Ips ne demek? | Ips anlamı nedir? | Ips

Ips anlamı nedir?

Ips ne demek?

Ips anlamı nedir?

Ips | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ips

Teknolojik Terim

Düzlem içi Geçiş LCD monitör paneli

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Akıllı Güç Düğmeleri LCD monitör paneli

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). geminin ortasında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eksiksiz, lekesiz, ayıplanacak hiç bir hâli olmayan: Dünyada ayıpsız kimse yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free from defects.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. blue chips

ekon. mavi boncuklular

İşlem hacmi yüksek ve getirisi istikrarlı hisse senetleri.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok ince dilinmiş patates tavası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

french fried potatoes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chip. crisp. crisps. chips.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chips.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Asılsız, esassız, yalan. 2. Sebatsız, devamsız. “

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottomless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottomless. unfounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

False. unfathomable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hastalık derecesinde içki iptilası, ayyaşlık, dipsomani. dipsomaniac (i). içkiye müptelâ kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ışığını karartmak, tutmak, örtmek; (bir kimsenin) yıldızını söndürmek, bir kimseden üstün çıkmak, gölgede bırakmak; tutulmak, sönmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tutulma, güneş tutulması, ay tutulması; sönme, karanlığa gömülme, gözden kaybolma, yok olma. annular eclipse güneşin halka şeklinde tutulması. lunar eclipse ay tutulması. partial eclipse Güneş veya ayın kısmen tutulması.solar eclipse güneş tutu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. matematik). Bütün noktalarının odak denilen sabit iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine müsavi olan kapalı eğri. Osm. kat’ı nâkıs.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ellipse

dil b. eksilti

Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. matematik). Bir elipsin kendi ekseni etrafında döndürülmesiyle meydana gelen mücessem şekil, mücessem kat’ı nâkıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. matematik). Elipsoitle ilgili.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elips; astr. bir gezegenin dönencesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. -ses) i., gram. bir cümlenin anlamı bozulmaksızın öğelerinden birinin atılması; matb. çıkanlan kelimelerin yerini gosteren nokta veya işaretler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., geom. elipsoit. ellipsoidal s. elipsoit gibi oval şekli olan, elipsoidal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendini bir yerde yapayalnız, koruyucu ve dosttan mahrum görüp müteessir olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel lonely and homesick. to feel lonely. to feel out of place. to find strange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel lonely and homesick. to find sth strange or curious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) Kendisi söyledi bir delile dayanmayan söz veya ifade .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). İp veya iplik biçiminde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tekerlek çemberinin parçaları (galatı ispit).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). İpsi solucanların bir şubesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) kelimesi kelimesine ifade, aynı kelimeler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İpi olmayan. 2. Hiçbir bağı olmayan, hiçbir kayıtla bağlı olmayan, çapkın, külhanbeyi. İpsiz, sapsız = Serseri, ayaktakımı (kelimenin aslı saygı ve düşünce demek olan ip’dendir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without a rope. drifting. footloose. vagabond. vagrant. drifter. tramp. hobo. bum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discursive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) yalnız bu sebeple, fiilen, haddi zatında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yükseklikleri aynı olan noktalar, eşyükselti.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. isohypse

coğ. eş yükselti

Yükseklikleri birbirine eşit olan yerler.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. gypse

min. alçı taşı

Toprak içinde katman olarak bulunan ve pişirilip toz durumuna getirilerek alçı yapmaya yarayan hidratlı kalsiyum sülfat.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gypsum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The JANET IP Service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

JANET IP Service This provides IP connectivity to academic sites in the UK and links to other IP networks worldwide for more information look in /export/netinfo/JIPS at CUED.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Juvenile Intensive Probation Supervision A form of probation which requires the juvenile to have frequent weekly contact with the probation officer, remain at home when not in school or at work, and to adhere to other restrictive requirements Juveniles on

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ungainly. dowdy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small and unprepossessing (man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calypso.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calypso.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clip. spring clip. tie clip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Kernel IP Security, the Linux FreeS/WAN project's changes to the Linux kernel to support the IPSEC protocols.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Kernel IP Security, the Linux FreeS/WAN project's changes to the Linux kernel to support the IPsec protocols.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kırlangıç balığı familyasından, dikenli ve çarpıcı bir balık (Lat. galeus canis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorpion fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorpion fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dudak boyası, ruj.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Yunanca). İskorpit balığının küçük bir cinsi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kon. san. bir hususu ihmal eder gibi görünerek dikkati özellikle o nokta üzerine çekme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

mak. başı x şek linde oluklu vida. Phillips screwdriver yıldız tornavida.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kısa boylu insan; değersiz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without an opponent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peerless. unrivalled. unrivaled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unrivalled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bıçkı testeresi, tahtayı uzunluğuna kesmeye yarayan testere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., eski., (argo) fazla gürültülü kimse veya şey; olağanüstü kimse veya şey; kasırga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sahibi olmayan, kimsenin malı olmayan. 2. Koruyucusu, kimsesi olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forlorn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

derelict. disembodied. ownerless. unowned. unprotected. abandoned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ownerless. unclaimed. sth which has no owner. sth which is unclaimed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), t. Kimsenin malı olmayan şeyin hâli. 2. Himayesizlik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (z.) gemiye yakışır surette düzenlenmiş; tertipli, düzenli; (z.) muntazaman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Hemencecik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gelip geçenlerin habersiz olerak resmini çeken, çektikleri fotoğrafı sonradan karta basıp satan fotoğrafçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her gördüğüne Aşık olduğunu sanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gemici düdüğü. 2. Talim ıslığı. 3. (argo) Esrarlı sigara.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reed. boatswain's pipe. fag. cigarette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very sharp. as sharp as a needle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. mürekkebin yayılmasını önlemek için araya konan boş sayfa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dikkatsizce yapılmış; hareketlerinde ve giyiminde dikkatsiz, pasaklı, şapşal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. sulu tatsız yemek; dil hatası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ince iç tabanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo) sürgülü hesap cetveli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., hav. pervane arkasındaki hava cereyanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, fels. tekbencilik, solipsizm. solipsist i. tekbenci kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. solipsisme

fel. tekbencilik

“Yalnız ben varım, benden başka her şey yalnızca benim tasarımımdır” diyen, öznel beni bilinç içerikleriyle birlikte tek gerçek, tek var olarak kabul eden görüş.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not being pursued. lack of grounds for legal action. dismissal of proceedings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

judicial decision to abate an action or quash a charge or indictment. decree whereby the indictment is quashed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Tertibi olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untidy. messy. disorganized. desultory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untidiness. messiness. lack of order. disorganization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fidanları yiyen ufak böcek, ekin biti, zool. Thysanoptera.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. staves) maden başlıklı asa; (çoğ staffs) bu asayı taşıyan memur, kavas, mübaşir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili yarışlarda önceden gizli bilgi veren kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sarhoş, çakırkeyif; çarpık. tipsily z. sarhoşça; eğri bir şekilde. tipsiness i. sarhoşluk; eğrilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., k.dili dolaşmak, başıboş gezmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Aslına uygun olarak, gerekirse hususî işaretler kullanarak yazı ile kopya.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transcription

dil b. çeviri yazı

Bir yazıyı bütün ses inceliklerini belirterek başka bir alfabeye çevirme yolu, yazı çevirimi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tomruk testeresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f .(kumaşı) bastırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by