Indirme ne demek? | Indirme anlamı nedir? | Indirme

Indirme anlamı nedir?

indirme ne demek?

indirme anlamı nedir?

indirme | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: indirme

Türkçe - İngilizce Sözlük

lowering. setdown. degradation. relegation. curtailment. landing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction. reduction. lowering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bringing down. lowering. launching. cutoff. deducting. degradation. diminution. reducing. reduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bindirme, blndiriş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imbrication. overlap. joint. corbel. embarkation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overlap. scarf. lading. loading. embarkment. mounting. ramming. boarding. falling aboard. clinker work. clinker built. projection. embarkation. overlapping. overlapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bindirmek, binmeye sevk veya müsaade etmek, bir şeye zorlamak. Osm. irkâb etmek: Atına bindirmek: O, kendi atına kimseyi bindirmez. 2. Gemi ve araba gibi bir taşıta koymak, idhal etmek: Askeri gemiye, arabalara bindirdiler. 3. (saati) ileri almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause to mount. to help to get on. to add on. to overlap. to superpose. to run into. to bump into. to ram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to add on. to overlap. to see sb abroad. to put sb on. to collide with. to ram. to run into. clash. get on / onto. get up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Durdurmak: Rüzgâr yağmuru dindirdi. 2. Rahatlandırmak, sükûnet buldurmak. Osm. teskin etmek, Asûde etmek: Ağrıları dindirmek. 3. Söndürmek: Mumu dindirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allay. appease. ease. quench. soothe. to stop. to cease. to appease. to ease. to allay. to relieve. to soothe. to slake. to quench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stop. to slake. to quench. assuage. quieten. soothe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

TV’nizin nexTView menüsünde kaydetmek istediğiniz programı seçtiğinizde, zamanlayıcı programlaması için gereken tüm bilgiler otomatik olarak VCR’ınıza aktarılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). Yaşatmak, birinin yaşama ortamını temin etmek. Osm. iâşe, infak etmek: Çoluk çocuğunu geçindirmek için gece gündüz çalışmaya mecburdur. Bu iş beni geçindiriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maintain. support. to support. to support. to maintain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to support (a person , a family. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Aşağı götürmek, Osm. tenzil etmek: Dağdan kereste, raftan eşya indirmek. 2. Hayvandan, arabadan aşağı almak: Yolcuları arabadan indirdiler. 3. Azaltmak, ucuzlatmak, Osm. tenzil etmek: Etin fiyatını indirdiler. Posta ücretlerini indirdi. 4. Çıkarmak, Osm. tarh ve tenzil etmek, hesaptan aşağı vurmak: Masrafı indirdikten sonra geliri hesap etmeli. Başından indirmek = mec. Kahırlandırıp felç olmasına sebep olmak. Hatim indirmek = Kur’an’ı hatmetmek. Gemi indirmek = Yeni yapılmış gemiyi suya, denize salmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower. set down. take down. put down. bring down. reduce. cut. degrade. bash. cast down. clip. clout. clump. dismount. draw down. drop off. dump. land. lay low. let down. lift down. plant. relegate. send down. strike. take from. take off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduct. dip. lower. reduce. shutter. to lower. to bring down. to reduce. to deduct. to bring sth down. to mark sth down. to let sb down. to bring sth down. to land. to give to deal. to unload. to break.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lower. to take down. to bring down. to get down. to reduce. to land. to deliver. to wreck. to destroy. abate. clip. couch. diminish. draw down. let down. put down. retrench. set down. take off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birinin sevinmesine sebep olmak, memnun etmek. Öksüz sevindiren = Az değerli, fakat çok süslü ve parlak şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight. gladden. gratify. please. satisfy. to please. to delight. to gladden. to gratify. to satisfy. to warm the cockles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to please sb. delight. elate. gladden. lighten. please. quicken. rejoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digestion. suppression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation. suppression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çukura koymak, gizlemek, gömmek, batırmak. 2. Hazmetmek. 3. Korkutarak baş eğdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilate. cow. digest. overawe. saturate. suppress. to digest. to assimilate. to cow. to daunt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be digested. to cow. to intimidate. to digest. to cause sth to pervade or permeate. assimilate properly. damp down. stomach. suppress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tepinmesine sebep olmak.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sürücü, tamamen bir iç muhafaza içinde yer almaktadır ve en iyi resim ve ses reprodüksiyonu sağlayacak tozsuz ve titreşimsiz bir okuma ortamı sunmak için şasiden tamamen izole edilmiştir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to revolt. to make sb sick. disgust. nauseate. sicken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by