Illet ne demek? | Illet anlamı nedir? | Illet

Illet anlamı nedir?

illet ne demek?

illet anlamı nedir?

illet | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: illet

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ilel). 1. Hastalık, Ar. maraz, dâ, eski Türkçe sayruluk: IIlet-i müzmine = Müzmin hastalık. IIlet-i efrenciyye = Frengi. Illet-i sâriye = Salgın hastalık (maraz’la aynı mânâda). 2. Sakatlık, sakat adamın hali: İlleti vardır. 3. Sar’a, vücut titremesi ve baş dönmesi gibi insana musallat olup ayrılmayan ve sık sık rahatsız eden hastalık: insan korkudan illet kazanır, illet sahibi olur. Onda bir illet vardır. 4. Sebep, icab etme, hazırlayıcı hal: Bunu icab ettiren İllet nedir? 5. Maksat, gaye, niyet: Bu kadar yorgunluğun illeti nedir? İllet-i gaiyye = Gerçekleşmesi için çalışılan maksat: Tahsilin illet-i galyyesi terbiyedir. 6. (edebiyat) (Arapça gramerde) Bir kelimenin aslî harfleri arasında (elif, vav, ye) harflerinden birinin bulunması. Hurûf-ı illet = illet harfleri: «elif, vav, ye» harfleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malady. disease. illness. malady sayrılık. hastalık. bad habit. addiction. cause. reason. nuisance. pest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cause. disease. reason. illness. chronic illness. bad habit. addiction. defect. fault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ علت] hastalık. 2.sebep.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., ask. askerlere kışlalar dışında temin edilen ikametgâh, konak yeri; bu ikametgâhı temin için çıkarılan yazılı veya sözlü emir, konak tezkeresi; iş, vazife, ödev; pusula, not; kütük, demir veya çelik çubuk; f. konaklatmak , yerleştirmek, yer temi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. aşk mektubu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Yaradılış, Ar. hilkat, tıynet, Fars. nihâd, tabiat, huy: Bir adamın cibllleti kötü olursa terbiye ile ıslah olunamaz (cibilliyet galat-ı meşhurdur).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبلت] karakter, yaratılış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (Fr). Avrupa gazetelerinde roman veya sanat eleştirisine ayrılan sütun; bu sutunda çıkan yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). saçları tutmak için başa bağlanan kurdele veya bant; kemiksiz et veya balık, fileto; tiriz, pervaz; (mim). dar ve düz silme; kitap kapağı üstüne basılan süs çizgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir illet ve hastalığa uğramış. Her vakit tekrarlanıp kendisini rahat bırakmıyan bir müzmin hastalığa tutulmuş: O zavallı, illetlidir. 2. Sakat, vücudunda bir sakatlık olan. 3. Bir istisna sebebi olan, özürlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diseased.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Azlık, az miktarda bulunma: Kıllet-i akl = Akıl azlığı, akılsızlık. Kıllet-i iştigal = Az meşgul olma. 2. Nâdir olma, azlık, kıtlık: Bu sene tahılda kıllet vardır; yazma kitapların gittikçe kılleti duyulmaktadır. 3. (Arapça gramerde) Cem’-i kıllet = Birkaç türlü cem’i olan isimlerin bu cem’lerinden dokuzdan aşağı sayıya mahsus olanları. Zıddı: Cem’-i kesret, (tıp) Kıllet-i dem = Kansızlık, Ar. fakru’d-dem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قلت] azlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mile!). 1. Din, mezhep: Millet-i ibrahim. 2. Bir din ve mezhepte bulunan cemaat: Millet-i islâm. 3. Aynı millî kültüre mensup insanların meydana getirdiği içtimaî topluluk, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı olan insanların meydana getirdiği sosyal varlık: Türk, Alman, Japon, Rus milletleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nation. people. folk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folks. nation. people. they.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of several cereal and forage grasses which bear an abundance of small roundish grains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common millets of Germany and Southern Europe are Panicum miliaceum, and Setaria Italica. small seed of any of various annual cereal grasses especially Setaria italica French painter of rural scenes any of various small-grained annual cereal and forag

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nation. any specific group of people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bland flavored cereal grass used chiefly for forage in the U S , but as a staple for one-third of the world's population Millet can be boiled and used to make a hot cereal pilaf or ground and used as flour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A field grass cultivated for its grain and hay. a grass cultivated in the United States for forage and in many parts of the Old World for its small edible seeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The seeds of a hardy annual grass, millet is eaten as a cereal in Africa and Asia and is used as a source of starch in Russia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A grain grown in many parts of India From its flour thick chappatis are made and eaten mostly by farmers and small town dwellers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gluten free carbohydrate for energy, also has a unique amino acid profile. a tiny, round golden gain that becomes light and fluffy when cooked; popular in India and China. any of various small-grained annual cereal and forage grasses of the genera Panic

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

French painter of rural scenes. small seed of any of various annual cereal grasses especially Setaria italica.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ملت] din. 2.ulus.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akdarı, bot. Panicum miliaceum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meb’us; halkın oyu ile seçilip Millet Meclisi’nde halkı temsil eden kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. deputy. congressman. parliamentarian. representative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy. mp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. member of parliament. deputy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

P. member of the Turkish National Assembly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. payet, pul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tava.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerikaya mahsus ve deniz kenarında yaşayan kanatları aklı karalı büyük bir kuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Alçaklık, Ar. mezellet, denâet, aşırı küçülme: Zilletle yapılacak iş eksik olsun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abasement. degradation. humiliation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vileness. contempt. mortification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذلت] düşkünlük, aşağılık, alçaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by