Irad ne demek? | Irad anlamı nedir? | Irad

Irad anlamı nedir?

irad ne demek?

irad anlamı nedir?

irad | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علی الانفراد] birer birer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

every so often.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occasionally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Erkek kardeş, ahi. mec. Dost, muhib.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother. buddy. mate. man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother. old fellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [برادر] erkek kardeş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kardeş çocuğu, yeğen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kardeşçe, kardeşliğe mensup ve müteallik: Birâderâne muamele = Kardeşçe muamele: Birâderâne görüşüyoruz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit varilci keseri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferd» den masdar). Herkesten ayrılıp tek ve yalnız kalma. Alelinfirâd = Kendi başına, ayrı olarak, tek tek, her biri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انفراد] bir başına kalma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bir başına bırakılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. irâdât).

1.İsteme, dileme, meram etme, Fars. hâhîş.

2.Bir büyük kimsenin emri, hüküm, ferman: Nasıl irade buyurursanız öyle yapalım. Iride-i İlâhiyye = Allah’ın emrj. İrâde-i cüz’iyye = Allah tarafından insanlara verilmiş olan akıl ve irade, Mukabili: Irâde-i külliyye ki, Allah’ın elindedir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

will. willpower. spine. volition. fiat. freedom. self-control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

volition. will. willpower. desire. command. decree. edict buyruk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decree. will. desire. command. willpower. behest. decision. edict. enactment. freedom. pleasure. will power. volition. writ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اراده] istek. 2.buyruk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) irade, ferman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İstem. 2.Emir. 3.(bkz.İstem).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

declaration of intention. expression of one's will.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Zihin faaliyetini iradeye bağlı gören doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji), iradenin kontrolünde olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İrade sahibi. 2.İsteyerek yapılan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong willed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong-willed. resolute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong-willed. resolute. forceful. volitional. voluntary. moral action. strong minded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İradesi olmayan.

2.Yapılması isteyerek olmayan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weak. irresolute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weak. irresolute. involuntary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness of mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «irâde» ile bir olduğu halde dilimizde kullanma yeri ayrıdır). Kalbte hissolunan istek, rıza arzu: İnsan irâdetinde hürdür. Kendi irâdetiyle = Gönül isteğiyle, bilip isteyerek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ارادت] isteme, istek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «irâde» den imen.) (mü. irâdiyye). Iradetle alâkalı, irâdetle vâki olan, bilip isteyerek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

volitional. voluntary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

willkürlich.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اطراد] ritm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aynı üslûpta ve tarzda gidiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir üslûpta gitmeyen, hiçbir kaideye tâbî olmayarak tertipsiz giden: Havalar bu kış pek ittiradsız gidiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Usulsüz, tertipsiz, düzensiz olmak; birbirini tutmazlık: Havanın bu yazki ittiradsızlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law. maugh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

range of mountains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountain chain. mountain range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountain range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıralar hâlinde uzanan dağ zenclri, Osm. sllsile-i cibâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordinary. common. regular. unexceptional. banal. routine. workaday. average. blah. casual. common or garden. commonplace. copybook. cut and dried. exoteric. hackneyed. mediocre. nondescript. prosaic. quotidian. run-off-the-mill. small. straight. casu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

average. banal. common. commonplace. humble. humdrum. low. measly. menial. mundane. nondescript. ordinary. pedestrian. regular. simple. spartan. uncoloured. undistinguished. unsophisticated. workaday. of a sort. small-time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordinary. run-of-the-mill. any. banal. bread and butter. characterless. man of common extraction. commonplace. matter of-fact. mundane. ordinarily. prosaic. run of the mill. of sorts. so so. undistinguished. unexceptional. workaday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soru yöneltmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tirad; azarlama kabilinden uzun sert söz; müz. sere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by