Imam ne demek? | Imam anlamı nedir? | Imam

Imam anlamı nedir?

imam ne demek?

imam anlamı nedir?

imam | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F. A.). On iki imam. Ar. eimme-i isnâ-aşer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gam» dan masdar). Kederlenme, gamlı ve kederli olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. ihtimâmât). Fazla dikkatle çalışma, özenerek çalışma: Bu işe tam bir ihtimâm ile teşebbüs edelim. Fazla ihtimâm gerek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solicitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. careful attention. painstaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. careful attention. accuracy. assiduity. elaboration. heed. pain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اهتمام] özen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dikkatle çalışma, önemle inceleme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split aubergines with tomatoes and onions. eaten cold with olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a dish prepared with eggplant. onions and olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çubuk ve sigaralığın başına takılan kehribar vesaireden ağızlık.

2.Teşbihin başındaki uzun tane ki, ipliğin iki ucu bunun içinden geçip kamçıya bağlanır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kehribar vesaireden çubuk imâmesi vesair şeyler yapan sanatkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.İmamlık, namazda kendisine uyulan zâtın hal va sıfatı: Bu camide kim imâmet ediyor?

2.İslâm mezheplerinde veya dinî bilgilerinde imam unvanı.

3.İslâm halifeliği.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). İmam sıfat ve vazifesi: Bu camide kim imamlık ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imamate. duties and rank of imam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zamm» dan masdar). Katılma, eklenme, Osm. zam, ilhak ve ilâve olunma, munzam olma: Mevcut olan rahatsızlığa bir baş ağrısı da inzimam etti. Filânın inzimâm-ı re’yl ila = Onun dahi fikri bu yolda olduğu halde, onun da rızasiyle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انضمام] eklenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şemm» den masdar). Koklama, kokusunu alma: Iştimâm-ı ezhâr = Çiçekleri koklama.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

büyük bir özenle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sımâme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(t. A.).

1.Tıpa, tıkaç.

2.(tıp) Kan damarlarında olup damarı tıkayan kan pıhtısı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disavowal. disclamation. nonacknowledgement. nonrecognition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ezimme).

1.Yular, dizgin.

2.mec. idare, yönetme: Zimâm-ı umuru eline aldı.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زمام] yular.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. zimâm = yular, Fars. dâşten = tutmak). Yuları tutan, idare eden: Zlmâm-dâr-ı umâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ زمامدار] yular tutan. 2.işleri yürüten, sorumlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by