Inn ne demek? | Inn anlamı nedir? | Inn

Inn anlamı nedir?

inn ne demek?

inn anlamı nedir?

inn | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: inn

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. han, otel; Londra'da bazı binaların isimlerinde talebe yurdu manasına gelir. innkeeper i. hancı, otelci. Inns of Court Londra'da avukatlık stajını yapma hakkını veren dört belli cemiyet; bu cemiyetlere ait binalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yemekten sonra gelen,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. İnan). (bk.): İnan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. herhangi bir işe yeni başlayan kimse, başlayıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başlangıç; menşe; baş, esas, mebde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ettiği iyiliği başına kakmaz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. pusula dolabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Nazlı. 2.Cilveli. 3.Allah’a yalvaran.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالنتيجه] sonuçta, sonuç olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالنسبه] bir dereceye kadar, nispeten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Nurla özdeşleşmiş. 2.Bin tane nur.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. çift tüylü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f).yüksek sesle gülmek; isterik kahkahalar atmak. cachinna'tion (i). isterik kahkahalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (min). zincifre, sulüğen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarçın, tarçın ağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cin» den). Cin tutma, delilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frenzy. insanity. madness. lunacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insanity. madness. aberration. frenzy. lunacy. mania. mental aberration. possession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جنت] çıldırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. clnnlyye). Cinlere ait, mensup ve müteallik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ahenk; (kon). (san). uyum; tutarlık, insicam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). günün esas yemeği; akşam yemeği; ziyafet. dinner bell yemek zili veya çanı. dinner hour yemek saati. dinner jacket smokin dinner pail sefertası dinner party ziyafet, yemekli toplantı. dinner table sofra. dinner time yemek vakti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yemek takımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. cenîn). (bk.) Cenîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Arapça: Çin’den). Cin, cinlere mensup bir fert.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kinn’in c. (bk.) Eknân.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), Finlandiyalı, Finli. Finnic (s). Finlandiya'ya veya Fin diline ait. Finnish (s).,(i). Finlandiya'ya mahsus; (i). Fin dili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bir çeşit tütsülenmiş mezit balığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). balık gibi yüzgeçleri olan, yüzgece benzeyen; balıklara ait, balığı çok olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hanım nine sözünün bozulmuş şekli, büyük anne.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [هم سن] yaşıt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). at ile dişi eşekten hasıl olan katır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., k.dili iç kısımlar, iç organlar (makina, vücut).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tabii, yaradılıştan olan, doğuştan, tanrı vergisi. innately z. doğuştan olarak. innateness i. doğuştan olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. içerideki, dahili, iç; ruhani; gizli, saklı. inner circle iç grup, en imtiyazlı danışman grubu. inner significance derin veya gizli mana. inner city şehrin merkezinde fakirlerin oturduğu mahalle. inner city s. şehrin iç mahallesine ait. inner space

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sinirlerini kuvvetlendirmek; metanet ve cesaret vermek; canlandırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «anânet» ten smüş.). (tıp). Cinsî iktidarı olmayan, Fransızca: impuissant.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.,( beysbol) her iki taraf oyuncularının birer vuruş sırası, beysbolda iki tarafın sıra ile vurucu mevkiine gelmesi. innings i., (kriket) bir tarafın on oyuncusu oyun dışı edilinceye kadar vuruş sıraları; bir parti veya bireyin iktidar mevkiinde bulun

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. masumiyet, suçsuzluk; safiyet, saflık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. masum, suçsuz, kabahatsiz, günahsız, zararsız; saf, aklı ermez; azade; kanuni, hilesiz; i. masum kimse veya çocuk; aptal kimse. innocent emusement zararsız eğlence. innocently z. masumca, saflıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zararsız, incitmeyen. innocuously z. zararsızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. adsız, isimsiz. innominate bone anat. kalça kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yenilik çıkarmak, değişiklik yapmak. innova'tion i. yenilik; icat. in'novator i. yenilik çıkaran kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zararsız, zarar vermez. innoxiously z. zararsızca. innoxiousness i. zararsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ima, kinaye; imleme, dolayısıyle anlatma; huk. hakaret davasında açıklama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sayılmaz, sayıya gelmez, hesapsız, pek çok. innumerably z. sayısız olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gıdasızlık. innutritious s. gıdasız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (kenevir demek olan Ar. «kınneb» den). Kenevirden, kaba şeyler dikmeye ve bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik: Kınnapla dikmek, bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string. twine. pack thread. pack twine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (kaf’ın zam ve kesri caizdir). Kenevir, kendir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kuzey Suriye’de bir şehir, eski Halepde denilmektedir.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, Linnaean s. meşhur İsveçli tabiat bilgini Karl von Linne'in (1707-1778) bitkileri sınıflandırma sistemine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güzel öten ve ketenkuşuna benzeyen küçük bir kuş, zool. Carduelis cannabina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zann»dan). 1. Hakkında zan ve şüphe olunan, şüpheli, şüphe götürür. Mazınne-ı sû = Kendisinden bir fenalık beklenen adam. Mazınne-ı hayr = Kendisinden yalnız iyilik beklenen adam. 2. Veliliği tahmin olunan insan: Bu adam mazınne-i kirâmdandır (dilimize mahsus olan bu ikinci mânâ ile c. gibi kullanılıyorsa da Arapça’da müfrettir).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

A.B.D., (argo) içine gizlice uyuşturucu ilaç katılmış içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek minicik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teeny-weeny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ortaçağ Almanya'sında lirik şair ve aşık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. minen). 1. İhsan, cömertlik, lutuf ve kerem. Canıma minnet = Canıma bir lutuf ve ihsan sayıp memnuniyetle kabûl ederim. 2. Edilen bir iyiliği başa kakmak: Ben ortağımın minnetini artık çekemem. 3. Şükür: Allah’a minnet olsun. 4. Görülen bir iyiliğe karşı yük altında kalma. Bî-mlnnet = Ettiği iyiliği başa kakmaz, kerem sahibi: Velî-nîmet-i bî-minnetimiz (bu tâbir ekseriya padişah hakkında kullanılırdı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gratefulness. thankfulness. obligation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thanksgiving. gratitude. indebtedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sense or feeling of indebtedness. gratitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [منتدار] minnet altında kalan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grateful. indebted. obliged. thankful. appreciative. appreciatory. beholden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciative. indebted. thankful. touched. grateful. obliged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grateful to. indebted to. beholden. grateful. indebted. obliged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Birinden gördüğü iyiliğe karşı mahcup ve müteşekkir bulunan, minnet altında kalmış: Bu iyiliğinizden dolayı size ömrüm oldukça minnettar olacağım; beni minnettar buyurdunuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir iyiliğe karşı mahcup ve minnettar olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gratefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciation. gratitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gratitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Daha çok küçüklere seslenme olarak söylenir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. golyan balığı, zool. Phoxinus phoxinus; küçük balık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çocukları uyutmak için söylenen sözler (şiir ve musikide bir çeşittir. Edat olarak da kullanılır: Oğluma ninni).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lullaby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lullaby. cradle song.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lullaby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ahmak kimse, budala kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., asağ. zenci çocuk .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. bileşik yaprağın bir yapracığı, yapracık; kulak kepçesi; zool. kanat, balık kanadı; pines, zool. Pinna nobilis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. büyük filika .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., mim. bina ve duvar üzerine süs için yapılan sivri tepeli kule; doruk, tepe, zirve; en yüksek nokta veya devir; f. sivri tepeli kule yapmak; en yüksek noktaya ulaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. sapının iki tarafında tüy gibi yaprakları olan, tüysü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. yarıkları orta damara yakın gelen (yaprak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. bileşik yaprakların tekrar tekrar bölünmesinden meydana gelen yapracık; zool. küçük kanat gibi organ veya kısım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kadınların sabırlısı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), ABD, (k.dili) tırmanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bir çeşit hokey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سن] yaş. 2.diş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yaşça, sin (yaş) bakımından: Ben sinnen ondan büyüğüm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سنا] yaşça.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. günahkâr kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sıska, çok zayıf, bir deri bir kemik. skinniness i. aşırı zayıflık, sıskalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sakalsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üç köşe büyük yarış yelkeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eğiren veya büken kimse; iğ, eğirme veya bükme makinası; olta ucuna takılan kaşık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. örümcek ve ipekböceğinin iplik salan uzvundaki memeciklerden her biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. çalılık, koru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. eğirme, bükme; s. eğiren. spinning frame eğirme tezgâhı. spinning jenny iplik eğirme makinası, çıkrık makinası. spinning wheel çıkrık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Yaş haddi, emeklilik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vurdumduymaz, duygusuz, yüzü pek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. inceltici şey veya kimse; tiner

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hassas, yufka yürekli, duygulu, ince hisli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tenekeci; teneke madencisi; kalaycı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. musiki). Sesin tınlama vaziyeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Büyük yılan, ejderha. 2. (astronomi). Gökyüzünde yedi burç boyunca uzanan hafif bir beyazlık (kehkeşân diye tercüme edenler yanılmışlardır; tinnîn, kehkeşândan ayrıdır, ondan küçük ve hafiftir).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kulak çınlaması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. teneke gibi, teneke sesli; teneke tadı veren; kalaylı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -la) çıngırak, çıngırdak. tintinnabulary s. çıngırağa ait; çıngırak sesli. tintinnabula'tion i çıngırdama; çan çalınması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. üç dereceli tüysü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ikiz doğurma; iki şey veya kimsenin birleşmesi; iki kristalin birleşmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kişnemek; i. kişneme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. kazanma, galip gelme; gen. çoğ. kazanç, kazanılan para; s. kazanan, galip; cazip, alıcı, sevimli, hoş. winning stroke başarı kazandıran vuruş. winningly z. cezbederek, cazip bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. buğdayı savurup tanelerini ayırmak; inceleyip ayıklamak; elemek; rüzgâr ile dağıtmak; kanatlarını çırpmak, uçmak; i. harman savurma küreği, yaba, harman savurma. winnowing machine harman savurma makinası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zinya çiçeği, bot. Zinnia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Nurlu, ışıklı, aydınlık.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Zinnur).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İki nur sahibi. Hz.Osman’a Hz.Muhammed (s.a.s)’in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.

İsimler ve Anlamları by