili heyecanlı piyes veya kitap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toprağı işleyen kimse veya alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kök filiz; sürgün; fidan; f. kökten filiz sürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dümen yekesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. avcı neferi, nişancı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Havı dökülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Torpil atmak, torpille batırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to torpedo. to fail a grade. to flunk a grade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be torpedoed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden geniş bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) sedefotugillerin turunç, portakal, mandaline ve benzerlerini içine alan bir oymağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

citrus fruits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ihtiyacı karşılanmamış; yerine getirilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. maharetsiz, hünersiz; maharet gerektirmeyen. unskilled labor kaba iş; kaba iş yapanlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. irade dışı, kendiliğinden gelen; istek dışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vodvil; yergili balad.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Versay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ortaçağda derebeyi i.daresindeki köylü. villeinage i. köylünün kendi malını derebeyinin tayin ettiği şartlar altında işletmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerikaya mahsus ve deniz kenarında yaşayan kanatları aklı karalı büyük bir kuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. soğuktan kurumuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yeşil olmak, yeşermek: Çayırlar yeşillendi. 2. Tazelenmek. 3. Bir güzele bakmakla ferahlanmak, gözlerini ve gönlünü eğlendirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi yılanyastığıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden çiğdem, lâle, pırasa gibi bitkileri içine alan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden zencefil, kakule gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). İkiçeneklilerden, zeytin, dişbudak gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Alçaklık, Ar. mezellet, denâet, aşırı küçülme: Zilletle yapılacak iş eksik olsun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abasement. degradation. humiliation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vileness. contempt. mortification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذلت] düşkünlük, aşağılık, alçaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by