Incü ne demek? | Incü anlamı nedir? | Incü

Incü anlamı nedir?

incü ne demek?

incü anlamı nedir?

incü | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: incu

Türkçe Sözlük

(bk.) inci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kabuğuna sedef denilen, istridye cinsinden bir deniz hayvanının içinden çıkan kıymetli taneler ki, süs eşyası olarak kullanılır. Ar. lü’lü’ dür: inci takmak, dizmek. Pek beyaz ve küçük dişler için de söylenir. Inciçiçeği = Beyaz ve yuvarlak bir cins ağaç çiçeği. İnci tanesi = Pek güzel çocuk veya kız. Farsça dür-dâne. Ağzından inci saçmak = Çok tatlı konuşmak, güzel sözler söylemek. İncisoğanı = Bir cins kök.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kuluçkaya yatırarak veya suni araçlarla civciv çıkarmak; mec. kafasında (plan) kurmak, belleğinde tasarlamak; tıb bir hastalığın bedene girmesiyle belirtisinin meydana çıkması arasındaki zaman boyunca gelişmek (mikroplar).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuluçkaya yatma; civciv çıkarma; tasarlama; tıb bir hastalığm bedene girmesiyle belirtisinin meydana çıkması arasmdaki zaman boyunca mikropların gelişmesi, kuluçka devri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuluçka makinası; suni olarak mikroorganizma geliştirme aygıtı; tıb içi her zaman doğal beden ısısını koruyan ve erken doğmuş bebekleri koymak için kullanılan kutu biçiminde bir aygıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. incubi, incubuses) kâbus, karabasan, ağırlık basması; kâbus gibi şey, sıkıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. talim etmek, öğretmek, tekrarlayarak kafasma sokmak, telkin etmek, aşılamak. inculca'tion i. telkin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. suçsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. suçlamak, suç yüklemek. inculpa'tion i. itham, suçlandırma. incul'patory s. suçlama türünden, suçlayıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

iş. görev, ödev; memuriyet; memuriyet devri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. zorunlu, yükümlü, ödevli, görev olarak yükletilmiş; i. görevli kimse, memur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. encumber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. özellikle 1500 tarihinden evvel Avrupa,da basılmlş kitaplar; baslı ilk kitaplar; bir şeyin başlangıç devirleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-red,- ring) maruz olmak; girmek, tutulmak, uğramak, yakalanmak, hedef olmak. incur a debt borçlanmak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. iyi olmaz, şifa bulmaz, devasız, düzelmez; i. iyi olmaz hasta. incurabil'ity, incur'ableness i. çaresizlik, şifa bulmazlık incur'ably z. şifa bulmaz şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meraksız, kaygısız; lakayt, ilgisiz, kayıtsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akın, hücum, saldırı. incursive s. akın eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., beysbol havada atıcıya doğru yönelen ve eğik olarak giden top atışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. incudes) i., Lat. ortakulaktaki örs kemikçiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iğnedenlik, iğne yastığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir kare içinde her köşede ve ortada birer olmak üzere beş şeyin düzenlenmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başka bir şeyin üzerine dayanan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -la) bağlayan şey, bağ., rabıta; mat. terimleri birbirine bağlamak için kere yerine kullanılan tepe çizgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by