Inci çiçeği ne demek? | Inci çiçeği anlamı nedir? | Inci çiçeği

Inci çiçeği anlamı nedir?

inci çiçeği ne demek?

inci çiçeği anlamı nedir?

inci çiçeği | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: inci cicegi

Türkçe - İngilizce Sözlük

lily of the valley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snowberry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşman yurduna çapul için hücum eden süvari askeri, akıncı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raider. incursionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) -Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşman yurduna çapulculuk için hücum eden askerin hal ve sıfatı ve bu tarzdaki harb ve tahrip usûlü : Akıncılık etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Beşten sonra gelen: Altıncı sınıf, altıncı sene; onaltıncı, yüz yirmialtıncı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Altından şeyler yapan san’atkâr. Altını varak hâline getiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sixth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sixth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extra sensory perception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Elli dokuzdan sonra olan. Altmışıncı sene, yüz altmışıncı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sixtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sixtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salvia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atlasçiçeğigillerden bir bitki. Yaprakları yayvan ve dikenli olan atlas çiçeği, güzel ve parlak çiçekler açar. Pek çok çeşidi vardır. Kaktüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Bu familya bitkileri sıcak ve kurak ülkelerde yetişir, gövde ve yaprakları etli ve dikenlidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmospheric pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bileşikgillerden, çok iri, sarı renkli çiçeği olan, tohumundan yağ çıkarılan ve Türkiye’de yetiştirilen bir bitki (Helianthus annuus). Çiçekleri daima güneşe doğru döndüğü için günebakan da denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunflower. helianthus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunflower. sunflower günebakan. gündöndü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunflower oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunflower oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filling station. petrol station. service station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garage attendant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Beşinci, dördüncüden sonra gelen, beş derecesinde olan, Ar. hâmis, Fars. pencüm: Beşinci ev, beşinci fasıl, beşinci gün, on beşinci, yüz beşinci IH.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fifth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the fifth. intermediate grades.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fifth column.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafatasının iç arka kısmında, beynin altındaki organ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cerebellum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cerebellum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Bin derecesinde olan: Hz. Peygamber’in hicretinin bininci senesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thousandth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the thousandth. millesimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Bir derecesinde olan, ilk, evvel, evvelki: Ayın birinci günü, sokağın birinci evi, on birinci, yüz birinci vesaire. mec. 1. Bir hususta en başta bulunan, en ileri olan: Bu adam nişancılıkta, ressamlıkta, musikide birincidir. 2. En başlı, en mühim: Şimdi birinci işimiz şudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first. primary. premier. uppermost. winner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first. premier. primary. champion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first. the first. fundamental. initial. premier. prime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary esas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Primary Market)

Menkul kıymetleri ihraç eden şirketler ile tasarruf sahiplerinin doğrudan doğruya karşılaştıkları piyasalardır. Diğer bir anlatımla, menkul kıymetlerin ihraçcı kuruluşlarca tasarruf sahiplerine ilk kez satışa sunulduğu piyasalardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Birinci olmak hakkı, en başta bulunma: Sınıfta birinciliği kim kazandı?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first place. championship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first rank / place. championship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trumpet flower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(çan çiçeği): Çançiçekgillerden; çiçekleri boru biçiminde olan bir bitkidir. Çiçekleri turuncu renktedir. Kullanıldığı yerler: Nefes darlığı, bronşit ve astımın sebep olduğu rahatsızlıkları giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Çançiçeğigillerden, bir bitki cinsi, boru çiçeği (campanula).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellflower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklılardan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witch doctor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(!.). Cam ve porselenden yapılmış, küpe, iğne, kolye gibi kadın süs eşyası ile, bunların yapımında kullanılan cam ve porselen malzemeyi ifade eden «cıncık boncuk» sözünde geçer.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., with ile rastlaşmak, aynı zamanda meydana gelmek, tesadüf etmek; uymak, bir olmak. coin'cident (s). birbirine rast gelen, mütesadif; mutabık, birbirine uyan. coin'cidence (i). tesadüf, rastlantı. coinciden'tal (s). rastlantı eseri olan, tesadüfi. co

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cowslip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primrose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çuhaçiçeğigillerden, bir süs bitkisi (primula veriş).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cowslip. primrose. polyanthus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(baharçiçeği): Çuhaçiçeğigillerden; sık çiçek açan bir süs bitkisidir. Kökü kırmızı; yaprakları sarıdır. Çiçekleri ise; koyu sarı renkte olup, çuha gibi kıvrıktır. Kullanıldığı yerler: İdrar ve balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. Sinirleri yatıştırır. Rahat uyku sağlar. Yarımbaş ağrılarını dindirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng. T. felsefe). Tabiat bilgini Darwin tarafından geliştirilen, bütün canlı varlıkların arasında belirli bir yakınlık bağı bulunduğunu ileri süren doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quietism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Doksan derecesinde olan, seksen dokuzuncudan sonra gelen: Doksanıncı sene; doksanıncı defa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninetieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninetieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düğün çiçeğigillerin örnek bitkisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buttercup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(girit lalesi): Düğünçiçeğigillerden; 30-60 cm. boyunda, uzun ömürlü bir bitkidir. Kökleri ipliksidir. Nisan - Haziran aylarında çiçek açar. Zehirlidir. Yaprakları çok küçüktür ve üç parçalıdır. Hekimlikte nadiren kullanılır. Kullanıldığı yerler: Basur memelerinin şikayetlerini giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İki çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekin ekip biçmekle meşgul adam, çiftçi. Ar. fellâh, harrâs: Ekinci takımı. Ar. zürrâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekin ekip biçmek ve ona ait ilim ve sanat, ziraat. Ar. felâhat, harâset.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Kırk dokuzdan sonra gelen, elli sırasına erişen: Ellinci defa, senenin ellinci haftası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiftieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiftieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğit akıncı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üşenen, tenbel. 2. Utangaç, mahcup.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller or user of heroin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Sipahilerin bilfiil sefere koşan sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). (uyd. k.). (bk.) Aktivizm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu kadarına: Filanına kısmın filanına faslında diye kaydetmeli. Filanına taburun filanına bölüğü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly pear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Fırın işleten kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a baker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly pear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Atlasçiçeğigillerden, yaprakları etli yayvan ve dikenli bir bitki ve bunun meyvesi (opuntia ficus india). Buna firavun inciri veya Hint inciri de denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük gelin. 2. Sansar çeşidinden pek küçük ve ince uzunca bir hayvancık ki, sarılı beyazlı olup kuru duvarların deliklerine kaçar, tavuk, yumurta ve piliçlere dadanır. Ar. Ibnü arûs (gelin oğlu). 3. Çayırlarda yetişir pek kırmızı bir cins çiçek ki, ilâç için şurup ve reçelini yaparlar. Çöl lâlesi, kızalak. Gelincik balığı = Bir cins lezzetli balık. Gelincik illeti = Bir hastalık, Osm. istiskaa-i umûmî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corn poppy. corn rose. poppy. weasel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poppy. weasel. corn-poppy. cod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poppy. weasel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(poppy): Yazın kırlarda yetişen ve gelincikgillere örnek olarak alınan bir çeşit çiçekli bitkidir. Çoğu kırmızı renklidir. Yaz aylarında toplanıp, gölgede temiz bir kağıt üzerine serilerek kurutulur. İçeriğinde rheadine vardır. Kokusu hoş değildir. Tadı da acıdır. Kullanıldığı yerler: Nefes darlığı, astım, bronşit ve göğüs nezlesinde rahatlık sağlar. Boğmacayı keser. Kan tükürme ve kan kusmayı keser. Uykusuzluğu giderir. Yanıkları iyileştirir. Yılancık da faydalıdır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Yazın kırlarda yetişen kırmızı ve büyük çiçekli bitki. 2.Sansargillerden ince yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan. 3.Mezgitgillerden, yılan balığına benzer eti sevilen bir balık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı, ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok gezmiş, çok yer görmüş. Fars. cihân-dîde, Ar. seyyah, Fr. turist.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peripatetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

itinerant. roving. peridatetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Karanfilgillerden, bahçelere süs için dikilen bir bitki çeşidi (Fr. lychnide).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.F.).Meşhur çiçek ki, küçük ve dikenli bir ağaçta olup şeklinin ve kokusunun güzelliği ile meşhur ve şairlere göre bülbülün sevgilisidir. Pek çok çeşidi vardır: Al, penbe, sarı katmerli gül, gül-l zîbâ. Gül-l sad-berk = Yabanî gül. Hokka (veya okka) gülü = Tatlısı yapılan cinsi. Gül ağacı = Bu çiçeği veren küçük ağaç. Gül bayramı = MÜsevîler’in bir bayramı, (pantekot). Gülbeşeker = Bir çeşit gül reçeli.Gülhatem (hatmi) = Alaca renkli ağaç hatmisi. Gülsuyu = Gülden çıkarılan güzel kokulu su, Fars.gülâb, (Ar.)mâ-ülverd. Gülyağı = Gülden çıkarılan kokulu yağ (sıfat terkiplerine de girer). Gül-ruh = Gül yanaklı. Gül-ro = Gül yüzlü. Gül, gülgiller (Rosaceae) familyasının Rosa cinsinden güzel kokulu bitki türlerine verilen ad. Anavatanı Anadolu, İran ve Çin›dir ama başka yerlerde de yetişir. Çok güzel ve kıymetlidir. Park ve bahçelerin süslenmesinde kullanıldığı gibi odaları, balkon ve terasları süsler. Kesme çiçekçilikte çok talep edilen bir çiçektir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayçiçeği, günebakan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weather forecaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weather prophet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nopal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly pear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi). 1. Birinciden sonra gelen, Ar. sânî: ikinci kapı, ayın ikinci günü. On ikinci = Ar. sânî aşer. Yirmi ikinci, yüz ikinci. 2. Muavin, yardımcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary. second. second. deutero-. vice-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second. secondary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second. secondary. accumulative legacy. overlying mortgage. subsequent mortgage. vice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondarily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collateral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second-hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second- class. second level. second rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second half.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subsidiary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collateral. minor. peripheral. secondary. subordinate. subsidiary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary. by product. collateral. derivative. knock on effect. sub. subordinate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Secondary Markets)

Daha önce ihraç edilmiş sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü piyasalardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Her şeyde ruh ve madde, iyilik ve kötülük gibi iki zıt prensibin varlığını ileri süren felsefe, Ar. sünâiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second rank. second prize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pearl. pearl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pearl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pearl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.İstiridye cinsinden deniz hayvanlarının içinde çıkan parlak, yuvarlak ve ziynet eşyası olarak kullanılan kıymetli taş. 2.Küçük, temiz ve sevimli. 3.Kıymetli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lily of the valley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snowberry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kabuğuna sedef denilen, istridye cinsinden bir deniz hayvanının içinden çıkan kıymetli taneler ki, süs eşyası olarak kullanılır. Ar. lü’lü’ dür: inci takmak, dizmek. Pek beyaz ve küçük dişler için de söylenir. Inciçiçeği = Beyaz ve yuvarlak bir cins ağaç çiçeği. İnci tanesi = Pek güzel çocuk veya kız. Farsça dür-dâne. Ağzından inci saçmak = Çok tatlı konuşmak, güzel sözler söylemek. İncisoğanı = Bir cins kök.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(mayısçanı): Zambakgillerden, ok biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisidir. Boyu 20 cm kadardır. Çiçekleri beyazdır ve üzüm salkımı şeklindedir. Yemişleri küçük ve kırmızıdır. Kokusu çok güzeldir. Kullanıldığı yerler: Kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Çarpıntıyı keser. Kalp hastalığından kaynaklanan suyu söktürür. Ev ilaçlarında kullanılmaz.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. isabet,tesadüf etme; tekerrür oranı; oluş derecesi; fiz. bir cisim veya ışmın bir düzey üzerine düşmesi; huk. bir kanun veya verginin etkisi. angle of incidence geliş açısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. olay, hadise, vaka; önemsiz olay; s. bağlı, tabi; fiz. gelen, düşen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. rastlantıya bağlı, tesadüfi; arızi, dıştan gelen; doğal olarak takip eden. incidentally z. tesadüfen; fazladan; aklıma gelmişken .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(t.a.i.) (Kadın İsmi) - İnci gibi güzel ağızlı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(t.f.i.) (Kadın İsmi) - İnci gibi parlak güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.), ince baldır kemiği, dizin altındaki kemik. İncik yahnisi = Koyunun inciğinden yapılmış nohutlu yahni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shank. shin. shinbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shank. shin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bauble. trinket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trinket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cannon bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shinbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. enâcil) (Yunanca’ dan). Hazret-i İsa’ya inmiş olan mukaddes kitap: Incil-i şerif. Enâcil-i erbaa = İncil’ in, havârilerden dört kişinin zaptına göre olan dört muhtelif nüshası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bible. new testament. gospel. evangel. good book. holy writ. sacred writ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

new testament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cilâ» dan masdar). 1. Açık, parlak ve belli olma, Ar. tezâhür. 2. Parlama, cilâlanma.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Parlama, cilalama. 2.Görünme, belli olma. 3.Parlaklık, ışık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «celb» den). Sürülüp götürülme veya çağırıldığı için götürülme.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ay’ın en ince olan zamanı. - İnci ve ay kelimelerinden birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. incîliyye) (c. incîliyyûn). 1. incil’le alâkalı, incil-i şerife mensup. 2. İncil’e tâbi adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Dilimizde donma mânâsiyle kullanılmışsa da, yersiz ve yanlış olup aslında incimâd yerine cümOd ve müncemid yerine câmid demek daha doğru olur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yakıp kületmek. incinerator i. yakıp kül haline getiren makine veya alet. incinera'tion i. yakıp kületme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pique. trauma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sıkışma, burkulma vs. sonunda, görünürde bir değişiklik olmadan (bir organ) ağrıyarak, bir zaman için zahmet vermek. 2. mec. Gönlü kırılmak.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Herhangi bir eklemin, burkulması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Çoğunlukla ayak, el bileklerinde veya diz kapağında görülür. Eklem; incindiği zaman, kısa süren bir ağrı hissedilir. Sonra eklemin bulunduğu yerde şişme, zonklama, morarma görülür. Yapılacak ilk iş, incinen yeri sargı bezi ile sarmak ve üzerine soğuk su dökmektir. İncinen yerde kırık, çıkık yoksa aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yumurta, tuz.

Hazırlanışı : 2 adet çiğ yumurtanın sarısı, bir kaba dökülür. Üzerine, 1 tatlı kaşığı sofra tuzu konup, karıştırılır. Sonra temiz bir sargı bezine dökülüp, her tarafına yayılır. İncinen yere sıkı sıkı sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be hurt. be injured. hurt. be cut up. gall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurt. smart. to be hurt. to be injured. to be bruised. to be sprained. to be offended.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be hurt. to be injured. to be strained. to be offended by. cut up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. henüz başlamakta olan, yeni başlayan, başlangıç halinde. incipience incipiency i. başlangıç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dutgillerden, geniş .ve dilimli yapraklı bir ağaç ve meyvesi. Patlıcan, kavak, lop inciri gibi çeşitleri vardır: Taze, kuru incir, Ineir çekirdeği = Küçüklük ifade eder: Bir incir çekirdeğini doldurmaz. Incirkuşu = Sarı sandal nevinden bir kuş. Frenk, Arap inciri = Kaktüs cinsinden kabuğu dikenli ve irice çekirdekli bir nevi meyve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fig. fig tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(yemiş): Dutgillerden asıl vatanı Akdeniz kıyıları olan yaprakları geniş ve dilimli bir ağacın meyvesidir. Armut biçiminde ve büyüklüğünde yumuşak, çekirdekleri darı şeklinde tatlı bir yemiştir. Kullanıldığı yerler: Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Mide tembelliğini tedavi eder. Vücudu ve sinirleri kuvvetlendirir. Enerji verir. Nekahat devresini kısaltır. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Bronşları yumuşatır. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası, yanık ağrılarını keser. Dallarından akan süt, nasır ve siğilleri giderir. Basurda faydalıdır. Nezle ve sıtmada da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pipit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İncir ağaçları çok olan yer, incir bahçesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hakketmek, oymak, kazımak; yarmak, deşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları


İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yarma, deşme; tıb. ensizyon, yarma .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sivri, keskin; nüfuz eden, delip geçen; zeki, kesin ve açık. incisively z. kesin ve açık olarak. incisiveness i. kesinlik, katiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kesici diş, ön diş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Feldspat cinsinden, eridiği zaman inci gibi tane tane olan volkanik cam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. teşvik etmek, tahrik etmek, kışkırtmak. incitement i. teşvik, tahrik, kışkrtma, kışkırtılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İnciten, ağrıtan, Cefa eden. 2. mec. Gönül kırıcı (söz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionable. hurtful. indelicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İncitmek işi ve şekli, bk. İncitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İncitmek işi. bk. İncitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dokunmak, ilişmek. 2. Can acıtmak, üzüntü vermek, Osm. eza ve cefa etmek: Uslu çocuklar hayvanları incitmezler. 3. Kalb kırmak: Hassas adamdır, incitmeyin. 4. Ağrılı veya yaralı bir organa dokunup ağrıtmak: Kolumu, çıbanımı incittiniz. 5. Vurmak, ağrıyacak bir hale getirmek, yara ve bere olmadığı halde ağrıtmak: Attan düşüp kolunu ve bacağını incitmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurt. offend. harm. touch. injure. wound. aggrieve. cut. cut up. gall. hurt deeply. mortify. pique. rive. scarify. scathe. scotch. sting. strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cut. harm. hurt. injure. pain. pique. to hurt. to injure. to strain. to offend. to cut. to pique. to tread on sb's corns. to tread on sb's toes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hurt. to injure. to strain. to offend. aggrieve. cut. harm. pique. rick. to tread on sb's toes. wound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kabalık, nezaketsizlik; kaba davranış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cezb» den masdar) (c. incizâbât) 1. Çekilme, Osm. cezb ve celbolunma: Elde olmayan büyük bir incizab ile. 2. (astronomi) Gök cisimlerinin birbirlerini çekmeleri. Fransızca: gravitation.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انجذاب] cazibeye kapılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. inandırılamaz, kandınlamaz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) yenilmez, mağlup olmaz, yılmaz. invincibil'ity, invincibleness (i.) yılmazlık. invincibly (z.) yenilemez bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaç derecede bulunan: Bu ay senenin kaçıncı ayıdır? Ayın kaçıncı günü gideceğiz?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which. how manyth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

After how many.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marigold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük kadın: Kadın kadıncık, bk. Kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadınlara düşkün, kadın düşkünü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden, beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi, gündüzsefası, çit sarmaşığı (convolvulus persicum).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(çitsarmaşığı): Çitsarmaşığıgiller familyasından, uçları mavi çizgili beyaz çiçekler açan bir çeşit sarmaşıktır. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir. Hazmı kolaylaştırır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blood pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blood pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(dianthus caryophyllu): İkiçenekliler sınıfının, karanfilgiller familyasından; karşılıklı ensiz sivri yapraklı, düğüm düğüm ince saplı, 300 kadar çeşidi bulunan, otsu bir süs bitkisidir. Yaprakları pembe, beyaz veya kırmızıdır. Ençok tanınan türü çiçek karanfili’dir. Çok hoş kokuludur. Yapraklarından şurup yapılır. Kullanıldığı yerler: Ateş düşürür, terletir. İştah açar. Mide üşütmesinden doğan şikayetleri giderir. Dağkaranfilinin çiçekleri balla karıştırılıp yenirse, iktidarsızlığı giderir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Süsengillerden, beyaz pembe çiçekler açan soğanlı bitki.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Kalbin tepe ksımında bulunan iki odacık. Sağ karıncık = Kanı akciğerlere basan karıncık. Sol karıncık = Kanı vücuda basan karın cık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ventricle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ventricle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Türlü renkte çiçekleri olan bir süs bitkisi (balsamina hortensis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi kınaçiçeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kin tutan, kin güden, kindar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vindictive. rancorous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rancorous. vindictive. nursing a grudge. bitchy. catty. pernicious. revengeful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spitefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vindictiveness. nursing a grudge. rancorousness. particular malice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Kırk derecesinde olan, otuz dokuzuncudan sonra gelen: Kırkıncı gün, kırkıncı sene, yüz kırkıncı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Küpeçiçeğigillerin örnek bitkisi ve bunun türlü renkte olan (Lat. fuchsia).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıçanakyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi küpeçiçeğidir.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(frenkteresi): Latinçiçeğigiller familyasından; bir çeşit bitkidir. Çiçekleri kırmızı veya turuncudur. Peru’da doğal olarak yetişir. Çiçekleri salatalarda kullanılır. Kullanıldığı yerler: İştah verir. İdrar söker. Skorbütte faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lavender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lavender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(lavandula): Ballıbabagiller familyasından; çalı görünüşünde, dip kısmı odunsu bir bitkidir. Çiçekleri mavi veya morumsu ya da koyu kırmızıdır. Kokusu güzeldir. Karabaş lavantaçiçeği denilen türü yurdumuzda vardır. Kullanıldığı yerler: Kaynatılmış suyu uyarıcı ve midevidir. Küçük bir torba içinde dolaplara konan lavanta çiçekleri, elbise ve çamaşırları böceklerden korur. Banyo suyuna güzel koku verir. Lavanta kolonyası vücudu ferahlatır. Ateşi düşürür.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamberlain. gentleman in waiting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Öküzgözü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kedi gibi hayvanların pençesi, tırnaklı pençe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağ ve çamur gibi luzûcetli bir şeyin karıştırılıp yoğurulmasını tasvir ve taklit edip art arda kulanılır: Bir tencere yağı önüne koyup elleriyle mıncık mıncık karıştırıyordu, (sıfat gibi): Elleri mıncık mıncık, sokaklar çamurdan mıncık mıncık olmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paw. to squeeze and squash. to pinch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to squash sth to a pulp. to pinch and squeeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). lüzûcetli bir şeyi karıştırıp yoğurmak, fazla elleyip ezmek: Şu yağı mıncıklamayın. Arabalar sokağın çamurlarını mıncıklamışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Mineçiçeğigillerden, karşılıklı, çiçekleri başak durumunda, bir bitki ve çiçeği (Lat. verbena).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kanotu): Mineçiçeğigiller familyasından; gövdesi dört köşeli, sapsız yaprakları tüylerle örtülü, otsu bitki veya ağaçcıktır. Çiçekleri başak durumundadır. Renkleri eflatun veya bazen de alacalıdır. Yurdumuzda yetişen verbana officinalis denilen türü 30-80 cm boyunda, bir veya birçok yıllık otsu bir bitkidir. Otsu kısmı ve kökü glikozit, tanen ve acı bir madde ihtiva eder. Kullanıldığı yerler: Sinirleri yatıştırır. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir. İştah açar. İdrar söktürür. Terletir. Baş, bel ve mafsal ağrılarını dindirir. Göğüs ve kulak ağrılarını keser. Romatizma, lumbago, siyatik ve nikriste faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(eşekkulağı): İkiçenekliler sınıfının, Dipsacaceae familyasından güzel kokulu bir bitkidir. Kullanıldığı yerler: Sinirleri yatıştırır. Vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(NALİNCİ) (i.). Tahtadan yüksekçe tasmalı ayakkabı yapan ve satan adam. mec. Nalıncı keseri = Hep kendi menfaatini düşünen adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grenadine red. reddish orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Öz akıncı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tire chain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat., man. tartışma konusu olan bir meselenin hiç bir delile dayanmadan doğru olduğunu iddia etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bachelors button.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(mavi kantoron): Bileşikgiller familyasından; özellikle ılık bölgelerdeki tahıl tarlalarında yetişen bir bitkidir. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Kullanıldığı yerler: İştah açar. İdrar söktürür. Nikris hastalığında faydalıdır. Böbreklerdeki kumun dökülmesine yardımcı olur. Bazı göz hastalıklarında kullanılır. Ağrıları keser. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Fazla miktarda kullanıldığı zaman kalbe zarar verir.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. baş, ana, başlıca, büyük, asıl, en mühim; i. başkan, şef, patron; yönetici; müdür, okul müdürü; vekil tutan kimse, müvekkil; asıl mesul kimse; sermaye, anamal, ana akçe, ana para; düelloda karşılaşan taraflardan biri. principal parts gram. İngi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. prenslik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. prensip, ilke; dürüstlük, ahlâk; öz; köken, temel neden; kural. active principle müessir madde. refuse on principle prensibine uygun olmadığından reddetmek. principled s. prensip sahibi olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. eyalete ait; taşraya ait; taşralı, dar düşünceli; köylü gibi; i. köylü, taşralı kimse. provinciality i. taşralılık. provincially z. taşra zihniyetiyle, dar kafalılıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşralılık; taşraya özgü âdet veya deyiş özelliği, ağız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sarayda av şahinlerini terbiye ve idare eden adam; şahinci-başı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elitism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si.). Sekiz derecesinde olan, yedinciden sonra gelen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eighth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eighth. eighth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eighth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eightieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eightieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. önkafa; kafatasının üst kısmı, tepe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Çiçeği andıran, fakat pek hafif olan bir çocuk hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chicken pox. varicella.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chicken pox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chicken pox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forecaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

estimator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forecaster. taxer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burbot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tayın veren, tayin dağıtımına memur adam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karaktersiz, prensipsiz, ahlaksız

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. korkusuz. unwincingly z. göz kırpmadan, ürkmeden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Dutgillerden bir ağaç ve meyvesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yalınca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Yedi derecesinde olan, altıncıdan sonra gelen, Ar. sâbî,, Fars. heftüm: Haftanın yedinci günü, yedinci ay, yedincisi, on yedinci, yüz yedinci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seventh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seventh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Yetmiş derecesinde olan, altmış dokuzuncudan sonra gelen: Yetmişinci sene.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Yirmi derecesinde olan: Ayın yirminci günü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

twentieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zwanzigste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Zeytin satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Kırmızı civa sülfürü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vermilion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zencir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bond. chain. fetter. gyve. iron. shackle. shackles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chain. fetter. irons. linkage. sequence. shackle. fetters. series. succession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chain. shackles. span.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zincir halkaları gibi arka arkaya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chain. shackle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chain. to chain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zincirle bağlı. 2. Zinciri olan.

Türkçe Sözlük by